{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/300 - Karar No:2023/1293<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/300 <br>KARAR NO\t: 2023/1293<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/725 E-2022/19 K<br><br>DAVACI <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/01/2014<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; <br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 17/08/2013 ve 23/01/2014 tarihlerinde iki ayrı sözleşme yapılarak, ... parselde kain 51 adet konutun dış kaba sıva - dış cephe ve bodrum mantolama işi ile bodrum fayans işlerinin yapımı için taşeron sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını gereği gibi yerine getirmemesi, işlerin bazılarını eksik bırakması ve bazı işleri ise ayıplı imal etmesi nedenleri ile davalıya Ankara 24. Noterliği'nin 10/07/2014 tarih ve 17425 nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/200 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte noksan ve ayıplı işler tutarının 119.414,00 TL olarak belirlendiğini, ancak bu rapora taraflarınca itiraz edildiğini, işbu tespit raporunda davalının gerçekleştirdiği işin bedelinin 494.724,04 TL olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemenin 535.000,00 TL olduğunu, sonuç olarak, davalıya fazladan ödenen 40.275,00 TL'nin icra takibi ile talep zorunluluğu doğduğunu, 17/08/2013 tarihli sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, 05/11/2013 tarihinde işin bitirileceğinin; bu süreye kadar iş bitmez ise gecikilen her gün için 400,00 TL gecikme cezası tahsil edileceğinin, 23/01/2014 tarihli sözleşmenin 7. maddesi uyarınca da, 20/02/2014 tarihinde işin bitirileceğinin; bu süreye kadar iş bitmez ise gecikilen her gün için 100,00 TL gecikme cezası tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, bu kalemdeki alacağın şimdilik 343.300,00 TL olduğunu ve belirtilen alacak kalemlerine ait 108.125,00 TL işlemiş faizin bulunduğunu belirterek; borçlunun itirazının iptalini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari temerrüt faizi tatbik edilmesini, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 2 ayrı taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin edimlerini tamamladığı gibi davacı kooperatiften yaptığı işler bakımından alacaklı olduğunu, eksik ve ayıplı işler için yasal süre içinde ayıp ihbarı yapılmadığını,  yoklukta tek taraflı Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan keşfi ve alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bu raporda müvekkili sözleşmelerinde bulunmayan seramik süpürgelerinin yapılması işi; kapalı garaj iç mekanlarının yapılması  işinin de değerlendirildiğini, teras su yalıtımının su testi yapılarak teslim edildiğini, balkon küpeştelerinin temizlenmesinin sözleşmede yer almadığını, cephe boyaması ve diğer hususlarda davacıların kusur ve sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili şirket işlerini tamamladıktan sonra davacıların inşaat imalatlarına devam etmeleri sonucunda müvekkili şirketin yaptığı imalat ve boyaları kısmen bozmuş ve yıpratmış olduklarını, müvekkili şirket imalatları toplamının 575.730,81 TL, ödeme miktarının 535.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin eksik ödeme nedeniyle davacıdan 45.000,00 TL alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davacı sözleşmede kararlaştırılan şartlara göre ödemeyi yerine getirmediği halde işi tamamladığını, herhangi bir gecikmesi olmadığını, davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın imalatları teslim aldığını, davacı kooperatif üyelerinin 3 seneye yakın zamandır oturmakta olduklarını, kooperatifin geçici ve kesin iskan belgelerinin, üyelerinin elektrik ve su aboneliklerinin bağlanma tarihleri tespit edildiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, kendisine süre de verilmediğini, bu hukuki sebeplerle cezai şart ve işlemiş faiz talep edilemeyeceğini belirterek; davanın reddini, lehlerine kötüniyet tazminatı takdirini savunmuştur. <br>\tMahkemece; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalı.... Şti. ile davacı ... arasında, davaya konu teşkil eden iki adet sözleşme akdolunduğu, bilirkişi heyetlerince itibar olunan ve mahkemece de dosya kapsamı ile kabul edilen tespit inşaatçı bilirkişi raporu ışığında davalının yükleniminde olduğu halde eksik bırakılan ya da kusurlu yapılan imalatlar için belirlenen bedellerin o tarihlerdeki piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, bina dışına iskele kurularak önceden gelen hataların giderilmesi ve bir kat dış cephe boyanması/ tespit bilirkişisince belirlendiği üzere kapalı otopark duvar ve tavanlarının boyanması/ özensiz çalışmanın sonucu olarak boya damlatılan balkon küpeştelerinin temizlenmesi/teras yalıtımının yapılıp merdiven kovasının boyanması işlerinin yapılması gerektiği, eksik iş bedellerinin 119.414,00 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği dosyada bulunan deliller ve bilirkişi tespitlerine göre, seramik ve fayans işleri ile ilgili olarak, sözleşmesi uyarınca, işin gerekli malzemesi işveren tarafından temin edilen ve işin sadece işçiliği taşeron tarafından yapılan birim fiyat teklifli bir iş olup, işin kontrolü işveren mühendisi tarafından yapılacağının, mühendisten onay alınmadan işe başlanılmayacağının ve mühendisin işi kabul etmesi şartının getirildiği, ancak yapılan işin işveren mühendisi tarafından kabul edildiğini gösteren bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerde işlerin teslim tarihinin 05/11/2013 ve 20/02/2014 tarihleri olduğu, bu teslim tarihlerinde davacı tarafından davalıya hiçbir uyarıda bulunulmadığı, işlerin tesliminin istenmediği, işin teslimine ilişkin sözleşmelerde “Yapılan işlerin kontrolü önce taşeron tarafından yapılarak şantiye yetkilisine tutanak altına alınarak teslim edilecektir.” hükmü ile tutanak düzenleneceği kararlaştırılsa da gerek 2013 tarihli sözleşme ile yapılan işlerin gerekse de 2014 tarihli sözleşme ile yapılan işlerin tesliminde tarafların bu şekle uymayarak zımnen bu hükmü bertaraf ettiği, zira sözleşmede kararlaştırılan işlere ilişkin dosyada geçici kabul tutanağı, kesin kabul tutanağı bulunmadığı, davacı tarafından, Ankara 20. Noterliği’nden 10 Temmuz 2014 gün ve 17425 yevmiye sayı ile keşide edilen ihtarname yoluyla davalının işini eksik bıraktığı ve sözleşmeye uygun bitirmesi gerektiği, aksi halde hukuki yollara başvuracağının ihtar edildiği, bağımsız bölümlerin kullanılmaya başlanması maliklerin tasarrufunda olmakla beraber ilk su aboneliği tarihinin 10/06/2014 tarihi olduğu, bu anlamda bağımsız bölümlerin fiili teslim tarihinin bu tarih olduğu kabul edilerek, yapılan işlerin hiçbir çekince ileri sürülmeksizin teslim alındığı görülmekte olup davacının ceza koşulunu talep hakkı bulunmadığı kanaatine varıldığı, (Yargıtay 15. HD, E. 2012/5483, K. 2013/4240, T. 27.6.2013). Diğer yandan fiili teslim tarihinin ihtarnameden sonraki bir tarih olduğu kabul edilse dahi, davacının sözleşmelerde kararlaştırıldığı şekilde zamanında teslim edilmeme halinde cezanın yapılacak ödemelerden kesileceği hükmünü de uygulamadığı ve ceza kesintisini yapmaksızın yapılan işin bedelini davalı yana ödediği, bu hususun davacının işi teslim almasında hiçbir çekince sunmadığını ayrıca desteklediği, (Yargıtay 15.HD, E.2020/2512, K.2021/1196, T.25.03.2021) diğer yandan davacının 2013 tarihli sözleşme sonrasında davalı yan ile 2014 tarihli sözleşmeyi akdederek 2013 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde yer alan cezadan zımnen vazgeçtiğinin görüldüğü, dosyada bulunan deliller, bilirkişilerce açıklanan oluş ve mahkemece de itibar olunan yukarıda açıklanan kabul doğrultusunda davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı, faize ilişkin talebinin, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden yerinde bulunmadığı, bu nedenle davanın kısmen kabulü gerektiği, alacak eser sözleşmesine ilişkin olduğundan ve taleplerin bilirkişi tarafından inceleme ve hesaplama yapmayı gerektirdiği anlaşılmakla alacak likit kabul edilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, yine davalının davacının kötüniyetini kanıtlayamadığı anlaşılmakla kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne; davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2015/23182 esas sayılı dosyada, takibe yaptığı itirazın119.414,00 TL eksik iş ayıplı iş bedeli ile 35.328,72 TL fazla ödeme toplamı 154.742,72 TL'ye yönelik iptaline, takibin bu değer üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren takip şartları ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin (fazla ödemenin fazlaya ilişkin kısmı ile gecikme cezası talepleri yönünden) reddine, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda gecikme cezasının talep edilme koşuluyla ilgili ileri sürülen görüşlerin hukuka aykırı olduğunu, taraflarca sözleşmelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıkça belirlendiğini, ayrıca bu tarihlerde işin teslim edilmemesi halinde gecikme cezası alınacağının da kararlaştırıldığını, ayrıca davalının haber vermeden şantiyeyi terk ettiğini, müvekkilinin hemen icra takibi başlattığını, tespit yaptırdığını ve dava açtığını, yani örtülü de olsa bir kabul işlemi bulunmadığını, davalının işi müvekkiline teslim etmediğini, davalının teslimi yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, dosyaya bu konuda yazılı belge sunulmadığını, elektrik ve su aboneliklerine göre teslim olgusunun ispatlanmaya çalışılmış olup, bu hususun da hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle gecikme cezası yönünden taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gecikmeden kaynaklı tazminatın dava tarihine kadar hesaplanması gerektiğini,\tbilirkişi raporundaki, davalı tarafından yapılan imalat tutarı ile ilgili tespitlerin hatalı olduğunu, davalının imalatlarındaki eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelinin ise 119.414,00 TL olarak hesaplandığını, Mahkemece yapılan işlemler ve hesaplamalar eksik ve hatalı olup yeniden inceleme yapılması gerektiğini, yine müvekkilince yapılan ödemelerin de eksik hesaplandığını, yapılan ödemelerle ilgili yeniden hesap yapılması gerektiğini, icra inkâr tazminatı yönünden taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin olması ve buna itiraz edilmesinin yeterli olduğunu, icra takibinde faiz talebinde de bulunulduğunu, ancak mahkemece faizle ilgili hiçbir inceleme yapılmadığını, Mahkeme hükmünün bu nedenle de hukuka aykırı olduğunu belirterek; Mahkeme kararının talepleri doğrultusunda (kısmi istinaf, davada kabul edilmeyen taleplerle ilgili) bozularak kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini, bu yönde kanaat oluşmaması halinde ise hüküm mahkemesi kararının talepleri doğrultusunda bozularak bozma doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın hüküm mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; gerekçeli kararda; eksik ve ayıplı iş bedelinin, 28/12/2021 tarihli ve hatalı bilirkişi raporunda tespit edilen 119.419,00 TL olarak kabul edildiğini, işbu raporda her ne kadar imalat bedeli 415.465,00 TL;  eksik ve ayıplı iş bedeli 119.419,00 TL olarak tespit edilmiş ise de bu rakamların dosyada daha evvel alınan birden çok bilirkişi raporuna ve daha evvel yapılan tespitlere aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, her ne kadar yerinde keşif yapılmış ise de yapılan imalatların ölçümlerinin bizzat yapılmadığını, tüm binanın da gezilmediğini, hüküm kurulurken dayanılan raporda hangi işlerin ayıplı olduğunun tek tek gösterilmediğini, davacı kooperatifin tacir olup, Türk Ticaret Kanunu'nun 24. maddesindeki hususlar uyarınca muayene ve ihbar külfetini yasal süresi içerisinde yerine getirmediğinden, müvekkilinden ayıplı iş bedelini talep edemeyeceğini, yine iddia olunan cephe boyaması ve diğer hususlarda davacının kusur ve sorumluluğu olduğunu, müvekkili şirket işlerini tamamladıktan sonra davacının inşaat imalatlarına devam ettiğini, bu devam eden imalatların müvekkili şirketin yaptığı imalat ve boyaları kısmen bozduğunu ve yıprattığını, hataların davacının devam ettiği işler ve şantiye kusurları nedeniyle meydana geldiğini, bu vakıanın tanık ifadeleri ile kesinleştiğini, kusurların şantiyede yapılan diğer imalatlardan kaynaklandığı ve teslimden