{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1605 <br>KARAR NO\t: 2023/1234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/01/2020<br>NUMARASI\t: 2017/1168 2020/76<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Ltd. Şti. olarak 21/06/2013 tarihinde davalı şirket ile acentesi olarak faaliyete başladığını, başlangıçta davacı acenteye ... acente kodu verildiğini, davacı Şirket Acenteliğin kuruluşunda ... Ltd. Şti. iken daha sonra ... Ltd. Şti. ünvanını aldığını, Acenteliğin davalı tarafından fesih edildiği anda davacı ünvanının ... Ltd. Şti. Olduğunu, davacı acenteliğin tesisinden itibaren davalı şirket nam ve hesabına poliçelerin tanziminin de aracılık yaptığını ve acente komisyonları almaya hak kazandığını, sözleşmenin feshi tarihi olan 14/11/2017 tarihine kadar davacının üretim yaparak davalı şirkete portföy kazandırdığını, davalı şirketin Beyoğlu ... Noterliği 29/06/2017 Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarname ile sözleşmeyi üç ay sonra etkisini doğuracak şekilde tek taraflı olarak fesih ettiğini, davacıya bu fesihname öncesi herhangi bir ihtar yada ihbarda bulunulmadığını, feshin iyi niyet kurallarına uymadığını, feshin gerekçesiz olarak tek yanlı ve ani yapıldığını, bu sebeple feshin haksız bir fesih olduğunu, davalı şirketin fesih gerekçesini sunmamış olmasının ve tek taraflı ani olarak fesih yapılmış olmasının davacıyı ticari açıdan zor bir duruma soktuğunu, davacının yenilemesi gelen poliçeleri yenileyemediğini, zarara uğradığını, T.C, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigortacılık Müdürlüğü'ne gönderdiği 01/11/2012 tarih ve ... sayılı yazıdan da anlaşılacağı üzere \"Bu kapsamda prim üretim ölçüleri önceden belirlenmeksizin üretim yetersizliği veya bağlı bulunan sigorta şirketince belirlenen riziko kabul esaslarına uygun biçimde acentelere aracılık edilen sigorta sözleşmelerinden elde edilen prim gelirleri ile tazminat ödemeleri arasındaki dengesizlik nedeniyle portföyün verimli olmamasının gerekçe gösterilmesi gibi hallerin \"acentenin kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması\" kapsamında değerlendirilmesinin ve bu noktada acentenin tazminat hakkının düşmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı\" yönünde bildirilmiş olduğu ilke karar da dikkate alındığında davalı şirketin fesih sebebi olarak teknik zarar edilmesinin gösterilmesinin feshin haksız ve hukuksuz olduğunu gösterdiğini, feshin haksız olması dolayısıyla davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkı doğduğunu, davacının acentelik süresi boyunca davalı şirkete yeni müşteriler kazandırdığını, davalı şirketi sigortalılara tanıttığını ve en iyi şekilde temsil ettiğini, ayrıca Sektörde davalı sigorta şirketinin acentc kanallarını kapatacağını ve direk satış yöntemi ile davalı şirketin acente kanalı kullanmadan poliçe tanzim edeceği yönünde duyumlar alındığını, bu duyumların doğruluğunun davalı şirketin son bir kaç ay içinde yüzlerce acente kanalını kapatmış olması göz önüne alındığında gerçeklik kazandığını, davacının sözleşmesinin ani ve haksız olarak sonlandınldığı ve davacının ticari açıdan zor durumda kaldığını, müşterileri karşısında da zor durumda kaldığını ve iş kaybına uğradığını, Acenteliğin haksız ve hukuksuz olarak feshi ve davalıya hatırı sayılır sayıda sigortalı kazandırmış olması sebebiyle davacının TTK 122 maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep etme hakkı bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olup,  fazlaya ilişkin dava ve talep hakları sakı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL'si acenteliğin ani ve haksız feshinden dolayı denkleştirme tazminatının acenteliğin feshi tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği bir zararı var ise davacının bu zararı bilebilecek ve miktarını hesaplayabilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının da hukuka uygun olmadığını, oysa davacının denkleştirme talebinin belirlenememesinin mümkün olmadığını, mahkemenin, kendiliğinden veya tarafların talebi üzerine yaptığı incelemede, dava şartı eksikliğini tespit etmesi halinde davanın esasına girmeyip davayı usulden reddetmesinin esas olduğunu, Nitekim Yargıtay 22. HD 2014/3798E., 2014/10165K., ve 28/04/2014 Tarihli bir kararında yer verildiğini ve HMK. m. 115/2 uyarınca, şartları bulunmadığı halde, belirsiz alacak davası şeklinde açılan huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacının da belirttiği üzere taraflar arasında 21.06.2013 tarihinde \"Acentelik Sözleşmesi\" bir yıl süre ile akdedildiğini, ancak bir yılın sonunda feshedilmediğinden belirsiz süreli sözleşme haline geldiğini, TTK m. 121/1 uyarınca belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceğini, davalı şirketin, şirket uygulaması gereği almış olduğu karar neticesinde davacının acentelik sözleşmesini 3 ay sonra etkisini doğurmak üzere feshettiğini, her ne kadar sözleşmenin haksız feshedildiği iddia edilmişse de davalının kanunda belirtilen 3 aylık ihbar süresine uyarak ve haklı gerekçelerle sözleşmeyi feshettiğini, belirsiz süreli sözleşmelerin ihbar süresine uyularak tek taraflı feshedilmesinin mümkün olduğunu, tarafların tacir olup, her tacirin ticari işletmesinin menfaatlerini gözetmek ve korumakla yükümlü