{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1777 <br>KARAR NO\t: 2023/1279<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/10/2019<br>NUMARASI\t: 2015/425 Esas -  2019/1002 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ...  numaralı  Nakliyat Abonman Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Tic. Ltd. ŞTi.- ... A.Ş.'ne ait  1 adet optik ayırıcı makine emtiasının,  nakliyeci davalının sorumluluğunda taşıma işi yapan ... plakalı tır ile taşınma esnasında  ön kapağın kilitlenmesinin unutulması, kapağın taşıma sırasında oluşan sarsıntılar nedeniyle açılması ve açılan kapağında yol boyunca makinenin diğer parçalarına çarpması sonucunda hasar gördüğünü, taşıma işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, davalı firma tarafından taşınan emtianın tahliye esnasında makine ana gövdesinin, bir kapağın ezilmek suretiyle hasarlandığının tespit edildiğini, bu hususun ekspertiz raporu ile ortaya konulduğunu, oluşan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı tarafından yapılan hasar ihbarı sonrasında sigortalının  zararının karşılandığını, müvekkilinin sigortalısına, 19.09.2013 tarihinde 17.549,12.-TL ödeyerek TTK 1472 madde hükmü gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı taşıyıcı aleyhine  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, borçlu şirketin yasal süresi içinde öncelikle yetkiye itiraz ettiğini, sonrasında yetkili  Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün  ... Esas Sayılı dosyaya kaydının yapıldığını, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünden davalı aleyhine gönderilen  ödeme emrine, davalı borçlu tarafından yetkiye ve ayrıca borca ve ferilerine itiraz edildiğini,takibin durduğunu, borçlu şirketin  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına kendi kaşesi  ile yaptığı itirazda Küçükçekmece İcra  Müdürlüklerinin  yetkili olduğunu söylediğini, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın kendilerince Küçükçekmece İcra Dairesine kaydının yapıldığını bu nedenle öncelikle borçlu davalının yetki itirazının reddine, davalı borçlu şirketin sigortacısı ... Sigortanın icra takibi başlatıldıktan sonra 16.12.2013 tarihinde 9.135,85.-TL lik ödeme yaptığını, yapılan ödemenin  alacağın öncelikle ferilerinden düşüldükten sonra kalan 12.030,12.-TL miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin ... Mah. ... Cad No: ... D:... Arnavutköy/ İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle  yetki itirazında bulunduklarını, davacı ... şirketinin sigortalısının ... Tic. Ltd. Şti olduğunu, yükün alıcı görünen ...  San. A.Ş nin davacının sigortalısının olmadığını, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkiline ait araçla ... A.Ş ye ait yükün 29.10.2012 tarihinde taşınmış olması sebebiyle davanın zaman aşımına uğradığını, yine yükün ...  A.Ş tarafından sigortalı olması karşısında bu sigorta şirketine davanın ihbarını talep ettiklerini,  davacının eksper raporu,  nakliyat tazminat makbuzu ve icra dosyasında ... şirketine ait sigorta poliçe numarasını bildirmesine rağmen dava dilekçesinde yeni bir poliçe numarasının yazıldığını, taşınan yükte meydana gelen hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini kabul etmediklerini, hasarın yükleme-boşaltma sırasında meydana geldiğini belirterek, öncelikle yetki, aktif husumet, zaman aşımı nedeniyle aksi halde esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor, yeni heyet raporu ile yeni heyetten alınan ek rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; huzurdaki davada davacı şirkete ... numaralı Nakliyat Abonman Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Tic. Ltd. ŞTi.- .... A.