{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1813 <br>KARAR NO: 2023/1957<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/07/2020<br>NUMARASI: 2018/754 E. -  2020/333 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tasfiye aşamasında olan ... Tic. A.Ş'nin ortağı olduklarını, ... A.Ş'ye ait 4 adet göz lazer cihazından iki adetinin müvekkiline, diğer ikisinin ise davalıya ait olacağına ilişkin fikrinin ortaklarca benimsendiğini, buna göre 4 adet lazer cihazından Almanya'da kullanım izni olan iki adetinin her birinin bir ortağa fatura edileceğini,  tasfiye memuru ve mali müşavirin bu durum bilinmesine rağmen 04.04.2016 tarihli ... sıra nolu fatura ile müvekkiline fatura edilen cihazların her ikisinin de Almanya'da kullanım izninin bulunmayan cihazlardan seçildiğini, müvekkilinin bu durumu sonradan öğrendiğini, taraflar arasında varılan mutabakat gereği ... seri numaralı lazer cihazının müvekkiline verilmesi gerektiğini, bu cihazın müvekkilinin kullanımı ve tasarrufunda olduğunu, bu nedenle cihazın 24.02.2017 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile dava dışı bir firmaya kiralandığını, taraflar arasındaki sözlü mutabakatın aksine başka cihazın fatura edildiğinin kiracının cihazlara ait fatura ve seri numarasını talep etmesi üzerine öğrendiğini, tasfiye halindeki ... A.Ş'nin müşaviri tarafından  müvekkili adına düzenlenen fatura suretinin \"...\" cihazına ait olarak belirtilen ... seri numarasının üzerinin çizilerek, maddi gerçekliğe uygun olarak dava konusu cihaza ait olan ... seri numarasının yazıldığını, mali müşavirin fatura düzenlerken yaptığı hatayı elle düzelterek paraf etmediğini, tarafların mali müşavirinin, ... AŞ'nin kurucu ortağı ve tasfiye memuru olan ... ile işbirliği yaparak müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, müvekkili şirket temsilcisinin fatura aslını görmek istediğini, mali müşavir ile yapılan incelemede iki adet lazer cihazının davacı şirketin mizanına kaydedilmediğini, mali müşavirin bu durumu unutkanlıkla yapıldığının belirtildiğini, müvekkilince 04.04.2016 tarihli faturanın incelenmesinde fatura suretinde düzeltme yapılmasına rağmen aslında düzeltme yapılmadığının görüldüğünü, mali müşavirin ise bu durumu fatura aslı üzerinde düzeltme yaparak düzeltmeye çalışmasına rağmen tasfiye memurunun fatura aslındaki düzeltmeyi onaylamadığını, müvekkili şirketi zarara uğratmaya çalışan tasfiye memurunun azli için İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/270 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının, tasfiye memuru ve mali müşaviri yanına çekerek tasfiye sürecini lehine çevirmeye çalıştığını, cihazın ... AŞ tarafından 04.04.2016 tarihli sözleşme ve fatura ile davalıya satıldığı iddiasının doğru olmadığını, ... şirketinin tasfiye süreci nedeniyle lazer cihazlarının ortaklara devir edildiğini, davalı adına yapılmış bir satış bulunmadığını, tasfiye sebebiyle yapılmış bir devir ve faturalandırma bulunduğunu, önceki kiracının kira bedelini davacı ve davalıya eşit ödediğini, fiilen müvekkilinin elinde bulunan cihazın 24.07.2017 tarihli yazılı kira sözleşmesi ile ... şirketine kiralandığını ve kira bedelinin müvekkilince tahsil edildiğini ileri sürerek, ... seri numaralı ... cihazının mülkiyetinin aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu ... seri numaralı ... cihazın mülkiyetinin dava dışı ... A.Ş'ye ait olduğunu, ... A.Ş'nin %50 payının davacı şirket yetkilisi ...  %50 payının ise davalı şirket yetkilisi ...  ait olduğunu, daha sonradan ...  