{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2075 <br>KARAR NO: 2023/1559<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/02/2020<br>NUMARASI: 2014/1229 E. - 2020/59 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtarı olduğu 25.2.2013 tarihli çeki keşideci ... aralarındaki ticaret ilişkisi nedeniyle aldığını ve çeki yine ticari ilişkisine istinaden dava dışı ...Şti.'ne ciro ederek verdiğini, ... şirketi günü geldiğinde bankadan sordurduğunda çekin karşılığı çıkmaması üzerine keşidecisi ... ile haricen irtibat kurarak çekin ödemesini elden taksitli olarak tahsil ettiğini, yapmış olduğu ödeme karşılığında çeki teslim alan keşideci  ... arkasında müvekkilinin ilk cirosu bulunan bedelsiz kalan çeki tahrif ederek ön yüzündeki lehtar kısmına sözde paraf atarak müvekkilinin isminin üzerini çizerek yanına ...'in ismini sıkıştırarak yazarak çek'i tekrar tedavüle sürerek müvekkilinin cirosunun üzerinin çizilmemesinden faydalanmak için tekrar davalı ...'e cirolatmış daha sonra aralarında ticari ilişki bulunmayan arkadaşı davalı ... isimli şahsa da çeki kırdırmak istediğini beyan ederek bu kişiye de çekin arkasını cirolatmak suretiyle çeki davalı ...  16.000 TL para almak suretiyle kırdırarak çeki davalı ...'e teslim ettiğini, çeki yasadışı olarak kırıp son hamil olarak gözüken davalı ...'in müvekkili aleyhine İst.Anad. ....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin İst.Anad.Cum.Başsavcılığına yapmış olduğu şikayet üzerine  ... ve ...'ın dosyaya vermiş oldukları ifadelerde yapmış oldukları eylemleri kabul ve ikrar ettiklerini, işbu ifadelerde müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığının, çekin keşideci tarafından ilk ciro müvekkiline ait olmasına rağmen ilk cironun üstüne sıkıştırılan ciro sebebiyle ciro zincirinin kopmuş olduğu ve davalı ...'in müvekiline başvuru hakkı olmadığının aşikar olduğunu ve davalı ...'in yetkili hamil olmadığını ve takip yapmaya hakkı olmadığını iddia ile öncelikle müvekkili aleyhine ileride telafisi güç ve onarılması imkansız zararlar doğurmaması için İst.Anad....İcra Müd.'nün ... Es. Sayılı dosyaya yatırılan 41.800 TL'nin dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından çekilmesinin tedbiren durdurulmasına, icra mahkemesince hükmolunan takip tutarının %20'si kadar tutarlı tazminatın tahsilinin İİK'nun 169a/6 hükmüne göre dava sonuna kadar tehir olunmasına, müvekkilinin takip konusu çek'den dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, takibin kötü niyetle yapıldığından müvekkili lehine takip tutarının %20 oranın88da kötüniyet tazminatına, %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu keşidecisi ... olan Çek'in öne ... namına yazılmış olup, ondan ciro yolu ile davacı ...'na ondan sonra ciro ile  ... ondan sonra ...'a o da ciro ederek müvekkiline verdiğini, çek süresinde müvekkili tarafından bankaya ibraz edildiğini ancak karşılıksız çıkması üzerine İst.Anad....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile esas takibe geçtiklerini, müvekkilinin oto alım satım işleri ile ilgilendiğini, borçlu ...'ın araç satın almak istemesi üzerine müvekkilinin dava konusu çek karşılığında ...'a araç sattığını, ancak aracın devrini almadan önce nakit ihtiyacının oluştuğunu satın aldığı aracı geri satmak istediğini bildirmesi üzerine taraflar arasında yapılan oto alım sözleşmesi ile aynı aracın 22.500 TL bedelle satın alındığını, davacı tarafın asılsız iddialarla hakkı olmadığı halde müvekkilinin çek kırdırdığı ve çek üzerindeki imzaların sahte olduğu, ciro silsilesinin kopuk olduğu iddialarının yersiz olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı gibi ciro silsilesindeki borçluların imzalarını inkar etmediklerini, dava konusu çek bedelinin keşideci  ... tarafından savcılık ifadesinde beyanla dava dışı ... elden ödendiğini, devamla zor durumda kaldığını ve tekrar çeki paraf ederek tedavüle sürdüğünü kabul etmiş olması karşısında dosyada çekin ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi çekin ödenme yeri ibrazı halinde banka olduğunu, kambiyo senetlerinde ödemenin meşru hamile yapılması gerektiğini, aksi takdirde 3.