{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2241 <br>KARAR NO: 2023/1993<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 14.07.2023<br>NUMARASI: 2023/441 Esas <br>DAVA: Tespit <br>Taraflar arasındaki murisin davalıya 23.01.2019 tarih ve 2019/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile devrettiği kayıtlı olan 1.622.400 adet hisseye ilişkin hisse devrinin iptali  davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, dava konusu hisselerin üçüncü kişilere devir ve temliklinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'ın, 25.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak kızı davacı müvekkili ..., eşi davacı müvekkili ... ile murisin önceki evliliğinden olan oğlu davalı ... ve kızı dava dışı ...'ın kaldığını, İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/628 E.-2019/632 K. sayılı ve 04.09.2019 tarihli mirasçılık belgesi ile her bir mirasçının payının eşit olarak ¼ oranında belirlendiğini, dolayısıyla davacı müvekkillerin ayrı ayrı ¼ oranında murisin yasal mirasçıları olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin murisi ...'ın, 219962 numaralı sicil kaydı ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne kayıtlı ... Holding A.Ş.’nin hissedarlarından biri olduğunu, ticaret sicil kayıtları celp edildiğinde görüleceği üzere adı geçen şirketin 52.000.000-TL olan toplam sermayesinin her biri 1-TL olan 52.000.000 adet hisseye ayrıldığını, yine aynı kayıtlara göre murisin toplam 28.143.942 adet hisse sahibi iken vefat ettiğini, murisin vefatı ile ¼ oranında yasal mirasçıları olan müvekkillerine ayrı ayrı 7.035.985,5 adet (toplamda davalı şirketin yaklaşık %27’si oranında) şirket hissesinin miras yoluyla intikal ettiğini, davalı mirasçı ... ile dava dışı diğer mirasçı ...'ın, murisin hissedar olduğu şirketlerde mirasen intikal eden hisseler haricinde önceden de hissedar olmaları nedeniyle şirketlerin yönetim kurulunda başkan ve üye olarak yer aldıklarını, murisin vefatı sonrasında murisin son eşi ve son çocuğu olan müvekkillerinin mirasın sulhen paylaşımı konusunda murisin önceki evliliğinden olan çocukları davalı ... ile dava dışı ... tarafından uzun bir süre oyalandığını, bu süreçte mirasçı olmaları nedeniyle şirketlerde pay sahibi olmalarına rağmen müvekkillerinin başta ... A.Ş. olmak üzere murisin hissedar olduğu tüm şirketlerden uzak tutulduklarını, uzunca bir oyalamanın ardından mirasın sulhen paylaşımının çözümsüz kalması üzerine, müvekkillerinin mirasçılıktan doğan yasal haklarını kullanmak istediklerinde de, murisin hissedar olduğu şirketlerde aynı zamanda Y.K. üyesi ve başkanı olan davalı ve diğer dava dışı mirasçı tarafından yine engellendiklerini, bunun üzerine müvekkillerinin çözüm için yargıya başvurmak zorunda kaldıklarını, bu kapsamda, murisin vefatı ile mirasen intikal eden hisselerin şirket defterine kaydedilmesine yönelik taleplerinin reddi üzerine müvekkilleri tarafından ... A.Ş. aleyhine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/329 E. sayılı dosyasıyla hisselerinin pay defterine tescili talebiyle dava açıldığını, ... A.Ş. tarafından davaya verilen cevap dilekçesinde, murisin vefat tarihi itibariyle payının 26.521.542 adet olduğunun belirtildiğini, murisin davalı ...’a 23.01.2019 tarih ve 2019/02 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla 1.622.400 adet hissesini devrettiğinin yazılı olduğu pay defteri de 11.10.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu sözde hisse devrinin gerçek olmadığının öğrenilmesi nedeniyle, müvekkillerince keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 28.03.2023 tarihli ihtarnamesi ile söz konusu hisse devrine ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneğinin taraflarına iletilmesinin talep edildiğini, ... A.Ş. tarafından keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 14.04.2023 tarihli ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, ret gerekçesi olarak da müvekkillerinin şirkette pay sahibi sıfatını kazanmamış olmalarının gösterildiğini, sözde davalıya yapılan hisse devrinin yönetim kurulu kararıyla pay defterine tescil edilerek geçerli bir devir olarak gösterilmek istenmiş ise de görünenin aksine muris tarafından davalıya yapılan herhangi bir hisse devir işlemi bulunmadığını belirterek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları ile sözde hisse devir işleminin geçersizliğiyle ilgili her türlü şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne; dava konusu şirket hisseleri hakkında, 3. kişilere devir ve temliki ile üzerine ayni/şahsi hak tesisini önlemek ve ayrıca müvekkillerine ait yasal miras hakkına veya saklı paya zarar verilmesini ve/veya yasal miras payının/saklı payın elde edilmesinin imkansız hale gelmesinin engellenmesi adına ivedilikle ve öncelikle teminatsız, kabul edilmemesi halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ve şirkete bildirilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...İhtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler (haklar, taşınır ve taşınmaz mallar) hakkındaki davalarda alınır. Çekişmeli ve bu nedenle dava konusu olan şey (mesela, taşınır veya taşınmaz bir mal) hakkında önleyici nitelikte bir geçici hukuki koruma kararıdır. Somut olayda dosyaya sunulmuş olan deliller ve talepler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava dışı şirketin dava konusu yapılmış olan hisselerinin müteveffa tarafından davalıya devredilip devredilmediği, devredilmiş ise söz konusu devrin usulüne uygun olup olmadığı, devir işleminin iptal edilip edilemeyeceği hususunun yargılamayı gerektirmekte olduğu, davacıların bu hususa yönelik olarak tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispat koşullarını oluşturur delil ibraz edemediği, nitekim dava dışı 3. Kişilerin hisselerinin üzerine devir ve temliki önler mahiyette tedbir de koyulamayacak olması...