{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1924 - 2023/1039<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1924 <br>KARAR NO\t: 2023/1039<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/114 Esas 2021/486 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 05.10.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'a çarparak bacağının kırılmasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketine 13.01.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL sürekli işgöremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL bir yıl okula gidemediğinden eğitim kaybı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın 28.01.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.03.2021 tarihli bedel arttım dilekçesi ile sürekli işgörmezlik talebini 47.764,42 TL’ye, bakıcı giderini 1.931,30 TL’ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili, eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemek üzere ... plakalı aracın, davalı şirket nezdinde Trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat bedeline ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp birimince düzenlenen maluliyet raporunda kaza nedeniyle davacı ...'ın özür oranının %10 olduğu, 3 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dosyada bulunan trafik kazası tespit tutanağında \"sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile hipodrom caddeyi takiben ulaş istikametine seyirle olay yeri kesimi katılım varyantına geldiğinde sağından soluna karşıdan karşıya geçen yaya ...'a çarpan taraf olduğu kazada KTK 52/1 B madde ihlali görüldüğü, yaya ...’ın olay yeri kesiminde karşıdan karşıya güvenli bir geçiş için 30 metre sağında bulunan yaya üst geçidini kullanmayıp ... plakalı araç tarafından çarpıldığı kazada 2918 KTK yönetmelik 138-b madde ihlali görüldüğü asli kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, kusur yönünden, davacı yaya ...’ın, yaya geçidi bulunan yoldan, yaya geçidini kullanmayarak trafik akışı bulunan yoldan geçmeye çalışmakla asli kusurlu olduğu, bu haliyle kusur oranının %75 olduğu, davalı sigorta sürücüsünün kavşaklara ve yaya geçitlerine yaklaşırken hızını yol durumu ve şartlara göre ayarlamamak sebebiyle tali kusurlu olduğu, kusur oranının %25 oranında olduğunun mahkemenin tespit ve kabulünde olduğu,   23.12.2020 tarihli bilirkişi  raporunda davacı yaya ...’ın olayın oluşumunda ana etken olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayın oluşumunda kısmen etkili olduğunun tespit edildiği, ancak kusur oranı belirtilmediğinden, davacı lehine hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılmadığı, bu hususta takdirin mahkemede olduğu, 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yer alan Anayasa Mahkemesi İptal Kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli emsal kararı sonrasında hukuki durumun takdiri mahkemeye bırakılarak, iki farklı hesaplama yapıldığı, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine, 114.864,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,  TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine, 191.057,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 7.725,20 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, davacının 1 yıllık eğitim kaybı talebi ile ilgili herhangi bir hesaplama yapılamadığı, davacı tarafça, davadan önce, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçesinin 15.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği,  tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 28.01.2020 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, kazaya karışan ... plakalı aracın otomobil olduğundan temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği,\" şeklinde kanaat bildirdiği, davacı tarafından eğitim gideri talep edilmişse de sigorta poliçesinde eğitim giderine dair herhangi bir kloz bulunmaması, eğitim giderinin dolaylı zarar kapsamında bulunması nedeniyle poliçe kapsamında bulunmadığından reddi gerektiği, bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı olduğu, davacının sürekli ve bakıcı gideri tazminatları poliçe kapsamında kaldığından 2918 sayılı KTK 85. 90. 91. Maddeler uyarında tazmin edilmesi gerekmekle davanın kısmen kabulüne, 47.714,42-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.881,30-TL bakıcı giderinin 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, eğitim kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davacı yaya ...’ın olayın oluşumunda ana etken olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayın oluşumunda kısmen etkili olduğunun tespiti kabul anlamına gelmemekle birlikte,  uygulamada genel olarak asli kusurluya %75, tali kusurluya %25 kabul edildiği için bu varsayımla değer artırımı yaptıklarını,  eğitim gideri kaybı zararının reddinin hatalı olduğunu, kaza nedeniyle ...'ın bacağında kırık meydana geldiğini bu sebeple ameliyat geçirerek bacağına platin takıldığını ayrıca bacağında doku kaybı olduğunu,  sair yaralanmalarının bulunduğunu,  ... Meslek Teknik Lisesi'nde Lise 2. Sınıf öğrencisi olan davacının kaza tarihinden itibaren okuluna devam edemediğini,  yaşıt olan öğrencilerden eğitim-öğretim olarak geride kaldığını bu sebeple 1 yıllık eğitim kaybının olacağı açık olduğundan dolayı 50,00-TL talep ettiklerini bu talebinin reddedilmiş olmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporda kusur oranları ve hesaplamanın hatalı olduğunu, raporda güncel verilerin kullanılmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet vererek, davacıların malul kalmasına neden olduğu iddia edilen, ... Plakalı aracın davalı şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının talebine konu bakıcı gideri tazminatı Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.B Maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olup sağlık gideri teminatından SGK’nın sorumluluğu bulunduğundan bakıcı gideri yönünden talebin reddi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu,  Anayasa Madde 135/5 “iptal kararları geriye yürümez.” hükmü gereğince 09.10.2020 Tarihli Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından önceki uyuşmazlıklarda, kanunun iptal edilmemiş halinin uygulanması gerektiğini, dolayısıyla 09.10.2020 tarihinden önce gerçekleşen ve tamamlanan olaylar bakımından iptal kararından önce yürürlükte bulunan kanun maddelerinin (iptal edilmemiş şekliyle) uygulanmaya devam edeceğini ; tazminatın ödenmediği, yargılamanın devam ettiği gibi gerekçelerle, 09.10.2020 tarihinden önce gerçekleşen