Ş.'ne ait 1 adet optik ayırıcı makine emtiasının,  nakliyeci davalının sorumluluğunda taşıma işi yapan ... plakalı Tır ile taşınma esnasında ön kapağın kilitlenmesinin unutulması, kapağın taşıma sırasında oluşan sarsıntılar nedeniyle açılması ve açılan kapağında yol boyunca makinenin diğer parçalarına çarpması sonucunda hasar gördüğü. Taşıma işinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, davalı firma tarafından taşınan emtianın tahliye esnasında makine ana gövdesinin, bir kapağın ezilmek suretiyle hasarlandığı tespit edildiği, bu hususun ekspertiz raporu ile ortaya konulduğunu, oluşan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, davacı şirket sigortalısı tarafından yapılan hasar ihbarı sonrasında sigortalının  zararının karşılandığı, davacının sigortalısına, 19.09.2013 tarihinde 17.549,12.-TL ödeyerek TTK 1472 madde hükmü gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşılmaktadır. Davacının sigortalısına ödediği bedelin tahsili için Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edilmesi üzerine bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Taşıma başlangıcında hiçbir ihtirazi kayıt, tutanak ve sair delil olmaksızın taşımaya alınan emtianın tam ve sağlam taşımaya alındığı karine olarak kabul edilmektedir. Ancak, ambalajsız taşımaya alındığı, toplam 5 parça yükün 1700 kg, 520 kg, 400 kg, 240 kg ve 600 kg şeklinde beyan edildiği de gözetilmek gerekir. Toplam yük 3.460 kg miktarındadır. Sigorta eksperi ise 6 kap ve 3.510 kg miktarını teyit etmektedir. Malın antrepo girişinde eziklerinin olduğu açıktır. Davalı parsiyel yük taşıdığı ve yükün sabitlenmesindeki sorundan ezildiği ekspertiz raporu değerlendirmesi ve yine dosyada sunulu fotoğraflar ambalajsız taşımayı teyit ettiği ve yükün hasarlandığını göstermektedir. Özellikle Parsiyel yük taşımalarında istifleme, sabitleme ve sair edimler ile yine vaki aktarmalardan kaynaklı hasardan taşıyıcıların sorumlu olması esastır. Nitekim tespit edilen hasar da ambalajsız taşıma ve taşıma sürecinde vaki sebeplerle meydana gelmiş olmakla; davalıların CMR m.29 kapsamında \"zarar meydana gelme bilinci\" içinde hasara sebep olduğu değerlendirilmektedir. Zira fotoğraflar malın kaba elleçlendiği, aktarmalarda özensizlik gösterildiğine işaret etmektedir. CMR m.17/5.fıkra, aynen \"5. Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre taşımacının sorumlu olmadığı hallerde, yine maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır.\" Hükmünü içermektedir. Buna göre, meydana gelen hasar veya zayiat ya da gecikme CMR m.17/1, 17/2, 17/3, 1774 hükümlerinden bir veya bir kaçma bağlanabiliyorsa, bunun meydana gelen zarara katkısının gözetilerek, taşıyıcı veya gönderen sorumluluk alanına göre kusur paylaştırma ve müterafik kusur değerlendirmesi yapılmasını öngörmektedir. CMR m.17/4-b bendi ise \"Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması,\" şeklinde düzenlemesi ile, bu durumda taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını öngörmektedir. Böylece meydana gelen zararda ambalaj durumunun katkısı gözetilerek müterafik kusur değerlendirmesi yapılacaktır. Öte yandan, yükleme ve boşaltma bakımından CMR hükümlerinde bu görevlerin gönderen veya taşıyıcıya ait olması hususunda bir hüküm yoktur. Buna karşın eğer bu edimler taşıyıcının görevi ise sorumlu, değilse sorumlu olmayacağından söz edilmek gerekir. Zira CMR m,17/4-c bendi bu değerlendirmeye yol açmaktadır. Yine, CMR m.17/2 kapsamında dava dışı gönderenin davranışları, bunlarda davalının adam ve yardımcılarının nezaret yükümlülüğünün yol açtığı kusur oranı da gözetilmek gerekir. Bu çerçevede, yükün Parsiyel olduğu da gözetilerek % 75 kusur oranı davalı için, % 25 kusur oranı da sigortalı - gönderen için belirlenmiştir.  Davacının 19.09.2013 tarihli ödemesinin 17.549,12-TL olduğu, davacıya 16.12.2013 tarihinde 9,135.85 TL ödeme yapıldığı, takibin 12.030,12-TL üzerinden devam edilmesi gerektiği savunulmuştur.  