{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/598 <br>KARAR NO: 2023/1365<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2022<br>NUMARASI: 2022/45 Esas, 2022/799 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  davacı ...'ne ait ... Bölgesi ... sok No:...'da bulunan üretim ve yönetim binası yapım işi projesi kapsamında ince imalat işinin diğer davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edildiğini, ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 27/03/2013 tarihli 7 adet asansör yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, 12/05/2015 tarihinde montajı yapılan L1, L2, L3 olarak adlandırılan asansörlerde sorun çıktığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, servis hizmetine rağmen arızalarının giderilmediğini, asansörlerin gizli ayıplı olduğunu, 09/10/2015 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında bulunduklarını, ağır kusurlu olan satıcının sorumluluktan kurtulamayacağını, TBK'nın 227. maddesi gereğince davacının seçimlik haklardan birini kullanabileceğini, sözleşmenin \"Eser Sözleşmesi\" olarak kabulü halinde dahi TBK 474 ve 475. maddeleri gereğince sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceğini, davacının bu asansörler nedeniyle davalıya KDV dahil 302.429,28 TL ödeme yaptığını, ayrıca 2 asansörün durak sayısının arttırılması  için 97.187,16 TL ödendiğini belirterek, davalı tarafa ödenen 399.616,44 TL'nin 06/10/2015 temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, 6098 sayılı TBK'nın 229/2 maddesi gereğince uğranılan işletme-ticari faaliyet zararı için şimdilik 500,00 TL zararın dava tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca asansörlerin muhafaza ve demonte giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 27/03/2013 tarihli sözleşmenin davalı ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlendiğini, sözleşmenin tarafı olmayan ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından talepte bulunamayacağını, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK 478. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu 3 adet asansörün 30/12/2013 tarihinde teslim edildiğini, dava açma hakkının 30/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, söz konusu eserler ayıplı olmayıp geçici kabul tutanağında bu durumun belirli olduğunu, TBK 475/3 maddesi uyarınca davacıların sözleşmeden dönemeyeceğini, asansörlerinin sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğuracağını, dönme talebinin TBK 475/1 maddesine de aykırı olduğunu, ortada bir ayıbın bulunmadığını, sadece 3 asansörde arızalara yer verilmiş olmasının yeterli olmadığını belirterek, davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı ...'nin demonte ve muhafaza giderleri ile ticari faaliyet zararına ilişkin iddialarını doğrudan davalı şirkete yöneltemeyeceği, sözleşmenin tarafı olmadığından bu konuda davalıdan talepte bulunamayacağı ve bu davalının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ...  ve ... Tic.  A.Ş yönünden davanın   aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,  davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davaya konu 3 adet asansörün davalıya iadesi koşulu ile 389.053,28 TL'nin 17/10/2015 temerrüd tarihinden itibaren yürütülücek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline, bu konudaki fazlaya ilişkin istemin ve dava dilekçesindeki diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Dairemizin 24.11.2021 tarih ve 2019/619 Esas, 2021/2225 karar sayılı kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporda asansörlerin gizli ayıplı olduğu belirtilmiş ise de ayıbın neden kaynaklandığı ve ne suretle gizli ayıplı olarak nitelendirildiği açıkça ve ayrıntılı olarak belirtilmediği gibi, asansörlerdeki ayıpların neler olduğu ve her bir  asansör bakımından ayıbın giderilip giderilemeyeceği, ayıbın giderilmesi halinde bedelinin ne olduğu, her bir asansör bakımından davacının asansörleri kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı olup olmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu durumda, bilirkişiden belirtilen bu hususlarda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmesi istenilerek, düzenlenecek ek bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle  tüm dosya kapsamına göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında; mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor almıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 20.06.2022 tarihli raporunda, dava konusu olan asansörlerin yapılan tespitlere ve sürekli olarak vermiş