{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1449 <br>KARAR NO\t: 2023/1244<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2019<br>NUMARASI\t: 2015/382 2019/1252<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından fatura alacağında dayalı şirketin cari hesap ekstresi esas alınarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığının davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sunmuş olduğu cari hesap ekstresi incelendiğinde davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen muhtabın ... İstanbul - Ümraniye şubesi olan keşidecisinin davalı şirket lehtarın ise davacı şirket olduğu 28/02/2013 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından cari hesaba işlenmediği, davacının davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden çeke dayalı takip başattığını, ilgili çekin ödendiğinden takibin iptaline karar verildiğini, takip öncesi işlemiş faize faiz oranına itirazın iptali davasına konu edilen miktara ilişkin itirazlarını bildirdiklerini davacının 14/05/2013 tarihinde bu yana hakkı olmadığı bir paranın peşinde olduğunu bu nedenlerle davnaın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı tarafın icra dosyasına sunduğu 27/03/2014 tarihli kısmi itiraz dilekçesi incelendiğinde; 4.813,42 TL yönünden borca itiraz etmediği anlaşılmakla; bu talep yönünden takip itiraz edilmeden kesinleştiğinden; itirazın iptali davasında 4.813,42 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. 27/03/2014 tarihli kısmi itiraz dilekçesi karşısında davalı taraf 4.813,42 TL yönünden borca itiraz etmediği ve  işbu davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden ve bu miktar yönünden davacı aleyhine yargılama giderine, vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı tarafın  mahkememizde görülmekte olan icra takibinde cari hesap içerisinde yer alan 20.000,00 TL çek bedelini, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyasına 15/05/2013 tarihinde ödediği, Yargıtay onaması ile 18.03.2014 tarihinde kesinleşen (Hüküm fıkrasının 1 nolu bendi 3 numaralı paragrafında sehven 18 yerine 12 yazılmıştır.) İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2013 tarihli 2013/303 E.-625 K. Sayılı dosyası ile ilgili takibin iptaline karar verilmesine rağmen kesinleşme tarihinden 2 gün sonra 20.03.2014 tarihli mahkememizde görülmekte olan icra takibi ile cari hesap içerisinde aynı çek bedelinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki de olmadığına göre bu ödemenin cari hesap borcuna ilişkin olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davacı bu ödemenin başka bir borcu ilişkin olduğunu ileri sürmüşse de sebep ve dayanak göstermemiş olmakla aynı çek bedelinin cari hesapta yer aldığı 20.03.2014 tarihli icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasında ilgili miktar ödenmiş olmakla 20.000,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Çekin davalı yanca ödendiği icra takip tarihinde sabit olmakla cari hesapta borç olarak yer almaması gerekmesine rağmen icra takibi tarihinde cari hesap içerisinde borç olarak gösterilen 20.000,00 TL çek bedeli yönünden işbu davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden ve bu miktar yönünden davacı aleyhine yargılama giderine, vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmakla davalı lehine; mahkememizde görülmekte olan icra takibinde cari hesap içerisinde yer alan 20.000,00 TL çek bedelinin davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyasına 15/05/2013 tarihinde ödendiği, Yargıtay onaması ile 18.03.2014 tarihinde kesinleşen İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2013 tarihli 2013/303 E.