Mahkememizce davacının takibe giriştiği tarih 30.10.2013 tarihidir ve bu tarihte 17.549,12 TL asıl ve 274,81 TL işlemiş faizi olmak üzere 17.823,93 TL toplam alacak iddia edilmiştir. Oysa CMR m.27 gereği davacının takip tarihinde işlemiş faiz talep hakkı yoktur. Zira takip öncesi alacak talebi tebliğ edilmiş değildir. Takip tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. Davacının 17.549,12 TL asıl alacağı için dava dışı sigortacı 9.135,85 TL ödeme yapmıştır. Bu durumda, asıl alacakta 8.413,27 TL davacının rücu edebileceği azami asıl alacak miktarı söz konusudur. Davalının %75 kusur oram gözetildiğinde ise davalının sorumlu tutulabileceği azami miktar 13.161,84 TL tazminat miktarında olup; 16.12.2013 tarihli ödeme 9.135,85-TL düşüldüğünde; davacının dava tarihinde asıl alacak miktarı 4.025,99 -TL kalmaktadır. Tüm bu nedenlerle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.025,99 Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara Avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar itirazın iptali davalarında % 20 inkar tazminatına da hükmedilebilecek ise de davacı tarafın davasında bu talep bulunmadığından bu konuda karar kurulmamıştır. İş bu asıl davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece esas alınan kusur raporunda davalının %75 oranında kusurlu olduğuna ilişkin yapılan tespitlere itiraz  ettiklerini, davalı tarafın zararın tamamından sorumlu olduğunu, karara esas bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, kendilerince kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirkete takip tarihinden sonra ödeme yapıldığını, ödemenin önce ferilerden düşülmesi gerekirken kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödemenin asıl alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu, mahkemece sınırlı sorumluluğun dikkate alınarak karar verilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin kendilerince kabul edilemeyeceğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>GEREKÇE: Dava; ''nakliyat abonman Blok poliçesi''ne dayanarak düzenlenen ''Blok poliçe sertifikası\" kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı  davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; Hasarın oluşmasına yetersiz ambalajlanmanın etkisinin bulunup bulunmadığı buradan varılacak sonuca göre davacı sigortalısı taşıtana kusur verilip verilemeyeceği, CMR konvensiyonu gereği davacının tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, hüküm altına alınan kısmın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarındadır.  Davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'nin Hollanda ülkesinden ithal ettiği  optik ayırıcı makinesinin kara yolu ile Türkiye'ye taşıma işinin davalı tarafça üstlenildiği, yükün taşınması esnasında kilitlenmesi unutulan yüke ait ön kapağın açıldığı, açılan ön kapağın taşıma süresince makineye çarpması neticesi  ana gövde ön kapağı, motor ve tahrik silindirinin hasarlandığı, emtianın 29/10/2012 tarihinde yüklendiği,  07/11/2012 tarihinde Dilovası gümrüğüne bağlı ... antrepoya tahliyesi esnasına durum tespit edildiği, dava dışı taşıtan sigortalı  tarafından davalıya Beşiktaş .... Noterliği'nin 13 Kasım 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hasar tespitinin devam ettiği hasar tespiti sonucunda belirlenecek bedelin kendileri yada sigortacıları tarafından rücu edileceği hususunun ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile sigortalısı arasında 01/01/2012-2013  tarihlerini kapsar nakliyat abonman blok poliçesinin 06/02/2012 tarihinde düzenlendiği, somut taşımaya ilişkin blok poliçe sertifikasının 29/10/2012 tarihide abonman blok poliçesine bağlı olarak  düzenlendiği anlaşılmaktadır.  Davacı ... şirketi 19/09/2013 tarihinde  17.549,12  TL hasar bedelini   sigortalısına ödenerek, davacı tarafça davalıya 26/09/2013 tarihli iadeli taahhütlü yazı ile 17.549,12 TL'nin 10 gün içinde ödenmesinin talep edilmiştir. