{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1764 <br>KARAR NO: 2023/1145<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2020<br>NUMARASI: 2016/1110 Esas -  2020/68 Karar<br>DAVA: Teminat Mektup Bedelinin Tahsili İstemi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ...Ltd. Şti. ile maliki bulunduğu gayrimenkulün kiralanması konusunda 24.09.2014 tarihinde kira sözleşmesi imzaladığını, başlangıçta söz konusu gayrimenkulün %60 hissesine sahip olan müvekkilinin sonradan gayrimenkulün tamamını aldığını ve durumu kiracısına bildirdiğini, ayrıca kira süresi içerisinde kiracı şirketin unvanının  değiştiğini,  ve yeni Unvanının  ...  Ltd. Şti. Olduğunu, söz konusu kira sözleşmesi doğrultusunda, kiracı şirketin müvekkili şirkete oluşabilecek kira borçları  ve diğer borçlarının teminatını  teşkil etmek üzere ... İmes Ticari Şubesine ait 30.10.2014 tarihli ... seri numaralı 53.100 USD'lik delil listesi  ekinde sundukları  kesin teminat mektubu verdiğini,  kiracı şirketin kira borçlarını ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu kira borçlarının ödememesi üzerine  kiracının  verdiği teminat mektubunu paraya çevrilmek üzere müvekkili şirketin, mektubun garantörü olan davalıya  müracaat ettiğini, müvekkili şirketin 11,10.2016 tarihinde ... bank İmes Şubesine yazılı olarak mektubun paraya çevrilmesi için müracaat ettiğini,  yine 12.10.2016 tarihinde yazılı olarak TL hesap numarasını bankaya bildirdiklerini, ancak bu müracaatlara rağmen davalı şirket kesin teminat mektubunu nakden ve derhal ödemesi gerektiği halde müvekkilini  nedensiz olarak beklettiğini ve ödeme yapmadığını, 17.10.2016 tarihinde tekrar bankaya müracaat edildiğini ve teminat mektubunun paraya çevrilmesi taleplerinin devam ettiğinin  bildirildiğini, aynı zamanda Kadıköy ... Noterliğinden davalı bankaya çekilen ihtarnamelerle de teminat mektubunun derhal paraya çevrilmesi talebinin  yinelendiğini, davalı bankanın derhal muhatap olarak kendisinin ödemekle yükümlü olduğu teminat mektubunu paraya     çevirmesi ve yine kendisinin ödeme yapması gerektiği halde yapmadığını, davalı banka müvekkil şirkete 18.10.2016 tarihinde verdiği cevapta, mektup bedelinin müvekkili şirket hesabına gönderildiğini, bu nedenle teminat mektubunun tazmin edilemeyeceğini bildirdiğini ve ödeme dekontu sunduğunu,  söz konusu ödemenin mektubun muhatabı ve garantörü olan davalı banka tarafından yapılmadığını, kiracı ... Ltd. Sti tarafından yapıldığını  ve müvekkili şirkete olan kira borçlarından mahsup edildiğini, 20.10.2016 tarihinde noterden gönderilen ihtarnamelerle söz konusu ödemenin banka tarafından yapılmadığı ve kira borçları devam ettiği için teminat mektubunun paraya çevrilmesi taleplerinin devam ettiğinin  davalıya bildirildiğini, yine aynı taleple yazılı olarak 21.10.2016 tarihînde de bankaya müracaat edildiğini, ancak davalı banka  tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmediğini ve ödeme yapılmadığını, ayrıca bankanın, müvekkili şirkete verdiği yazılı cevapta; ödemenin kiracı tarafından yapıldığının kabul edildiğini ve kendileri tarafından mektubun nakde çevrilmeyeceğini beyan ettiğini, davalı banka tarafından müvekkili şirkete verilen kesin teminat mektubu garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kiracının yaptığı ödemenin, teminat mektubuna karşılık kabul edilmesinin  mümkün olmadığını, bu ödemenin müvekkili şirkete olan kira borçlarına sayıldığını ve kira borçları tamamlanmadığı için de mektubun paraya çevrilmesinin  bankadan tekrar talep edildiğini, ancak bankanın  kendisinin yapması gereken ödemeyi yapmadığını  ve kiracının yaptığı ödemeyi ileriye sürdüğünü, bankanın bu savunmasının  TTK. ilgili hükümleri ve kesin teminat mektubunun garanti sözleşmesi niteliğine aykırı olduğunu, müvekkili  şirketin davalı bankaya teminat mektubunun nakde çevrilmesi için ilk müracaat tarihi olan 11.10.2016 tarihinde mektup bedeli olan 53.100- USD'nin Merkez Bankası satış kuru  karşılığı olan 163.887,84-TL'nin, söz konusu bedelin ödenmesi gereken ilk yazılı müracaat tarihinden itibaren işleyen en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... (...)  