{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2393 <br>KARAR NO: 2023/2063<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2023<br>NUMARASI: 2023/522 E. -  2023/936 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşımacılık faaliyetinde bulunduğunu ve bu kapsamda tır sahipleri ile taşıma sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet verdiğini, taraflar arasında Bakırköy ... Noterliğinin 19.10.2018 tarihli \"Taşıt Kira (Taşıma) Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin alacağının ticari defterlerle sabit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %30'u oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vekili, savunmasında özetle;  davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davalının tacir olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe itiraz edildiğini ve takibin yetkili icra dairesine gönderildiğini, taraflar arasında mülkiyeti davacıya ait olan çekici ve römork hakkında Bakırköy ... Noterliğinin 19.10.2018 tarihli Taşıt Kira (Taşıma) Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile araçların taşıma belgelerine sahip davacı tarafından yurt içinde ve dışında kullanılmasının kararlaştırıldığını, taşıma bedelinin 3.500,00 Euro olarak belirlendiğini, ancak yüklenecek yüke göre ücretin değişiklik gösterebileceğini, kiralanan araçların dava dışı şirketten kredi ile satın alındığını, müvekkilinin navlun karşılığı kiraladığı araçların navlun bedelinin müvekkiline ödenmeyerek kredi borcu için ödendiğini, müvekkiline yapılmış bir ödeme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Öte yandan bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususu Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre değerlendirilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması gereklidir. Somut olayda; taraflar arasında noter aracılığıyla taşıt kiralanmasına ilişkin yazılı sözleşmesinin var olduğu, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunmadığı, davacı şirketin davalıdan kiraladığı araca kendi şoförünü koyarak çalıştırdığı, kira bedelinin taşınan yüke göre hasılat kirası olarak belirlenebileceği, bu durumun akdi ilişkiyi değiştirmediği ve sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli...\" gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, dosyanın HMK'nın 20. maddesindeki prosedür çerçevesinde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine  gönderilmsine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin kira ilişkisi olmayıp, taşıma ilişkisi olduğunu, noter sözleşmesinin, kira sözleşmesi gibi algılanmasına rağmen, işin esasının parantez içerisinde yazılı olan \"taşıma\" ibaresi olduğunu ve bu ibarenin taraflar arasındaki ilişkinin hukuki görüntüsünü oluşturduğunu, davalının kendi aracı ile müvekkili şirket adına taşıma işi yaptığını, cevap dilekçesinde de taşıma karşılığında navlun alındığının belirtilmesi nedeniyle  taraflar arasında TTK'da düzenlenen taşıma sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, araç kira (taşıma) sözleşmesi adlı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, taraflar arasında 19.10.2018 tarihinde Bakırköy ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı \"Taşıt Kiralama (Taşıma) Sözleşmesi\" düzenlenmiştir. Sözleşme ile davalıya ait çekici ve yarı römork davacı tarafından taşıma işinde kullanılmıştır. Davada, bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalıya ait aracın ortalama bir seferde 3.500,00 Euro navlun bedeli ile davacıya kullandırıldığını savunmuştur. Davacının yurt içi ve yurt dışında geçerli olan taşıma belgesine sahip olması nedeniyle navlun bedeli karşılığında davalıya ait araçlarla taşıma yapılmıştır. Taşıma işinin niteliği gereği davacının yapacağı yüklemenin ağırlığına göre navlun ücreti ödenmesi gerektiği ve ortalama navlun ücretinin sefer başına 3.500 Euro olduğu cevap dilekçesinde belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki nitelemesi mahkemenin görevi olup, sözleşmedeki edimler dikkate alındığında, sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğinde olmadığı, taşıma sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının iddiası, davalının savunması ve sözleşmedeki ibarelerin de taraflar arasındaki sözleşmenin taşıma sözleşmesi niteliğinde olduğunu gösterdiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Ticari davalara bakma görevi ise, aksine kanuni bir düzenleme yoksa, asliye ticaret mahkemelerine aittir (TTK m.5). Somut olayda, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ilişkisinin TTK'da düzenlenmesi nedeniyle, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan dava, mutlak ticari davadır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken dava şartı niteliğindedir. Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, kira sözleşmesi bulunmaması nedeniyle sulh  hukuk mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararı veren mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik  kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyasının, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 14.12.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20e844b2f8d7bfd1","SID":"1951e27b0624c642"}}