{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2188 <br>KARAR NO: 2023/2041<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31.05.2023<br>NUMARASI: 2022/589 E. - 2023/489 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... markası ile kuruyemiş ve benzeri ürünleri üreten, işleyen, pazarlayan ve bu yönde bayilikler veren üretici bir firma olduğunu, ... Gıda Pazarlama Ticaret A.Ş. ne de  kuruyemiş satışı yaptığını, bu ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarına mukabil olmak üzere, alacaklı şirket kayıtlarında mezkur, gerek senetli gerek senetsiz olarak mubayaa ettiği ve edeceği mallardan ve hizmetlerden mütevellit borçlarının teminatı olarak da Kocaeli ili, Gölcük ilçesi tapu müdürlüğü'nün 29.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek belgesi ile  davalı şirketin, müvekkili şirket lehine şirket yetkilisi ...'nın eşi ... adına kayıtlı Kocaeli, Gölcük, ... mahallesi, ... ada, ... parsel de kain ... kat, ... no.lu bağımsız bölüm 100.000,00.-tl bedel, %36 yıllık faiz ile 2. dereceden 3. şahıs  ipoteği verdiği, ticari ilişki devam ederken bu kez davalıya müvekkilce 01.12.2018 tarihli sözleşme ile bayilik verildiğini, ancak davalı şirketin borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü bu sebeple, davalı şirket ile  09.03.2019 tarihinde varolan borca karşılık 700.000,00.-TL toplam bedelli muacceliyet sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile 35 adet sıra senet alındığını, iş bu senetlerin dahi şirket yetkilisi ... ve diğer şirket ortakları tarafından kefil olarak imzalandığını, bu senetlerin hiç birinin günü geldiğinde ödenmediğini, İstanbul ... icra müdürlüğü' nün ... e. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, ancak tahsil kabiliyeti olmadığından iş bu takibinde sonuçsuz kaldığını, bu kez Kartal ... Noterliği' nin 15.10.2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıya ve ipotek verene karşı muacceliyet bildirimi ve ipoteğin paraya çevrileceğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin hem borçlu şirkete hem de ipotek veren malik ...'ya 19.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını,  bu nedenle, davaya konu Gölcük İcra Dairesi' nin ... E. sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile alacağın bir kısmının tahsil edilebilmesi için takip başlatıldığını davalı şirket yetkilisi ...'nın 26.01.2022 tarihinde iş bu takibe, borca, faiz ve ferilerine, borcun varlığını bilmesine ve öncesinde muacceliyet sözleşmesi imzalamasına karşın kötüniyet ile itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu itiraz sonucu Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, görüşmeler sonucu da bir anlaşma sağlanamadığını, borcun varlığının sabit olmasına rağmen, ipotekli taşınmazın satışını geciktirebilmek için davalı tarafından kötü niyetle itiraz edildiğini  iddia ederek, icra takibene yapılan itirazın iptaliyle, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Gölcük İcra Dairesi ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi borçlunun ... Gıda Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 201.786,30TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Somut olayın incelenmesinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde TMK'nun 887. maddesine göre, dava dışı ipotek borçlusuna ve borçlu olarak gösterilen tarafa takipten önce ihtar çekilmesi gerekmektedir. İş bu dosya kapsamında davadan önce ihtar çekilmesi şartı gerçekleşmiştir. Bununla birlikte zorunlu takip arkadaşlığı şartınında gerçekleşmesi gerekmekte olup, davacı tarafın ipotek borçlusu ile asıl borçlu kişiyi icra takibinde borçlu  taraf olarak göstermesi gerektiği, ancak iş bu dosyaya konu icra takibinde ipotek borçlusunun icra dosyasında taraf olarak yer almadığı, ödeme emrine itiraz edenin ... şirketi olduğu, bu şirkete karşı dava açıldığı, ancak ipotek borçlusuna karşı icra takibi yapılmadığı  bu nedenle zorunlu takip arkadaşlığı şartının sağlanmadığı,  itirazın iptali davasında geçerli bir takibin olmasının dava şartı olduğu,  mahkemece yargılamanın her safhasında res'en gözetilmesi gerektiği, dosya kapsamında bu dava şartı sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verildi...\" gerekçesiyle, itirazın iptali talebine esas usule uygun geçerli bir icra takibi mevcut olmadığından, HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... markası ile kuruyemiş vb ürünleri üreten, işleyen, pazarlayan ve bu yönde bayilikler veren üretici bir firma olduğunu, davalı şirkete kuruyemiş satışı yaptığını, bu ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarına karşılık olarak borçların teminatı olmak üzere Kocaeli ili, Gölcük ilçesinin tapu müdürlüğünün 29.01.2018 tarihli ipotek belgesi ile  davalı şirketin müvekkili şirket lehine şirket yetkilisi ...'nın eşi ... adına kayıtlı ... ada, ... parselde kain, ... nolu bağımsız bölümün 100.000,00 TL bedel, 2.dereceden 3.