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 17.549,12 TL asıl alacak 274,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.823,93 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmış, davalının Küçükçekmece İcra Daireleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkiye ve  borca itiraz edilmesi  üzerine  takip durmuş, davalının yetki itirazını kabulü üzerine dosya Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esasına kaydedilmiş, davalıya gönderilen ödeme emrine karşı davalı bu sefer Gaziosmanpaşa İcra Daireleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça icra dosyasına 8 Nisan 2014 tarihinde verilen beyan ile 16/12/2013 tarihinde 9.235,85 TL tahsilat yapıldığı beyan edilerek bakiye dosya hesabı çıkarılması talep edilmiş icra dairesince dosyanın aslı ve tüm ferileri belirlenip bu miktardan ödenen miktar düşülerek 12.030,12 TL bakiye borç bulunduğuna yönelik 08/04/2014 tarihinde dosya hesabı yapılmıştır. Davacı tarafça Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 12.939,12 TL harca esas değer gösterilmek suretiyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı doyasındaki itirazın 9.135,85 TL ödemenin mahsup edildikten sonra kalan miktar üzerinden takibin devamı talepli dava açılmış, davalı vekilinin yetki itirazı üzerine yetkisizlik kararı verilerek dosya İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/425 Esasına kaydedilmiştir. TTK 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davaya konu taşıma Hollanda - Türkiye arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir.Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 18/2.maddesinde Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir.Dosyaya alınan ve hüküm kurmaya elverişli olarak düzenlenen kök ve ek raporda önceki rapora itibar edilmeme gerekçeleri de açıklanarak  taşıtana %25 oranında kusur izafe edilmiştir. Gerçekten de  CMR m.17/5 maddesinde  birden çok sebebin zararda etkili olması \"müterafik kusur\" durumunda, zarara katkısı olan sebeplerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. CMR m.18/2 de CMR m.17/4'te sayılı sebeplerden birine dayanan taşıyıcının bunu ortaya koyduğunda zararın bu sebeplerle meydana geldiğinin varsayılacağını düzenlemektedir. Yani bu sebeplerden birine dayanan taşıyıcının üstündeki ispat külfeti yer değiştirmektedir. Bu durumda 3.510 kg ağırlığındaki makinenin ön kapısının yükleten tarafından kilitlenmemiş olması nedeniyle yoldaki sarsıntı sebebiyle açılıp yol boyunca yüke çarpması şeklinde oluşan hasarda yükün üzerindeki kapıyı kilitlememek ve  yükü  uygun şekilde ambalajlamamak şeklinde  yükletenin de  kusurunun bulunduğu tartışmasızdır.  Bu duruma davacı sigortalısınında %25 kusuru bulunduğuna dair bilirkişi belirlemesinde ve bu oranın mahkeme hükmüne esas  alınmasına bir isabetsizlik yoktur.CMR'nin 23.maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak Konvansiyon'un 29. maddesinde, bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya  kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder.CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, \" 1- Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek  kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan  ileri  gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan  yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. bilerek kötü hareket veya kusur  taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise,  aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1'nci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar.\" düzenlemesini içermektedir. Bu düzenleme ve  değerlendirmeler ışığında, somut olayda yükün hasarlanmasında   kilitlenmesi unutulan ön kapağın açılarak yolculuk süresince taşınan emtiaya çarpması neticesi meydana gelen hasarda, taşıyıcının  gerekli tedbiri almakta kötü harete eşdeğer ağır kusuru bulunmadığı, hasarın yükleyenin ambalaj kusuru ile birlikte davalının kusurunun birleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davalının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak hasarlanan makinenin toplam ağırlığı nazara alınarak bilirkişilerce taşıyıcının CMR 