{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1604 <br>KARAR NO: 2023/1176<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2019<br>NUMARASI: 2018/749 Esas - 2019/1159  Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu edilen senet alacaklısı görünen ... San. Tic. Ltd. Şti'nin ... tarafından kurulduğunu,  04/02/2014 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul kararı ile Anonim Şirkete dönüştüğünü ve ... başkanlığına seçildiğini, 08/10/2015 tarih ve 8921 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul kararı gereğince ...nin tek ortaklı hale geldiğini ve ...  02/09/2015 tarihinden itibaren davalı şirketin tek sahibi olduğunu, dava konusu senet borçlusu görünen ... Tic. A.Ş'nin müvekkilleri tarafından 2004 yılında adi ortaklık olarak kurulduğunu, 2006 yılında ... Limited Şirketi olarak 11/09/2015 tarihine kadar faaliyetine devam ettiğini,  davalı şirketin tek sahibi olan ...  müvekkillerinin ... Tic. Ltd. Şti'ne ortak olmak istediğini ve şirketin Anonim Şirkete dönüştürülmesini talep ettiğini, müvekkillerinin ... teklifini kabul ettiklerini, şirketlerini Anonim Şirkete çevirdiklerini ve hisselerinin % 80'ini Anonim Şirket Hisse Devri Protokolü ve Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmeleri ile ...  900.000 TL bedelle devrettiklerini ve karşılığında 31/01/2016 vade 300.000 TL bedelli, 28/02/2016 tarihli 300.000 TL bedelli ve 31/03/2016 tarihli 300.000 TL bedelli üç adet senet aldıklarını, hisse devrinden sonra müvekkillerinin temsil yetkisinin sona erdiğini, ... Tic. A.Ş'ni temsile  ... münferiden yetkili kılındığını, akabinde ise ...  senet bedellerini ihtarnameye rağmen müvekkillerine ödemediğinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilk senedi takibe koyduğunu, bu takibe yapılan itiraz ederek borcunu ödemekten kurtulmaya çalışması üzerine diğer senetlerin de İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takibe koyduğunu,  icra dosyalarına yapılan itirazlar neticesinde icra hukuk mahkemelerince itirazların ret edilerek % 20 tazminat ödenmesine karar verildiğini, dosyaların Yargıtay ve İstinaf aşamasında olduklarını,  ... bunun üzerine müvekkillerinin Ege Bölge Bayiliği yaptığı sırada sahibi bulundukları ... Tic. Ltd. Şti adına .... Tic. Ltd. Şti lehine düzenleyip teminat olarak verdiği her iki şirketin sahibi de  ... haline geldiği için iade alma gereği duymadıkları 25/12/2013 tarihli 250.000 TL bedelli keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti olan müvekkillerinin kefalet bölümünde TC numaralırın yazarak kefil oldukları senedin üzerine 25/12/2014 vade tarihi atarak müvekkilleri aleyhine takibe koyduğunu, yaptıkları itiraz üzerine İstanbul 2 İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/978 E - 1057 K. sayılı ilamıyla takibi iptal ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1697 E- 1577 K. sayılı ilamıyla usuli gerekçeler göstererek yerel mahkemenin kararını kaldırdığını, müvekkillerinin bu senetten dolayı alacaklı görünen şirkete borçlu olmadığını, takip konusu edilen senedin veriliş sebebinin para veya mal olmadığını, senedin teminat karşılığı verildiğini, kambiyo vasfında olmadığını, senet keşidecisi hakkında takip başlatılmaksızın senedin kefilleri hakkında takip yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, takip konusu senedin geçerli para birimi ile düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki menfi tespit davasına konu edilen senede ilişkin olarak davacı tarafından daha önce de İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/978 Esas sayılı dosyasından bire bir aynı taleplerle dava ikame edildiğini, İşbu dava dosyasından 21/11/2017 tarihinde verilen kararın istinaf incelemesi sonucu bozularak yerel mahkemeye geri gönderildiğini,  derdestlik itirazından dolayı ikinci açılan davanın reddinin gerektiğini, davaya konu edilen icra takibinin kambiyo senedine dayalı olarak yapıldığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında sıkça belirtildiği üzere senet üzerinde teminat yazılmasının tek başına kıymetli evrakı teminat senedi yapmaya yetmediğini, senedin teminat senedi olduğunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, senedin kambiyo senedi fonksiyonuna haiz olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, miktar itibariyle de davacı tarafın davasını tanık ile ispat etmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \".. MK 6.maddesi gereğince bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu, borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Somut olayda olduğu üzere borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme ile düştüğünü, bedelsiz kaldığını ileri sürüyorsa ispat yükü doğal olarak davacı borçluya düşer. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Somut olayda senedin bedelsiz olduğu iddiası davacılar tarafından ileri sürüldüğünden ispat yükü davacılara düşer. Dava konusu senede karşı senetle ispat kuralı karşısında ve miktar itibarı ile tanık ile ispat talebi reddedilmiş, senedin bedelsizliğini ispata yarar ödeme dekontu ve benzeri yazılı belge sunulamamış olması nedeni ile bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmış, kambiyo senetlerinden olan bono alt ilişkiden mücerret olduğundan dava konusu bononun düzenlenme sebebinin tespit edilmesinin gerekmediği, dava konusu senedin geçerli olduğu ve senet keşidecisi hakkında takip başlatılmasa da davacıların kefil sıfatı ile senetten kaynaklanan borçtan sorumlu oldukları dikkate alınarak davacıların davasının reddine, icra takibinin durdurulmasına karar verilmediğinden davalı alacaklının bu yönde bir zararı bulunmamasına göre davalı tarafın tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin “senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair her hangi bir ibarenin yer almadığı” gerekçesinin  tümüyle gerçek dışı olduğunu,  senedin üzerinde “bedeli teminat alınmıştır.” yazılarak senedin teminat için verildiğinin açıkça belirtildiğini, bedel kaydının ispat hukuku bakımından ilgilileri bağlayıcı nitelikte olduğunu, mahkemenin  bu kaydı yok sayamayacağını, davalı tarafın, senedin veriliş sebebini talil etmiş olmasına rağmen söz konusu senetten dolayı alacaklı olduğuna dair hiçbir delil ve belge ibraz etmediğini,  davanın başından itibaren borcun varlığını inkar etmelerine  ve müvekkillerinin bu senetten dolayı davalı tarafa borcu olmadığını defalarca belirtmelerine rağmen yerel mahkemenin kararının gerekçesinde borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa ispat yükünün alacaklıya düşeceğini belirttikten sonra somut olayda olduğu üzere borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme ile düştüğünü, bedelsiz kaldığını ileri sürüyorsa ispat yükünün doğal olarak davacı borçluya düşeceğini gerekçe göstererek davayı ret etmesinin çelişkili ve hatalı olduğunu, yerel mahkemenin kambiyo senetlerinden olan bononun alt ilişkiden mücerret olduğundan dava konusu bononun düzenlenme sebebinin tespit edilmesinin gerekmediği yönündeki gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın takip konusu senedin ciranta sıfatıyla değil lehtar sıfatıyla hamili olduğunu,  mücerretlik ilkesinin, keşideci ile doğrudan ilişki içinde olmayan (lehdar olmayan) ciranta durumundaki alacaklılar için geçerli olduğunu, lehdar durumunda olan davalı şirketin cirantalar için konulan TTK.m.687 de yer alan mücerretlik ilkesinden istifade etme hakkı olmadığını, yerel mahkemenin, asıl borçlu keşideci hakkında takip yapılmaksızın müvekkillerinin kefil sıfatıyla senetten kaynaklanan borçtan sorumlu olduklarını belirtmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapmaksızın davanın reddine karar vermesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, takip konusu senedin veriliş sebebinin para veya mal karşılığı olmadığını, senedin teminat karşılığı verildiğinin senet metninden açıkça anlaşıldığını, takip konusu senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı ve ödeme vaadi taşımadığından kambiyo vasfında olmadığını, yerel mahkemenin senedin geçerli para birimi ile düzenlendiği yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu beyan ederek İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin usule, yasaya ve Yargıtay kararlarına aykırı 07.01.2020 tarihli 2018/749 E. 2019/1159  K. sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili , davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık cevap verme süresi geçtikten ve mahkemece istinaf formu hazırlanarak dosya Dairemize gönderildikten sonra istinafa cevap dilekçesi sunmuş ise de davalı vekilinin  katılma yoluyla istinafa cevap dilekçesi, süresinde ve usulüne uygun olmadığından Dairemizce değerlendirmeye alınmamıştır. <br>GEREKÇE: Dava, icra takibine konu edilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti,  yargılama sırasında ödeme yapılması nedeniyle  istirdat talebine  ilişkindir. Davacılar, aval vereni olduğu bonoya dayalı olarak davalı tarafından icra takibine girişildiğini, bonoda ' bedeli teminat alınmıştır ' kaydının bulunduğunu, borç ikrarına haiz bir belge olmadığını, teminat senedi olduğunu  belirterek  icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı  ise takibe konu senedin teminat senedi olduğunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, senetin kambiyo senedi fonksiyonuna haiz olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiştir.Karar karşı davacı  vekili istinaf yoluna başvurduktan sonra  ve davalı vekili, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık cevap verme süresi geçtikten ve mahkemece istinaf formu hazırlanarak dosya Dairemize gönderildikten sonra istinafa cevap dilekçesi sunmuş ise de davalı vekilinin  katılma