lehine, davacı ... A.Ş’ye hitaben 30.10.2014 tarihinde 53,100 USD’lik teminat mektubu düzenlendiğini, banka teminat mektupların, müvekkili bankanın müşterisi olan gerçek veya tüzel kişilerin üçüncü kişilere karşı yüklenmiş olduğu taahhütlerini yerine getirmemesi halinde, bankanın üçüncü kişiye belli bir tutarı ödemeyi taahhüt ettiği garanti sözleşmeleri olduğunu, davaya konu teminat mektubunun 30.10.2015’de dolan vadesinin 1 yıl uzatıldığını, dolayısıyla 30.10.2016’da sona ereceğini, davacı ..., 11.10.2016 ve 12.10.2016 tarihli iki adet yazılı talimatla, bu mektup bedelinin tazminini talep ettiğini ve  mektup aslını teslim ettiğini, firmanın hesabında yeterli bakiye bulunması nedeniyle 53,100 USD’nin 14.10.2016 tarihli döviz kurundan karşılığı olan 162.220.50- TL’nin ... ... Bankası’ndaki hesabına EFT ile gönderildiğini, EFT açıklamasında mektup bedeli, mektup numarası ve tarihinin belirtildiğini, mektubun aslının alınarak sistemsel çıkışının yapıldığını ve tazmin işleminin tamamlandığını, müvekkili banka uygulamasında, tazmini talep edilen mektup bedelleri lehtar (borçlu) firmanın mevduat hesabından ya da hesapta kısıtlama (bloke, tahsil edilmemiş masraf komisyon vb) olması durumunda kasadan muhataba (alacaklıya) ödenebilmekte olduğunu, davaya konu tazmin bedeli, lehtarın mevduat hesabından EFT ile transfer edildiğini, lehtar (borçlu) hesabından muhataba EFT/havale yapılması durumunda, gönderen ismi ... T.A.Ş değil, lehtarın (borçlunun) ismi olarak görüldüğünü, operasyonel sebeplerle ve ticari hayatın alışılagelmiş bir usulü olarak nakden ödeme yerine EFT/havale yoluyla tazmin bedelinin ödenmesi işleminin sıkça yapılan bir uygulama olduğunu, nitekim davacı ... 11.10.2016 ve 12.10.2016 tarihli yazılı tazmin talebinde, tutarın EFT ile gönderilmesini talep ettiğini  ve talep yazısına teminat mektubunun aslını ilave ettiğini, EFT işlem açıklamasında mektup bedeli, numarası ve tarihinin belirtilmesi, söz konusu para transferinin teminat mektubunun tazmininden başka bir amaçla yapılmadığını gösteren kesin delil niteliğinde olduğunu, gönderen kısmında ... ya da ... T.A.Ş yazması söz konusu mektup tazmin işleminin mahiyetini değiştirecek bir husus olmadığını, her iki şekilde de, teminat mektubunun nakde tahvil olmuş sayılacağını,  ödemenin teminat mektubu karşılığı yapıldığını, tazmin bedelinin davacının hesabına aktarılmasıyla müvekkil bankanın  taahhüdü yerine getirdiğini, mektup bedelinin haricinde taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisine müvekkili bankanın  taraf olmadığını, davacı firmanın, para transferinin lehtarın hesabından gelmesini gerekçe göstererek aynı teminat mektubunun ikinci kez tazmin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasını savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tüm dosya kapsamından; davacı tarafça, 11/10/2016 tarihinde, dava dışı  ... (sonradan ... Ltd. Şti'nin borcunu vadesinde ödemediği bildirilmek suretiyle kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebiyle garanti veren davalı bankaya başvurulduğu, davacının ... Bankası'ndaki hesabına, dava dışı lehtar şirketin davalı bankanın İmes Şubesindeki hesabından 14.10.2016 tarihinde 162.220,50 TL tutarlı bir EFT yapıldığı, dekont açıklamasında \"30.10.2014 tarih  ... NI ... 53100 USD Mektup Bed\" ibaresinin  bulunduğu, dekont açıklamasında yer alan ibareden davacıya, davalının garantörü olduğu 30.10.2014 tarihli ... numaralı ... 53.100,00 USD Mektup Bedelinin ödendiği anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 83. maddesine göre, borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir. Üçüncü kişi tarafından yapılan ifa, borçlunun ifası halindeki gibi borcu sona erdirir. Kesin teminat mektubunun borçlusu olan davalı, ... (sonradan ...)