23 maddesi gereği sorumluluk sınırı 3.510 kgX8,33SDR =29.238,30SDR olarak belirlenmiş olup uğranılan toplam 17.823,93 TL  zararın dahi sınırlı sorumluluk tutarının altında kaldığı belirlenmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince kurulan hükümde sınırlı sorumluğa dayanılmadığından bu yöne ilişkin istinaf istemi de yerinde görülmemiştir. Eldeki uyuşmazlıkta dava dışı taşıtan sigortalı  tarafından davalıya Beşiktaş ... Noterliğinin  13 kasım 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hasar tespitinin devam ettiği hasar tespiti sonucunda belirlenecek bedelin kendileri yada sigortacıları tarafından rücu edileceği hususunun ihtar edildiği,  davacı tarafça sigortalısına  17.823,93 TL hasar bedelinin 19/09/2013 tarihide ödediği, davacı tarafça davalıya 26/09/2013 tarihli iadeli taahhütlü yazı ile 17.549,12 TL'nin hasar ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiği görülmektedir. Ancak davalıya gönderilen rücu yazısı ve noter ihtarının tebliğine ilişkin evrak sunulmamış ve davalıya ulaştığı kanıtlanmamıştır. Bu durumda faizin takip tarihinden itibaren başlatılmasında ve davacı tarafın sigortalısına ödediği bedeli Türk lirası olarak ödemesi ve davalıdan Türk lirası olarak talep etmesi  karşısında  ticari işlere uygulanacak avans faizi yürütülmesinde bir isabetsizlik yoktur. Dava dışı sigortalılar davalıdan 17.549,12 TL zararının davalının %75 kusur oranına isabet eden 13.161,84 TL'sini  talep hakkı bulunup, buna ilişkin her türlü hak ve alacağı davacıya temlik etmiş olduğundan  ve TTK 1472 kapsamında halefiyet gereği göndericinin taşıyıcıya karşı sahip olduğu hakları davalıya karşı ileri sürmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Takipten sonra davadan önce davalı sigortalısınca davacıya 16/12/2013 tarihine ödenen 9.135,85 TL'nin TBK madde 100 vd. gereği  takip talebinde belirtilen şeklide önce faiz ve masrafa mahsubu bakiyenin ana paradan düşülerek hüküm kurulması gerekirken bu hususta hatalı değerlendirme yapıldığı görülmektedir.Eldeki uyuşmazlıkta az yukarıda açıklanan gerekçe ile takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Takip tarihinde avans faiz oranının TCMB verilerine göre %11 olduğu belirlenmiştir. Bu durumda  takip tarihi ile ödemenin yapıldığı 16/12/2013 tarihleri arasında 13.161,84 TL X 11 X 47 gün/36.500 = 186, 43 TL faiz hesaplanmıştır. Yapılan 9.135,85 TL ödemenin öncelikle hesaplanan 186,43 TL takip sonrası faiz alacağından mahsubu, bakiye 8.949,42 TL'nin ise ana paradan mahsubu gerekmiş bu durumda 16/12/2013 tarihi itibarıyla  4.212,42 TL asıl alacak  kalmaktadır.Bu durumda yukarıda açıklanan miktarlar üzerinden davanın  kısmen kabulüne karar vermek gerekirken hatalı miktarlar üzerinden kabul ve ret kararı verilmesi isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle  4.212,42 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın Kısmen Kabulüne,2- Davalının borçlunun Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.212,42 TL asıl alacak  yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden   son ödeme tarihi olan 16/12/2013 tarihinden itibaren  değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle , fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Başlangıçta davacı taraftan peşin olarak alınan 205,45 TL harcın alınması gerekli olan 287,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 82,3‬0 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 590,00 TL, bilirkişi ücreti 2.400,00 TL olmak üzere toplam 3.015,2‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.055,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.212,42 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, \t6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, \t7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 48,00 TL olmak üzere toplam 196,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f4f995d1402c74d","SID":"9b8118c3bfbc04d0"}}