sonra kullanımdan kaynaklandığı hususunun da değerlendirilmediğini, yine her ne kadar işin eksik olduğu kabul edilerek eksik iş bedeli tayin edilmiş ise de hangi işlerin eksik olduğunun açıklanmadığını, müvekkili şirket ile davacı kooperatif arasında 2 ayrı taşeronluk sözleşmesi imzalanmış olup müvekkili şirketin edimlerini tamamladığı gibi davacı kooperatiften yaptığı işler bakımından alacaklı olduğunu, yapılan toplam imalat bedelinin 575.730,81 TL olup ödeme miktarının 535.000,00 TL olduğunu, davacı kooperatifin sözleşme kapsamında verdiği 45.000,00 TL bedelli çekin ödenmemiş olup, bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, müvekkili şirketin bu nedenle 45.000,00 TL alacaklı olduğunu, karşılıklı yükümlülükler yükleyen sözleşmelerde bir taraf kendi üzerine düşen ifayı yerine getirmeden karşılık ifayı talep edemeyeceğini, müvekkilinin, yapılan sözleşmeler sonucunda üzerine düşen edimleri zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, karşı yanca iddia edilen ayıp hakkında ise bir ihbar yapılmadığını, ihtirazi kayıt dahi koyulmadan işlerin teslim alındığını, yine karara dayanak alınan 16/07/2020 tarihli raporda eksik iş olarak gösterilen; seramik süpürgelerinin yapılması işinin, kapalı garaj iç mekanlarının yapılması işinin ve balkon küpeştelerinin temizlenmesi işinin sözleşmede olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, sözleşmede yer almayan işlerin eksik iş olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, teras su yalıtımı su testi yapılarak teslim edildiği halde bilirkişilerce test yapmaksızın kanaate ulaşıldığını, bu hususun da kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin eksik ve ayıplı iş yaptığını kabul etmediklerini belirterek; mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen 17/08/2013 tarihli dış kaba sıva, dış cephe mantolama, bodrum tavanları mantolama işlerine ilişkin sözleşme ve 23/01/2014 tarihli fayans işleri işçiliğine ilişkin sözleşme nitelikleri itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir<br>\tDavacı  iş sahibi iş bu sözleşmeler kapsamında fazla ödeme, eksik ve ayıplı imalat bedeli ve gecikme cezasının tahsili için Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/23182 Esas sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu ilamsız icra takibine davalı yüklenici tarafından yapılan itirazın iptalinin ve icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiş, davalı yüklenici yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddini ve kötüniyet tazminatı takdirini savunmuştur. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında düzenlenen 17/08/2013 tarihli sözleşmenin 8. maddesi, 23/01/20214 tarihli sözleşmenin 9. maddesi ile, yapılacak imalatların konutların teslim tarihinden itibaren kullanılan malzeme ve işçilik yönünden 5 yıl taşeron garantisinde olduğu kabul edilmiş olup, eksik işler yönünden kontrol ve ayıplı işler yönünden ise ihbar yükümlülüğün bulunmamasına, sözleşmelerde kararlaştırılan cezaların 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2 maddesi kapsamında ifaya ekli ceza olup, teslimde ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi halinde talepte bulunulmayacağının tabi bulunmasına, seramik süpürgeliklerle ilgili 16/07/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve garaj boyası ile ilgili tespit bilirkişi raporundaki tespitlere göre bu imalatların davalı yüklenicinin yapması gereken imalatlardan olmasına, davalı tarafça 535.000,00 TL ödeme yapıldığının kabul edilmiş olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacının istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının peşin alınan 80,70 TL'den mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-Davalının istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.570,48 TL istinaf karar harcının peşin alınan 2.645,00 TL'den mahsubu ile bakiye 7.925,48‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t \t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br> <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"177e3df7adcc8152","SID":"9c1c0c28195a3fb2"}}