... Ltd. Şti'nin davacıya karşı olan sözleşme yükümlülüklerini kısmen ya da tamamen yerine getirmemesi halinde teminat bedelini nakden ödemeyi üstlenmiştir. Davalının borcu para borcu olup, borcun bizzat davacı tarafından ödenmesinde davacının menfaati bulunmadığından ve yapılan 14/10/2016 tarihli ödeme ile borç sona erdiğinden davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi olduğu taşınmazı ... Ltd. Şti.'ne kiraladığını, kiracıdan teminat olarak 53.100,00 USD tutarında ... kesin teminat mektubunun alındığını, işbu mektup ile ... kiracının kira borcunu ve borçlarını ödememesi hainde kiracının borcuna karşılık müvekkili şirkete 53.100,00 USD tutarında ödeme yapmayı garanti ettiğini, müvekkilinin kiracının kira borçlarını ödememesi ve yapılan icra takiplerinin de karşılıksız kalması, kiracının mallarını kaçırmaya ve şirketi tasfiye etme sürecine başlaması üzerine teminat mektubunun bozdurulmak üzere davalı bankaya başvurulduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere birçok kere başvuru yapılmışsa da davalı bankanın bir ödeme yapmadığını, somut olayda davalının borcunu bizzat ifa etmesinde kiracının ödemesini davalının borcuna saymamasında davacının menfaatinin bulunduğunu, davalı bankanın müvekkili şirkete ödeme yaptıktan sonra müşterisinden bu bedeli tahsil etmesinin kendi aralarındaki iç ilişki olduğunu, garanti akdinin taraflar arasındaki her türlü ilişkiden bağımsız olduğunu, doğrudan bir borç ilişkisi yarattığını, hal böyleyken davalı bankanın taraflar arasındaki ve müşterisiyle kendi arasındaki iç ilişkiye ve ödemeye dayanarak borcunu ifa ettiği iddiasında olduğunu, bu durumun garanti akdinin niteliğiyle bağdaşmayacağının açık olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu teminat mektubunun 30/10/2015'de dolan vadesinin 1 yıl uzatıldığını, dolayısıyla 30/10/2016'da sona ereceğinin sunulan belgeler ile sabit olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin 11/10/2016 ve 12/10/2016 tarihli iki adet yazılı talimatla bu mektup bedelinin tazminini talep ettiğini, mektup aslını teslim ettiğini, firmanın hesabında yeterli bakiye bulunması nedeniyle 53.100,00 USD'nin 14/10/2016 tarihli döviz kurundan karşılığı olan 162.220,50 TL'nin  ... ... Bankası'ndaki hesabına EFT ile gönderildiğini, EFT açıklamasında mektup bedeli, mektup numarası ve tarihinin belirtildiğini, mektubun aslının alınarak sistemsel çıkışının yapıldığını, tazmin işleminin tamamlandığını, davacı  ... 11/10/2016 ve 12/10/2016 tarihli yazılı tazmin talebinde tutarın EFT ile gönderilmesini talep ettiğini ve talep yazısına teminat mektubunun aslını ilave ettiğini, EFT işlem açıklamasında mektup bedeli, numarası ve tarihinin belirtilmesinin söz konusu para transferinin teminat mektubunun tazmininden başka bir amaçla yapılmadığını gösteren kesin delil niteliğinde olduğunu, mahkemeye sunulmuş olan dekont ile de görüleceği üzere ödemenin teminat mektubu karşılığı yapıldığının aşikar olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; muhatabı olunan banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı  vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa incelemesine konu uyuşmazlık temelde;  14/10/2016 tarihli dekont ile yapılan ödemenin, davalının davacı lehine düzenlenen teminat mektubunun ifası olarak değerlendirilip değerlendiremeyeceği, buradan varılacak sonuca göre teminat mektubunun davalı tarafça tazmin edilmiş kabul edilip edilemeyeceği noktalarındadır. Dava dışı ...  Ltd. Şti. (Unvan değişikliği ile ... Ltd. Şti.) ile davacı arasında kira sözleşmesi bulunduğu, kiracının kiralayana olan borçlarının ifa edilmemesi halinde ödenmek üzere davacının muhatap olduğu 53.100 USD bedelli 30/10/2014 tarihli ve 30/10/2015 tarihine kadar geçerli teminat mektubunu düzenlenerek davacıya teslim edildiği, 30/10/2015 tarihinde teminat mektubu süresinin 30/10/2016 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafça bankaya 11/10/2016 tarihli yazıyla başvurularak teminat mektubunun nakde çevrilerek ... bankasındaki hesaplarına aktırılmasının talep edildiği, ardından 12/10/2016 tarihli  yazıyla  talep yenilerek ödemenin TL olarak yeni bildirdikleri hesaba gönderilmesi talep edilmiştir. 14/10/2016 tarihli dekont ile davacı hesabına 162.220.50 TL EFT yapılarak gönderilmiştir.  