{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2167 Esas<br>KARAR NO: 2023/1670<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/11/2019<br>NUMARASI: 2017/602 E. - 2019/388 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyanın her bölgesinde bilinen ve kullanılan ...n ve dünya çapında tanınmışlık düzeyine ulaşmış \"...\" markalarının sahibi olduğunu, söz konusu markanın TPMK nezdinde de ... ve ... sayı ile tescilli olduğunu, aynı zamanda \"...+Şekil\" ibaresinin ... sayı ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalının müvekkiline ait \" ...\" isimli oyunun ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini üreterek, üzerine \"... \" ismini basarak \"...\" ismi ile piyasaya sunduğunu, davalının müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette teşkil eder fiillerde bulunduğunu, bu durumun Mahkememizin 2017/162 D.İş sayılı dosyasından alınan rapor ile de tespit edildiğini ve tüm uyarılara rağmen davalının kötü niyetli olarak söz konusu fiillerine bu kez ürünün ismini \"...\" olarak değiştirerek devam etmekte olduğunu iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının, haksız tecavüzün meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...  adlı işyerinde iddia edildiği şekilde ... isimli oyunun ayırt edilemeyecek derecede benzerini üreterek, piyasaya sunmadığını, taklit olduğu ürünler ile ilgili müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kesinlikle taklit bir ürün satmadığını, müvekkilinin işyerinde ... ismi ile davacı tarafın iddia etmiş olduğu ürün satışının hiçbir zaman olmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının \"...\", \"...\" ibareleri içeren ürünler satmak ve yine ürünlerle birlikte davacı ürünlerinin kullanım klavuzları ile aynı şekilde kullanım klavuzlarını kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil nolu \"... +şekil\" markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, bu eylemlerinin men'ine ve ref'ine,  toplam 3.039,92 TL maddi tazminat, 3.000,00 TL manevi tazminat ve 3.000,00 TL itibar tazminatının ihlalin tespit tarihi olan 24/10/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazetenin birinde ilanına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın \"Davalının müvekkilin  markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, bu eylemlerinin men'ine ve ref'ine...\" şeklindeki kısmına katılarak kararı bu yönden istinaf başvurularına dahil etmediklerini, ancak davalının markaya tecavüz fiili nedeniyle ödemesi gereken tazminat tutarı yönünden hukuka aykırı bir karar verildiğini, emsal lisans bedeline göre tazminat hesaplaması yapılması talep edilmiş iken davalı cirosu üzerinden hesaplama yapıldığını, kabul etmemekle birlikte sözleşmelerin dikkate alınmayacak olması durumunda dahi sözleşmelerin ve bilirkişi raporunun yerine incelemeye esas alınabilecek herhangi bir delilin de değerlendirilmediğini, eksik görülen bir husus varsa bunun incelenmesi için yeni bir bilirkişi raporuna da başvurulmadığını, talep ettikleri hesaplama yönteminin yerel mahkemece kanuna aykırı olarak değiştirildiğini, mevcut deliller de dahil hiçbir somut delile dayanılmadığını, mahkemece emsal lisans sözleşmelerinin içerik ve bölge bakımından davaya uygulanamayacağını belirtmiş olsa da sözleşmelerin incelendiğinde bu gerekçenin ve gerekçeye dayanan kararın hukuka aykırı olduğunun görüleceğini, gerekçede belirtildiğinin aksine sözleşmelerin \"inhisari olmayan\" lisansa ilişkin olduğunu, sözleşmelerde birden fazla ürün olmasının değerlendirmeye ilişkin bir etkisi bulunmadığını, sözleşmelere konu ürünlerin satış fiyatının davalının satışa sunduğu ... ürünlerinden çok daha düşük olduğunu, dosyaya sunulan emsal sözleşmelerin geçerli olduğu bölgenin davalının satış yaptığı bölgeden çok daha az kapsamlı bir alana ilişkin olup sözleşmelerin \"bölge fazlalığı\" nedeniyle dikkate alınmayacağı gerekçesinin hatalı olduğunu, ... şirketiyle olan sözleşmenin \"birden çok telif hakkına ilişkin olduğu\" gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, kabul etmemekle birlikte mahkemenin yaptığı hesaplama kabul edilseydi dahi bu hesaplamanın da İTO cevabına aykırı olduğunu, İTO'nun emsal lisans bedeli olarak davacı cirosunun %15'inin hesaplanması gerektiğini belirtmişken mahkemenin davalı cirosu üzerinden hesaplama yaptığını, mahkemenin bilirkişi raporunda farklı bir bedel hesaplaması yapılması kararında ise dahi bu hesaplamayı ancak dosyada tekrardan bilirkişi raporu aldırarak marka konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi neticesinde yapabilecek iken takdiri olarak yapmış olduğu hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, maddi tazminat taleplerinde karşı taraf lehine verilen vekalet ücretinin müvekkil lehine verilen tutarı geçemeyeceğini, ancak mahkemenin bu hükme aykırı olarak müvekkil lehine hükmedilen tazminattan daha fazla bir tutarda vekalet ücretine hükmettiğini, bilirkişi incelemesinde yapılan hesaplama ile karara esas olan hesaplamanın arasında afaki bir fark bulunduğunu, bilirkişi kurumuna güvenilerek dosyayı ıslah ettiklerini ve verilen kararın müvekkil mağdur duruma düşürdüğünü, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir marka ihlali