\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK’nın 389/1. maddesinde 390/3. maddesindeki  düzenlemelerden de açıkça anlaşılacağı üzere, kanun koyucu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığının “yaklaşık olarak ispatını” aradığını, tam ispatı aramadığını, kanun koyucunun, yaklaşık ispatta, dava konusu talepte haklılık konusunda mahkemeye bir kanaat verilmiş olmasını, dava konusu talepte haklı olma ihtimalinin mevcut olmasını yeterli bulduğunu, İlk derece mahkemesi, yaklaşık ispat koşullarını oluşturur delil ibraz edemediklerini  gerekçe göstermiş ise de gerekçenin aksine dilekçe ekinde sunulan murise ait el yazılı vasiyetname ile yaklaşık ispata ilişkin delilinin dosyada mevcut olduğunu, nitekim dava dilekçesi incelendiğinde de muris tarafından kaleme alınan 22.01.2019 tarihli el yazılı vasiyetnameden bahsedildiği, söz konusu vasiyetnamenin tarihine dikkat çekildiğinin görüleceğini, el yazılı vasiyetnamenin tarihi 22.01.2019 olup dava konusu edilen hisse devrine ilişkin 2019/02 sayılı yönetim kurulu kararının tarihinin ise 23.01.2019 olduğunu, murisin, bir gün önce kaleme aldığı el yazılı vasiyetnamesinde neden davalıya hisse devri yapmadığını etraflıca izah ettiğini, devir yapmayacağı iradesini de açıkça belirtmiş iken, el yazılı vasiyetnamenin mürekkebi dahi kurumadan ertesi gün devrin yönetim kurulu kararıyla yapılmış olması karşısında hisse devrinin usulsüz, geçersiz bir devir olduğu ve iptali gerektiği konusunda mahkemeye bir kanaat vereceği şüphesiz olup  yasa koyucun aradığı yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin de açık olduğunu, el yazılı vasiyetname ile deyim yerindeyse bizzat murisin beyanıyla yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiş olup, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kararının kaldırılması ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Tedbir talebinin, dava dışı üçüncü kişiyle ilgili değil, davalıya ait şirket hisselerine yönelik olduğunu, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki tespiti nedeniyle ret kararı vermesinin yerinde olmadığını, tedbir talebinin davalıya ait ... A.Ş. hisselerine yönelik olmasına rağmen, talebin dava dışı üçüncü kişilerin hisselerine yönelikmiş gibi hatalı değerlendirildiğini, oysaki gerek dava dilekçesinde gerekse yukarıda da belirttikleri üzere, ihtiyati tedbir talebinin muris ... tarafından davalı ...’a devredildiği iddia edilen davalı ...’a ait ... A.Ş.’deki 1.622.400 adet hissenin üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerine ayni/şahsi hak tesisini önlemeye yönelik olduğunu, uyuşmazlık konusu olan ve davalıya ait hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulabileceğinin kuşkusuz olduğunu, İlk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, istinaf incelemesi ile kararın kaldırılması ve davalıya ait 1.622.400 adet ... A.Ş. hissesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, murisin davalıya 23.01.2019 tarih ve 2019/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile devrettiği kayıtlı olan 1.622.400 adet hisseye ilişkin hisse devrinin geçersizliği ile  iptali istemine, istinaf başvurusu ise dava konusu hisselerin üçüncü kişilere devir ve temliklinin önlenmesi için talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir isteminin reddine  karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Eldeki davada, davacılar,  dava dışı şirketteki muris hisselerine miras yoluyla ortak olduklarını, murisin davalıya devrettiği ileri sürülen 1.622.400 adet hisseye ilişkin devrin geçersiz olup, iptali gerektiği ileri sürülmüş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde dava konusu hisselerin muris tarafından davalıya imzalanan pay devir sözleşmesi ile geçerli bir şekilde devredildiğini, ayrıca payların bağlı olduğu pay senetlerinin arkasının muris devreden tarafından cirolanarak senetlerin davalıya verildiğini,  açılan davanın mesnetsiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Uyuşmazlık dava konusu muris tarafından davalıya devredildiği ileri sürülen 1.622.400 adet hisseye ilişkin devrin geçersiz olduğu iddiası kapsamında, dava konusu 1.622.400 adet hissenin davalı yanca üçüncü kişilere devir ve temliklinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilme şartlarının bulunup bulunmadığı hususundadır. Yukarıda yer verildiği üzere davacılar muris ile davalı arasındaki hisse devrinin geçersizliği nedeniyle iptalini iddia ederken, davalı ise hisse devrinin yazılı devir sözleşmesi ile gerçekleştiğini, ayrıca payların bağlı olduğu pay senetlerinin arkasının muris devreden tarafından  cirolanarak senetlerin davalıya verildiğini, ileri sürmüşler, davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde yazılı devir sözleşmesi örneği  sunulduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Davacıların iddia ve delilleri ile davalı savunmaları kapsamında,  ihtiyati tedbir talebinin karara bağlandığı tarih itibariyle, yasal düzenleme kapsamında dava konusu uyuşmazlık nedeniyle tedbir talep eden davacı tarafça HMK'nın 390/3 fıkrası gereğince kendisinin haklılığını yaklaşık ispat etmiş olduğunun kabulü  mümkün olmadığından tedbir talebin reddinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman  tedbir kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında, bu aşamada şartları oluşmayan  tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 07.12.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f , 391/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50620a39ba10f28e","SID":"0c02f91c2b21d0f8"}}