olaylara iptal kararının uygulanmasının, hukuk güvenliği ilkesine ve yasaların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olacağını,  itiraza konu bilirkişi raporunda, her ne kadar TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmışsa da, prograsif rant yöntemiyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamada teknik faiz kullanılmaması, prograsif rant yöntemi kullanılmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, teknik faiz kullanılamayacaksa da, aktüeryal yöntem ile hesaplama yapılması gerektiğini, hükmün kaldırılarak TRH 2010 yaşam tablosu  1.8 Teknik faize göre yapılan hesaplamaya göre yeniden hüküm kurulması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi gerektiğini,  Islaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>HMK’nun 355 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgörmezlik tazminatı, bakıcı gideri ve eğitim kaybı zararı istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 05.10.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalı sigorta şirketine 13.01.2020 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL sürekli işgöremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL bir yıl okula gidemediğinden eğitim kaybı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın 28.01.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.03.2021 tarihli bedel arttım dilekçesi ile sürekli işgörmezlik talebini 47.764,42 TL’ye, bakıcı giderini 1.931,30 TL’ye yükseltmiş, mahkemece davacının asli (%75 ) davalı sigortalı araç sürüsünün tali kusurlu (%25) kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, 47.714,42-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.881,30-TL bakıcı giderinin 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, eğitim kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, kusur oranı, eğitim giderinin reddi ve tazminat hesabında güncel verilerin kullanılmamış olmasına, davalı vekili bakıcı giderine, hesaplama yöntemine, ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıcına yönelik istinaf sebepleri sunmuştur. <br>1-Hakim tarafından maddi tazminat miktarı belirlenirken; tarafların kusur durumlarının dikkate alınması gerekmektedir. “Kusur” TBK 51/1.maddede de belirtildiği üzere, mutlaka kusur belirlemesi yapılması gerektiği açıktır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile kusur tespitinin oran üzerinden yapılması sisteminden vazgeçilerek, asli - tali kusur düzenlemesi kabul edilmiştir. Buna göre, ceza yargılamasında oran belirlenmeksizin yapılan kusur tespitinin hukuk hakimi açısından yetersiz kaldığı durumlar olabilecektir. Zira asli ve tali kusurun oranları sayısal olarak (100 ya da 8 üzerinden yapılan değerlendirmede) farklılık arz edebileceği için, hükmedilecek tazminat rakamları da belirlenecek oranlara göre değişecektir. Örneklemek gerekirse; ceza yargılamasında sadece \"tali kusur\" olarak kabul edilen oran, hukuk yargılamasında (varsayımsal olarak) %1 ile %49 arasındaki bir oran olabilecektir. Tazminat değerlendirmesi yapılırken de %1 kusur ile %49 kusur arasında çok farklı değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.<br>Somut olayda, mahkemece oran içeren kusur raporu alınmaksızın, kaza tespit tutanağı ve 23.12.2020 tarihli oran belirtilmeyen kusur raporu ve kusur değerlendirmesi üzerinden davacının asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenerek tali kusurun %25 olacağı gerekçesiyle karar vermiştir. Ancak, maddi tazminatın belirlenmesi ilkeleri çerçevesinde, davacı ve davalı sürücünün \"oransal\" olarak kusur tespiti yapılmaksızın ve tarafların kusur oranlarına yönelik denetim ve itiraz hakkını kullanmasına engel olacak şekilde  hükümle birlikte kusur oranı belirlenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>2-Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 15.12.2020 tarihli maluliyet raporunda; Ankara Şehir Hastanesine ait 07.10.2019 yatış ve 12.10.2019 çıkış tarihli ortopedi servisi epikriz raporunda; hastanın araç dışı trafik kazası geçirdiği, muayenesinin yapıldığı, sol bacakta ağrı ve hareket kısıtlılığı ve açık cilt yarası olduğu, tetkiklerinde femur şaft kırığı tanısı verildiği,  05.10.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol femur posterolateral açık kırık dikkate alınarak; 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre  Balthazard formülü uygulananarak  %10 oranında maluliyetinin bulunduğu,  bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (ÇÖZGER) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12965 E- 2022/6531K. Sayılı ve 2021/21986 E- 2023/1608 K sayılı ilamları gereğince son uygulamalara göre davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre ilgili cetvelde özür oranları olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu yönetmeliğin ekinde yer alan cetvel kullanılarak düzenlemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı ve oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre rapor alınması gerekirken olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporun esas alınmış olması doğru değildir. <br>3-Davacının  ... Meslek Teknik Lisesi'nde Lise 2. Sınıf öğrencisi olduğu,  kaza tarihinden itibaren okuluna devam edemediği,  yaşıt olan öğrencilerden eğitim-öğretim olarak geride kaldığı bu sebeple 1 yıllık eğitim kaybının olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50,00 TL tazminat talep edilmiştir. Mahkemece bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ise de davacının eğitim giderine ilişkin talebi açıklattırarak okul kayıtlarının getirtilmesi bu yönde bir zararı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye davalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. <br>Bu durumda mahkemece davacının  eğitim giderine ilişkin talebin açıklatılması, kusur yönünden oransal kusur oranı belirlenmesi, olay tarihindeki yasal mevzuata uygun olarak davacının maluliyetin varlığı ve oranının tespitine yönelik rapor alınarak  sonucuna göre karar verilmesi  gerektiğinden davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1.a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yerolmadığına,<br>2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>4-Ankara 29. İcra Müdürlüğü 16.09.2021 tarih ve 2021/9154 sayılı dosyasına yatırılan  88.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.12.2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan  <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f113e21b7da73665","SID":"318ec81cc826fbfa"}}