{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1922 <br>KARAR NO: 2023/2043<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05.06.2023<br>NUMARASI: 2022/720 E. - 2023/624 K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı  ... vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  davacı ile Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şti. arasında 09.04.2014 tarihinde kâra katılma sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme gereğince; davacının, bu şirkete 09.04.2014 tarihinde ödemiş olduğu 276.707,00 TL karşılığında, “... ili ... ilçesi, ... mah. ... ada ... parsel'de” kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaattan elde edilecek kârdan davacı hissesine düşen kârın, davacıya ödenmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin olarak davacı tarafından Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/385 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava süresince, şirketin tasfiye aşamasında olmasına, üstelik davanın da devam etmesine ve bahse konu davada davacı lehine karar çıkmasına rağmen ,Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin  dava devam ettiği sırada tasfiye edildiğini, bahse konu şirketten davacının alacağı bulunduğunu, ihyasını talep ettikleri şirketin muvazaalı işlemlerinin de tespit edildiğini  ve konuyla ilgili davacı tarafça davalar ikame edildiğini, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/564 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada mahkeme tarafından, şirketin ihyası için yetki belgesi verilmesi hakkında ara karar kurulmuş olduğunu beyanla; ...nün \"843131 sicilinde\" kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. (VKN:...)  unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında  özetle;  işlemin mevzuata ve hukuka uygun yapıldığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili savunmasında özetle; davalı ...'in, diğer ortağı ... ile birlikte ... Tic Ltd. Şti'ni kurduklarını, şirketin ... ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı gayrimenkulde bulunan arsa hissedarları ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davacının şirket müdürü olan arkadaşına, elinde bir miktar nakit, çek ve senet bulunduğunu, yapılacak inşaatta kar ortağı olarak katılmak istediğini söylediğini ve toplam 276.707,00 TL'lik müşteri çek ve senetlerini teslim ettiğini, bunların şirket kasasına girdiğini, şirketin inşaata devam ederken, inşaat maliyetlerinin yükseldiğini, satışların azaldığını, sektörde çoğu firmanın konkordato ilan ettiğini, iflas istediğini ve inşaatlarının yarım kaldığını, şirketin arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme gereği, bu zorlu şartlarda zamanında inşaatı bitirdiğini, tüm işlemlerden sonra 52.000,00 TL kâr elde edebildiğini, şirketin inşaatı bitirdiği için ortakların yüksek risklere rağmen kar marjının düşük olması nedeniyle bir daha inşaat yapılacak ekonomik şartların oluşmasını beklemektense, şirketin tasfiyesi yoluna gideceklerinden davacıya kendisinden alınan para ve kârdan hisse olarak toplam, o tarihteki değeri 400-450 bin TL  olan iki oda bir salon daire teklif ettiklerini, ancak davacının milyonlar istemiş olduğunu ve kar ortaklığından dolayı alacak davası açtığını, kendisine teklif edilen dairenin istenildiği zaman tapusunun verileceğinin belirtildiğini, davacının daha yüksek beklentiler içerisinde olduğundan teklifi kabul etmediğini, dava devam etmekte iken şirket ortaklarının genel kurul kararı alarak, tasfiye memuru görevine ...'i tayin ettiklerini, davalı ...'in davacıya teklif edilen daireyi emanet olarak kenara ayırarak mahkeme sonucunda verilecek karardan dolayı davacının zarar görmemesinin sağlanmak istendiğini, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının  karara çıktığını, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğunu, teklif edilen dairenin davalı ... tarafından davacıya verilmek üzere depo edildiğini, bu aşamadayken davacının, şirketin yapmış olduğu tüm satışlar için, arsa hissedarlarının yaptığı satışların bile iptali için davalar açmış olduğunu, davacının K.çekmece Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunarak, müvekkili hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçuyla şikayette bulunduğunu, tasfiye memuru olarak alacağın tahsiline engel olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle açılan soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, tasfiye memuru olan müvekkilinin görevini ihmal ve kötüye kullanma durumunun olmadığını, borçlu veya alacaklıların haklarını korumak üzere gerekli tüm tedbirleri aldığını, ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunmadığını, davanın  haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak   davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... davalı ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 16/12/2019 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, şirket aleyhine   Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/564 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil talepli açılan davanın mevcut olduğu, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine yargılamaya devam olunabilmesi için şirketin ihyası için davacıya süre verildiği, bu bağlamda davacı tarafından dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalı ...'den tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır...\" gerekçesiyle  davanın kabulü ile 6102 sayılı yasanın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şti.'nin, 547.maddesi gereğince  Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/564 Esas sayılı dosyasında 24/05/2022 tarihli celse ara kararına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan ... T.C kimlik nolu ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket yöneticisi ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirketle ilgili olarak yapılan tasfiye işlemlerini özetledikten sonra şirket tasfiye edilirken davacının tasfiye memuru olan müvekkili hakkında görevi suistimalden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olarak görevini tam olarak yasal şekilde yerine getirdiğini, savcılık tarafından olayın hukuki mahiyette bulunduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davacı tarafça sözleşmeye dayanarak gayrimenkul satın almaktan dolayı tapu iptali davalarını açtığını, açılan davada alınan yetkiye dayanılarak ihya davasının açıldığını, mahkeme tarafından deliller tam olarak değerlendirilmeden ihya kararı verildiğini,  talepte bulunanın tüm hakları teminat altına alınarak depo edildiğinden davacı için hukuki yararının bulunmadığını, bu konudaki beyanlarının dosyaya ibraz edildiğini, evvelce  Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/385 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinafta onandıktan sonra alacak aslı ve ferilerinin davacıya ödeneceğini, belgeler nazara alınmaksızın dosya üzerinden verilen kararın haksız ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek ,kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK 547 maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı Tasfiye Halinde  ... Ltd şirketinin 16.12.2019 tarihinde tasfiyesinin  sona ermesiyle birlikte ticaret sicildeki kaydının terkin edildiği, davacı tarafça terkin tarihinden önce, dava dışı ihya talep edilen  şirket hakkında 19.07.2019 tarihli tapu iptal ve tesci, tazminat davası açmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen dava dışı şirket hakkında açılmış bulunan ve derdest olan dava dosyasına rağmen şirketin tasfiye sonucu  sicilden terkin edilmesinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, ayrıca tasfiye memuru tarafından alacağı ilişkin bedelin depo edilmiş olduğu savunmasının sonuca etkisinin bulunup bulunmadığıdır. Dosya kapsamından, dava dışı şirketin davalı ...'in münferinden yetkilisi ve ayrıca tasfiye memuru olduğu, davacı tarafça dava dışı şirket hakkında Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/385 Esas, 2021/121 Karar sayılı dosyasında 19.07.2019 tarihinde tapu ve tescil ile tazminat istemli dava açıltığı, davanın 17.03.2021 tarihinde tazminat yönünden kabulüne karar verildiği, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edilmiş olduğu, davacı tarafça Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/564 Esas sayılı dosyasında  açılan dava nedeniyle şirketin ihyası için dava açmak üzere davacı tarafa 29.07.2022 tarihinde yetki belgesi verildiği, davacının davalı şirket yetkilisinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma iddiası ile Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu şikayeti sonucunda, 2022/68210 Soruşturma nolu dosyada 03.12.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı tarafın şikayetinde, şirketten alacağı olduğunu, şirketin tasfiye memuru olan şüphelinin alacağını ödemediğini, alacağının tahsiline  engel olduğunu iddia etmiş olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.Somut olayda, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan  davanın derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı  bulunduğu gibi yasada aranan ihya şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmasında ve anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan  davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak  atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında  usul ve yasaya  aykırılık görülmediğinden davalı ... vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.14.12.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36759bcf38e5aac3","SID":"484dfc2a6eafd203"}}