{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO 2021/510 <br>KARAR NO: 2023/1538 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/12/2019<br>NUMARASI: 2015/935 (E) - 2019/1243 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısına ait ... plakalı aracın alkollü ve ehliyetsiz olan davalı tarafından kullanılması sonucu 10/08/2014 tarihinde dava dışı ... ve ... plakalı araçlara çarparak hasar verdiğini, müvekkili tarafından sigorta poliçesi uyarınca araç sahiplerine toplam 10.944 TL ödeme yapıldığını, bu bedelin tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, ancak davalının haksız yere itiraz ettiklerinden bahisle vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece dosyaya eksper raporu sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, ancak müvekkili şirkette bulunan eksper raporunun dosyaya sunulduğunu, mahkemece ve bilirkişi raporlarında hangi eksper raporunun talep edildiğinin net olarak belirtilmediğini, kendilerinde bulunmadığı açıkça ortada olan eksper raporlarına ilişkin ise ilgili yerlere müzekkere yazılarak getirtilmesi gerektiğini, dosyada mübrez deliller ve bilgilerin müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerde davalının kusurunu açıkça ortaya koymasına rağmen mahkemece hatalı değerlendirmelerde bulunulduğunu, davalı davaya cevap vermemiş ve kendisini de vekille temsil ettirmemiş olmasına rağmen mahkemenin davalı lehine vekâlet ücretine karar vermesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören dava dışı üçüncü kişilere ödenen tazminatın ehliyetsizlik ve alkollü araç kullanımı nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; 10/08/2014 tarihinde, zorunlu mali sorumluluk sigortalısı olan araç maliki davalının, aracını dava dışı ... kullandığı esnada meydana gelen trafik kazasında iki araca çarptığı, davacı sigortacısı tarafından, kaza neticesinde zarar gören üçüncü kişilere hasar tazminatı ödendiği; davacı tarafından ödenen tazminatların, ZMSS Genel Şartları'na aykırılık iddiasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortalısı davalıdan tahsili amacıyla icra takibinde bulunulduğu, takibe itiraz edilmesi üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Rücuen tazminat  davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95 ve Poliçe Genel Şartları'nın B4 maddesi uyarınca sigortacının rücu edebileceği tazminat tutarı sürücünün kusur oranı ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabilecektir (Yargıtay 17. HD 2019/3161 E - 2021/85 K sayılı ilam). Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 2020/2303 E - 2021/3171 K sayılı ilamı). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.Sürücünün alkollü bir şekilde kazaya sebebiyet vermesi halinde ise kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlı olarak sigortalıya rücu koşulları değerlendirilmelidir. Bu itibarla, sürücü belgesi bulunmayan sürücünün aynı zamanda alkollü olduğunun da sabit olması halinde artık kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin sonuca etkisi olmayacaktır. Çünkü, ehliyetsizlik tek başına davacı sigortacıya, sigortalının veya sürücünün kusuru oranında sigortalısına rücu imkanını tanımaktadır. Somut uyuşmazlıkta sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak dosyada mevcut 08/09/2017 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklandığı şekilde dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle tespiti yapılacak hususa ilişkin makine mühendisi bilirkişi ile ... plakalı araç için gerçek zararın tespitine yönelik inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Ayrıca kabule göre davalının vekili olmamasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5caafb2670f89606","SID":"6e240c17fb09c3a1"}}