hisselerinin tamamının davacı şirkete, ...  hisselerinin tamamının müvekkili şirkete devredildiğini, dava konusu cihaz da dahil olmak üzere 4 adet lazer cihazının Almanya'da mukim dava dışı ... firmasından satın alındığını, bu şirketin de ... ve ... tarafından kurulduğunu, cihazların satışı yapıldıktan sonra ... firmasına kiralama yolu ile kullandırıldığını, ... AŞ. tarafından 03.06.2016 tarihinde tasfiye kararı alındığını, tasfiye sürecinin halen devam ettiğini, ... AŞ'nin tasfiyeye girmeden önce, satın aldığı lazer cihazlarını 04.04.2016 tarihlinde ... ve ... seri numaralı faturalar ile 80.000 er Euro  karşılığında ortaklara fatura ettiğini, ... ve ... seri numaralı ... cihazından 2 tane ve ...-... ve ...-... seri numaralı Intralese ... cihazından 2 tane olduğunu, ... seri numaralı cihazların davacıya ... ve ...-... seri numaralı cihazların müvekkiline fatura edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından ... seri numaralı cihazın kimseye haber verilmeksizin kiracıdan alındığını,  ihtarname ile iadesi istenilen cihazın henüz iade edilmediğini, bu hususta Almanya'da dava açıldığını, bu davanınise Almanya'da görülen davayı uzatmak amacıyla açıldığını, fatura tarihinden bir yıl sonra ... seri numaralı cihazın mizanına kaydedilmediğinin öğrenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, düzenlenen faturaya süresinde itiraz edilmediğini, davacının tek dayanağının mali müşavirin parafsız düzeltmesi olduğunu ve mali müşavirin yetkisi bulunmadığını, yapılan düzeltmenin herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...dava dışı firma tarafından düzenlenen faturanın davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği, fatura üzerinde el yazısı ile yapılan düzeltmenin dava dışı ... A.Ş. tarafından onaylanmadığı, bu hali ile fatura üzerinde yer alan kaydın geçerliliğinin bulunmadığı, davacı şirketin aynı zamanda dava dışı ... A.Ş'nin ortağı olduğu, tasfiye halinde olan dava dışı firma tarafından yapılan iş ve işlemlerden davacı yanın basiretli bir tacir olarak haberdar olması gerektiği, kendi ticari defterlerindeki kayıtlardan sonradan haberdar olunduğu iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının basiretli bir tacir olarak hareket etmemenin sonuçlarına katlanması gerektiği, tasfiyeye veya paylaşıma ilişkin olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça neden dava konusu cihazın kendisine verilmesi gerektiğine ilişkin somut herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafça iddialarının kanıtlanamadığı kanaatine varılarak; dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, \" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 9089 seri numaralı lazer cihazının mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespiti istemli davada mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, karar ve  gerekçesinin somut olay ve dosya kapsamına uygun olmadığını, sunulan tüm beyanlarda belirtildiği üzere, tarafların dava dışı ... A.Şnin ortak ve kurucuları olduğunu ve bir birlerini yakından tanıdıklarını, dava konusu faturadan haberdar olunan tarihe kadar arkadaş olan şirket ortaklarının güven duygusu nedeniyle bu şekilde bir işlem yapılabileceğinin akla gelmediğini, bu nedenle müvekkilinin basiretli davranmadığı sonucuna varılamayacağını, her üç şirketin mali müşavirini aynı olduğunu, müvekkilinin defterlerinin 2019 tarihine kadar aynı mali müşavirde olduğunu,  bunun dahi müvekkilinin cihaz ve fatura konusunda aldatıldığını gösterdiğini, dosyaya sunulan teslim belgesi