şahıs ipoteği verdiğini, ticari ilişki devam ederken davalıya 01.12.2018 tarihli sözleşme ile bayilik verildiğini, davalının borçlarını ödemede temerrüte düştüğünü, bu sebeple  davalı şirketle  muacceliyet sözleşmesi yapıldığını, 35 adet senet alındığını, senetlerin hiçbirisinin gününde ödenmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, ancak takibin sonuçsuz kaldığını, bu kez 15.10.2021 tarihli ihtarname ile davalıya ve ipotek verene karşı muacceliyet bildirimi ve ipoteğin paraya çevrileceğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin hem borçlu şirkete hem de ipotek veren malik ...'ya tebliğ edildiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davaya konu Gölcük İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla alacağın bir kısmının tahsili için  ipotek bedeli 100.000,00 TL olduğundan fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydı ile tahsil edilmesi için takip başlatıldığını, takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, mahkemenin davayı usulden ret kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığını, mahkeme tarafından her ne kadar 3.şahıs malikin takipte yer almadığından bahisle davanın usulden reddine karar vermiş ise de 3.şahıs malik ...'nın hem ihtarnamede, hem takip talebinde, hem de ödeme emrinde yer aldığını ve kendisine ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiğini, icra takibinde taşınır rehni veya ipotekle temin edilmiş bir alacak talebinde rehnedilenin ne olduğu, rehnedilen 3.şahıslar  tarafından verilmiş veya 3.şahsa geçmiş ise adı ve soyadı olarak belirtildiğini, malik 3.şahıs ...'nın örnek takip talebinde TC kimlik numarası ile birlikte yer aldığını, kaldı ki takibin UYAP üzerinde açılma zorunluluğu bulunup sistemin zorunlu olarak bu şekilde kaydettiğini, İİK 148 maddesinde ipoteğin paraya çevrilmesi ,149 maddesinde icra emrinin 149/b bendinde ise ödeme emrinin düzenlendiğini, İİK'nın ilgili maddelerine göre 3.şahıs malik ...'nın ödeme emrinde yer aldığını ve kendisine ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiğini, mahkemenin İİK 145-147 ve TMK 887 maddelerine dayanarak gerekçe kurmuş ise de icra  takibinde bu maddelere aykırı bir hususun bulunmamakta olduğunu, ayrıca dava açıldıktan sonra esasa girildiğini, deliller toplandığını, ticari defter incelemesi yapıldığını, karar aşamasına getirildiğini, esas hakkında karar beklenirken davanın usulden reddine karar verildiğini, usule ilişkin incelemelerin davanın başında yapılması gerekirken hem zaman kaybı hem de masraf açısından zarara neden olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 150/a maddesi atfıyla aynı Kanun'un 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı şirket yararına dava dışı ipotek borçlusu ... arasında ipotek resmi senedinin düzenlendiği,  ipoteğin serbest derecede istifade etmek üzere 2. derece 100.000,00 TL bedelli olarak 1 nolu bağımsız bölüm üzerine 29.01.2018 tarihinde tesis edildiği, davacı ve davalı şirket arasında alacak borç ilişkilerinden kaynaklanan ticari ilişki ile sonrasında bayilik ilişkisinin olduğu, ipotek alacaklısının  davacı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davacı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, ipotek veren taşınmaz malikinin  icra dosyasında yer alıp almadığı, onun yönünden icra takibinin yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı borçlu şirket hakkında Gölcük İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 11.01.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, Örnek no:9 ödeme emrinin düzenlenmiş olduğu, örnek ödeme emrinde davalı borçlunun unvanının açıkça gösterildiği, ayrıca ipotek veren malik ...'nın \"Rehnedilen 3. şahıslar tarafından verilmiş veya mülkiyeti 3. şahıslara geçmiş ise onun ve daha sonra gelen rehin hakkı sahibinin adı, soyadı, yerleşim yerlerindeki adresi\" karşısında ipotek borçlusu malik ...'nın adı, soyadı ile birlikte TC kimlik numarası ve taşınmaz tapu kaydına ait bilgiler ile ipotek bedeli ve faiz oranının gösterildiği, alacak olarak ise  100.000,00 TL ipotek bedeli ile 09.03.2019 muacceliyet sözleşmesi gereği işlemiş yıllık 101.786,30 TL faiz olmak üzere toplam 201.786,30 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı; icra takibine konu ödeme emrinin asıl borçlu şirketle birlikte ipotekli taşınmaz maliki ...'ya \"ödeme emri, takibin