olduğu arızalara göre asansörlerin kurulum aşamasında montajlarının ayıplı olarak yapıldığı, ayıp şeklin de gizli ayıp olduğu, asansörlerin ayıplarının tamir edilip tekrar çalışır hale getirilmesi için gerekli maliyetlerin asansör fiyatından daha yüksek olacağı, davacıya ait kombine imalat yapan iş yerinin binada bulunduğu, asansörün sık sık devre dışı kalarak iş yerindeki iş akışını engelleyeceğinde dolayı davacının bu asansörleri kabul etmeye zorlanmaması gerektiğini, asansörlerin 2 yıl garanti süresi içerisinde sökülmesi nedeniyle bedelin iadesinin gerektiği, bedelden indirim hususunda ise asansör sisteminin ortalama faydalı ömrünün 10 yıl olduğu, asansörlerin yaklaşık 2 yıl süre ile kullanıldığı göz önüne bulundurulduğunda 389.053,28 TL'den %20 indirim yapılmasının ve sökülmüş olan ayıplı asansörlerin davalıya iade edilmesinin uygun olacağı, asansörlerin demontaj bedeli olarak 8.250,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece 08/11/2022 tarihli karar ile, ibraz edilen rapor ek rapor ve tespit dosyasına sunulan rapor servis fişleri ve tüm dosya  kapsamıyla; dava konusu yapılan ...-...-... tesisat numaralı ve L1, L2 ve L3  3 adet asansörün montaj hatasından kaynaklı  kullanılmayacak derecede gizli ayıplı olduğu, davacı işverenin kabulü zorlanamayacağı ve bedel olarak tahsil edilen 389.053,28 TL'nin iadesinin istenebileceği, asansör sisteminin ortalama faydalı ömrünün 10 yıl olduğu ve asansörlerin yaklaşık 2 yıl süre ile kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda 389.053,28 TL'den %20 indirim yapılması ile bulunan 319.492,62 TL ile  asansörlerin demontaj bedeli olarak belirlenen 8.250,00 TL'nin de davacı tarafından talep edilebileceği ve sökülmüş olan  ...-...-... tesisat numaralı ve L1, L2 ve L3  3 adet ayıplı asansörlerin davalıya iade edilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, dava dilekçesindeki diğer tazminat talepleri yönünden davacı ... San. Tic. Ltd. Şti  yönünden bir zararın söz konusu olduğu hususunun dosya kapsamında ortaya konulamadığından bu yöndeki taleplerin reddi gerektiği, diğer davacı ... A.Ş nin ise  demonte ve muhafaza giderleri ile ticari faaliyet zararına ilişkin iddialarının doğrudan davalı şirkete yöneltemeyeceği, sözleşmenin tarafı olmadığından bu konuda bu davalıdan talepte bulunamayacağı, bu kapsamda davanın Davacı ... yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,  davacı ... Tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine,  davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile  319.492,62-TL (311.242,62+8.250) alacağın 17/10/2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ve diğer istemlerin reddine, davaya konu 3 adet asansörün davalıya teslimine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporun dosya kapsamı, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu yapılan ...-...-... tesisat numaralı ve L1, L2 ve L3  3 adet asansörün montaj hatasından kaynaklı  kullanılmayacak derecede gizli ayıplı olduğu, bu nedenle iş sahibinin kabule zorlanamayacağı, bu durumda iş bedeli olarak tahsil edilen 389.053,28 TL'nin iadesinin istenebileceği sonucuna varılmış; asansör sisteminin ortalama faydalı ömrünün 10 yıl olduğu ve asansörlerin yaklaşık 2 yıl süre ile kullanıldığı göz önüne alınarak 389.053,28 TL'den %20 indirim yapılması ile  319.492,62 TL'nin   ve asansörlerin demontaj bedeli olarak belirlenen 8.250,00 TL'nin davacı tarafından talep edilebileceği anlaşılmıştır. İş bedelinin iadesi nedeniyle, sökülmüş olan ...-...-... tesisat numaralı ve L1, L2 ve L3  3 adet ayıplı asansörlerin davalıya iade edilmesi gerekmektedir. Davacının dava dilekçesindeki diğer tazminat taleplerinin varlığı yasal delillerle kanıtlanabilmiş değildir. Öte yandan diğer davacı ...'nin davalı ile doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından davadaki taleplerini davalıdan isteyemeyeceği, bu kapsamda davacı ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 319.492,62-TL alacağın 17/10/2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve diğer istemlerin reddine, davaya konu 3 adet asansörün ise  davalıya teslimine dair mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih ve 2022/45 Esas, 2022/799 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 21.824,55 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 5.460,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.364,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacılar yönünden alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77772d621166be71","SID":"0c964161f13cea45"}}