gibi bir yazılı delil ile  davacının ticari defterlerinin kontrolünün  2019 yılının 11. ayına kadar her üç firmanın mali müşaviri olan ... Firmasında olduğunun tespitine rağmen  mahkemece, davacının kendi defterindeki kayıtlardan sonradan haberdar olduğu iddiasına itibar edilemeyeceği şeklindeki kabulünün hatalı olduğunu, zira davacının ticari defterlerinin 2019 yılı sonuna kadar davalı ve ... AŞ ile kötü niyetli şekilde iş birliğinde olan ... Şirketince tutulduğunu, buna rağmen basiretli tacir kavramı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ile dava dışı  ... Şirketi yetkililerinin TMK'nın 2. düzenlenen iyi niyet kurallarına açıkça aykırı davrandığını; Tarafların ortağı olduğu dava dışı ... Tic. A.Ş'nin mal varlığı arasında bulunan 4 adet lazer cihazından ikisinin Almanya'da kullanım izni bulunduğunu, diğer ikisinin ise Almanya'da kullanım izni bulunmadığını, ... A.Ş'nin tasfiye aşamasına girmesinden önce tarafların Almanya'da kullanım izni olan lazer cihazlarının her birinin bir ortağa verilmek suretiyle her bir ortağa 2 adet lazer cihazının tasfiye sebebiyle fatura edilmesi konusunda mutabakata vardıklarını, müvekkilinin faturalandırma işlemi konusunda ... AŞ yetkililerinden ve ... Firmasından haber beklediğini, müvekkiline teslim edilen ... seri numaralı cihazın taraflar arasındaki sözlü mutabakata göre fiilen davacının zilyetliğinde olduğunu, bunun da mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu gösterdiğini, müvekkili ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen ... seri nolu lazer cihazının kiralanmasına dair sözleşme ile kira bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak mutabakata aykırı şekilde müvekkiline Almanya'da kullanım izni olmayan ... seri nolu cihaz ile ... seri nolu cihazın verildiğini, bu durumun anlaşılmaması için dava adına düzenlenen ... seri nolu ve  04.04.2016 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmediğini, bu nedenle faturaya itiraz edilemediğini, sonradan faturanın iptali davası açıldığını,  buna rağmen faturaya itiraz edilmediğine ilişkin gerekçe ile davanın reddinin hatalı olduğunu, davacının defterlerinde gerçekte kayıtlı olan ... seri nolu fatura içeriğinde ... seri nolu cihazın değil,  ... seri nolu cihazın kayıtlı olduğunu, fatura içeriğindeki hatanın fark edilmesi üzerine bu durumu mali müşavirce fatura sureti üzerinde değiştirildiğini, ancak tasfiye memurunun fatura aslındaki değişikliği onaylamadığını, fatura içeriğindeki farklılıkların mali müşavir ve tasfiye memuru ile davalı şirket yetkililerinin kötü niyetinden kaynaklandığını, uzun süre davacıya tebliğ edilmeyen faturadan, kiracının talep etmesi ile haberdar olduğunu ve bu durumun araştırılması ile müvekkili aleyhine işlemler yapıldığının ortaya çıktığını, bu nedenle tasfiye memurunun azlinin talep edildiğini, faturadaki düzeltilmesi sırasında müvekkilinin hataya düşürüldüğünü, bir süre sonra düzenlenen iade faturasının ... AŞ tarafından tebliğ alınmadığını, gerçeğe aykırı olan ... seri nolu, 04.04.2016 tarihli faturanın iptali istemiyle  İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2019/812 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne , karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, tarafların ortağı olduğu ...Tic.AŞ'ye ait 4 adet lazer cihazından yurt dışında kullanım izni bulunan ... seri nolu cihazın ortak olan taraflarca yapılan harici ve sözlü mutabakat gereğince davacıya verildiğinin tespiti istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ve