-625 K. Sayılı dosyası ile ilgili takibin iptaline karar verilmesine rağmen kesinleşme tarihinden 2 gün sonra 20.03.2014 tarihli mahkememizde görülmekte olan icra takibi ile cari hesap içerisinde aynı çek bedelinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla İİK 67/2 maddesi uyarınca bu miktar yönünden takibinde haksız ve kötüniyet olan davacı aleyhine 20.000,00 TL'nin %20'si kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Bakiye uyuşmazlığa dair taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı 18/02/2013 tarihlii ... numaralı ve 19.539,00 TL bedelli faturadır. Bu faturaya dayanak 5 fatura nedeniyle davacının davalıya çeşitli tür ve sayıda tüp teslim ettiği, sunulan irsaliyelerle sabittir. Davacı bu fatura ile aslında daha önceki 5 adet fatura ile sattığı ve teslim ettiği tüplerle ilgili, tüplerin iade edilmemesi nedeniyle talep ettiği depozito bedelini faturalandırmıştır. Davalı ise bu depozito bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Fatura bedellerine bakıldığında gerçekten de depozito bedelinin dolu tüplerin bedelin olan 5 adet fatura bedelinin toplamına göre üç katından fazla olduğu görülmüştür. Tereddütlerin giderilmesi ve tüplerin depozito bedellerinin rayicinin tespiti amacıyla bilirkişi heyetine bir sınai gazlar uzmanı eklenerek ek rapor alınmıştır. Davalı yan 16/02/2018 tarihli dilekçesi ile emsal 40 litrelik oksijen tüp fiyatı sunmuştur. 07/11/2018 tarihli sınai gazlar uzmanı bilirkişinin teknik incelemesini içerir rapor incelendiğinde dosyada depozito bedeli ile ilgili taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme olmasa dahi sınai tüplerde ticari teamül gereği tüp için depozito alındığını belirtmiştir. Raporun 3. Sayfasında ise Çin malı tüplerin depozitonunun 220 TL, yerli Habaş tüplerin 300 Euro olduğunu beyan etmiştir. Teknik değerlendirme içeren bu tespite mahkemece itibar edilmiştir. Davalı yanca faturaya konu tüplerin ikinci el ve Çin malı ürünler olduğu beyan edilmiştir. Mahkemece 04/12/2018 tarihli duruşmada davacı yana fatıraya konu tüplerin ne marka olduğunu bildirmek üzere süre verilmiş, 14/12/2018 tarihli yazı cevabı ile davacı şirketin ... Gaz ile ... Gaz bayisi olduğunu beyan etmiş, fakat ekli bayilik anlaşmasında davacının sözleşme tarafı olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece daha sonra aldırılan 10/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun 9. Sayfasında ise hiç bir açıklama ve gerekçe gösterilmeksizin oksijen tüpleri depozito bedeli 225 Euro ile 325 Euro arasında fiyatlandırılarak 13.866,00 TL bedel tespit edilmiştir. Dosya kapsamındaki hiç bir tartışmanın değerlendirilmediği 10/06/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun teknik kısmı denetime esas olmadığından itibar edilmemiş ve bu bedeller hükme esas alınmamıştır. Söz konusu 18/02/2013 tarihli ... numaralı ve 19.539,00 TL bedelli fatura davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı yan defterlerinde kayıtlı değildir. Fatura üzerinde 16/07/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi,13/07/2012 tarihli 51353 sayılı sevk irsaliyesi, 06/10/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi, 31/10/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi, 28/11/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesine konu emanet tüplerin davalı yanca taahhüt süresinde teslim edilmediğinden düzenlendiği yazmaktadır. İlgili sevk irsaliyeleri tek tek irdelendiğinde 10/06/2019 tarihli raporun 4. Sayfasında da belirtildiği üzere toplamda 21 adet emanet tüp olduğu tespit edilmiştir.  Fatura içeriğinde yer alan tüplerin ne marka ve ne model olduğunu ispat yükü davacı yan üzerindedir. Davacı yan marka ve modellerin ispatına yönelik herhangi bir delil sunmamış olup, Mahkemece 04/12/2018 tarihli duruşmada davacı yana faturaya konu tüplerin ne marka olduğunu bildirmek üzere süre verilmiş,14/12/2018 tarihli yazı cevabı ile davacı şirketin ... Gaz ile ... Gaz bayisi olduğunu beyan etmiş, fakat ekli bayilik anlaşmasında  davacı şirket taraf dahi değildir. Davalı taraf 16/02/2018 tarihli dilekçesi ile bir takım emsaller sunmuştur. Mahkemece ilk teknik rapordaki ''depozito bedeli ile ilgili taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme olmasa dahi sınai tüplerde ticari teamül gereği tüp için depozito alındığını belirtmiştir. Raporun 3. Sayfasında ise Çin malı tüplerin depozitonunun 220 TL, yerli ... tüplerin 300 Euro olduğu'' yönündeki tespitler hükme esas alınmış olup, ikinci rapor teknik yönden denetlenebilir olmadığından hükme esas alınmamıştır. 