şahıslara yapılan ödemeler ciro silsilesindeki cirantaları borçtan kurtarmadığını, banka kayıtları incelendiğinde çekin şu anki hali hazır durumu neyse o şekilde bankaya ibraz edildiği bankaca gelen cevabi yazıda sabit olduğunu belirterek davanın haksız ve sadece zaman kazanmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, %10'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli davacının para cezasına çarptırılmasını talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; mobilya ihtiyacı nedeniyle modoko mobilyacılar sitesinde mobilyacı olan davalı ... ile tanışıp bir kaç defa mobilya aldığını, daha sonra ...'in kendisini arayarak paraya ihtayacı olduğunu elinde 25.000 TL meblağlı 3 aylık bir çeki olduğunu, çeki kendisine vererek karşılığında 25.000 TL nakit para istediğini, kendisinin de bunu kabul ederek çeki aldığını, daha sonra almış olduğu çek ile davalı  ...'den  araç satın aldığını, ancak daha aracın devrini almadan oğlunun yeni işyeri açması nedeniyle paraya sıkışması nedeniyle almış olduğu aracı tekrar  ...'e aralarında yaptıkları araç satım sözleşmesi ile aynı araca 22.500 TL bedelle geri sattığını, dava konusu çek'in önce ... namına yazıldığını, ondan ciro yolu ile davacı ...'na ondan sonra ciro ile ...  ondan sonra ...'e o da ciro ederek kendisine çek'i verdiğini, gerek keşideci gerek cirantalar işbu çeki ödemeyerek hem kendisini hem de çeki ciro ederek verdiği ...'i mağdur ederek kasıtlı olarak zaman kazanmak amacıyla işbu çeki ödemediklerini, alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik dava açtıklarını savunarak davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı yanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, %10'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli davacının para cezasına çarptırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen çek üzerinde müvekkilinin isim ve soy isminin yazıldığı iki adet cironun bulunduğunu, ilgili ceza dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporu incelendiğinde anaşılacağı üzere, müvekkiline ait birinci sırada ki isim ve soy ismi ile imzasının bulunduğu cironun müvekkilinin eli ürünü olup, ikinci cironun müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, işbu davada müvekkilinin diğer davalılar ile aralarında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, diğer davalılar ile müvekkili arasında çek konusu alacak ile ilgili herhangi bir alacak-borç ilişkisinin asla olmadığını, dava konusu çek üzerinde bulunan ve müvekkilinin eli ürünü olan birinci sırada ki ciro sonrasında dava konusu çek davacı tarafından ... Şti.'nin uhdesine geçmiş olup bu çek bedeli bu haliyle ...Şti.'ye ödenmiş ve çek ....Şti.'den geri alındığını, daha sonra bu çek'in müvekkilinin iradesi dışında tahrif edilerek diğer davalılara geçtiğini, bu sebeple müvekkilinin sorumlu olduğu dönem içerisinde müvekkilinin sorumlu olduğu kısım açısından dava konusu çekin tahsilatının yapıldığını, müvekkilinin iradesi dışında dava konusu çek tahrif edilerek diğer davalılara ciro edilerek tekrar tedavüle sokulduğunu, ceza dosyası incelendiği dava konusu çekin keşidecisi ...'ün iş bu çeki tahrif ettiğini açıkça beyan ettiğini, müvekkilinin bu davada davalı taraf olmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle müvekkilinin icra takibine konu çek'den dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup,uyuşmazlığın, Davalılardan ... tarafından davacı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile  davaya konu ... A.