{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2182 <br>KARAR NO: 2023/2190 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2023<br>NUMARASI: 2022/423 E.  2023/791 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 07/12/2023\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/09/2023 tarih ve 2022/423 E - 2023/791  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının sözlü bir anlaşma ile davalının iki sefer Almanya - Türkiye (Konya) ve bir seferde Zonguldak+İnegöl -Almanya nakliyesini gerçekleştirdiğini, bu üç taşıma için davalının ödemesi gereken tutarın (2.300+2.200+4.100) 8.600-Euro olduğunu ancak davalının bunlardan sadece 2.300-Euro'luk ... tarihli faturayı ödediğini, yapılan tüm görüşmelere rağmen ... tarihli  ... ve ... nolu 2.200-Euro ve 4.100-Euro bedelli faturaları ödemediğini, alacağın tahsili için müvekkili tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın hem yetkiye hemde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının yaptığı itirazın kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin dava tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda yapılıp bitirilmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya ait malların taşıma işini yapmasından dolayı, 2200-EURO, 2300-EURO ve 4100-EURO bedelli faturaları düzenlediği, bunlardan 2200-EURO ve 4100-EURO bedelli faturaların ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattığı, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiği, davacının yapılan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açtığı, yapılan yetki itirazında yetkili icra dairesi bildirilmediğinden yetki itirazının geçersiz olduğu, borca itiraz yönünden ise davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre bu faturaların davacı ticari defterlerinde 2200-Euro (21.915,30-TL), 4100-Euro (40.842,15-TL) ve 2300-Euro (23.781,54-TL) olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafça 17/09/2021 tarihinde 21.915,00-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça 31/12/2021 tarihinde kur farkı olarak hesaplanan 29.342,73-TL'nin de alacak olarak kayıtlara işlendiği, toplamda davacının davalıdan 93.966,72-TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise yine söz konusu 3 adet faturanın ticari defterlere kayıtlı olduğu, davalı tarafça yapılan 21.915,00-TL'lik ödeme düşüldüğünde davalının davacıya 65.623,99-TL borçlu olarak göründüğü, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın 29.342,73-TL bedelli kur farkı alacağından kaynaklandığı, bu kaydın davalı ticari defterlerinde yer almadığı, ancak yerleşik yargıtay içtihatlarına göre kur farkı talebinin hukuka uygun olduğu, her ne kadar davalı tarafça taraflar arasındaki anlaşmanın döviz cinsinden olduğuna dair delil bulunmadığı savunulmuş ise de davalı kayıtlarında bulunan 2 adet faturada mal-hizmet tutarı euro cinsinden gösterildiğinden bu savunmaya itibar edilemeyeceği ve anlaşmanın euro cinsinden yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.UYAP üzerinden temin edilen takip tarihi olan 07/03/2022 tarihi itibariyle euro için efektif satış kurunun 15,65-TL olduğu, 6.300x15,65=98.595-TL olsa da dava değerinin 98.068,00-TL olarak gösterildiği, dava konusu alacağın tarafların ticari defter kayıtlarıyla sabit ve likit bir alacak olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak 98.068,00-TL'nin takdiren %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Ancak icra inkar tazminatı takip tarihindeki kur üzerinden hesaplansa da yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre (Yargıtay 6. HD 2022/1802 Esas, 2023/2331 Karar) vekalet ücretinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan değer üzerinden takdir edilmesi gerektiği, UYAP üzerinden temin edilen dava tarihi olan 23/05/2022 tarihi itibariyle euro için efektif satış kurunun 17,58-TL olduğu, 6300x17,58=110,754,00-TL üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmolunarak aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 6.300-Euro asıl alacak üzerinden devamına, iş bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık %9,00'i geçmemek üzere fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına,...