dayanağı belge\" şeklinde tebliğ edildiği, tebligatın bizzat muhataba 20.01.2022 tarihinde yapıldığı,  davalı borçlu tarafından  icra takibine karşı borca ve ferilerine itirazda bulunulduğu, ancak ipotek maliki  olan ve ödeme emri tebliğ edilen ...'nın herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu, icra takibinden önce davacı ile davalı borçlu şirket arasında muacceliyet sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu, 09.03.2019 tarihli adi yazılı sözleşmede davalı borçlu tarafından davacı alacaklıya verilen senetlerin tarih ve bedellerinin gösterildiği ve senetlerden herhangi birinin ödenmemesi hâlinde muacceliyet kespedeceğinin belirtildiği, davacı ve davalı şirket arasında 01.12.2018 tarihinde bayilik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, 15.10.2021 tarihli Kartal ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin, davalı borçlu ile birlikte ipotek veren ... adına düzenlendiği, ihtarname konusunun muacceliyet bildirimi ve ihtarname şeklinde belirtildiği, içeriğinde ise  cari hesap usulü yapılan ticari faaliyet neticesi şirketin 816.617,38 TL ana para borcu bulunduğu, ihtarname tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde ana para ve 09.03.2019 tarihli muacceliyet sözleşmesi gereği faizi ile birlikte ödenmesinin belirtildiği, ayrıca borcun ödenmemesi halinde icra takibi başlatılacağı ve muhatap ... tarafından 29.01.2018 tarihli ipotek belgesiyle verilen bağımsız bölüm üzerindeki 100.000,00 TL bedelli ipotek senedi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidileceğinin belirtildiği ve ihtarnamenin tebliğ edildiği, ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine icra takibinin başlatılmış olduğu anlaşılmıştır. İpoteğin paraya çevrilmesi, takip talebi başlığı ile İİK m 148 vd düzenlenmiştir. İİK m.149 'de  icra müdürünün ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş  veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri göndereceği, bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar  getirilmezse alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceğinin bildirileceğine yer verilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Asıl borçlu ile rehin veren üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı olup birlikte takip yapılması gerekir. Somut olayda,  dosya kapsamındaki açıklamalar kısmında yer verildiği üzere, ipotek veren ... takip talebinde gösterilmiş ve ayrıca ödeme emri ve takip dayanağı belgenin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İİK’nın 149/b. maddesinde açıkça, icra müdürünün asıl borçluyla birlikte, ipotek akit tablosundan ve tapu kayıt içeriğinden tespit edeceği ipotekli taşınmaz malikine ödeme emri tebliğ etmek zorundadır. Madde, asıl borçlu ile borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz maliki arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Somut olayda da asıl borçluyla birlikte ipotek veren malike ayrı ayrı ödeme emrinin tebliğ edildiği, böylece yasal zorunluluğun yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan asıl borçlunun borcu nedeniyle taşınmazını ipotek veren  yönünden  TMK'nın 887. maddesi hükmünün takip koşulu olarak göz önünde bulundurulması gerekir. Buna göre, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK'nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de ipotek  veren  üçüncü  kişi  hakkında  takip yapılabilmesi için TMK’nın 887. maddesi uyarınca alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Somut olayda muacceliyet bildirimi ve ihtarnamenin gönderilmiş olduğu çekişmesizdir. Muacceliyet ihtarnamesinde açıkça ödenmesi gereken borç tutarı ve ipotek limiti  bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında davanın usulden reddine  karar verilmiştir. Ancak mahkeme gerekçesinin aksine, ipotek veren ...'nın takip talebinde yer aldığı, ödeme emrinin  ve takibin dayanağı belgelerin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İpotek veren  üçüncü kişi, ayrıca şahsen borçtan sorumlu değilse, ipotek veren sıfatı dışında bir de borçlu sıfatı ile takipte gösterilmesinde zorunluluk  ve hukuki yarar yoktur. Açıklandığı üzere ipotek veren taşınmaz maliki yasal düzenleme kapsamında takip talebinde yer almaktadır ve ödeme emri tebliğ edilmiştir. Yasal şartlar yerine getirilerek takip yapıldığı halde, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş,  bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı karar verildiği anlaşıldığından, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.14.12.2023<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0eb96ee3a11bac33","SID":"ff2d56fae9742fd2"}}