{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/702 <br>KARAR NO: 2023/1607 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/09/2020<br>NUMARASI: 2016/955 (E) - 2020/312 (K)\t<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işleten ... Limited Şirketi'ne ait ... plakalı aracın seyir halinde iken aracın hakimiyetini kaybederek önce sol bariyerlere aracın sol kısmını sürterek daha sonra yolun sağ tarafında park halindeki ... AŞ'ye sigortalı dava dışı ...'ya ait ... plakalı aracın yan kısmına çarpması sonucu duramayarak orada park halinde bulunan ... Limited Şirketine ait sürücüsü ... olduğu tespit edilen araca çarptığını, müvekkilinin sigortalı aracın ve hasarlanan araçların zararlarını karşıladığını belirterek, toplam 11.621 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından tamir edilen araçta ayıplı yapılan tamirat sebebiyle kazanın gerçekleştiğini, düz yolda giderken aracın yalpalaması ve direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesinin ekspertiz raporunda belirtildiği gibi salıncak montajının doğru yapılmamasından kaynaklandığını, ekspertiz raporunun beyanlarını doğruladığını, davalının savunmasında dahi bulunmayan ve kaza tutanağında karalanmış ve okunmayan ifade sebebiyle dosyadaki delilleri değerlendirmeksizin kusurun yoldaki yağdan kaynaklı olduğunu, davalının kusursuz olduğunu tespit edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun subjektif hazırlandığını belirterek, tehiri icra talepli istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan 09/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; hasar dosyasında bulunan araştırma raporunda parçanın yan sanayi olduğunu gösterdiği, servis parçaları ayrı aldığı için sağ alt salıncağın rotile bağlanan vidalarının sıkılmadığı gevşek bırakılması sonucu kazaya sebebiyet verdiği kanaatinin oluştuğu belirtilmişse de söz konusu araştırma raporunun kaza sonrasında aracın bulunduğu servise gidilerek yapıldığı ve kaza mahallinde araç üzerinde yapılmış bir araştırma ve tespit olmadığı, salıncak ve alt rotilde hasar olmadığının tespit edildiği hususu, aracın tamirat sonrasında kaç km yol aldığı hususunda bir verinin olmadığı, aracın rot balans ayarının davalının tamirhanesinde yapılmadığı hususu, olay yerinin viraj mahalli olduğu, sürücünün ilk beyanında kaydığını belirttiği hususu da dikkate alındığında; rotili salıncağa bağlayan somunlu vidaların gevşek kalması, iyi sıkılmaması durumlarında rotillerdeki gevşemenin aracın tekerlek hizasını bozacağı, rotil vidasının gevşek kalması durumlarında; raotil ile süspansiyon bağlantısındaki gevşeme nedeniyle çukurlarda ve kasislerde aracın ön süspansiyon sisteminden gelen  sesin titremenin olabileceği, direksiyon çevrildiğinde de bu sesin duyulacağını, direksiyonda titreşim olabileceği, direksiyonun düz yolda bile düz açıda kalmayacağı, sürücü ...'ın ses-titreme-direksiyonda boşluk gibi bir beyanının olmadığı ve rot balans ayarı sırasında da bu durumun tespit edilebileceği de dikkate alındığında; aracın sağ alt salıncağını rotile bağlanan vidaların sıkılmaması, gevşek bırakması sonucu kazanın meydana geldiğinin söylenemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bu durumda davacının sigortalısı aracın kaza öncesi yapılan bakım ve onarımdaki hatadan kaynaklı kazaya sebebiyet verildiğinin kabulü için hasar dosyasında düzenlenen \"Hasar Dosyası Araştırma Raporu\"na kanıt olarak dayanılması olanağı bulunmadığından, mahkemece denetime elverişli, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 210,55‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"313209b4355307c6","SID":"8e8a451c72d37924"}}