yapmadığını, bilirkişi marifetiyle yapılan tespitte bulunun belli olduğunu, davalı müvekkilin tüm ticari defterleri incelenmesi sonucu;  ... Tic. ve LTD. ŞTİ ‘nden 10 adet ve International ... LTD. şirketinden 216 adet olmak üzere toplamda 226 adet ... adlı lisanslı  ürün sattığının tespit edildiğini, müvekkilin davacı tarafın iddia ettiği gibi taklit değil orijinal ürünü toptancı firma  ... satın alıp perakende olarak sattığının ortaya çıktığını, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, müvekkilin bugüne kadar piyasadan orijinal ürün alınıp satılan ve faturaya konu olan oyuncaklardan olduğunun görüldüğünü, davalı müvekkile ait iddiaların ağır bir hak ihlali iftira olduğunu, davalı müvekkilin iş yerinde taklit marka olabilecek hiçbir dava konusu ve başkaca ürün bulunmadığını, mevcut durumda hukuka aykırı herhangi bir fiil olmadığını, tazminat davası açılabilmesi için ortada mütecaviz ve mütecaviz konusu taklit ürün olması gerektiğini, müvekkil aleyhine hükmedilen manevi tazminatın yerinde olmadığını, davanın kısmen kabulü yönündeki kararın lehe olan yönlerini kabul etmekle birlikte aleyhe olan yönlerini istinaf ettiklerini, davacı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülen hiçbir talebin hukuken yeri olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf talebinin reddine, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i, maddi-manevi ve itibar tazminatı talebine ilişkindir. TPMK kayıtlarına göre, ... sayılı \"...\" ibareli markanın, 28, 35 ve 41. Sınıflarda 29/12/2011 tarihinden itibaren, ... sayılı \"...\" ibareli markanın, 28. Sınıfta 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu görülmüştür.  06.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalıya ait işyerinde ve davalıya ait www....com isimli internet sitesinde ... esas unsurlu markayı taşıyan herhangi bir ürünün satışının yapılmadığının tespit edildiği, ancak işyeri duvarlarında ... ürününün görselinin yer aldığı, internet sitesinin geçmiş tarihli kayıtlarında ise, \"...\", \" ...\", \"...\" ve \"...\" isimli ürünlerin satışa sunulduğunun görüldüğü, dosyaya sunulan ve davalı tarafından fatura karşılığı alınan ürün ile davacı tarafa ait ürünün karşılaştırması neticesinde de, davalıya ait ürün kutusunda \"...\" markasının yazılı olduğu, ayrıca \"...\" şeklinde markasal kullanımın da bulunduğu, ürün kutusu üzerinde tespit isteyenin tescilli \"...\" esas unsurlu markası yazılı olmasa da, kutunun ön ve arka yüzlerinde tespit isteyenin ... isimli oyununun görseline yer verildiği ve kutu içerisinden çıkan ürün ve kullanım kılavuzunun üzerinde de  ... markasının yazılı olduğu ve kullanma kılavuzundaki şekil, yazı ve açıklamaların, tespit talep edenin ürününün kullanma kılavuzundakilerle aynı olduğu belirtilmiştir. 18/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, davalı yanın net satışlar toplamının 20.266,19x%12=2.431,94 TL olarak hesaplandığı, sözleşmeler gereği telif emsal bedel olarak minimum ortalam (5.000+3.000+5.000) 13.000/3=4.333,00 USD hesaplandığı, telif  emsal bedeller için kurumlardan gelen yazılara istinaden, telif emsal bedellerinin minimum 7.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. 27/05/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak, birinci yöntem olarak, 2016-2017 yılları net satışlar toplamının 20.266,19x%12=2.431,94 TL hesaplandığı, ikinci yöntem olarak yapılan hesaplamada, sözleşmeler gereği telif emsal bedel olarak minimum ortalama (5.000+3.000+5.000+33.630) 47.140/4=11.792,50 USD x 2 yıl = 23.585,00 USD hesaplandığı, davaya konu olan markanın 2016-2017 yıllarında satışı olduğu, bu nedenle 2 yıl olarak dikkate alınması gerektiği, 3. Yöntem olarak yapılan değerlendirmede ise, telif emsal bedeller için kurumlardan gelen yazılara istinaden, telif emsal bedellerinin minimum (7.000+7.500+7.500) = 22.500 TL/3 = 7.333,33 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Lisans bedeline göre maddi tazminat talep eden davacı vekili raporda belirtilen 23.585 USD'nin TL karşılığı üzerinden maddi tazminat talebini artırmıştır. İstanbul Ticaret Odasından gelen yazı cevabına göre ise, benzer şekildeki marka kullanımının lisans bedelinin cironun %15'i tutarında olabileceği belirtilmiştir. Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. Maddesi ile, birlik ülkeleri, tescilin yapıldığı ülkenin yetkili makamınca söz konusu ülkede bu sözleşmeden yararlanacağı kabul olunan bir kişiye ait olduğu, aynı veya benzeri mallar için kullanıldığı iyi bilinen tanınmış bir markanın herhangi bir karışıklığa yol açabilecek bir şekilde yeniden reprodüksiyonunu, taklit edilmesini veya aslına yakın bir şekilde değiştirilmesini içeren bir markanın kullanılmasını gerek mevzuat izin verdiği takdirde re'sen gerekse ilgilinin isteği üzerine yasaklamayı ve tescilini reddetmeyi veya iptal etmeyi taahhüt ederler. Markanın elzem bir bölümünün tanınmış bir markanın reprodüksiyonundan oluşması veya bu tanınmış markayla karıştırılabilecek bir taklitten ibaret olması durumunda da, bu hükümler geçerli olacaktır.  