{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1592 <br>KARAR NO: 2023/1144<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/02/2020<br>NUMARASI: 2014/1589 Esas -  2020/119 Karar<br>DAVA: Asıl Dava (İtirazın İptali) - Karşı Dava (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar - karşı davacılar vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>ASIL DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili ile davalılar arasında yapılan 16/07/2012 tarihli protokol uyarınca müvekkilin davalı ... Tic.Ltd.Şti.deki hissesini diğer davalılara devredeceğini, davalılarında protokolde belirlenen 1.392.000,00 TL'yi müvekkiline öngörülen şekilde ödeyeceğini, protokolün 2.maddesi uyarınca tarafların hali hazırda icra takibine konu edilmiş alacakların tahsili halinde söz konusu tahsilatın aralarında eşit olarak dağıtılması hususunda mutabakata vardıklarını, protokol tarihinde icra takibine konu edilmiş olan alacaklardan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarına konu alacakların tahsil edildiğini, söz konusu icra dosyalarından tahsil edilen paralardan müvekkilinin payına düşen kısımların davalılar tarafından ödenmediğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine davalı borçlular tarafından haksız ve dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğinden takibin durduğunu ve tüm bu nedenlerle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>ASIL DAVA CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın açtığı dava gereğince müvekkilleri ... ve ... ile akdetmiş olduğu 16/07/2012 tarihli protokol gereğince talepte bulunduğundan davalı müvekkil şirket aleyhine dava ikame edemeyeceğini, davalı müvekkil ... Tic.Ltd.Şti.nin herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını ve protokolün tarafı olmadığını, davacı tarafın müvekkili ... Tic.Ltd.Şti.ndeki hissedarlığından kendi isteği ile ayrıldığını ve şirketteki alacağı olduğunu beyan ederek bu alacakların ödenmesi halinde hisselerini devrederek şirket ortaklığından çıkmak istediğini, davacının yıllarca ... Tic.Ltd.Şti.nin fiilen yönettiğini ve şirket hesaplarının davacının kontrolü altında bulunduğunu, 16/07/2012 tarihli protokol gereğince davacının müvekkil şirketten 1.392.000,00 TL tutarındaki alacağının tamamının eksiksiz bir biçimde ödendiğini ve 19/12/2012 tarihli ibra protokolü ile bu durumun sabit olduğunu, davacının müvekkilerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından tahsilat yapılmadığını, yapılmış bir tahsilat varsa da protokol gereğince tahsilatların paylaştırılması yükümlülüğünü üstlenmiş olan Av. ...'den talep etmesi gerektiğini ayrıca söz konusu icra dosyalarından yapılacak olan tahsilatlara ilişkin olarak protokole dayanarak herhangi bir bedel talep edemeyeceğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KARŞI DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı/karşı davacının müvekkil şirketteki hisselerini devrederken ... İnşaat ve ... işleri bakımından yapmış olduğu maliyet analizleri gereğince çok yüksek kâr edileceğini bildirdiğini, kâr edilecek tutarlardan kendi payına tekabül edecek tutarların tarafına ödenmesini istediğini, kendi çıkarlarına hizmet edecek bir protokol oluşturulması için müvekkillerine kasden hatalı bir kanı uyandırarak müvekkillerini aldattığını, ...  ve ... işlerine ilişkin maliyet analizleri ve kâr miktarlarını kontrol edildiğinde davalı/karşı davacının yanıltıcı maliyet analizleri yaparak hissesine düşen kâr patını arttırdığını, davalının kendi hissesine düşen bedellerden kat kat kasden ve kötü niyetli olarak fazlasını müvekkillerinden aldığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığında bu durumun netlik kazanacağını, müvekkillerinin davalı/kaşrı davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle müvekkillerinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına herhangi bir borcu olmadığının tespitine, davalı/karşı davacının %20'de aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı/karşı davacıdan tahsili ile müvekkilleri ... ve ... ödenmesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>KARŞI DAVA CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Söz konusu icra takiplerinin  alacaklı kısmında davalılardan ... Tic.Ltd.