ş. İçerenköy Şubesi'ne ait ... nolu 25.000,00 TL bedelli çek nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığı, davacının İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2013/580 Esas sayılı dosyası ile itirazen takibin iptali için dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, dava konusu çek nedeniyle davacı tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/513 Esas sayılı dava dosyasında davalılardan ... ile dava dışı çek keşidecisi olan ... aleyhine nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği, dosyamızın diğer davalıları olan ... ile ... aleyhine tefecilik suçuna ilişkin olarak yapılan şikayet sonucunda ek takipsizlik kararı verildiği, davacının bu karara itiraz ettiği, itirazın İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesince incelenmekte olduğu bu hususlarda ihtilaf bulunmadığı, davaya konu çek bedelinin keşidecisi tarafından dava dışı ... Dış Tic. Kollektif Şirketi'ne haricen ödenip ödenmediği, çekin keşide tarihinde ve lehtarın isminin değiştirilmesi yönünde tahrifat yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla çek nedeniyle tarhrifattan ve bedelsiz kalmasından dolayı davacının davalılara borçlu olup olmadığı hususunda toplandığı,İstanbul Anadolu 6. Ağır ceza Mahkemesinin 2014/513 Esas sayılı dosyası incelendiğinde dava konusu çekin arka yüzündeki ikinci imzanın dava dışı  ... tarafından  lehtar kısmına ... yazılıp keşide tarihinin de  değiştirildiği, çeki ....Tic. Şirketinden bedelini ödeyerek geri aldığını beyan ettiği,  söz konusu çekteki ön yüzde yer alan ... isim ve yazısı ile keşideci imzasının sanık ...  el ürünü olduğunun  sabit olduğu resmi belgede sahtecilikten ceza verildiği,  dava konusu çekin davacı yönünden bedelsiz kaldığı, Davalı ...'ın savcılıktaki beyanıyla dava dosyasındaki beyanın arasında çelişki bulunmakta olup savcılıktaki beyanında dava konusu çeki ticari ilişki sonucu almadığını beyan ettiği, beyanları arası çelişki bulunduğundan ilk savcılık aşamasındaki beyanı nazara alınarak  tüm bu sebeplerle davanın davanın kabulü ile Davacının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki ... A.Ş İçrenköy Şubesi'ne ait ... seri  nolu 25.000  TL bedelli çekten dolayı başlatılan takipten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebi ve para cezası talebinin şartları oluşmadğından reddine dava konusu çekteki tahrifatların dava dışı ... tarafından yapıldığı ceza mahkemesindeki ikrarından da anlaşılacağı üzere ... ciro ve imzasının davalı ...'in el ürünü olmadığından  yargılama giderlerinden sadece  davalılar ... ile  ...   müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları kanaatine varıldığından\" Davanın kabulü ile, davacının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki ... A.Ş İçrenköy Şubesi'ne ait ... seri  nolu 25.000  TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine,  davacının kötü niyet tazminatı talebi ve para cezası talebinin şartlarıve  oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, mahkemece keşide  tarihinin paraf ile değiştirilmesi ve  lehtar kısmına ... yazılıp çekin tedavüle verilmesi ve davacının ödemesini yapıp çeki geri almaması karşısında haksız bir hüküm tesis edildiğini, söz konusu cirantalar ve keşideci arasındaki hukuksal ihtilaflar açısından oluşacak ve ileri sürülecek hakların iyi niyetli 3. şahıs olan müvekkil açısından ileri sürülmesinin yasaya aykırı olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, söz konusu çekten kaynaklı olarak taraflar arasındaki ceza hukuku açısından oluşabilecek cezai müeyyidelerin tarafının müvekkili olmadığını, mahkemece davanın kabulünü gerektirecek hiçbir delile dayanmadan soyut değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, keşideci  ... olan ... A.