olduğunu, bu doğrultuda salt acentenin kusursuz olmasının sözleşmenin devamlılığı için yeterli olmadığını, bu durumun ticari hayatın gerçeği olduğunu, sözleşmenin feshinde haklı gerekçelerinin de mevcut olduğunu, davacı acentenin, davalıya karşı olan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalının menfaatlerini korumak yerine davalının menfaati aleyhine işlem tesis ettiğini, davacı acentenin münhasıran davalı şirketin acenteliğini yapmadığını, birçok sigorta şirketinin de acentesi olduğunu, davalı şirkete haber dahi vermeden diğer sigorta şirketleri adına poliçe tanzim ettiğini, aslında davalı şirketin portföyünde bulunan müşterilerin başkaca sigorta şirketlerine kaydırıldığının tespit edildiğini, TTK m. 104: \"Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına accntelik yapamaz.\" Hükmüne havi olduğunu, aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça acentenin, sadakat borcu gereği aynı yer veya bölgede birbiriyle rekabette bulunan ticari işletmeler hesabına acentelik yapmasının yasaklandığını, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinde acentenin aynı bölgede başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapabileceğine ilişkin hüküm mevcut olmadığını, davacının en başta davalıya karşı kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan rekabet etmeme ve davalının menfaatlerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının sözleşmenin haksız feshedildiği iddialarının tamamıyla asılsız olmakla hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeple de haksız feshe dayalı tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, hakkaniyet unsurunun değerlendirilebilmesi bakımından davacının acenteliğini yaptığı diğer sigorta şirketleri adına düzenlediği sigorta poliçeleri ile müşteri çevresi listesinin de dosyaya celbi gerektiğini, cevap dilekçesinde belirtilen tüm bu sebeplerle, öncelikle usulü itirazların dikkate alınarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, usulü itirazların kabul görmemesi halinde, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davacının acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle TTK 122 maddesi gereği denkleştirme tazminatı talep ettiği, davalının ise feshin haksız olmadığını, davacının kendilerine karşı olan yükümlülükleri yerine getirmemesi ve birden fazla sigorta şirketinin acentesi olması sebebiyle haklı feshin yapıldığını belirttiği ve davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Bu kapsamda öncelikle taraf defter ve belgeleri incelenmiş her iki taraf defter ve belgelerinin HMK 222 kapsamında delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Defter incelemesine göre son 4 yıllık sürede acentenin elde ettiği net komisyon tutarının 182.004,38 TL olduğu anlaşılmıştır. Sigortacılık Kanunun 23. Maddesinin 16. Fıkrası \"Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya ada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.\" şeklindedir. Davalı tarafın iddiasına karşılık davacının başka şirketlerle çalıştığı, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği hususlarında her hangi bir bilgi veya belge sunulmamış olup feshin haklı olduğuna kanaat getirilememiştir. Bu bağlamda davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği anlaşılarak dava ve talep arttırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü ile 41.338,89 TL denkleştirme tazminatının 14/11/2017 fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ...\" karar verilmiştir.\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında tanzim edilen acentelik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haksız feshedilmediğini, yalnızca ticari defterler üzerinde yapılan incelemeye dayalı  bilirkişi raporunun eksik inceleme ürünü olduğunu, acentelik sözleşmesinin feshi sonrası davacı acentenin müvekkili şirketten kaynaklanan bir portföy kaybı bulunmadığını ve müvekkili şirketin önemli menfaat elde etmediğini, davacı acentenin fesih tarihinden sonra zarara uğradığını ispatlayamadığını, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra müşteri portföyünden elde edilmiş hiçbir önemli menfaat bulunmadığını, davacının müşterilerinin tamamına yakını fesih sonrası davacı acente ile çalışmaya devam ettiğini , müvekkili şirket nezdinden poliçelerini yenilemediğini, üstelik davacı acentenin çalıştığı başka sigorta şirketlerinin de bulunduğunu, tüm bu hususların bir arada değerlendirilerek kanunda da belirtilen hakkaniyet prensibi uyarınca davanın kabulü halinde uygulanması gereken hakkaniyet indirimi de Mahkemece değerlendirilmemiş olup, usul ve yasalara aykırı verilen hükmün kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme  tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 21.06.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir yıl süreli olarak akdedilen acentelik  sözleşmesi davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 29.06.