{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2423 <br>KARAR NO: 2023/2070<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03.03.2023<br>NUMARASI: 2022/790 E. - 2023/176 K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle;  kendi adına asaleten ... Ltd Şirketine temsilen  2 defa beyin ameliyatı olduğunu, kendisinin ilgisi ve haberi olmadan şirketin sermaye artışı yapılmadığı gerekçesiyle 07.07.2014 tarihinde resen terkin edilerek kapandığını, bu durumu  İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/846 Esas  sayılı dosyasında öğrendiğini, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığını, tasfiyesi gereken hususların eksik bırakılması durumunda tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse dahi şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün mümkün olmadığını iddia ederek, 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiğini öğrendiği şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili sicil müdürlüğünün yönetmelik çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin dosyasında yapılan incelemede, tebliğin 7.maddesi  kapsamında sermayelerini asgari tutara yükseltmeleri için son tarih olan 14.02.2014 tarihine kadar sermayesini artırmayarak infisah etmiş olduğunun tespit edilmesi sonrasında 07.07.2014 tarihinde tebligat ve ilam prosedürlerinin yerine getirilerek şirket kaydının sicilden resen terkin edildiğini, emsal kararlar gereğince tasfiye işlemleri için şirkete ayrıca tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek, müvekkili müdürlük aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmemesini gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Dava konusu şirketin TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işleminden itibaren 5 yıl geçmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatlarında belirtildiği üzere yasada belirtilen usule uygun gerekli tebliğ ve ilan işlemleri yapıldıktan sonra şirket yetkilileri tarafından tebliğ ve ilanda belirtilen işlemler yapılmadığı takdirde şirketin resen terkin edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği, şayet şirket hakkında herhangi bir dava veya icra takibi var ise ya da tebliğ ve ilan işlemleri usulüne uygun yapılmamış ise şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin TTK. Geçici 7.maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süre söz konusu  olmayacağı, resen terkin işleminin yapıldığı 07/07/2014 tarihinde dava konusu şirket hakkındaki İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/304 Esas - 2014/213 Karar sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşıldığından bu durumda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davacının davalı ... sicil müdürlüğü aleyhine açtığı davanın kabulüne dava konusu şirketin ihyasına ve ticaret siciline tesciline, zorunlu nedenlerden dolayı açılan ihya davalarında yasal hasım konumunda olan ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı karar verilmiş... \" gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...'nde ... sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilerek ticaret sicil kaydı kapatılmış olan ... Ticaret Limited Şirketi'nin Ticaret Siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin münfesih olmasına rağmen sınırlı olmaksızın ihya kararı verilmesininin hukuka aykırı olduğunu, sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirketin ve resen terkin edilen şirketin tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde tasfiyeye karar verilmesinin mümkün olmadığı gibi ek tasfiyesine karar verilebilmesininde mümkün iken herhangi bir sınırlama olmaksızın ihya kararı verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ticari faaliyetlerini devam edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı gibi durumunu kanuna uygun hale getirebilmesi için kanun koyucu tarafından öngörülen süreninde sona erdiğini, bu sebeple müvekkili müdürlükçe işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığını, emsal Yargıtay kararlarında bu hususun belirtildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2122 Esas, 2020/4238 Karar sayılı ilamında TTK'nın 7/15 maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri içinde şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, terkin işleminin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiğinin belirtildiğini, bu yönde emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da mevcut olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca  ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, her ne kadar hüküm başlığında davacılar arasında gösterilmiş ise de dava dışı ... İnş. San. Ltd. Şirketi'nin davacının münferiden yetkilisi olduğu, sicil kaydının 6100 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesine göre 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiği, davalı tarafın cevabı ve ekli belgelerden şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ'in 7. maddesi kapsamında sermayelerini asgari tutara yükseltmeleri için son tarih olan 14.02.2014 tarihine kadar sermayesini artırmayarak infisah etmiş olduğunun tespiti üzerine TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığı, 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/481 Esas sayılı dosyasındaki yargılama aşamasında sicil kaydından şirketin resen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacının iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıdaki belirtilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın Geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret  sicilindeki  kayıtlı  son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,  4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan  şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde \"...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği,\" düzenlemeleri yer almaktadır.İhyası talep edilen şirketin 6103 Sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hâle geldiği, 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesih hâle geldiğine dair kayıt mevcut olup, ticaret sicil müdürlüğünce yapılan terkin işlemlerinde bir usulsüzlük yoksa şirketin kalıcı bir şekilde ihyasına karar verilemez. Ancak bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK'nın 547.maddesi kıyasen uygulanarak tasfiye memuru da atanmalıdır (bknz: Emsal nitelikte  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin  2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli içtihatları). Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince HMK'nın 31.maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacıdan izahat istenmesi, bu bağlamda davacıya ihya talebinin terkinin usulsüzlüğüne dayalı kalıcı bir ihya talebi mi olduğu, yoksa dava dilekçesinde bahsi geçen asliye ticaret mahkemesindeki davanın görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak mı ihyanın istendiği konusunda açıklama yaptırılarak, yukarıdaki hukuki açıklamalar doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle:1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarfından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.12.2023<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b18d252d40413e2e","SID":"b46c94e0eb10002c"}}