{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1645 <br>KARAR NO\t: 2023/1708<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/264 E.  -  2021/195 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/06/2021 tarih ve 2020/264 E. - 2021/195 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış \"...\" ve \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markaları mesnet göstererek davalılardan ... adına 05, 30, 32 ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için yapılan 2019/76608 numaralı ve “... ...” ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa bu değerlendirmenin daha önce Kurum tarafından verilen kararlarla çelişkili olduğunu, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına gerekçe markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ve emtia listesi yönünden benzer olduğunu, başvurunun müvekkilinin tek başına korunan “...” markasını da aynen içerdiğini, davaya konu “... ...” markasında yer alan “...” kelimesinin dilimizde “kurt” anlamına geldiğini ve başvurudaki kelime unsurlarının tam tercümesinin “kırmızı kurt” olduğunu, başvuru sahibinin müvekkilinin “kırmızı boğa” anlamına gelen “...” markasındaki gibi “kırmızı kurt” anlamına gelen “... ...” şeklinde bir marka kombinasyonu oluşturmaya çalıştığını, davaya konu marka başvurusuyla neredeyse aynı olan iki adet “... ...” başvurusu hakkında verilen kararların bulunduğunu, ayrıca ...’nun da “... ...” ibaresini içeren markayı müvekkilinin düz yazı şeklindeki “...” markasıyla benzer bulduğunu, müvekkilinin “...” markalarının yüksek ayırt edicilik taşıdığından ve “...” markası tanınmış marka olduğundan davaya konu marka başvurusunun çok daha yoğun bir iltibasa sebebiyet verdiğini, davalı şahsın yakın zamanda yapmış olduğu bir tasarım tescil başvurusunun aslında davalı yanın planlanan kullanımın müvekkilin marka ve konseptine yaklaşmak suretiyle olacağını kanıtladığını, planlanan tasarımın birbirine bakan çift kurt şeklinde oluştuğunu, hem kurtların renginin kırmızı olduğunu, hem de “...” kelimesinin ilk kelime olarak benimsendiğini, davalının tasarım tescil başvurusunun müvekkilinin birbirine bakan çift kırmızı boğa şekli ve “kırmızı boğa” anlamına gelen “...” markasının bir versiyonunu yaratmaya çalıştığını ve bu başvurunun dahi davalı şahsın müvekkiline ait marka ve ürünleriyle karıştırılma ihtimali yaratma, ayrıca onun tanınmışlığından haksız yarar sağlama amacını açık ettiğini, tanınmışlığın hem benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gerektiğini hem de ayrı bir ret/hükümsüzlük gerekçesi olarak dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin \"...\" markasının T/02334 sayı ile, “...” kelime markasının ise T/00740 sayı ile tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, müvekkilinin markasının özellikle enerji içecekleri bakımından çok yaygın olarak kullanılması ve bu şekilde tanınmasının, ona benzer olan markaların tescilinin sadece enerji içecekleri malları ya da sadece 32. sınıf bakımından önleneceği anlamına gelmediğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığı sebebiyle enerji içeceği olmayan mallar ya da hizmetler bakımından dahi müvekkil markasıyla tanınmışlığa bağlı bir ilişkilendirmenin söz konusu olacağını, somut olayda hem 6/4 hem de 6/5 hükmündeki ret sebeplerinin gerçekleştiğini, tanınmışlığa dayalı ret/hükümsüzlük sebebinin uygulanması için karıştırılma ihtimalinde aranan benzerlikten daha düşük bir benzerlik düzeyinin yeterli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili, \"... ...\" markasının \"KIRMIZI KURT\" anlamına gelen bir marka kombinasyonunu ihtiva ettiğini, kelime unsurlarından oluşan müvekkiline ait markada vurgunun \"...\" ibaresi üzerinde toplandığını, davacı markasında müvekkiline ait markada esas unsur olarak yer alan \"...\" veya benzeri bir ibarenin yer almadığını, yine davacıya ait markalarda yer alan \"...\" ibaresi ve karşılıklı iki boğa figürünün müvekkiline ait markada yer almadığını, dolayısıyla davacı markaları ile müvekkiline ait dava konusu marka arasında işitsel ve anlamsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi, markalar arasında görsel açıdan da bir benzerlik bulunmadığını, davacı markalarında yer alan \"...\" ibaresinin \"KIRMIZI\" anlamına gelmekte olduğunu, sıfat niteliğindeki bu kelimenin herkes tarafından kullanılabileceğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, SMK'nın 6/5. maddesindeki tescil engelinin gerçekleşmediğini, davalı müvekkiline ait marka kapsamında halihazırda piyasaya sürülen herhangi bir emtia bulunmadığını, davacı dilekçesinde belirtilen tasarım tescil başvurusunun ve müvekkilinin planlanan kullanımının davacının marka ve konseptine yaklaşma gayesi içerdiği iddiası davacı tarafından ileri sürülmekle birlikte, belirtilen tasarım tescil başvurusunun huzurdaki davanın konusu olmadığını, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı hususunun ispatlanmadığını, davacı vekili tarafından müvekkiline gönderilen e-posta yazışmasında müvekkiline ait marka başvurusunun geri çekilmesi için müvekkiline para teklif edildiğini, davacıya ait markalar ile iltibas yaratabilecek nitelikte marka ve tasarım başvurusu yapılmayacağı noktasına kendilerine taahhüt verilmesinin talep edildiğini, buna rağmen davacı tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde bahsi geçen durumun davalı müvekkilinin davacı yan ile iletişime geçtiği ve markayı satmak üzere teklifte bulunduğu şeklinde ileri sürüldüğünü, davacı yanın gerçeği yansıtmayan iddialarının davacının huzurdaki davayı ikame etmesi noktasında tamamen kötüniyetli olduğunu kanıtladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait 2013/35100, 2013/83929, 2017/12135, 2018/41668, 2019/82386, 2019/16947 sayılı ve \"...\",  \"...\",  \"...\",  \"... ... şekil\",  \"...\",  \"...\" ibareli markalar ile davalıya ait 2019/76608 numaralı ve “... ...” ibareli marka arasında, davalıya ait markanın tescil kapsamında bulunan mal/hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği, ayrıca başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında davacıya ait \"...\" markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olmadığı, hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2020/M-6736 sayılı kararının  tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik olmadığını, başvuruda vurgunun \"...\" ibaresi üzerinde olduğunu, değerlendirmenin bütünsel olarak yapılması gerektiğini, SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şahıs vekili, istinaf başvuru dilekçesinde markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının gerçekleşmediğini, başvurunun kötüniyetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markasının dava konusu başvurunun başlangıç kısmında aynen yer aldığı, bu ibarenin ortaklığından kaynaklı olarak taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu başvurunun marka kompozisyonu olarak da itiraza mesnet markalara benzer şekilde oluşturulduğu, emtia benzerliği şartı da gerçekleştiğinden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığı iltibası artıracağı gibi, dava konusu markanın bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayabileceği anlaşılmakla, davalı ... ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... ile davalı ... vekilleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin  üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/01/2024<br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"112e4b4ccd866295","SID":"275137aecb44c470"}}