Şti. yer aldığını, dolayısıyla alacaklarının icra takiplerinden tahsil edilen ancak müvekkile ödenmeyen tutarlara dayalı olduğu göz önüne alınarak davalı şirketin de sorumluluğu olduğu hususu gözardı edilemeyeceğini, ayrıca gerek ihtarname aşamasında gerekse de icra takibi aşamasında ... hakkında yapılan hiçbir işleme itiraz etmeyen davalıların bu aşamadaki itirazı tamamen kötü niyetli olduğunu, asıl davada taleplerinin icra dosyalarından yapılan tahsilatların eşit olarak dağıtılmasını talep ettiklerini ve ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlattıklarını, karşı tarafın icra dosyalarından tahsilat yapılmamaıştır iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, Müvekkili ...’in ... işlerinde davalıları yanılttığı şeklinde ki davalılar/karşı davacıların beyanlarını kabul etmediklerini, davalılar/karşı davacıların tüm iddiaları tamamen müvekkilin alacağını almasını güçleştirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalılar/karşı davacıların menfi tespit isteminin reddine, davalılar/karşı davacıların karşı davasının reddine, davalıların (borçluların) İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalıların (borçluların) yapmış olduğu haksız itiraz sebebiyle icra takip miktarının % 20’sindan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar/karşı davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporları ve tüm asıl ve karşı dava kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 16/07/2012 tarihli protokol düzenlendiği, buna göre davacının hisse devrine ilişkin anlaşma yapıldığı, anlaşma gereği hali hazırda icra takibine konu edilmiş alacakların ileriki dönemlerde tahsil edilmesi halinde yapılacak tahsilatın eşit olarak dağıtılacağı konusunda anlaştıkları, 23/12/2019 tarihli bilirkişi raporuyla davacı tarafın bu madde gereği talep edebileceği miktarın 56.837,00 TL olarak bulunduğu anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı dava yönünden yapılan yargılamada; taraflar arasındaki protokolün 5 nci maddesi gereğince tarafların, protokol tarihine kadar şirketle ilgili yapılmış olan tüm işlemlerden ve hesaplardan ötürü birbirlerini ayrı ayrı gayrikabili rücu ibra ettiklerinden ve karşı davada da yanlış hesaplama yapıldığından bahisle talepte bulunulduğundan karşı davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar - karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar - karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... şirketindeki hissedarlığından kendi isteği ile ayrılmaya karar verdiğini, şirketten alacakları olduğunu beyan ederek bu alacaklarının ödenmesi halinde hisselerini devrederek şirket ortaklığından çıkmak istediğini müvekkillerine bildirdiğini, davacının yıllarca ... şirketini imza yetkilisine ortak sıfatı ile fiilen yönettiğini, bu dönemde şirketin hesaplarının davacının kontrolü altında bulunduğunu, davacının şirketten ayrılma isteği gereğince karından doğan alacakları olduğunu müvekkillerine bildirdiğini, bunların kendisine ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafın müvekkillerini aldatarak fazla tahsil yapmış olduğundan kendilerince karşı davanın açıldığını, beraber yerel mahkeme tarafından karşı dava bakımından hiçbir inceleme yapılmamış olduğunu, tarafların birbirlerini ibra ettiklerinden bahisle karşı davanın reddine karar verildiğini, davacının şirketteki hisselerini müvekkillerine devrederken ... ve ... işleri bakımından yapmış olduğu maliyet analizleri gereğince çok yüksek kar edileceğini bildirdiğini, kar edilecek tutarlardan kendi payına tekabül edecek tutarların tarafına ödenmesini talep ettiğini, davacının kendi çıkarlarına hizmet edecek bir protokol oluşturulması için müvekkillerinde kasten hatalı bir kanı uyandırdığını, müvekkillerini aldattığını, davacının şirketteki hisselerini müvekkillerine devrederken ... ve ...  işleri nedeniyle yanıltıcı maliyet analizleri yaparak hissesine düşen kar payını artırdığının açık olduğunu, hesaplamaların net olmadığını, uzman bilirkişiler tarafından yapılacak olan hesaplamalar gereğince netlik kazanması gerektiğini, işbu durumun her duruşmada kendilerince beyan edilmesine rağmen talepleri karşısında uzman bilirkişiden rapor alınmadığını, asıl dava bakımından davacı tarafın açmış olduğu dava gereğince davalı müvekkilleri ... ve ... ile akdetmiş olduğu 16/07/2012 tarihli protokol gereğince taleplerde bulunduğunu, protokolün davacı ve davalılardan ... ve ... arasında akdedilmiş olduğu açık bir şekilde ortada olduğunu, protokol kapsamında davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir taahhüdünün yer almadığının açık olduğunu, tarafı olmadığı bir protokolün hükümlerine dayanılarak müvekkili şirket ... Tic. Ltd aleyhine dava açılamayacağını, bu nedenle müvekkillerinden ...Tic. Ltd. bakımından husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından işbu hususa ilişkin hiçbir karar verilmediğini, davacı tarafın müvekkillerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, delilleri arasında yer alan yer alan ve davacının kendi el yazısı ile yapmış olduğu hesaplama gereğince davacının söz konusu icra dosyalarından yapılacak olan tahsilatlara ilişkin olarak herhangi bir bedel talep edemeyeceğinin ortada olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, ... Tic. Ltd. bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesini, davacı - karşı davalının davasının reddine karar verilmesini, karşı davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı - karşı davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı - karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı - karşı davacılar tarafından bir takım haksız ve mesnetsiz iddialar ile haksız iddialarını haklı gösterme çabası içerisine girdiklerini, bu iddiaların hiçbirinin kabulünün mümkün olmadığını, ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan iddiaları ileri süren davalılar - karşı davacıların açıkça müvekkiline hakaret ettiğini, tarafların tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiğini, karşılıklı olarak hesaplamaların yapıldığını, en nihayetinde varılan uzlaşma doğrultusunda protokolün akdedildiğini, karşı tarafın iddialarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, dürüstlük kuralı gereğince herkesin verdiği sözde durması ve özellikle bir hukuki işlem ya da bir sözleşmede üstlendiği yükümlülüklerine uygun davranması ve onları yerine getirmesi gerektiğini, bu prensibe ahde vefa prensibi dendiğini, protokol ile yükümlendiği edimi gereği gibi yerine getirmeyen karşı tarafın müvekkilinin yasal haklarını talebi karşısında haksız ve mesnetsiz iddiaları ileri sürmek suretiyle ödeme yapma yükümlülüğünden kurtulmak için işbu davayı açtıklarını, bir tacirin ticari işlerinde tecrübe ve bilgi sahibi olduğunun asıl olduğunu, tarafların protokol tarihine kadar şirket ile ilgili yapılmış olan tüm işlemlerden ve hesaplardan ötürü birbirlerini gayrikabili rücu ibra ettiklerini, sonrasında yanlış hesap iddiası ile talepte bulunmanın hukuken mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde karşı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. \t<br>GEREKÇE :Asıl dava; davacı ile davalılardan ... ve ... arasında davalı ... Tic. Ltd. Şti.' nin hisse devri konusunda yapılan 16/07/2012 tarihli protokolün 2. maddesi gereği devir sonrası icra takiplerinden tahsil edilen bedelin davacıya ödenmesi gereken miktarı için başlatılan İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise;  karşı davacıların  İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve davalının davacıları yanıltarak 16/07/2012 tarihli protokolde çok yüksek bedel aldığından bahisle 10.000,00 TL tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar - karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Eldeki itirazın iptali davasına konu olan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının, davalı borçlular hakkında Çamyeri Noterliğinin  15/07/2013  tarih ve ...  yevmiye nolu ihtarnamesi ve ... Ltd. Şti.'nin hisse devir sebebiyle taraflar arasında yapılan protokol  gereği ödenmesi gereken alacak miktarı açıklamasıyla 12/08/2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davası açıldığı  görülmektedir. Karşı dava  yönünden yapılan değerlendirmede: davalı karşı davacıların protokol yapılırken davacının şirketin yapmakta olduğu  işten çok kar edeceği yönünde maliyet analizleri yaparak şirket hisselerini yüksek bedelle kendilerine sattığı gerekçesiyle tazminat isteminde bulunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Davalı karşı davacıların  iddiasını ispata yarar bir delili bulunmadığı, iddialarına dayanak yaptıkları ... işlerinden davacının söylediğinden daha az kazanç elde ettikleri yönünde bir delil de elde edilmemiştir. Karşı davacının  iddiası TBK 36. maddesi anlamında aldatma olarak nitelendirilemeyeceği gibi TBK 30 ve devamı maddelerinde düzenlenen yanılma olarak da nitelendirilemez. Bahsi geçen ve hile olduğu savunulan vaad her ticari ilişkide beyan edilebilecek hususlardır. Bu sözlerin hileye sebebiyet vermesi mümkün değildir.Ayrıca protokolün 5. Maddesi ile  \" Taraflar, protokol tarihine kadar şirketle ilgili yapılmış olan tüm işlemlerden ve hesaplardan ötürü birbirlerini ayrı ayrı gayrikabili rücu ibra etmişlerdir\" düzenlemesi karşısında ilk derece mahkemesince bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesinde  isabetsizlik yoktur. Taraflar arasında itirazın iptali davası açılmış ve derdest olmakla davalı/karşı davacılar tarafından menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu talep yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.  (Emsal Yargıtay 19 HD. 2012/12856 e. 2012/18938 K. Sayılı ilamı) Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede: davacı tarafın takibine dayanak yaptığı 16/07/2012 tarihli protokol incelendiğinde: tarafların davacı ... ile diğer taraftan davalılar  ... ve ... arasında davalı .... Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devrinin konu edildiği, protokolün 2. Maddesinde \" Taraflar halihazırda icra takibine konu edilmiş alacakların ileriki  dönemlerde tahsil edilmesi halinde yapılacak tahsilattın eşit olarak Av.... tarafından dağıtılması hususunda mutabıktırlar.