{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1488 Esas<br>KARAR NO: 2023/2053 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1219 Esas -  2021/606 Karar<br>TARİHİ: 01/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... Yapı Malz. San ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkili banka arasında 14/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi tahsisi yapıldığını, davacı tarafından ... ve ... plakalı araçların rehin verildiğini, dava dışı borçlunun ve davalı şirketin kredileri ödememesi üzerine borçlulara Kartal ...Noterliği'nin 16/06/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında rehinli araçların satılarak paraya çevrilmesi yolu ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyanla davalı/ borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetle yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  dava konusu kredi sözleşmesinin şirket yetkilisi tarafından imzalanmış ve böyle bir rehin verilmiş olmadığını, müvekkili şirketin borcu olmadığını ve rehin belgesindeki imza müvekkiline ait olmadığından takibe haklı olarak itiraz edildiğini beyanla davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/06/2021 tarih 2018/1219 Esas -  2021/606 Karar sayılı kararında; \"Dava itirazın iptaline ilişkindir. Davalı tarafça araç rehin sözleşmesi altında imzanını taraflarına ait olmadığı iddiası olduğundan uyuşamazlığın çözümü bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden dosya grafoloji incelemesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, 25.10.2019 tarihli raporda; 18.02.2016  tarihli dava dışı ... Tic. Şti ile davacı banka arasındaki iki farklı araç rehin sözleşmesi sol alt bölümde davalı şirket firma kaşesi üzerine atılı bir adet yetkili imzasının davalı şirket yetkilisi ... eli mahsulü olmadığı bildirilmiş, rapora itiraz üzerine dosya imza incelemesi amacıyla ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, 02.11.2020 tarihli raporda sonuç olarak inceleme konusu belgelerde davalı şirket kaşesi üzerine atılı basit tersimli imzalar ile ...'ün mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davacı banka ile dava dışı ... Malz. San ve Tic. Ltd. Şti arasında 06.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeler için geçerli olmak üzere yine davacı banka lehine davalı şirket tarafından 18.02.2016 tarihli araç rehin sözleşmesinin verildiğine ilişkin sözleşmenin sunulduğu, ancak bu iki rehin sözleşmesinde davalı şirket kaşesi üzerine atılı imzanın sözleşme tarihi itibariyle şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmış, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1219 Esas sayılı kararının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu rehin sözleşmesindeki imzaların kuvvetle muhtemel davacının el ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiş olup, söz konusu raporun taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını; Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan imza incelemesinde kullanılan mukayese belgeler, bahse konu rehin sözleşmesinin imza tarihinde mevcut belgeler olmadığı gibi, söz konusu belgelerin imza incelemesi yapılması için yeterli olmadığını, bununla birlikte Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2019 tarih, 2019/627 Esas, 2019/6023 Karar sayılı kararında ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2019 tarih, 2016/25406 Esas,  2019/7780 Karar sayılı kararında aynen; \"...Raporun, Adli Tıp Kurumu'ndan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından, kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Zira Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. ( Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009- 12-282 Sayılı kararı) Hal böyle olunca, mahkemece; Adli Tıp Kurumu'nun imza incelemesinde üst ve son merci olmadığı gözetilerek, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden ( grafoloji alanında uzman ) oluşturulacak bilirkişi heyetinden, dava konusu sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin yeniden rapor alınması.. .(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2019 tarih, 2019/627 Esas,  2019/6023 Karar) \" \"...Davacı, davalı ile imzalanan sözleşme, şartname ve davalı tarafından verildiğini iddia ettiği senetlere dayanarak yaptığı takibe itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davaya cevap vermemekle birlikte icra dosyasına ibraz ettiği ödeme emrine itiraz dilekçesinde imzayı inkar ettiğini bildirmiştir. Mahkemece bu noktada imza incelemesi yaptırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığın'ın 02.12.2014 tarihli raporunda, sözleşme ve şartname aslı ile davalıya ait çeşitli birimlerden temin edilen imza örnekleri temin edilerek incelenme yapılmış ve imzanın davalıya ait olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar mahkemece, bahsi geçen rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı asile sözleşme, şartname ve senetler altındaki imzaların içeriği ve altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususlarında meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkartılmamış, ıslak imzalı örnekleri temin edilmemiştir. Yazılan talimat evrakında belirtilen hususların yerine getirilememiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup Adli Tıp Kurumundan alınan raporun, bu hali ile