davalının dava dışı ....Tic.AŞ'nin ortakları olduğu sabittir. Anılan şirketin tasfiye sürecine gerdiği ve tasfiyenin yargılama sırasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalı, tasfiye halindeki şirketin ortaklarının uzun süreden beri ticari faaliyetlerinin bulunduğunu ve bu kişilerin ticari hayatlarına çeşitli ortaklıklar yaparak güven esasına dayalı olarak sürdürdüklerini, bu kapsamda önce ....Tic.AŞ'nin kurulduğunu ardından her bir gerçek kişinin ayrı ayrı davacı ve davalı şirketi kurduklarını, hatta lazer cihazlarının satın alındığı yurt dışındaki ... şirketinin de aynı kişilerce kurulduğunu ve dört adet lazer cihazının bu şirketten alınarak tekrar kiralandığını ileri sürmüştür. ...Tic.AŞ'nin tasfiye sürecine girmesi ile her iki ortağın aralarında sözlü mutabakat sağlayarak dört adet lazer cihazını paylaştıkları ve bu cihazlardan yurt dışında kullanım izni bulunan cihazlardan birer cihazın davacı ve davalıya bırakıldığı, yurt dışında kullanım izni olmayan birer cihazın da aynı şekilde taraflara bırakıldığı belirtilmektedir. Davacı vekili yurt dışında kullanım izni bulunan ... seri nolu cihazın 04.04.2016 tarihli ve ...  seri nolu fatura ile davacıya devir edildiğini, makinenin davacının zilyetliğinde olduğunu ve bu makinenin zilyetliğe uygun olarak yurt dışında ... şirketine kiralandığını ileri sürmektedir. Bu iddia tarzına göre taraflar arasındaki tasfiye sürecinde yaşanan mutabakata göre dava konusu cihazın davacıya verildiği ve fatura ile davacıya teslim edildiği, cihazın fiilen de davacı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Ancak ... AŞ. tarafından düzenlenen faturada davacıya gerçekten ... seri nolu lazer cihazının verilmesine rağmen bu kaydın üzeri çizilerek ... ibaresinin yazıldığı ancak bu ibarenin mali müşavirce yazılması nedeniyle faturada herhangi bir düzeltme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre incelenen taraf defterlerinde dava konusu faturanın 04.04.2016 tarih ve ... nolu fatura ile davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmaktadır. ... Tic.AŞ tarafından 04.04.2016 tarih ve ... nolu fatura ile davacıya ... seri nolu ve ... seri nolu iki adet cihazın teslim edildiği, davalıya ise aynı tarih ve ... seri nolu fatura ile dava konusu ... seri nolu ve ... seri nolu cihazların teslim edildiği anlaşılmaktadır. Her iki faturanın satım faturası olduğu incelenen ... Tic.AŞ'nin ticari defterlerinden anlaşılmaktadır. Ancak, davacıya ait faturada sonradan düzeltme yapılarak ... yerine ... yazılmıştır.Tacir olan tarafların ticari defterlerindeki kayıtlı olan faturaların satım akdini işaret ettiği, ancak davacının bu durumun aksine tasfiye nedeniyle tarafların ortağı olduğu ....Tic.AŞ'nin mal varlığını paylaşımı sırasında varılan sözlü mutabakat gereğince dava konusu ... nolu makinenin davacıya verildiğinin ileri sürülmesine rağmen, davacının ticari defterlerindeki kaydın aksini gösterir bir delil bulunmaması nedeniyle buna ilişkin mahkeme gerekçesi yerindedir. Tacirin defterlerinde kayıtlı olan bir hususun kendi açısından bağlayıcı olduğu esas olup, ticari defterlerin aynı mali müşavir tarafından tutulması aksi sonuca varmayı gerektirmez. Zira ticari defterlerin şirket yönetiminin denetim ve gözetiminde şirket çalışanlarınca tutulması esastır. Somut olarak mali müşavirin, davalı şirketle iş birliği halinde haksız fiil oluşturacak bir eylemde bulunduğu kanıtlanmamıştır. Yetkisiz olan mali müşavir tarafından sadece faturanın seri numarasının değiştirilmiş olması yeterli değildir.  