Ş. İçerenköy şubesine ait 05.06.2013 keşide tarihli ... seri no'lu 25.000,00 TL meblağlı çekin önce ... namına yazıldığını, ondan ciro yolu ile davacı ... , ondan sonra ciro ile ... , ondan sonra müvekkil ...'a, o da ciro edilerek verildiğini, akabinde araç satım işlemleri açısından işbu çeki borcuna karşılık diğer davalı ...'e verdiğini, akabinde söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı alacaklı ... tarafından icra takibine geçildiğini, ... ile ... arasında 25.03.2013 tarihli tarihli oto satış sözleşmesi ile 2006 model ... marka  ... plakalı aracın dava konusu  05.06.2013 keşide tarihli 25.000 TL meblağlı ... İçerenköy şubesine ait keşidecisi ... olan çek karşılığında satıldığını, daha sonra müvekkilin araç alım satımından kaynaklanan borcuna ilişkin olarak çeki ...'e verdiğini, kambiyo evraklarının sebepten mücerret olup müvekkil tarafından çekin neden ve nasıl verildiğine dair açıklama getirmesinin de yasal açıdan gerekli olmadığını, kabul etmemekle beraber önceki ciro silsilesi kopukluklarının muhatabının müvekkil olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, görünürdeki ciro silsilesinde kopukluk olmadığını ve şahısların imzalarını ikar etmediğini, dava konusu çek bedelinin keşideci ...  tarafından savcılık ifadesinde beyanla dava dışı ...'a elden ödendiğini ve devamla zor duruda kaldığını ve tekrar çeki paraf ederek tedavüle sürdüğünü kabul etmiş olması karşısında dosyada çekin ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi söz konusu çekin ödemesinin de yapılmadığını, yapılması gereken bir ödemenin varlığı halinde de ödemenin son meşru hamil olan ...'e verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olan  keşidecisi ... olan ... A.Ş. İçerenköy şubesine ait 05.06.2013 keşide tarihli ... seri no'lu 25.000,00 TL meblağlı çekin önce ... namına yazıldığını, ondan ciro yolu ile davacı ...'na, ondan sonra ciro ile ...'a, ondan sonra müvekkil ...'a edilerek verildiğini, akabinde araç satım işlemleri açısından işbu çeki borcuna karşılık müvekkile verdiğini, işbu çekin müvekkil tarafından bankaya ibraz edilmiş olup karşılıksız çıkması üzerine Anadolu ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile esas takibe geçildiğini, borçlu ...'nun süresinde borca ve ferilerine itiraz davası açtığını, Anadolu 14. İcra Hukuk Mah. 2013/580 E. 2014/174 K. sayılı kararı ile açılan davalarının reddolduğunu, davacının yerel mahkeme kararına karşı temyize başvurduğunu ve Yargıtay 12. H.D. 2014/14466 E. 2014/17916 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının onandığını, ... ile ... arasında 25.03.2013 tarihli tarihli oto satış sözleşmesi ile 2006 model ... marka  ... plakalı aracın dava konusu  05.06.2013 keşide tarihli 25.000 TL meblağlı ... İçerenköy şubesine ait keşidecisi ... olan çek karşılığında satıldığını, borçlu ...'ın aracın devrini almadan önce müvekkile gelerek nakit ihtiyacının olduğunu acilen satın aldığı aracı geri satmak istemesi üzerine taraflar arasında 30.03.201 tarihli yapılan oto alım satım sözleşmesi ile aynı aracın 22.500 TL bedelle satın alındığını, davacının asılsız iddialarla müvekkilin hakkı olmadığı halde ikrazatçılık yaptığını, çek üzerindeki imzaların sahte olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olduğu çek bedelinin dava dışı ... tarafından ödendiğini, çekin bedelsiz kaldığını beyan ettiğini ve bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, yersiz iddialarla müvekkil hakkına tefecilik suçundan açılan İstanbul Anadolu 40. ACM'nin 2015/540 E. sayılı dosyasında beraat kararı verildiğini, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığını ve borçluların imzalarını inkar etmediğini, dava konusu çek bedelinin keşideci ... tarafından savcılık ifadesinde beyanla dava dışı ...'a elden ödendiğini devamla zor durumda kaldığını ve tekrar çeki paraf ederek tedavüle sürdüğünü kabul etmiş olması karşısında dosyada çekin ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, çekin ödenme yerinin