{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>\tGAZİANTEP<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>HAKİM\t:...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ...<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/05/2014 tarihinde ... plakalı aracın müvekkili... çarpması  sonucu  müvekkilinin ağır şekilde  yaralandığını,  müvekkilinin daha önce başvurduğu hakem heyeti vasıtasıyla %8 sakatlık oranı  esas alınarak kendisine kısmi bir ödemenin yapıldığını, aradan geçen zaman zarfında müvekkilinin  sakatlık oranının arttığını, kalıcı sakatlık oranının %17,2 olduğunun tespit edildiğini,  fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması  kaydıyla  2.000,00 TL maddi  tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verimesini talep ve  dava ettikleri görülmüştür. <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmeden, ve zamanaşımı hususu gözetilmeden   açılan davanın usulden reddine karar verilmesini, Usulden red talebimizin yerinde görülmemesi halinde haksız açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, Yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin de davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>DELİLLER:<br>1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,<br>2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası,<br>3-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,<br>4-Dosyada mündemiç bilirkişi raporları,<br>6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Özel hukuka ilişkin bir davada, hâkim kural olarak doğduğu iddia edilen bir hukuki sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için, o hukuki sonucu öngören hukuk kuralındaki şartların (unsur vakıaların, öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuki sonucun doğduğunu iddia eden taraf, gerçekleşmesi gereken şartların, unsur ve vakıaların somut olarak gerçekleştiğini ispat etmelidir (Umar, B./Yılmaz, E.: İspat Yükü, İstanbul 1980, s.l). Bu çerçevede ispat, bir davada ileri sürülen hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların gerçekten mevcut olup olmadıkları konusunda, birtakım araçlarla mahkemeye kanaat verme işlemi olarak tanımlanabilir.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 hükmünde \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmektedir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan m.190 hükmünde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br> (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” denilmektedir.<br>Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.<br><br>Her iki yasa düzenlemenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere bir taraf bir vakıayı iddia ettiğinde iddia edilen vakıanın gerçekleşmiş olduğunu ispatla mükelleftir.<br>Bu haliyle somut olayda davacı taraf kaza nedeniyle meydana geldiğini iddia ettiği maluliyet miktarını ispatla mükelleftir.<br>Bakıldığı zaman dosyada davacının maluliyetinin tespitine ilişkin olarak çelişkili raporlar bulunmakta olup Yargıtay'ım emsal içtihatları uyarınca bu çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılması gerekmektedir.<br>Davacı bu yöndeki taleplerinin tespiti amacıyla mahkememizce 11/10/2022 tarihli celsenin (1) nolu ara kararı ihdas edilmiş ve ayrıca ara kararın yerine getirilmesi için gerekli olan delil avansının ikamesi amacıyla (2) nolu ara karar kurulmuştur. Delil avansının yatırılmaması halinde de doğacak sonuç açıkça belirtilmiş ve davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar edilmiştir. Ancak davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde ve yapılan ihtara rağmen eksik delil avansı ikmal edilmemiştir. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6100 sayılı HMK m.324/2-2. cümle hükmü uyarınca davacı bu delile dayanmış olmaktan vazgeçmiş sayılmıştır.<br>Dolayısıyla da iş bu dava dosyası kapsamında davacı taraf davaya konu kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyetleri ile bakıcı ihtiyaçlarını usulünce ispatlayamamıştır.<br>Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/5042 Esas, 2019/2694 Karar sayılı ve 18/04/2019 Tarihli ilamında \"...Mahkemece verilen karar Dairemizin 12.01.2014 tarihli kararı ile sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti noktasında yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmesi yönünde bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa bilirkişi masrafının yatırılması için kesin süre verilmesine rağmen masraf yatırılmadığından davanın HMK 114/1-g ve 115/2. maddeleri gereğince reddine karar verilmiş ise de yargılamanın bulunduğu aşama ve masrafın delil için istenmiş olmasından dolayı kesin süreye konu olan masraf gider avansı değil delil avansı mahiyetindedir. Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil esastan reddi gerekir...\" denilmektedir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda da ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,80 TL ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 353,68  TL ıslah harcının mahsubu ile fazla alınan 164,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 11/07/2023<br><br><br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"075c9bf2b073154c","SID":"9712b0181f689f77"}}