{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/921 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/918<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 01/12/2023<br>Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasının yapılan incelemesi  sonunda;<br>DAVA:<br>Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nun 10.12.2021 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kontrolden çıkıp, şerit ihlali yapması nedeniyle araçların çarpışması sonucu meydana gelen davaya konu kazada murisin bitkisel hayata girdiğini, uzunca bir süre özel bir bakım evinde kaldığını, 17.11.2022 tarihinde kazaya bağlı olarak yaşamış olduğu solunum yetmezliği ve diğer komplikasyonlar nedeniyle vefat ettiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile meydana gelen zararların tazmini maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, dosyanın derdest olup, duruşmasının 08/11/2023 tarihine bırakıldığını, murisin ölümünün kazadan dolayı gerçekleşmesi nedeniyle müvekkillerinin maruz kaldığı destekten yoksun kalma tazminatı talepleri için ayrı bir dava ikame edilmesinin gerekli olmasına bağlı olarak bu davayı açtıklarını, her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunu bildirmiş, bu dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,  fazlaya ilişkin ve bilirkişiler tarafından belirlenecek değerlere göre artırım hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 10.000,00 olmak üzere toplam 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, davacı tarafça mahkememizdeki asıl dava dosyası ile birleştirilmesi talebi ile Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dilekçeler teatisi yapılmaksızın ve dava şartları değerlendirilmeksizin, 26/10/2023 tarihli karar ile dosyanın mahkememizdeki asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında, davacıların da aralarında bulunduğu ve davadan sonra vefat eden davacıların murisi ile başkaca davacıların yer aldığı sekiz davacı tarafından aynı trafik kazası nedeniyle geçici ve kalıcı iş görmezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri, araç hasarından kaynaklanan maddi tazminat ile manevi tazminat talepli olarak dava açılmış, ön inceleme yapılarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.<br>Birleşen dava yönünden uyuşmazlığı çözme görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görevsiz olması nedeniyle 24/11/2023 tarihli ara kararı ile birleşen dosyanın asıl dava dosyasından tefrik edilmesine karar verilmiştir. <br>Yargıtay ... Hukuk Dairesi 01/04/2019 tarih ... esas ve ... karar, Yargıtay ... Hukuk Dairesi 13/07/2020 tarih ... esas ve ... karar ile Yargıtay ... Hukuk Dairesi 11/06/2020 tarih ... esas ve ... sayılı ilamları ile benzer çok sayıda yerleşmiş Yargıtay kararlarında asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemelerinin aralarındaki iş bölümü ilişkisinin sona erdirilip, her iki mahkeme arasındaki ilişkinin görev ilişkisine dönüştürülmesinden sonra aynı düzey ve aynı sıfatta hukuk mahkemeleri olmaması nedeniyle görevli oldukları dava dosyaları ile ilgili aralarında birleştirme kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri aynı düzey ve sıfatla hukuk mahkemeleri olmadığı gibi dosyaların birleştirilmesi halinde asıl dava dosyası ile birleşen dosya davalarının varlıklarını ayrı ayrı korudukları ve yargılama sonunda her bir dosya yönünden ayrı hüküm kurulmasının usul hükümleri gereği olduğu göz önünde tutulduğunda yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarında da saptandığı üzere Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu davaların bir diğerinde birleştirilmeleri HMK'nn 166.maddesi ve diğer ilgili hükümleri uyarınca mümkün değildir. <br>Somut olayda; asıl davanın, diğer davalılarla birlikte davalı sigorta şirketine de yöneltilmiş olmasına bağlı olarak mutlak ticari dava niteliği nedeniyle mahkememizde görülmesi usul ve yasa gereğidir. Birleşen dava dosyasındaki uyuşmazlık, her ne kadar asıl dava dosyasına konu aynı olaydan kaynaklanmış olsa da, birleşen dava dosyasında, dava konusu edilen tazminatın niteliği, asıl dava dosyasında dava konusu olmadığı gibi davacı taraflarda kısmen farklılık olması yanında sigorta şirketine husumet yöneltilmemesi nedeniyle davalı tarafları da kısmen farklıdır. Bunun yanında davacıların gerçek kişi olup, tacir olmadıkları, davanın trafik kazasından kaynaklanıp, dava konusu tazminatın, murislerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olduğu, davanın sigorta şirketine yöneltilmediği göz önünde tutulduğunda birleşen dava dosyasının, mutlak ve ticari dava niteliği bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları gereği, görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından birleştirme kararı verilmiş olması, birleştirme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle davaların birlikte görülmesini gerektirir yasal neden değildir. <br>Birleşen dava dosyasının mutlak ve ticari dava niteliğinin bulunmadığı, bu dava dosyasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin HMK'nun 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, davanın Asliye Ticaret Mahkemesine açılması ve Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından birleştirme kararı verilmesinin davaların birlikte görülmesini gerektirmeyeceği, mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olup, dava şartlarından olması nedeniyle HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, usul ekonomisi ile mahkememizdeki asıl dava dosyasındaki yargılama hızının etkilenmemesi ve dilekçeler teatisinin görevli mahkeme tarafından yapılmasının daha uygun ve yararlı olup, dilekçeler teatisi ve HMK'nun 138(1)maddesi uyarınca ön inceleme duruşması yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu dikkate alınarak; birleşen dava dosyasının asıl dava dosyasından tefrik edilmesinden sonra mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,<br>2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,<br>  4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  01/12/2023<br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br>e-imza <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"125ef7057fb934fd","SID":"6066df4377bca6ab"}}