{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1883 <br>KARAR NO: 2023/2079<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/06/2022<br>NUMARASI: 2022/384 E. -  2022/616 K. \t<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Limited Şirketi'ne karşı Bakırköy 18.İş Mahkemesinin 2017/311  Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, o davada mahkemece müvekkiline ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, ... Limited Şirketi'nin ihyasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle, sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için resen terkin edilen şirketlerin ihyası  mahkemeden talep edilirken, son dönem Yargıtay İçtihadına göre, bu şirketlerin sermaye artırımları için belirlenmiş olan süre dolduğu için, ancak ek tasfiye amacıyla (ek tasfiye gerçekleştirildikten sonra kapatılmak üzere) ihya edilebilmelerinin mümkün olduğunu, Yargıtay’ca ihya kararı ile bu tip şirketlerin tekrar faaliyetlerine devam edemeyeceklerinin değerlendirildiğini,, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.”  hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirilebileceği ancak işbu davanın beş yıllık süre dolduktan sonra açılmış olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,  Ticaret Sicili Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirerek sonuca bağladığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını,  bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini savunmuştur.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Dava ; Sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. ...nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde; Şirketin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı  Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de,  yayımlanan \"Münfesih olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited  Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine ilişkin tebliğin  5.maddesi (1-b) bendi uyarınca sicil kaydının 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiği  anlaşılmıştır. Bakırköy 18 İş Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği mahkemelerinin 2017/311 Esas sayılı dosyalarının bir suretinin gönderildiği incelenmesinde;   davacı ... tarafından davalılar  ...TİC. LTD. ŞTİ. Aleyhine  belirterek sigortalı çalışma süresinin tespitini içeren dava açıldığı, açılan  davanın kabulü ile  davacı ... Avcının Davalı işverenlerden .... Tic. Ltd. Şti. Yanında, 01/03/2002 – 30/06/2002 tarihleri arasında, 120 gün, günlük brüt 7.400.000-ETL(7,40-TL) 01/02/2003 – 31/12/2013 tarihleri arasında, 330 gün, günlük brüt 10.200.000-ETL(10,20-TL) 01/01/2004 – 30/06/2004 tarihleri arasında, 180 gün, günlük brüt 14.100.000-ETL(14,10-TL) 01/07/2004 – 31/12/2004 tarihleri arasında, 180 gün, günlük brüt 14.805.000-ETL(14,81-TL) 01/01/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında, 360 gün, günlük brüt 16,29-TL 01/01/2006 – 30/06/2006 tarihleri arasında, 180 gün, günlük brüt 17,70-TL Davalı işverenlerden ... ve ... yanında;01/07/2006 – 31/12/2006 tarihleri arasında, 180 gün, günlük brüt 17,70-TL 01/01/2007 – 30/06/2007 tarihleri arasında, 180 gün, günlük brüt 18,75-TL 01/07/2007 – 17/07/2007 tarihleri arasında, 17 gün, günlük brüt 19,50-TL ücretle, 506 sayılı kanuna tabi olarak .... Tic. Ltd. Şti., ...  ve  ... yanında çalıştığının tespitine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.İhyası istenilen şirketin adresi itibariyle davaya bakmanın mahkememiz yetki alanında kaldığı ve mahkememizin kesin yetkili olduğu tespit olunmuştur.İhyası istenilen şirketin mahkememiz yetki sınırlarında  olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. TTK'  nın 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 7.maddesine göre 07/07/2014 tarihinde re'sen  terkin edildiği anlaşılmaktadır.Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile ...nde ... Sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK.nun 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye nedeniyle terkin olunan  ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin' tüzel kişiliğinin ek tasfiye kararı uyarınca  Bakırköy 18. İş Mahkemesi 2017/311Esas sayılı işlemler ile münhasır olmak üzere İHYASINA,  karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, ...nde  ... sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye nedeniyle terkin olunan ...Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ek tasfiye kararı uyarınca  Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2017/311 Esas sayılı işlemleri ile münhasır olmak üzere ihyasına, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihyası talep edilen şirketin terkin sebebi göz önüne alındığında (şirketin sermayesi asgari sermaye miktarının altında olduğundan) ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamış olmasının mevzuata aykırı oluğunu, dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olmakla birlikte anılan hüküm ve müvekkilinin  yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması hukuka ve mevzuata uygun olmakla  birlikte sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu blirterek, kararın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda şirkete tasfiye memuru atanmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili,   Bakırköy 8.İş Mahkemesinin 2017/311 Esas sayılı dava dosyasında  ... Ticaret Limited Şirketi'nin davalı olduğunu, dava devam ederken davalı bu şirketin sicilden terkin edilerek silinmiş olduğunu, mahkemenin 21.03.2022 tarihli ara kararı ile  terkin edilen şirketin ihya edilmesi için tarafına dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir  ... müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen  ... Limited Şirketi'nin  07.07.2014  tarihinde, TTK'nın Geçici 7.maddesi ve 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ hükümleri (5/1-b) uyarınca sicil kaydının resen silindiği,  şirketin son yetkilisinin aynı zamanda ortak... olduğu, diğer ortağın da ... olduğu  anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Somut olayda,  Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre  ihyası istenen ...Limited Şirketi'nin TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında resen terkinine karar verildiği ve 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmakta olup buna rağmen mahkemece, TTK'nın 547.maddesine göre ihya kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. TTK'nın Geçici 7maddesine bakıldığında ise  şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret  sicilindeki  kayıtlı  son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,  4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan  şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır. İhyası istenen şirketin 07.07.2014 tarihinde resen terkinine karar verilmiştir. TTK'nın Geçici 7.maddesindeki sebeplerle resen terkin edilen şirketin  ihyası davasında husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup  eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Ancak Geçici 7.maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirkete  ek tasfiye kapsamında işlemlerin yerine getirilmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekirken mahkemece tasfiye memuru atanmaması da doğru olmamıştır. Dairemizin önceki uygulamalarında tasfiye memuru atanmaması gerektiği belirtilmiş ise de  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  28.09.2021 tarihli ve  2017/11-3184  Esas,  2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay  11.Hukuk Dairesinin  bu yöndeki kararları sonrasında Dairemizce de görüş değiştirilmiş ve TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu nedenle somut olayda, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, ihyasına karar verilen  dava dışı şirkete  tasfiye memuru atanması yönünde Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, şirketin ihyası ile tasfiye memuru olarak ... atanmasına  dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.          \t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın  353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında  Dairemizce  yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;  1-Davanın kabulü ile ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydı resen terkin edilmiş olan  ...Limited Şirketi'nin sicil kaydının, Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2017/311 Esas  sayılı dosyasının görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Yukarıda belirtilen ek tasfiye işlemleri için, şirket ortağı Muzaffer Demirtaş'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,3-Karar kesinleştikten sonra  ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına,4-Davalı ... yasal hasım olduğundan ve ticaret sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin usulsüzlüğü davacı tarafından iddia edilmediğinden, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca, bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine,6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından karşılanan 738,00 TL başvuru harcı gideri ile 179,00 TL posta gideri olmak üzere, toplam 917,00 TL kanun yolu giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce, taraf vekillerine ve yeni atanan Tasfiye Memuru ... tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,   tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08f0bafebdcdcabe","SID":"406e41ec5ab4887a"}}