yoluyla istinafa cevap dilekçesi, süresinde ve usulüne uygun olmadığından Dairemizce davalı vekilinin dilekçesi istinafa beyan olarak değerlendirilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, 'bedeli teminat alınmıştır' kaydı bulunan bononun teminat için verildiği anlamına gelip gelmediği , davalının senedin ihdas nedenini talil edip etmediği, iş bu davada  ispat yükünün kimde olduğu noktasında toplanmaktadır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve 2017/19-819 E., 2018/771 K. sayılı kararında  vurgulandığı üzere TTK'nın 776. maddesinde belirtilen şekli koşulların yanında taraflar bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını)  gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmez. Bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. (Bu yönde Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K. ile 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. sayılı kararları ) Dava konusu 25/12/2013 tanzim ve 25/12/2014 vade tarihli 250.000 YTL bedelli senedin  ihdas nedeni 'teminat' olan bononun keşidecisinin dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti, lehtarının davalı, aval verenlerin davacılar olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davacılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 25/12/2013 tanzim ve 25/12/2014 vade tarihli 250.000 YTL bedelli senetten kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmış, takip kesinleşmiştir. İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/722 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve ... tarafından davalı ... San ve Tic. A.Ş aleyhine açılan davada İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesi istenmiş olup, yargılama sonucunda  verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, İstanbul BAM 23 Hukuk Dairesi'nin  2018/1697 - 1577 Esas ve Karar sayılı kararı ile  \"takip dayanağı senedin ön yüzünde 'bedeli teminat alınmıştır' ibaresi senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu açıkça yazılmadığından, bono üzerindeki bu ibare tek başına senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispata yeterli olmadığı, alacaklının senedin teminat senedi olduğu yönünde de bir kabul beyanı bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden \" kaldırılmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonunda  davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Somut olayda,  menfi tespit davasına konu  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin ön yüzünde \"bedeli teminat alınmıştır” ibaresi bulunmaktadır.  Takibe dayanak senette teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt senedin kambiyo vasfını etkilemez. Takibe dayanak senet TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermektedir. (Bu yönde Hukuk Genel Kurulunun 2018/12-92 E.- 2021/1610  K.sayılı karar) Kural olarak bononun mevcut borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan senetten dolayı borç altına giren kişilerin bu iddialarının ispat külfeti borçluya aittir. Genel karine gereğince borç ikrarı anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bonodaki aval imzasına davacı tarafça  itiraz olmadığına, bononun illetten mücerret olduğuna ve davalının senedin ihdas nedenini talil etmediğine göre davacıların bu bononun teminat senedi olduğunu, dava değeri de gözetildiğinde HMK'nun 201. Maddesi uyarınca aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davacılar tarafından bu konuda ispata yarar yazılı bir delil sunulmadığı gibi açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin davacı tarafın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK 702/2 maddesi uyarınca Aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. Dolayısıyla aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olup, aval veren tarafından şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir.Davacılar  menfi tespit davasına konu  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senette avaldirler. Bonoda aval veren aynen keşideci gibi sorumlu olduğundan alacaklı, borçlanma sırasına bağlı kalmaksızın doğrudan aval verene icra takibi yapılabilir. Bu yöne ilişkin davacılar vekilinin  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Öte yandan  davacıların aval olmaları sebebiyle  dava dışı keşideci ve davalı lehtar şirketin  ticari defterlerinin incelenmesi sonuca etkili değildir. Tanzim tarihi olan 2013 yılı itibarı ile tedavülde olan para birimi \"TL\" olup, takip konusu bonodaki bedel kaydının \"TL\" olarak anlaşılması gerektiği,  bu durumun bononun geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gözetildiğinde davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmayıp, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine;<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e322348314784655","SID":"609af14ba423507f"}}