{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2017/1157 Esas<br>KARAR NO:2023/1018<br>DAVA: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)<br>DAVA TARİHİ: 16/09/2014<br>BİRLEŞEN DAVA (--------- Esas)<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 23/03/2018<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>K.YZLMA TARİHİ: 03/01/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının dava dışı -------- ortağı iken, davacının yanıltılarak ve aldatılarak alınan vekaletnameye istinaden kendisinden habersiz olarak dava dışı şirketteki hisselerinin davalı ---- tarafından vekaletnameye dayalı olarak davalılar ---- satışının gerçekleştirildiğini; davalı ---- şirket hissesinin devir işlemlerinde kullanılan vekaletnamenin düzenleyicisi noter olduğunu, olay ile ilgili----suç duyurusunda bulunulduğunu, davalılar ---- davacının kayın biraderi olduğunu, davalı ----- davacının eltisi olduğunu, dava dilekçesinde ayrıntılı açıklamaları kapsamında davalılar tarafından davacının yanıltılarak ve aldatılarak dava dışı şirketteki hisselerinin devrine ilişkin yapılan tasarrufun iptali ile davacı adına tesciline, şirket hisselerinin davacı adına tesciline karar verilmediği takdirde, dava konusu hisselerin gerçek piyasa değerlerinin tespiti ile, tespit edilen değerin davalılardan devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline ilişkin belirsiz alacak davalarının kabulüne ve dava dilekçesinde netice ve talep bölümünde ----nolu bentlerde gösterilen hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davalı ------ vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının, vekalet verdiğini kabul ettiğini; usulen vekaletnamenin düzenlendiğini, işlem sahibine işlemin konusu kapsamı ve sonuçlarının izah olunduğunu; soyut ve dayanaksız davanın reddine; karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ---------- vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı iddiaları ve bu doğrultuda dava dilekçesinde anlatılan olayların tamamen gerçek dışı olduğunu; davacının okuma yazma bildiğini; davaya konu vekaletnamenin noterde saklanan örneğinde davacının el yazısı ve imzasının bulunduğunu; bu vekaletnameden önce de davacı tarafından verilen ----- yevmiye sayılı vekaletnamesinde de hisse devri yetkisinin bulunduğunu; olayda kötü niyet ve hilenin bulunmadığını; davacının, haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı davalılar hakkında açtığını; bu nedenlerle davanın reddine; karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin ------Karar sayılı kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup ---- ilamı ile mahkememiz kararını bozmuştur.Dosya mahkememizin ----- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.Mahkememizce 27/02/2018 tarihli duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.------- sayılı kararı uyarınca işbu davanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilinin yanıltarak ve aldatarak müvekkilinin -------- hisselerinin devrine ilişkin yapılan tasarrufun iptali ile devrin geçerli olmaması nedeniyle müvekkilinin ortaklığının devam ettiğine karar verilmesini, talepleri gibi karar verilmemesi halinde dava konusu hisselerin gerçek piyasa değerinin tespiti ile tespit edilen değerin davalılardan devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini, davalıların şirketin içini boşaltıp dava konusunda hükmedilmesi bedelin ödenmesinden kurtulmak ve başka türlü amaçlarla müvekkilinin aleyhine şirketle ilgili alınacak kararların alınmasına engel olmak amacıyla dava süresince şirket yetkilileri tarafından yapılacak her türlü işlemin kayyım kontrolünde yapılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirket adına kayıtlı gayrimenkullerin üzerine rehin ve ipotek konulmasını, gayrimenkuller ile ilgili uzun süreli kira sözleşmesi yapılmasına engel olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu uyuşmazlığın şirket ortakları arasında rızai bir tasarruf işlemi olduğunu, sözleşmenin tarafı olanların birbirine karşı ileri sürebileceği iddialar karşısında sözleşmenin tarafı olmayan şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının şirkete ortaklığı vekaleten gerçekleşmesi ve anılan vekaletname geçerli olmasına karşın  ------ numaralı vekaletname ile yeniden devir yetkisi içeren vekaletname verdiğini ve iradesine uygun devrin gerçekleştiğini, davacının sermaye borcunu yerine getirmediğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.