{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/213 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/953<br><br>DAVA\t: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 19.10.2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesap kayıtları ile sabit olduğu üzere davalı şirketten alacağı bulunduğunu, borçlu şirketin alacağın bir kısmını kabul ederek konkordato projesine dahil ettiğini, fakat bir kısmını da kabul etmeyerek çekişmeli alacak haline getirerek konkordato projesine dahil etmediğini, her halükarda yapılacak usul, Mali Müşavir ve Hukukçu bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek tarafların defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle alacağın ve miktarının tespiti olacağı hususunu belirterek, alacağın ve alacağa muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek edecek Kamu bankalarınca uygulanan en yüksek oranlı Avans faizi oranında faizi ile beraber ve konkordato payından ödenmesine karar verilmesini, bunun yanında her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesini, mahkeme ilamı ile oluşacak toplam alacak ve faizinin  konkordato projesi dahilinde ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın İ.İ.K. 308/B hükmünce açılan çekişmeli alacak davası olup işbu dava, alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar tarafından konkordato tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde açılabildiğini, davanın süresinde açılmamış olup süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının müvekkilinden konkordato kapsamına alınan alacak dışında cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğu iddiasında bulunmuşsa da, böyle bir alacağı bulunmadığını, yine davacının alacak iddiasını da neye dayandığı belirsiz olduğunu, bu durum ispat yükü ve sair hususlarda önem arz edeceğinden davacıya açıklattırılması gerektiğini, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmiş alacaklar dışındaki alacaklar açısından faiz işlemesinin duracağını, davacının kesin mühlet tarihi itibariyle elinde talep edilebilir bir alacağı bulunmamakta olup, dava konusu ettiği alacak yargılama konusu olduğunu, kaldı ki konkordato projesi asıl alacağın faizsiz olarak taksitlendirilmesi şeklinde olduğunu belirterek, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın usulden reddine, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan işbu haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>karar verilmesini talep etmiştir.<br>YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, İİK m.308/b uyarınca genel alacak davasına ilişkindir.<br>Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.<br>Uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağından kaynaklı konkordato projesine dahil edilen alacağı dışında davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.<br><br>HMK.nun 313.maddesinde- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.\" düzenlemesi, <br>HMK.nun 314.maddesinde-(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3)  Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.\"düzenlemesi, <br><br>HMK.nun 315.maddesinde - (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>Davacı vekilinin  UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 28/09/2022 tarihli sulh dilekçesi ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh nedeniyle karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağı talebi bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 16/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; taraflar arasında uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olup huzurda açılan davanın konusuz kaldığını, davacı tarafça davadan feragat edilmesi halinde davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.<br> Tüm bu nedenlerle; Davanın taraflarının sulh olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Tarafların sulh olması nedeniyle HMK 315/1 MADDESİ UYARINCA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL'nin 2/3'ü olan 179,90-TL harcın peşin yatırılan 853,88-TL harçtan mahsubu ile artan 673,98‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa  İADESİNE,<br>6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraf yokluğunda karar verildi.19/10/2023<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ....<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"647d7df72782a2ed","SID":"8aa24a377796a194"}}