Davacı vekili, mali müşavirin 2019 yılına kadar taraflarla ....AŞ'nin ticari defterlerini tuttuğu ve ... AŞ'nin tasfiye memuru ... hakkında  İstanbul Anadolu 6.ATM'nin 2017/270 Esas sayılı dosyasında azil davası açıldığı belirtilmiştir. Belirtilen dosyadaki dava dilekçesinde ... seri nolu cihazın davacıya ait olmasına rağmen farklı cihaza ilişkin fatura düzenlendiği, bu ibarenin tasfiye memuru tarafından düzeltilmediğini, cihazın hard disklerinin sökülerek götürüldüğünü, tasfiye memurunun yanlı davrandığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12.Hukuk Dairesinin 2019/1523 E. -1633 K. Sayılı kararı ile tasfiye memurunun kendi müdürlük yaptığı dönemde yaptığı işlem  nedeniyle davacı ile kendi arasında dava dışı ortak lehine ortaklar arasında mal paylaşımı konusunda ihtilafa neden olması ve ihtilafın çözümü için herhangi bir işlem yapmaması nedeniyle tarafsız davranamayacağı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve ....Tic.AŞ''nin tasfiye memuru ...'ın azline karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 11.HD'nin 2020/1258 E. -2021/1543 K. Sayılı ilamı ile onanmıştır. İncelenen dosya ile ...Tic.AŞ'nin tasfiye memurunun azline karar verildiği, yeni bir tasfiye memuru atandığı, kararın kesinleşmesi ile tasfiye memurunun görevine başladığı, yargılamanın bulunduğu bu aşama itibariyle bu konuda herhangi bir işlem yapmadığı görülmüştür. Bu nedenle yargılamanın dosyadaki mevcut delillere göre denetlenmesi gerekir. İncelenen dosyada, azledilen tasfiye memuru yaptığı usulsüz bir işlemden söz edilmemiş, tasfiye memurunu taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafı olması nedeniyle tarafsız davranamayacağından hareketle azledildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ... Tic.AŞ'nin tasfiyesini atanan tasfiye memuru eliyle yapılmasında tarafların menfaat dengesine uygun işlemlerin yapılacağı açıktır. Tacir olan davacının satım faturasını alarak ticari defterine kayıt etmesine rağmen süresinde herhangi bir itirazda bulunmaması nedeniyle kendi kayıtlarına göre mülkiyeti tespiti talebinde bulunamayacağına ilişkin mahkeme kabulü yerinde olduğu gibi, mahkemenin faturaya ilişkin kabul ve gerekçesi de isabetli görülmüştür. Tacir yardımcısı olan mali müşavirin davalı şirketin mali müşaviri olması, davacının kendi defterleri üzerindeki denetim ve inceleme hakkını ortadan kaldırmaz. Davacının kayden maliki olmadığı bir taşınırı kiraya vermesi ve kirasını alması mülkiyet hakkını elde etmesini sağlamaz. Esasen davacının elinde bulunan makine için yurt dışında dava açıldığı da davalı tarafından savunulmuştur. Dava dışı şirketin tasfiyesi aşamasında tarafların bir mutabakat yaptıkları ve mutabakat kapsamında dava konusu makinenin davacıya bırakıldığı HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. Davacının, 04.04.2016 tarihli faturayı aradan uzunca bir süre geçtikten sonra 17.05.2019 tarihli fatura ile iade etmesi ispat için yeterli değildir. Bilirkişi tarafından yapılan tespitte, tahrif edilmiş faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu ve faturadaki çiziklerin usulüne uygun şekilde imzalanarak düzeltilmediği anlaşıldığından, davacının iddialarına itibar edilemez. Bu kapsamda, faturanın iptali için açıldığı belirtilen İstanbul Anadolu 12.ATM'nin 2019/812 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmeden karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 30.11.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a05a7c4f426752f1","SID":"4c8b8553358dfcd1"}}