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada tanzim edilmiş 20/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda ; müvekkilinin defterlerinden Ticari defterlerinde yerinde yapılan incelemelere göre, takip tarihi itibariyle, 64.923,99 TL Asıl  Alacak, 2.661,60  TL işlemiş  faiz olmak üzere toplamda : 65.419,05 TL Davacı, ... Firması'nın,  Davalı ...' dan  Alacaklı  olduğunun tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin faturalarında Türk Lirası olarak ödemenin yapılacağınhın açıkça belirtildiğini, bu konuda tespit yapılmadığını, işbu alacak ile ilgili müvekkilinin icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğini, tarafların defterlerinde belirlenen alacaktın fazlası ile faizi ile takip talebinde talep edildiğini, bu yönü ile haksız olduğunu, müvekkilinden cari hesabın üzerinde haksız olarak talepte bulunduğunu, müvekkilinin icra takibine ve davaya itirazlarının bu sebepten olduğunu, ayrıca 7/8/1989 tarihli ve 32 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararın 4 üncü maddesine aşağıdaki bent eklendiğini, (g) Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, 03.03.2019 tarih ve... sayılı Resmi Gazete’de Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından konuya ilişkin olarak 2019-32/53 sayılı bir tebliğ daha yayınlandığını, söz konusu Tebliğin 2018-32/52 sayılı Tebliğ’e ilişkin değişiklik yapmamakla birlikte 2018-32/48 sayılı “İhricat Bedelleri Hakkında” Tebliğ’nin 13. maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yaptığını, son olarak konuya ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 13.07.2019 tarihinde...sayılı Resmi Gazete 2019-32/54 sayılı Tebliğ yayımlandığını, söz konusu Tebliğ’de döviz yasağı dışında bırakılan Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından kurulan ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri yine yasak kapsamına dahil edildiğini, ayrıca 19.04.2022 tarihli ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022-32/66 sayılı Tebliğ ile bahse konu 8’inci maddenin dokuzuncu fıkrasının sonuna “Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.” cümlesi eklendiğini, on beşinci fıkrasında yer alan “kararlaştırılması” ibaresi “kararlaştırılması, ödenmesi ve kabul edilmesi” şeklinde değiştirildiğini, Türk Borçlar Kanunu m. 99 kapsamında ülke parası ile belirlenen para borcu, aksi kararlaştırılmadığı sürece, yabancı para birimi ile ödenemeyeceğini, bu sebepler ile müvekkilinden cari hesabın üzerinde haksız olarak talepte bulunduğunu, müvekkilinin icra takibine ve davaya itirazlarının bu sebepten olduğunu ileri sürerek  yerel mahkemenin istinaf neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak öncelikle yetki itirazlarının kabulünü davanın reddini ve/veya döviz kuru olarak belirlenen alacağın davalının defterlerinin esas alınarak Türk Lirası cinsinden yasal faizi ile ödenmesi yönünde hüküm kurulmasını, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilince  sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davalının ödemenin döviz üzerinden ödeneceğine ilişkin bir anlaşma olmadığını iddia ettiğini, ancak incelendiğinde görüleceği üzere faturaların döviz üzerinden kesildiğini, yasal zorunluluk gereği faturada TL üzerinden bedelinin de gösterildiğini, davalıların bu faturalara herhangi bir itirazda ya da iadede bulunmadığını, faturalarda da görüldüğü üzere yapılan işin yurt dışı taşıma işi olduğunu ve işin niteliği gereği alacakların döviz cinsinden tahsil edildiğini, müvekkili tarafından euro üzerinden kesilmiş faturanın davalı tarafından kabul edildiğini ve ticari defterlerine işlendiğini, bu durumun ödemenin euro üzerinden yapılacağını ispatladığını, zira TL cinsinden ödenecek bir alacağın faturasının Euro üzerinden kesilmesi ve bunun karşı tarafça kabulü ticari hayatın teamüllerine aykırı ve anlamsız olduğunu, aksinin iddia edilmesi durumunda davalının TL üzerinden ödeme yapılacağına ilişkin anlaşmanın olduğunu ispatlamasının gerekli olduğunu,  basın açıklamasında, yapılan değişiklikte 19.04.2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmadığı hususunun açıkça belirtildiğini, davalının dayandığı basın açıklamasının dava konusu olayda dövizle belirleme yapılamayacağını değil aksine dövizle belirleme yapılmasında bir yasaklama olmadığı yönünde olduğunu beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, taşıma  sözleşmesinden kaynaklanan  fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.Kayseri genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine  6300 Euro (4.100 euro +2100 euro  asıl alacak)  alacak üzerinden takip başlatıldığı takip dayanağı olarak 4.100 euro +2100 euro fatura alacağından doğan alacak  olarak gösterildiği takibe ek olarak  15.09.2021 tarih ... numaralı 2.200 Euro meblağlı, 15.09.2021 tarih ... numaralı 4.100 Euro meblağlı meblağlı faturaların gösterildiği görülmüştür.İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın  takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan  taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir. (Emsal HGK Esas 2011/19-617 Karar 2011/749 tarih 14.12.2011 ve Esas 2006/19-260 Karar 2006/251 tarih 03.05.2006)Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.;<br>09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K;  27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.<br>6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; ) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Somut olayda takip talebinde takip dayanağının davacı tarafça \"15.09.2021 tarih ... numaralı 2.200 Euro( 21 915 TL ) meblağlı, 15.09.2021 tarih ... numaralı 4.100 Euro( 40.841,15 TL ) meblağlı faturalar\" olarak belirtilmiş olduğu,   takibe konu  faturaların davalının ticari defterlerinde Türk Lirası cinsinden kayıtlı olduğu buna karşılık davalı tarafça 17.09.2021 tarihinde 21.915 TL  ödeme yapıldığı  görülmektedir.Davalı yargılama aşamasında ödemelerin döviz cinsinden yapılacağı yönünde aralarında anlaşma olmadığını beyan etmiş  olup  takibe konu faturalara 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmeyip  Türk Lirası cinsinden defterine kayıt etmiştir.6098 sayılı TBK  99. Maddesinde  Konusu para olan borçların  Ülke parasıyla ödeneceği,  Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borcun, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebileceği, Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.<br>Davalı ticari defterlerinde  kayıtlı olan  fatura miktarı, davalı tarafça yapılan ödeme tutarı 6098 sayılı TBK’nın 102. Maddesindeki karine birlikte değerlendirildiğinde  davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.100 Euro  fatura asıl alacağı bulunduğu sabittir.<br> Davalı  defterlerinde kayıtlı olan   15.09.2021 tarih ... numaralı 4.100 Euro ( 40.841,15 TL ) faturalardaki hizmetin verilmediğini yada faturanın tamamen ödediğini yazılı kesin delillerle ispat edememiştir.<br>Açıklamalar ışığında  davalının istinaf talebinin kabulü ile  Davanın kısmen  KABULÜ İLE,<br>1-Davalı borçlunun Kayseri genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin  4100 Euro  asıl alacak ve asıl alacağa   takip tarihinden  itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince  davacının takip talebinde belirtiği %9 oranı geçmemek üzere Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,İİK'nın 67. maddesi Asıl alacak 4.100 Euronun takip tarihi olan 07.03.2022 tarihindeki Türk  Lirası karşılığı olan  63.960,00 TL 'nin (4100*15,6) %20  oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,\" şeklinde HMK 353/1-b-2 uyarınca düzeltilerek yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, <br>2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin   istinafa konu edilen 20/09/2023 tarih ve 2022/423 E - 2023/791  K sayılı nihai kararının  KALDIRILMASINA, <br>Düzeltilerek yeniden karar verilmesine,  buna göre;<br>3-\"1-Davalı borçlunun Kayseri genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin  4100 Euro  asıl alacak ve asıl alacağa   takip tarihinden  itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince  davacının takip talebinde belirtiği %9 oranı geçmemek üzere Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına,<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>İİK'nın 67. maddesi Asıl alacak 4.100 Euronun takip tarihi olan 07.03.2022 tarihindeki Türk  Lirası karşılığı olan  63.960,00 TL 'nin (4100*15,6) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.350,66 TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.182,85-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 3.167,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.015,25-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 544,75-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 1.182,85-TL peşin harç, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 209,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3723,05 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kabul/red oranına göre hesap edilen 2.417,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, <br>9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, <br>10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, <br>11-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, \"<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafından yatırılan istinaf  karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 203,00 TL tebligat/ posta giderinin ve 738,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,  <br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  07/12/2023\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c882fc4674bd483b","SID":"9b781418f7c6292d"}}