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı  cevabi ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere feshedilmiştir.Davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki  acentelik sözleşmesinde acentenin aynı bölgede başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapabileceğine ilişkin hükmün  mevcut olmadığını, davacının acenteliğini yaptığı diğer sigorta şirketleri adına düzenlediği sigorta poliçeleri olduğunu, davacı aracılığıyla müşteri portföyünün elde edilmediğini ve önemli bir menfaat sağlanmadığını, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 121/1. maddesine göre, belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesinde de davalı sigorta şirketinin her zaman tek taraflı olarak  sözleşmenin feshedilebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafça sözleşme üç ay önce bildirimde bulunularak feshedilmiş olup, buna göre, sözleşmenin TTK'nın 121/1 ilk cümle uyarınca usulüne uygun feshedildiği sabittir.TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ve ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi de aynı mahiyettedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklanacak olursa;Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir. Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Sigortacılık Kanununun 23/16. maddesi uyarınca sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermiş olması şarttır. Ancak sigorta acentesi, haklı bir nedeni dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmesinin feshine neden olması halinde denkleştirme talep edemez. Buna göre tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep  hakkını ortadan kaldırmaz. Sigortacının haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durumun acentenin kusurlu bir eyleminden kaynaklanmışsa acentenin denkleştirme talep hakkı düşer. Yaşlanma yada sağlık sorunları dolayısıyla acentenin çalışamaması sigortacı açısından haklı sebep teşkil etse de, bu haller acentenin kusurundan kaynaklanmadığından denkleştirme talep edilebilir. (Yazıcıoğlu, Emine, Sigorta Aracıları Hukuku, s. 2370 vd) Davacı acentenin davalı dışındaki diğer sigorta şirketleri ile acentelik ilişkisi olduğu ihtilafsız ise de davalı sigorta şirketinin sözleşmenin devamı süresince davacı acenteye bu konuda ihtarda bulunduğunu kanıtlayamamış olduğu gibi bir yıl süreli olarak akdedilen sözleşmenin birer yıllık devrelerle yenilendiği de gözetildiğinde sonradan bu nedene sözleşmenin fesih nedeni olarak dayanılması iyi niyet kuralları çerçevesinde korunamaz.Taraflar arasındaki sözleşme olağan fesihle sona ermiş olup, sözleşmenin acente tarafından haksız feshi veya müvekkil tarafından acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin haklı sebeplerle feshedilmesi durumu söz konusu olmadığından acentenin denkleştirme tazminatı istemesine bir engel yoktur.\tTTK'nın 122/4. maddesi gereğince denkleştirme tazminatı isteminden önceden vazgeçilemeyeceğinden bu yöne ilişkin davalının  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır.(Yargıtay 11. HD'nin 24/02/2020 Tarih ve 2019/1475 E.- 2020/1949 K. Sayılı kararı). TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.Davacının talep ettiği denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınması gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 30/06/2020 Tarih ve 2019/2876 - 2020/3326 E-K sayılı kararı).Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı acentenin 2013-2017 dönemleri arasındaki süre içerisinde sigortacılık faaliyetleri sonucunda gerçekleştirdiği üretim ve hak edilen komisyonlara ilişkin acentenin elde ettiği net komisyon tutarı 182.004,38 TL olduğundan  365 güne isabet eden komisyon tutarının 41.338,89 TL olacağı, acentenin en fazla bu tutar kadar denkleştirme talebinde bulunabileceği kanaati bildirilmiştir. Ancak davacının oluşturduğunu iddia ettiği portföyün ne kadarının davacı tarafından oluşturulduğu, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği yönünde davacı ve davalı defterlerinde inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacı ve davalı defterlerinde yapılacak inceleme sonucunda  davacının işe başladığı tarihte bir müşteri çevresi var ise bu çevre hariç faaliyete başladıktan sonra sözleşme ilişkisi sonlandırılıncaya kadar oluşturulan yeni müşterilerin sayısal ve diğer verilerle ortaya konulması, davacının davalıya ne kadar yeni müşteri kazandırdığının sayısal verileriyle belirlenmesi ve bundan sonra davacının kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden davalının elde ettiği/ elde etmesi muhtemel gelirlerin ne kadar olduğunun tespiti, davacının aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra  yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, hangi müşterilerin, davacının, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra  devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin edip etmediği  konusunda bir tespit yapılarak tazminatın üst sınırının belirlenmesi ve somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ilkesi gereğince  değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz hesaplamayı içeren ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre üst (tavan) sınırdan denkleştirme tazminatına hükmedilmesi  isabetli görülmemiştir. Bu yönlere ilişkin davalının istinaf sebebi yerindedir.İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, mali müşavir ve sigorta konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda  davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  20/11/2023<br><br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7a35e7f2c5a27e3","SID":"b0ab0e06eb42c41a"}}