Böyle bir markanın iptalinin istenmesi için tescil tarihinden itibaren en az beş yıllık bir sürenin tanınması gerekecektir. Birlik ülkeleri, kullanmanın yasaklanması talebinin yapılması için gerekli süreyi tanıyabilirler. Kötü niyetli tescil edilen veya kullanılan markaların kullanımının yasaklanmasını veya iptalini istemek için süre tespit edilemeyeceği belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, mahkemece toplanan tüm deliller, bilirkişi raporları ile  davalının ..., \"...\" ibareleri içeren ürünleri satmak ve yine ürünlerle birlikte davacı ürünlerinin kullanım kılavuzları ile aynı şekilde kullanım kılavuzlarını kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil no'lu ... + şekil markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu sabittir.Davacı istinafında taraflarınca maddi tazminat yönünden emsal lisans sözleşmesine göre tazminat hesaplama yönetimi seçmelerine rağmen mahkemece seçmiş oldukları yöntem yerine davalının cirosu üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını ileri sürmüş  ise de, mahkemenin gerekçesinde ibraz edilen lisans sözleşmelerinin tetkikinde birden çok ülkeye ve ürüne ilişkin inhisari lisans olduğu, emsal olarak dayanılan üçüncü kişi \" ...\" şirketine ait lisans sözleşmesi birçok telif hakkına sahip olduğundan bunların esas alınmasının hakkaniyete uygun  görülmediği belirtilerek davalının ticari defter ve kayıtlarına göre toplam ürün satışından toplam 20.266,19 TL bedelli ürün sattığı, elde ettiği cironun İTO'dan gelen cevaba göre %15'i lisans bedeli olacağından, davalı işletmesinin çapı da gözetilerek maddi tazminat yönünden 3.039,92 TL'ye hükmedilmesi hukuken yerindedir.  Hükmedilen maddi, manevi ve itibari tazminatı dosya kapsamına göre olayın oluş şekli ihlal süresi ve miktarı itibariyle isabetlidir. Davacının vekalet ücreti yönünden yapmış olduğu istinaf incelemesi neticesinde; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesine göre \"(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.\" düzenlemesinin yer aldığı, reddedilen maddi tazminat yönünden AAÜT'nin 13/2. bendine göre vekalet ücreti hükmedilmesi gerekir iken, maddi tazminat yönünden yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının Yargıtay içtihatları uyarınca bölünemeyeceğinden tümden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, diğer hükmün karara aynen derciine, maddi tazminat yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesine,  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/11/2019 tarih, 2017/602 E., 2019/388 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4- \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,  Davalının \"...\", \"...\" ibareleri içeren ürünler satmak ve yine ürünlerle birlikte davacı ürünlerinin kullanım klavuzları ile aynı şekilde kullanım kılavuzlarını kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil nolu \"...\" markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, bu eylemlerinin men'ine ve ref'ine, Toplam 3.039,92 TL maddi tazminat, 3.000,00 TL manevi tazminat ve 3.000,00 TL itibar tazminatının ihlalin tespit tarihi olan 24/10/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazetenin birinde ilanına,\" 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 617,52 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL ve 2.125,00 TL ıslah harcının toplamı 2.156,40 TL harçtan, 617,52 TL ilam harcının mahsubu ile, 1.538,88 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, ıslah harcından mahsup edilen 617,52 TL harç olmak üzere toplam 684,92 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4/c-Davacı tarafından yapılan 435,80 TL tebligat-tezkere, 700,00 TL bilirkişi ücreti ve tespit gideri olan 784,50 TL.'nin toplamı olan 1.920,30 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre 768,00 TL.'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  4/ç-Davalı tarafından yapılan 6,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 3,64 TL.'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,  4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince maddi tazminat talebi yönünden 3.039,92 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/f-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi 13/2 maddesi gereğince kabul edilen manevi tazminatı yönünden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/g-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen itibar tazminatı yönünden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/ğ-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi 13/3 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 3.039,92 TL vekalet ücretinin vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/h-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminatı yönünden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/ı-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen itibar tazminatı yönünden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 84,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 233,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5/ç- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 617,52 karar harcından peşin alınan 154,40 TL'nin mahsubu  ile 463,12 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalının üzerinde bırakılmasına,8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"756115834e7de7cd","SID":"63b34f6410bc1921"}}