ibrazı halinde banka olduğunu, dosyada ödeme belgesi olmadığını, olması halinde bu ödemenin müvekkile yapılmış olması gerektiğini, kambiyo senetlerinde ödemenin meşru hamile yapılması gerektiğini, çekin müvekkil tarafından bankaya ibrazı anında bankaca çeke karşılıksız işlemi yapılmadan önce çekin fotokopisinin bankaca alındığını, banka kayıtları incelendiğinde çekin şu anki hali hazır durumu neyse o şekilde bankaya ibraz edildiğinin bankaca gelen cevabi yazıda sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile müvekkilin icra takibine konu çekte lehtar olduğunu, ticari ilişkiye istinaden dava dışı ... Şti'ne ciro ederek verdiğini, çekin günü geldiğinde haricen çekin karşılığı olmadığını öğrenmesi üzerine çeki aynı gün yazdırmadığını, çekin keşidecisi ... ile haricen irtibat kurarak çekin ödemesini elden taksitli olarak tahsil ettiğini ve çeki keşidecisine teslim ettiğini, çek keşidecisinin çeki tahrip ederek ön yüzündeki lehtar kısmına paraf atarak müvekkilin isminin üzerini çizdiği, yanına ... ismini yazdığı, çekin arkasına da ilk cironun üzerine (müvekkilin cirosunun üzerine) ... cirosunun sıkıştırılmak suretiyle çeki tekrar tedavüle sürdüğünü, müvekkilin cirosunun üzerinin çizilmemesinden faydalanmak için tekrar ...'e cirolattığını, daha sonra aralarında ticari ilişki bulunmayan arkadaşı ...'a çeki kırdırmak istediğini beyan ederek ve bu kişiye de çekin arkasını cirolattırmak suretiyle çeki davalı ...'e 16.000,00 TL para almak suretiyle kırdırarak çeki davalı ...'e teslim ettiğini, senet üzerinde tahrifat yapılmadan önce lehtar ... lehtar olmadığından ciro zincirinint ahrifat sebebiyle koptuğunu, ...'in yetkili hamil olmadığını,belirterek menfi tespit davasının kabulü ile %20 oranında kötü niyet tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine ve ayrıca çek tazminatı ve komisyon yönünden TTK 783/3'e göre müvekkilin sorumlu olmadığından bu miktarlar yönünden de borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müd ... E. sayılı dosyasında alacaklı ...-... tarafından borçlular  ..., ..., ..., ... aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu ... A.Ş. İçerenköy şubesine ait çekin numarasının ..., keşidecinin ..., lehtarın ..., üzeri çizilmiş ... yazdığı, keşide tarihinin düzeltildiği ve paraf edildiği, çekin arka yüzünde ... cirosunun yer aldığı, sırayla  ... kaşesinin ve imzasının iptal edildiği, altında tekra raynı şekilde ... kaşe ve imzasının bulunduğu, ... Şti'ne ait kaşe ve imzanın iptal edildiği, ..., ..., ...'in cirosunun bulunduğu, çekin keşide tarihi düzeltilmiş hali il e06.06.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür. İşbu takibe ilişkin olarak İstanbul Anadolu 14. İcra Mah 2013/580E. 2014/174 K. sayılı dosyasında takip borçlusu ... tarafından takip alacaklısı ... aleyhine açılan davada  mahkemece yapılan değerlendirmede banka cevabında çekin icra takibine konulmuş şekliyle bankaya ibraz edildiğinin bildirildiği bu nedenle ... imza ve cirosunun çekin bankaya ibrazından sonra araya sıkıştırıldığına yönelik itirazın geçerli olmadığı, ciro zincirinde de kopukluk olmayıp alacaklının yetkili hamil olduğu belirtilmek suretiyle davanın reddine, takip durduğunda davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 12. H.D. 2014/14466 E. 2014/17916 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının onandığı görülmüştür. CBS'ye şikayette bulunulduğu, İstanbul Anadolu CBS 2013/86385 E sayılı dosyasında bilirkişi marifeti ile imza incelemesi yapıldığı, inceleme konusu çek ön yüzünde yer alan keşideci ve paraf imzalarının keşideci  ... eli ürünü olduğu, arka yüzünde yer alan 1. ciranta ... adına atfen atılı imzanın ...'in eli ürünü olduğu, 2. ve 3. ciranta ... ve ... adlarına atfen atılı imzanın  ... (...)'nın el ürünü olduğu, ... adına atfen atılı imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, ...'in eli ürünü olduğu, 5. ciranta ...'in adına atfen atılı imzanın ...'in eli ürünü olmadığı, çekin ön yüzünde tarih bölümünde günler ve aylar hanelerinde yer alan 05 ve 06 okunur rakam yazıları evvelce mevcut rakam yazılarının üstlerinde birden fazla gidilerek ve tamamlama suretiyle yazılmış olduğundan karakteristik tanı unsurları önemli ölçüde kayba uğradığından aidiyetlere ve bu meyamda ... , ..., ... ve ...'