\" düzenlemesini içermektedir. Sözleşmenin 3. Maddesi ile ...'in şirket borçlarından sorumlu olmayacağı hususu düzenleme altına alınmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesi ile \" Taraflar, protokol tarihine kadar şirketle ilgili yapılmış olan tüm işlemlerden ve hesaplardan ötürü birbirlerini ayrı ayrı gayrikabili rücu ibra etmişlerdir\" düzenlemesinin bulunduğu görülmektedir. Davacı ve davalı gerçek kişiler arasında düzenlenen bu sözleşmede hisse devir bedeline ek olarak davacıya ileride yapılacak tahsilatların 1/3 oranında ödeme taahhüdünde bulunulmuştur. Davalı taraf icra takiplerinden tahsilatın olmadığı, davacının hak ettiğinden fazla para aldığını savunmuş ise de dosya arasına getirtilen icra dosyalarından bahsi geçen protokol kapsamında 170.511,00 TL nin tahsil edildiği, bu miktarın 1/3 olan 56.837,00 TL sinin davacıya protokol gereği ödenmesi gerektiği, 20/12/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile sabit olduğundan davalı-karşı davacıların bu yöne ilişen istinaf talepleri yerinde değildir. Davalı karşı davacı ....Tic.Ltd. Şti.' nin hisse devir sözleşmesinde taraf olmadığı, davacıya karşı bir yükümlülüğü bulunmadığı, davacı talepleri yönünden husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalının icra dosyasından elde edilen bedellerin ödenmesi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de isabetli olmamıştır.    HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı-birleşen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı-karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Asıl dava yönünden:  1-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen KABULÜ İLE;  bu davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın  56.837,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin Reddine, 3-Hükmolunan 56.837,00 TL'nin %20'si oranında 11.367,4‬0 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'den alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, 4-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 3.882,54-TL karar ve ilam harcının davacı/karşı davalı tarafından peşin yatırılan 1.222,75-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.659,79-TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.222,75-TL peşin harç ve 25,20 başvuru harcının davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,6-Asıl davada davacı tarafından yapılan 900,00-TL bilirkişi ücreti ve 142,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.042,00-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 827,15-TL'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına,7-Asıl davada davalılar/karşı davacılar tarafından yapılan 2.000,00-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 412,37-TL'sinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalılar/karşı davacılara verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalılar/karşı davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.188,81-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, 9-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 7/2 maddesi gereği takdir olunan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, 10-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 3.400,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine, 11-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,Karşı dava yönünden: 1-Davalı Karşı davacıların menfi tespit istemlerinin 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesi gereği Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,  2-Davalı Karşı davacıların Tazminat taleplerinin REDDİNE, 3-Karşı dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 269,85 TL karar ve ilam harcının davalı/karşı davacılar tarafından peşin yatırılan 170,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,37 TL harcın davalı/ karşı davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Karşı davada davacılar/karşı davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Karşı dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı/karşı davacılardan alınarak davacı /karşı davalı ...'e verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde  kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,7-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları, a-Davalı karşı davacı  vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalılar karışı davacı  tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ve posta/ tebligat gideri 39,70 TL toplamda 188,3‬0 TL yargılama masrafının davacı/karşı davalıdan alınarak davalı /karşı davacılara verilmesine verilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3cbf11db62a0b38","SID":"27a96cf7cdc5730a"}}