{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1945 <br>KARAR NO\t: 2023/1283<br>KARAR TARİHİ: 22/11/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2020<br>NUMARASI\t: 2018/98 Esas -  2020/380 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin, sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti'ye ait olan Şeftali-Kayısı-Nektarin emtiasını Antakya'dan Rusya'ya taşımak üzere ... plakalı thermokingli frigofrik dorseye yüklenerek önce Mersin'e, sonra gümrük işlemleri için Samsun Limanına ve RO/RO ... gemisi ile alıcıya teslim edilmek üzere Rusya-Gelendzhik Limanına gönderildiğini, emtianın teslim alınması sırasında frigofrik dorsenin soğutucusunun ilk gün önce 0 dereceye düşmesi sonra +3 dereceye yükselip sonra -2,5 dereceye düşmesi ve sonrasında +5 dereceye kadar yükselerek ortalama +4 derecede seyretmesi ve aniden +20 dereceye çıkması sebebi ile taşınan meyve emtialarının hasarlandığının tespit edildiğini, emtiaların depoya indirilirken çürüme, kabuklanma ve ezilmeler olduğunun görülmesi üzerine, survey incelemesi yapılarak survey raporu düzenlendiğini, emtianın gümrük işlemleri yapıldıktan sonra alıcı firma tarafından emtiaların hiçbirinin kabul edilmediğini, kabul edilmeyen hasarlı emtiaların başka bir şirkete satışının yapıldığını, zarar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına 99.263,64-TL ödeme yaptığını ve sigortalısının haklarına halefiyet kazandığını, 1 no'lu davalı ...  gerçekleşen taşımanın sürücüsü olarak hareket ettiğini, 2 no'lu davalı .... Ltd. Şti.'nin emtianın yüklendiği ve taşımasının yapıldığı aracın maliki olduğunu, 3 no'lu davalı  ...Ltd. Şti.'nin di yine hasarın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmesinden sorumlu olduğunu, borcun bir para borcu olduğunu ve para alacağına ilişkin olduğundan para dışında başka bir şekilde ifa edilmesinin mümkün olmayacağını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçluların itirazlarıyla takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.'ye ait araçta uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını ve somut olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, husumet itirazlarının ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazlarının olduğunu, müvekkili davalının araçlardaki yükün kendisine verilen talimatlar doğrultusunda sevkini ve teslimatı yaptığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların geçersiz olduğunu, araçta yüklü olan meyvelerin soğutucudaki ani değişimler nedeniyle bozulduğuna yönelik iddiaları kabul etmediklerini, sıcaklık derecelerini gösteren thermoking kayıtlarında da görüleceği üzerine müvekkilinin tır şoförü olarak görevini kendisinden beklendiği şekilde ifa ettiğini beyanla açılan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Mersin Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın iddialarının aksine davanın para borcundan değil davacının sigortalısına ödediği tazminat bedelinin rücu talebinden kaynaklandığını, yine davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinden ... Şti’nin somut durumla hiçbir ilgisi bulunmadığını, iş  bu davada taraf sıfatı taşımadığını, davanın anılan müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, emtianın taşındığı aracın soğutucu ayarlarının ani yükselip düşmesi sebebi ile emtiada çürüme-bozulma meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin katılımı ve bilgisi olmaksızın tek taraflı düzenlenen  ekspertiz raporunun delil değeri bulunmadığını, ürünlerin taşındığı dorsenin kara ve denizde taşıma süresince sıcaklık derecelerini gösterir raporların aksi yöndeki davacı iddialarını açıkça çürüttüğünü, davacının halefiyet kazanabilmek için uygun bir bildirimde bulunmadığını, bu nedenle de taraf sıfatını taşımadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücû ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği şüphesizdir. Alınan teknik nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda emtianın hasara uğramasında davacı sigorta şirketinin hasar nedeni olarak dile getirdiği taşıma esnasında dorsenin ısısının değişmesine bağlı olarak emtianın zayi olduğu iddiasının ispat edilemediği, dorse içerisindeki ısı değişiminin tespit edilemediği,hasarın davalıların sorumluluklarından sonra meydana gelmiş olduğu,meydana gelen hasarda kusurun davalılara yüklenemeyecek olması nedeni ile hükme esas alınan yeterli teknik ve bilimsel yeterlikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tek kişiden teşekkül eden bilirkişiden rapor alınmış ancak \"emita\" uzmanı bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, hatta mahkemece mevcut bilirkişiden ek rapor dahi alınmadan alelacele karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dayandığı Thermo Kıng verilerinin eksik olup bilirkişi raporuna ve dolayısıyla mahkeme kararına dayanak yapılmasının mümkün olmadığını, ancak yerel mahkemenin hatalı sonuca varılan bilirkişi raporuna itibar etmiş ve hatalı karar verdiğini, taşımacının yükü teslim edeceği ana kadar uygun şartlarda muhafaza etmekle yükümlü olduğunu, ancak olayda; teslim ile beraber yapılan Survey Raporunda, emtianın teslim anında hasarlı olduğu açıkça görüldüğünü, bilirkişi raporunda dikkate alınmış olan Thermo King raporunda, 08.05.2018 saat 10.09 itibariyle veri akışının kesildiğini, dolayısıyla emtianın teslimi aşamasında ısı artışı olup olmadığı, söz konusu Thermo King raporuyla tespit edilemeyecek durumdadır. Kaldı ki, yine dava dilekçemiz ekine sunmuş olduğumuz Termostat Raporu da Thermo King raporuyla paralel ilerlerken, Thermo King raporunun verileri kesildikten sonra ısı artışının olduğunu açıkça göstermektedir.Karara dayanak alınan raporda ısı değişim sorunu olmadığı ancak sonrasında Rusya içindeki taşımada ürünlerin zayi olduğu iddiası ise bilirkişinin kişisel bir tahmini olup hiçbir veriye dayanmadığını, oysa mahkemelerce yorum ve tahmine dayalı olarak karar verilmesi mümkün olmadığından, dosyada bulunan itirazlı tek raporda geçen tahmine göre verilen kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olması bir yana, dosyada mevcut survey raporu ile termostat verilerinin yargılamada dikkate alınmaması da hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Bir kısım davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup davacının kötüniyetli olarak davayı sürüncemede bırakmak istediğini, bilirkişi raporunda uyuşmazlığın tüm noktalarında eksiksiz olarak değinildiğini, davacı tarafça dikkate alınması istenen survey raporu tek taraflı olarak alınmış ve hiç bir somut veriye dayandırılmadığını, yüksek yargıtayın istikrar kazanmış yerleşik içtihatları doğrultusunda da tek taraflı olarak yaptırılmış, bilimsel verilerden uzak raporun hükme esas alınamayacağını, tek taraflı ekspertiz raporunda bu ısı değişimlerini gösteren termostat verilerine ilişkin tek bir belgeye dahi rastlanmadığını, dava rücuen tazminat talebine ilişkin olup TTK m. 855/3 gereği bu dava süresi içinde açılmamış, halefiyet kuralları gereği, davacının davalıdan talepte bulunması için sigortalısı firmanın davalıdan talepte bulunacağı bir hakkının olması gerektiğini, kara taşınmalarında TTK m.889 , Deniz yolu ile taşmalarında TTK m. 1185 ve yine CMR Konvansiyonu 30. Maddesi; sigortalıya, taşıyana bildirim yapma  yükümlülüğü yüklediğini, dava öncesinde davalıya davacı ve/veya sigortalısı ... firması tarafından TTK’nın aradığı usul ve sürede yapılmış bir bildirim bulunmamakta olup yasal bildirim yükümlülüğüne uymayan sigortalı ... firmasının tüm talep haklarını yitirdiğini, dolayısıyla, davacı da halefiyet kuralları gereği talep haklarını kaybetmiş, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarını rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, zararın davalıların sorumluluğunda meydana gelip gelmediği noktasındadır. Dava dışı sigortalı ... firması tarafından, Rusya'da yerleşik ... Ltd. Firmasına, yaş meyve cinsi emtiayı 203025 seri numaralı fatura ile satılan emtia, davalılardan  ... Ltd. Şti'ne ait ... çekiciye bağlanan ... plakalı thermokingli frigrofrik dorse ile taşınmıştır. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından, alıcıya 03.05.2018 tarihli 203025 nolu 23.304,00 USD bedelli fatura kesilmiş ve teslim şekli CFR olarak belirtilmiştir. Ödeme şekli ise gümrük beyannamesine göre vesaik mukabilidir.Davaya konu taşıma davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 99.263,64 TL olarak 12/07/2018 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Ayrıca dosyada mübrez ibraname ile davacı sigorta şirketi tarafından hasara ilişkin rücu hakkı devir ve temlik alınmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"taşınan emtianın ısı değişimi sonucu hasarlanması üzerine oluşan zararın rücuen tazmini\" sebebine dayalı olarak 99.263,64 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 21/09/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itirazlar üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 30/1. Maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. fıkrasında da, mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir.CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar  meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2012 T. ve 2011/1758 E. - 2012/7002 K. Sayılı kararı). Somut olayda, hasar tespitinden sonra, davalı tarafa hasar ihbarının yapıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı tarafça, taşımayı gerçekleştiren davalının taşıma sonunda emtiaların hasara uğradığına tanık olduğundan hasar ihbarının aranmasına gerek olmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamı itibariyle taşıyıcının hasara tanık olduğu da ispat edilememiştir. Bu halde, hasara ilişkin ihbar yapılmadığına göre, davacı, CMR 30. Maddede düzenlenen karineden yararlanamayacak olup, hasarın davalıların sorumluluğunda taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlamakla yükümlüdür.<br>Taşımaya konu emtia Samsun Limanından RO/RO AMAZON gemisine 06.05.2018 tarihinde  yüklenmiş ve 08.05.2018 tarihinde Rusya'nın Gelendzhik limanına varmış, aynı tarihte Rusya'ya Gümrük giriş Beyannamesi düzenlenmiştir. Eksper raporunda, gemiden indirilen emtia üzerinde, sigortalı firmanın ve davalı Kalyoncu Nakliyat firmasının sorumluluğunun bittiği ve emtianın gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra emtia PT-15512 plakalı thermokingli frigofrik dorseden alıcı firma adına ... plakalı çekici-frigrofrik dorseye nakledilerek alıcı firmanın deposuna getirildiği  tespit edilmiştir. Davacının dayandığı eksper raporunda ve survey raporunda hasarın nedeni olarak ısı değişimleri gösterilmiş olmasına rağmen bu ısı değişimlerine ilişkin termostat verilerine dosyada rastlanılmamıştır. Davacı tarafça, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde termostat verilerinin ek olarak tekrar sunulduğu belirtilmiş ise de, söz konusu dilekçenin herhangi bir ekine dosyada rastlanılmamıştır. Aynı şekilde davacı tarafından söz konusu ısı ölçümlerinin survey raporu ekinde sunulduğu ifade edilmiş ise de, survey raporu ekinde de bahsi geçen ölçüm kayıtları bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalı taşıyıcının aracı taşımayı limana kadar yapmış olup, Rusya içi taşıma davalı tarafça yapılmadığından, alıcının adresine gitmeyen davalı aracındaki kayıtların survey raporunda bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere, hasarın ısı değişimlerinden kaynaklandığını ispata yarar dosyada bir belge veya kayıt bulunmamakta olup, bu haliyle hasarın davalı tarafın sorumluluğunda olan taşıma sırasında meydana geldiği ispatlanamamıştır. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/11/2023<br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc521dbd1c8ee5ea","SID":"98d3697db1361b18"}}