2. Alınan teknik raporda bilirkişice denetime esas olmadan bedel belirlenmiştir. Davacı taraf depozito bedeline dair delil sunmamış, depozitoya konu tüp markasını ispat etmemiştir. Davalının 03/12/2018 tarihli, 15/07/2019 tarihli beyan dilekçelerinde faturaya konu 21 adet tüpün; ''Çin'den ithal edilen tüpler için KDV dahil 220,00 TL bedel olacağı yönünde'' kabul edildiği yönündeki kabulü mevcuttur. Davalı tarafın bu kabule yönelik beyanı dışında davacı yanca söz konusu tüplerin marka ve modelinin aksini ispat eder nitelikte beyan dışında hiç bir delil sunulmamıştır. Mahkemece itibar edilen 07/11/2018 tarihli  teknik raporun 3 sayfasında belirtilen Çin'den ithal edilen 1 adet tüp bedeli KDV dahil 220 TL kabul edilmiş, 220 X 21 adet = 4.620,00 TL depozitoya konu tüp bedeli olarak mahkemece hesaplanmış olup davacı yanca aksini ispat eder herhangi bir delil sunulmamış olmakla kabul edilen miktar yönünden tüplerin cinsi, modeli, depozito bedeli hususu yargılama neticesinde tespit edildiğinden alacak likit olmadığından davacı lehine bu bedel yönünden icra-inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme yargılama sonunda 07.11.2018 tarihli teknik rapora dayalı olarak 1 adet tüp bedelinin 220,00 TL kabul ederek toplam 21 adet tüp bedelinin 4.620,00 TL olduğu ve takibe konu ödeme emri içinde ödenen 20.000 TL çekten dolayı da İİK’nın 167/2 maddesine istinaden %20 kötü niyet tazminatı olan 4.000 TL’nin davalıya ödenmesine dair karar verildiğini, yargılama dosyası incelendiğinde tüp beher bedelinin faturada yazılı bedele uygun olduğunun ve tüplerin ... firmasına ait olduğunun taraflarınca ispat edildiğini, davalı vekilinin bu tüplerin Çin malı olduğuna dair mücerret beyanına dayalı olarak bu yöndeki beyanına itibar edildiğini ve beyanı doğrultusunda karar verilmesinde yasaya uygunluk bulunmadığını, böylece hükme bağlanan ve davanın 4.620,00 TL üzerinden icranın yürütülmesine dair hükmünün de bu nedenle taraflarınca kabulünün bulunmadığını, davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında 14.05.2013 tarihinde cari hesaba dayalı takip başlatıldığını, bu takipten sonra 20.000 TL çek bedelinin 15.05.2013 tarihinde ödendiğinin tespit edildiğini, icra takibinden sonra çek bedelinin ödendiğini, davalı tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/303 E. 2013/625 K. Sayılı dosyasında takibin iptali yönünde ve %20 kötü niyet tazminatına dayalı dava açıldığını, İcra hukuk mahkemesince yapılan yargılama sonunda çek bedelinin 15.05.2013 tarihinde ödendiğinin banka kayıtlarından anlaşılması üzerine takibin iptaline ve kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verildiğini,  davalı şirketin bu dosyada yeniden kötü niyet tazminatına dair taleplerinin ise reddi gerekirken kabulüne dair karar verilmiş olmasında  hukuka uygunluk bulunmadığını, takipten sonra çek bedelinin ödendiğini, davanın İİK’nın 67. Maddesine göre kısmen kabulü ve 20.000 TL çekten dolayı %20 kötü niyet tazminatının ödetilmesine dair hükmünde yasaya uygunluk bulunmadığından mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen tüplerin marka ve menşeilerinin, mahkeme dosyasından tanzim edilen emsal belirleme konulu bilirkişi raporunda belirtildiği üzere gözükmediğini, davacının , dava konusu tüplerin ... markaya sahip olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediğini, müvekkili tarafından davacı şirkete verilen ve ödemesi gerçekleştirilen TEB Ümraniye şubesine ait 28.02.2013 keşide tarihli ve 20.000 TL bedelli çekin, davacı tarafından cari hesaba işlenmediğini ve bedelinin müvekkilinden mükerreren tahsil edilmek istendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete  ödemesi gerçekleştirilen 28.02.2013 keşide tarihli ve 20.000 TL tutarlı çek bedelinin de davaya konu edilmesi nedeniyle davacının kötüniyetli olduğunun hüküm altına alındığını beyan ederek  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2019 tarih, 2015/382 esas ve 2019/1252 karar sayılı kararının onanmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye borç nedeniyle  başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında 14/05/2013 tarihinde fatura ve cari hesap ekstresi alacağına ilişkin 44.342,42 TL asıl alacak, 1.257,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.600,42 TL üzerinden iflas yolu ile icra takibi başlatılmış, borçlunun 39.529,00 TL'lik kısma, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine itiraz edilen kısım üzerinden takip durmuş, akabinde davacı 20/03/2014 tarihinde aynı dosya üzerinden fatura ve cari hesap ekstresi alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlatmış, borçlunun 39.529,00 TL'lik kısma (4.813,42 TL hariç), faize ve tüm ferilerine  itiraz etmesi üzerine  itiraz edilen kısım üzerinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı borcunun bulunmadığını savunmuştur.<br>Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında 14/05/2013 tarihinde 28/02/2013 keşide tarihli 20.000 TL bedelli çek alacağına ilişkin iflas yolu ile icra takibi başlatılmış, borçlunun itirazı sonrasında açılan İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2013 tarihli 2013/303 Esas ve 625 Karar sayılı borca itiraz davasında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu çekin muhatap bankaca çek garanti tutarının ödendiği, kalan kısmının ise 15/05/2013 tarihinde takip alacaklısı şirketin banka hesabına ödendiği gerekçesiyle borca itirazın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takip borçlusu aleyhine yürütülen takibin iptaline, tarafların icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, verilen karar onanarak 18/03/2014 tarihinde kesinleşmiştir.  İstinaf gelen uyuşmazlık emanet tüplerin birim bedelinin, davacı tarafından tanzim edilen ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan faturada yazılı bedele uygun olup olmadığı, İcra hukuk mahkemesince yapılan  yargılama sonunda çek bedelinin davaya konu icra takibinden önce 15.05.2013 tarihinde ödenmesi nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır. Tarafların incelenen ticari defterlerine göre 16/07/2012 tarihli 51354 sayılı sevk irsaliyesi,13/07/2012 tarihli .... sayılı sevk irsaliyesi, 06/10/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi, 31/10/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi, 28/11/2012 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesine konu emanet tüplerin davalı şirket yetkilisi  ... ile çalışanı  ... tarafından teslim alındığı, davalıya sevk irsaliyesi ile teslim edilen tüplerin iade edilmemesi nedeniyle 19.529,00 TL tutarlı fatura  düzenlendiği,  bu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Ancak 21 adet emanet tüpe konu fatura içeriğinde hangi marka ve model olduğu belirtilmediği gibi taraflar arasında depozito bedeline dair herhangi bir kararlaştırma da bulunmamaktadır. Emanet tüplerin hangi marka ve model olduğuna dair ispat yükü kendisinde olan davacı taraf, bu yönde bir yazılı delil sunmamış olup, sunduğu bayilik sözleşmeleri ile de ... Gaz veya ... Gaz bayisi olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda Mahkemece 21 adet emanet tüpün Çin'den ithal edilen tüpler için bilirkişi tarafından belirlenen 220,00 TL birim fiyatı üzerinden 4.620,00 TL depozitoya konu tüp bedeline hükmedilmesi isabetli olmuştur. Bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İİK 'nın 43.maddesinde \" iflas yolu ile takip ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir. Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. \" düzenlenmiştir. Somut olayda davacı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında  iflas yolu ile  icra takibi başlatmış,  20/03/2014 tarihinde  takip yolunu değiştirerek ilamsız takip olarak takibe devam etmiştir. Bu durumda davaya konu olan icra takip tarihi 14.05.2013 olup, mahkemece icra takip tarihinin 20.03.2014 olarak kabulü doğru görülmemiştir.Ayrıca, dava ve icra takip tarihi itibariyle aynı alacak için kambiyo senedi verilmesi halinde alacaklı tarafından genel haciz/iflas yolu ile yapılan icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus takibe başvurulması mümkündür. Mevcut bir icra takibi devam ederken alacaklının “tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla” aynı alacak için aynı borçluya yeni bir icra takibi başlatmasında mükerrerliğin oluştuğuna ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2021/2 E. - 2023/1 K. sayılı 20.01.2023 tarihli kararının somut olaya uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Davacının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem iflas yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu takip yapmasında engel bulunmadığından İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu olan çek bedelinin cari hesap içerisinde tahsilinin talep edilmesi, davacının kötüniyetli olduğunu göstermemektedir. Dolayısıyla mahkemece 20.000 TL yönünden davacının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı kabul edilerek davacı aleyhine  kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm kısmen isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından istinafa konu olmayan ve  hükmün kesinleşen kısımları tekrar edilerek Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle 20.000 TL üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;1- İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün  ... esas sayılı dosyasındaki  alacak miktarına ilişkin davalı borçlu tarafından yapılan  itirazın 4.620,00 TL için İİK 67 maddesi gereğince İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddi ile takibin  devamına, Davalı tarafın icra dosyasına sunduğu 27/03/2014 tarihli kısmi itiraz dilekçesi incelendiğinde; 4.813,42 TL yönünden borca itiraz etmediği anlaşılmakla; bu talep yönünden takip itiraz edilmeden kesinleştiğinden; itirazın iptali davasında  4.813,42 TL  yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Davalı tarafın  mahkememizde görülmekte olan icra takibinde cari hesap içerisinde yer alan 20.000,00 TL çek bedelini, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyasına 15/05/2013 tarihinde ödediği, Yargıtay onaması ile 12.03.2014 tarihinde kesinleşen İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/303 E.-625 K. Sayılı dosyası ile ilgili takibin iptaline karar verildiği anlaşıldığından; aynı çek bedelinin cari hesapta yer aldığı 20.03.2014 tarihli icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasında ilgili miktar ödenmiş olmakla 20.000,00 TL  yönünden karar verilmesine yer olmadığına,2- Cari hesaba konu 4.813,42 TL alacak likit olmakla birlikte davalının icra dosyasına sunduğu kısmi itiraz dilekçesi incelendiğinde bu miktar yönünden itiraz etmediği sabit olmakla; davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Kabul edilen miktar yönünden; alacak likit olmadığından davacı lehine icra-inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,Davalının şartları oluşmayan  kötüniyet tazminatı talebinin reddine 3-Alınması gerekli  315,59 TL harcın davacı tarafça yatırılan 550,75 TL peşin harçtan mahsubu ile 235,163 TL nin davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde  yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı lehine 2.725,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Red edilen kısım yönünden  karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.857,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 315,59 TL harç gideri, 227,70 TL  posta-tebligat masrafı, 3.600 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.143,29 TL masrafın davanın kabul red oranı gözönünde tutularak 419,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Bakiye gider avansının karar kesin olduğundan  yatıran tarafa iadesine, İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; 8-Davacı vekilince yatırılan 150,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,9-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 112,50 TL ile istinaf başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 261,1‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362/(1)-a maddesi uyarıncı  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05922bfc794e1b3c","SID":"193ec219d1669848"}}