Dekont incelendiğinde; müşterinin ... Ltd. Şti. olduğu, alıcının davacıya ait ... Bankası'na ait Iban numarası olarak kaydedildiği, açıklama kısmında; \"30/10/2014 trh ... NL ... 53100 USD MEKTUP BEDELİ\" açıklamasının bulunduğu belirlenmiştir. Davalı taraf firmanın hesabına yeterli bakiye bulunması nedeniyle 53.100 USD'nin 14/10/2016 tarihli döviz kurundan karşılığı olan 162.220.50 TL'nin davacının hesabına EFT ile gönderildiğini, uygulamada tazminat taleplerinin lehtarın mevduat hesabından yada hesapta kısıtlama olması halinde  kasadan muhataba ödenebildiğini, dava konusu olayda da lehtarın mevduat hesabından EFT ile transfer edildiğini, lehtar hesabından EFT  yapılması durumda gönderen ismi ... A.Ş. olarak değil, lehtarın ismi olarak göründüğünü, operasyonel  sebeplerle ve ticari hayatın alışılagelmiş usulü  olarak nakden ödeme yerine EFT / havale yokuyla tazmininin sıkça uygulandığın, gönderen kısımında ... yazılmasının yada ... bank yazmasının  söz konusu mektup tazmin işleminin mahiyetini değiştirmeyeceğini, tazmin bedelinin davacı hesabına aktarılmasıyla sorumluluklarının kalmadığını savunmaktadır. Davacı taraf ise dekont üzerinden anlaşılacağı üzere hesaplarına gönderilen meblağın dava dışı kiracı ... Ltd. Şti.'nin hesabından yapıldığını, ödemeyi yapanın kiracı ... Ltd.Şti olduğunu, bankanın teminat mektubu ile üstlendiği tazminat bedelini yerine getirmediğini, kendilerinin kiracıdan başka alacakları da bulunduğunu, TBK 83 maddesi gereği teminat mektubundaki borç ilişkisine 3. kişi konumunda olan dava dışı kiracının yaptığı ödemenin, teminat mektubu tazmini olarak kabul etmediklerini, bu ödemeyi kiracının diğer borçlarına mahsup ettiklerini, bankanın halen teminat mektubu tazmini borcu bulunduğunu iddia etmektedir.Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Garanti veren banka, muhatabın ödeme talebi halinde ancak kendisine ait olan def’ileri ileri sürebilir.  Teminat mektubunun zaman aşımına uğraması, sahte olması gibi veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabilir. Bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, banka ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebilir. Likit delil ile kastedilen ise, bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delildir. Banka ödeme talebini aldığında durumu derhal lehtara bildirmelidir ki, lehtar talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilsin. “İlk talepte ödeme” kaydını havi teminat mektuplarında ise risk banka üzerinde değil lehtar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerekir. Somut olayda; davalı bankaya ödeme talebi dava dışı kiracı teminat mektubu lehtarı tarafından değil, bizzat davacı muhatap tarafından bulunulmuştur. Davalı bankanın bu talebin TL cinsinden yapılmasından 2 gün sonra davacının bildirmiş olduğu hesaba teminat miktarının  14/10/2016  tarihindeki belirlenen TL değerini EFT ile davacı hesabına göndermiştir. Davacı  ayrıca dava  dışı kiracıdan da teminat bedelini istediğine dair bir beyanı yoktur. Bu aşamada davacı hesabına gönderilen mektup bedelinin lehtarın hesabından yapılmakla birlikte davalının tasarrufu ile gerçekleştiği, EFT dekontu üzerideki açık beyan ile ödemenin teminat mektubu bedeline ilişkin olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, dava dışı kiracı lehtar tarafından mektup bedelinin ödenmesine ilişkin bankaya verilen bir talimatın dosyaya sunulmadığı, bankanın müşterisi ile olan iç ilişkisine göre mektup bedelini müşterinin mevduat hesabından yada ona kullandıracağı kredi hesabından karşılamasının banka ile müşterisi arasındaki iç ilişki olduğu, aynı işlemin banka tarafından müşterinin hesabından bu miktar paranın   bankaca başka geçici bir hesaba aktarıldıktan sonra davacı hesabına aktarılması ihtimalinde davacı iddialarının dayanaksız kalacağı, bankanın aradaki bu bir işlemi yapmadan aynı amacı güden işlemi yapmasının sonuca etkili olmayıp yapılan işlemin teminat mektubunun bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, bu durumda davalı bankaca teminat mektubu bedelinin tazmin edilmiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22c5075d628844fe","SID":"17c74682109b3ddb"}}