{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1887 Esas 2023/21877  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1887 <br>KARAR NO\t: 2023/1877<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2023<br>NUMARASI\t\t:  2023/671 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN <br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>TALEP\t: İhtiyati tedbir<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/12/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin fesih ve tasfiyesi ile kayyum ataması  davasının yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı şirket adına tescilli taşınmazların, taşıtların ve diğer kayıtlı mal varlığı değerlerinin satış ve devirlerinin önlenmesi için ilgili siciller ve kayıtlar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, tedbiren davalı şirket yönetim organının yöneticilik görevleri askıya alınarak (işten tamamen el çektirilerek) davalı şirkete bir müstakil yönetici kayyım atanmasına, bu talep uygun görülmemesi halinde ise davalı şirket yönetim organının yaptığı tüm iş ve işlemlerin yönetici kayyımın onayına tabi tutulmasına, bu talepte uygun görülmemesi halinde tedbiren davalı şirkete bir denetçi kayyım atanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;davacı yanın davalı şirketinin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine ilişkin dava da şirket adına kayıtlı malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir konulması ve davalı şirkete tedbiren yönetici kayyım/denetçi kayyım tayin edilmesi talebinde bulunmuş ise de davalı şirketin sicil kayıtlarının tetkikinde davacı ortak ile diğer ortaklardan ...'un aksi karar alıncaya kadar davalı şirketi münferiden temsile yetkili kılınmış olduğu anlaşılmakla yönetim organı/temsil boşluğundan söz edilemeyeceği öte yandan dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama ile değerlendirilebileceğinden mevcut dosya kapsamına göre yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada yerine getirilmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete olan tüm erişimi şirketin diğer ortaklarınca kesildiğini, müvekkili ... dava dilekçesin de bahsettiği üzere davalı şirkete olan erişimini tamamen kaybettiğini, müvekkili ne davalı şirketin mail hesabına erişebildiğini, ne de davalı şirketçe yapılan işlerde müvekkile danışıldığını, davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilan tarihi 07.10.2019 tarihi olmasına rağmen davalı şirkete ait olağan genel kurul organı bir kere bile toplanmadığını, TTK madde 624/2 uyarınca da şirketi genel kurul toplantısına çağırmak müdürler kurulu başkanı olarak ...'a aitken ... bu görevi bir kere bile ifa etmediğini, halbuki Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki davalı şirket ilanında olağan genel kurulların her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde toplanacağının belirlendiğini, 06.01.2020 tarihinde münferiden temsile yetkili üçüncü müdür olan ...'un ataması yapıldığında ise yine müvekkile danışılmadan iş ve işlemler diğer iki müdür arasında yapılmaya devam edildiğini, davalı şirketin mail sisteminden müvekkilin şirket maillerine olan erişimi dahi engellendiğini, müvekkili, şirketin işleyişi hakkında bilgi sahibi olamamakta, davalı şirkette müdür olarak yetkisini dahi kullanamadığını, müdürler kurulu başkanı ..., müvekkili sadece kağıt üzerinde yetkili gösterdiğini, şirketten dışladığını,  tamamen pasifize bir durumda bıraktığını, müvekkilini bezdirmek ve bıktırmak için kasıtlı olarak hareket ettiğini, davalı şirketten davanın devam ettiği süre boyunca ayni ve nakdi mal çıkışı olma ihtimali bulunmadığını, davalı şirket, şirket ortakları ve müvekkil arasında husumet bulunmadığını, aralarındaki uyuşmazlık onarılamaz durumda olduğunu, müvekkili ... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan 2023/219087 soruşturma esas numarası ile davalı ..., ... ile ortaklarından biri ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenlerle yerel mahkemenin ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir ve kayyım atanmasına yönelik taleplerinin üzerinden kararın yeniden incelenmesi üzerine ilk derece mahkemesine gönderilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, mevcut dosya kapsamı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince yasal şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Talep edenden alınması gerekli olan 269,85 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Talep eden  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.27/12/223<br><br>   Başkan-       Üye -                 Üye -                      Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0e668c707e2bd9a","SID":"c5af7d0596f5e7f4"}}