ın eli ürünü olup olmadığı konusunda herhangi bir saptamaya gidilemeyeceği, çekin ön yüzünde yer alan ... isim yazısının  ... eli ürünü olduğu belirtilmiştir. İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza  Mahkemesinin 31.05.2016 gün, 2015/540 E. 2016/311 K. sayılı dosyasında sanıklar ... ve ... hakkında açılan tefecilik yapmak suçundan dolayı sanıkların ayrı ayrı beraatlerine kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin  04.06.2015 gün, 2014/513 E. 2015/218 K. sayılı dosyasında, sanıklardan ...'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemediğinden ayrı ayrı beraatine, sanıklardan ...  üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan unsurları oluşmadığından beraatine, sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, HAGB'ye, icra takibine konu çekin karar kesinleştiğinde son yetkili hamil ...'e iadesine, beraat kararları yönünden temyiz yolu açık, ... resmi belgede sahtecilik suçundan itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği görülmüştür. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).Somut olayda takibe konu çekin bankaya ibraz tarihi itibariyle lehtar ...'nın isminin üzeri çizilerek ... olarak lehtar isminin yazıldığı, paraf imzasının keşideciye ait olduğu, 25/02/2013 keşide tarihinin düzeltilerek 25/06/2013 tarihinin yazıldığı,  keşideci parafının yer aldığı, daha sonra çekin lehtar ... imzası ile ciroya çıkarıldığı, ...'nın kaşesinin ve imzasının iptal edildiği, altında tekrar ... kaşesi ve imzası bulunduğu, bu kişi tarafından ... Dış Tic.  arasındaki ilişkiye istinaden ... Tic'e verildiği, ... Tic. tarafından çekin bedeli çek keşidecisinden tahsil edilmesi sebebiyle kendi cirosu üzerine iptal kaşesi vurularak çekin tekrar keşideciye iade edildiği, sahte ... cirosu ile çekin tedavüle konulduğu, ...'a verildiği, tekrar çek takip alacaklısı ...'e verildiği, taraflar hakkında tefecilik suçundan açılan davada Asliye Ceza Mah. tarafından beraat kararı verildiği, Ağır Ceza Mah'te açılan davada bu konuda ...'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, HAGB'ye, itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. Esasen davacının lehtar olduğu, lehtar tarafından çekin ciro edildiği ... tarafından çek alacağının keşideciden tahsil edildiği, keşidecinin zor durumda olması, çek alamaması nedeniyle aynı çeki yeniden tedavüle koyduğu, lehtar davacının ismini çizerek ... ismini yazdığı, ...'in çekin bankaya ibrazında cirosunun bulunduğu, 2. kez ... cirosunda ise bu imzanın ...'e ait olmadığı, ciro zincirinin koptuğu, davalı...'ın bu durumu bilebilecek durumda olduğu, daha sonra çekin takip alacaklısı ...'e verildiği, davacının 25/02/2013 keşide tarihli çekte lehtar olduğu, ancak çekin bu tarih esas alınarak bankaya ibraz edilmediğinden lehtar sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, davalılarla arasında temel ilişki de bulunmadığından davacıya başvuru hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalılar vekillerinin ileri sürdükleri istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2014/1229 E., 2020/59 K. sayılı kararına karşı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.855,36 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.074,74‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.780,62‬ TL harcın davalı ... ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d5d42cbb48585d8","SID":"ed48cd7412fa3f3d"}}