kesin kanaat oluşturmayacağı ve dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığı açık olup, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre mevcut rapora göre sonuca gidilemez. O halde mahkemece, öncelikle davalıya isticvap davetiyesi çıkarılması davalının ıslak imzalı örneklerinin alınması daha sonra asılları olan belgeler yönünden üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan rapor hükme esas alınarak, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2019 tarih, 2016/25406 Esas,  2019/7780 Karar)\" şeklinde hüküm tesis edilerek Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmadığı belirtilerek, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden ( grafoloji alanında uzman ) oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinin belirtildiğini; Bu nedenle öncelikle dosyanın üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden ( grafoloji alanında uzman ) oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, bu itibarla verilen işbu kararın istinaf kanun yolu kapsamında incelenerek, söz konusu ilk derece mahkemesinin hatalı bilirkişi raporlarıyla hükme esas alınan ve davanın reddi yönündeki aleyhlerine olan kararının kaldırılarak, kurulacak yeni hüküm kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi taleplerinin olduğunu; Resmi Gazetede 25.12.2017 tarihinde yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11. maddesi ile  6219 sayılı ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na eklenen 5. madde gereği iş bu istinaf başvurularının harçsız yapılmasını Mahkemeden arz ve talep ettiklerini beyanla İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.06.2021 tarih ve 2018/1219 Esas 2021/606 Karar sayılı davanın reddi yönündeki kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı banka tarafından, davalı ve dava dışı ... Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 68.128 TL alacağın tahsili amacıyla, ... ve ... plakalı araçlar yönünden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, davalının süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, davacı bankanın eldeki dava ile dava dışı ... Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile aralarında 14.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı tarafından ... ve ... plakalı araçların anılan şirketin doğmuş ve doğacak borçları için rehin verildiği ve kredi borcunun ödenmediğini beyan ederek itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın taşıt kredi sözleşmelerinde yer alan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle davanın reddini savunduğu, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; dava dışı ... Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı banka arasında 1.000.000 TL limitli, 06.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, adı geçen şirkete kredi kullandırıldığı, davacı banka tarafından sunulan 18.02.2016 tarihli araç rehin sözleşmelerinde rehin veren olarak davalı şirket kaşesi ve üzerinde imzanın bulunduğu, bu sözleşmeler ile davalıya ait ... ve ... plakalı araçların, dava dışı şirketin davacı banka nezdinde asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere rehin verildiği görülmüştür. Yazı ve imza inkarı halinde yapılacak incelemenin usulü HMK'nın 211. maddesinde düzenlenmiştir.Sözleşmelerdeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat yükü davacı banka üzerindedir.Mahkemece HMK'nın 211. maddesi uyarınca dava ve takip konusu araç rehin sözleşmesi asılları ile davalı şirket yetkilisine ait medar-ı tatbik imza örneklerini içerir belge asılları getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyada mübrez 25.10.2019 tarihli kriminal bilirkişi raporunda, sözleşmelerde yer alan imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş, davacı banka vekilinin rapora itiraz ederek üç kişilik adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep etmesi üzerine, bu kez İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmıştır. Alınan 02.11.2020 tarihli üç kişilik heyet raporunun, laboratuvar ortamında, davalı şirket yetkilisine ait mukayese imzaların belge asılları ile karşılaştırılması suretiyle inceleme yapılarak düzenlendiği ve raporda netice olarak imzaların kuvvetle muhtemel davalı şirket yetkilisi ...'ün eli ürünü olmadığının mütalaa edildiği görülmüştür. Davacı vekili, ATK tarafından incelenen mukayese belgelerin sözleşme tarihlerinde mevcut olmadığı gibi, inceleme için yeterli olmadıklarından bahisle rapora itiraz ederek, güzel sanatlar fakültesi öğretim görevlisi olan üç kişilik heyetten yeniden rapor alınmasını talep etmiş ve Mahkemece rapora itirazların reddine karar verilmiş olup; Mahkemece alınan tek kişilik bilirkişi raporu ile üç kişilik uzman heyetçe düzenlenen ATK raporu arasında herhangi bir çelişki olmadığı, ATK tarafından incelemeye esas alınan mukayese imzaların bulunduğu belgelerin yeterli sayıda ve araç rehin sözleşmelerinin imza tarihlerinden öncesine ait olduğu, her iki raporda da imzaların davalı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle Mahkemece yeniden rapor alınmaksızın davacı bankaca, davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı ispat edilemeyen araç rehin sözleşmeleri nedeniyle, davalının takip konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7b1fa1fbd178386","SID":"68e9b089b07bc233"}}