---- yazı yazılarak; ----- adına kayıtlı taşınmaz olup olmadığının araştırılarak, taşınmazların edinilme ve devir tarihlerinin mahkememize bilgi verilmesinin istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.---- yazı yazılarak; ----adına kayıtlı araç olup olmadığının araştırılarak, araçların edinilme ve devir tarihlerinin mahkememize bilgi verilmesinin istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Dosya mali müşavir ve şirket değerlendirme uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişilerin eksikler nedeniyle rapor tanzim etmediği anlaşıldı.Heyet ön raporu doğrultusunda 22/10/2021 tarihinde mahallinde keşif icra edilerek taşınmazların değerine ilişkin rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu gayrimenkullerin hisse devir tarihi itibari ile rayiç bedelinin 2.616.832,68 TL olduğunu beyan etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi edilerek gayrimenkullerin dava tarihi itibari ile değerinin tespit edilmesi istenilmiş olup bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.Davacı okuma yazma bilmediğini iddia etmiş olup mahkememizce bu doğrultuda araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde davacının -----okuma kursuna katıldığı ve I. ----aldığı tespit edilmiştir.Dava; davacıya ait,  dava dışı şirketteki şirket hisselerinin davalı ----- tarafından diğer davalılara yanıltarak ve aldatılarak alınan vekaletnameye dayalı olarak bu durumu bilen diğer davalılara satışının gerçekleştirildiğinden bahisle davalılara yapılan hisse satışının iptali ve davacı adına tescili ile bu mümkün olmadığı takdirde hisselerin rayiç değerinin davalılardan tazmini istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kendisine vekalet verilen ---- ve diğer davalılar -------- tarafından hile kullanılmak suretiyle yanıltılıp yanıltılmadığı; davacının işlem sırasında okuma yazma bilmediğini notere beyan edip etmediğini; bu kapsamda işlemin konusu kapsamı ve sonuçları yönünden bilgi sahibi bulunup bulunmadığı; buna göre davacı tarafından verilen vekaletname kapsamında davalı----- bu vekaletnameye dayanarak diğer davalılar ---- davadışı şirketteki davacıya ait hisselerin satışının davalılar -------- birlikte hareketi ile; davacının hileli yollardan yanıltılarak zarara uğratılıp uğratılmadığı; bu kapsamda davacının dava dilekçesinde netice ve talep bölümündeki hisselerin devrine ilişkin istemin iptali ve davacı adına tesciline; bu talep kabul edilmediği takdirde dava konusu hisselerin gerçek piyasa değerlerinin tespiti ile, tespiti edilen değerin tüm davalılardan tahsili talebinde haklı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacının 28/04/2010 tarihli vekaletname ile ----- şirket devri için yetki verdiği,----- iş bu vekaletname ile öncelikle 20/05/2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ---- hissesini davacı adına aldığı, işbu vekaletnamede davacının imzasının bulunduğu yine davacının 28/06/2013 tarihli vekaletname ile yeniden hisse devri için ----- vekalet verdiği, ---- işbu vekalet ile davacının hisselerini 200.000,00 TL bedel karşılığında ---- noter evrakı ile devrettiği sabit olup davacı vekili müvekkilinin okur yazar olmadığından bahisle 28/06/2013 tarihli vekaletnamenin kendisinden hile ile alındığını iddia etmiştir. İşbu iddia neticesinde davalılar hakkından suç duyurusunda bulunduğu ancak davalılar hakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Öncelikle davacı okur yazar olmadığını iddia etmiş ise de mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davacının vekaletnamenin düzenlendiği tarihte okur yazar olduğu sabittir. Öte yandan 28/04/2010 tarihli vekaletname ile -------şirket devri için yetki veren akabinde iş bu vekaletname ile şirketten hisse alan, şirketin sermaye artırma kararlarına imza atan davacının 28/04/2010 tarihli vekaletnamenin okuma yazma bilmediğinden bahisle iptalini istemezken daha sonra düzenlenmiş vekaletnamede okur yazar olmadığından bahisle vekaletnamenin geçersiz olduğunu iddia etmesi Medeni Kanun madde 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırıdır.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında vekaletnamenin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Hisse devri talebi yönünden davanı reddine karar verilmiştir.Davacı yanın bir diğer iddiası vekaletnamenin kötüye kullanılarak hissenin gerçek değerinin altında devredildiği iddiası olup, davacı tarafından davalı------  tarihli noterde düzenlenen vekaletname ile davacının davalı şirketteki hisselerini dilediği bedelle dilediği kişilere devretme, ortaklar kurulu toplantılarına katılma, hisse devriyle ilgili şirket ortakları nezdinde tam yetkiyle temsil hususunda yetki verdiği görülmüştür. ------- tarihli hisse devir sözleşmeleri ile 200.000,00 TL bedelle hissenin ------devredildiği tespit edilmiştir. TTK 595 kapsamında yapılan devir işlemini; ---- yevmiye numaralı tasdikli şirket sözleşmesinde yasaklayıcı hüküm bulunmadığı, devrin bu yönü ile geçerli olduğu tespit edilmiştir. Burada davacı iddiasını ispatla yükümlü olup vekili kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösterir delil dosyaya sunmadığı tespit edilmiş olup yine davacı vekilin gereken dikkat ve özeni göstermeksizin devir işlemini yaptığı iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının devir tarihi itibari ile hisse bedelinin 213.225,48 TL olduğu belirlenmiş, devredilen bedel ile gerçek bedel arasında fahiş farkın olmadığı anlaşılmakla davacının bu yönde iddialarını ispatlayamadığı kabul edilmiştir.Öte yandan davalılar --------vekili cevap dilekçesinde hisse bedelinin davacının eşine yapılan tapu devirleri ile gerçekleştirildiğini iddia etmiş ise de davacının eşi hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi işbu devirlerin hisse devrine ilişkin olduğunu gösterir delil dosyaya sunmadıkları noter senedinde belirlenen 200.000,00 TL bedelin  davacıya ödendiğine ilişkin evrak dosyaya sunulmamıştır. Yapılan açıklama ışığında 200.000 TL hisse bedelinin hisseleri devralan ------tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Birleşen dava yönünden; davalı şirketin hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı anlaşılmakla davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacının 27.02.2018 tarihli mahkememiz ara kararı doğrultusunda dava açtığı anlaşılmakla davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Esas dava yönünden<br>Davanın kısmen kabulü ile;<br>1-Hisse devrine ilişkin tasarrufun iptali ve davacı adına tescil talebinin REDDİNE,<br>2-Alacak talebi yönünden;<br>2/a-100.000,00 TL alacağın devir tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>2/b-100.000,00 TL alacağın devir tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>2/c-Davalılar ---- yönünden talebin REDDİNE,<br>B-Birleşen dava yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN; <br>1-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 13.662,00 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,5‬0 TL karar harcının davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>2-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 32.000,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Hisse devrine ilişkin tasarrufun iptali ve davacı adına tescili davasında; davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>4-Alacak istemine ilişkin davada; davalılar ----- ------ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------- verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı ve 3.415,50 TL peşin harç toplamı: 3.440,7‬0 TL harcın davalılar ----- tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>6-Davacı tarafından sarf edilen 4.975,70 TL yargılama giderinin davalılar ------tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>7-Davalı ---- tarafından sarf edilen 400,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ---- ödenmesine, <br>8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,<br>BİRLEŞEN DAVADA; <br>1-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 269,85 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 71,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>2-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 17.900,00  TL  maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,<br>Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc91a31c79d7fc71","SID":"b4fef58461a153fa"}}