{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1937 <br>KARAR NO\t: 2023/1425<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/02/2020<br>NUMARASI\t: 2017/644 E. - 2020/27 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1969 yılından bu yana kuyumculuk sektöründe kullandığı ve tanınır hale getirdiği adına  tescilli \"...\" markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markaların müvekkili davacı firmanın markalarına iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu belirterek, davacının markaları ile benzer olan ve kötü niyetle tescil edilen davalıya ait ... nolu \"... , ... nolu \"...\", ...  nolu \"...\" markalarının 14. ve 35. sınıfta yer alan ve dava dilekçesinde belirtilen emtialar ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak ise davalının markalarının ... \" ...\" 35.sınıfta, ... sayılı \"...\" 14.sınıfta, ... \"... \" ise 35.sınıfta tescilli olduğunu, davacının tescilli ... \"...\" markasının ise sadece 14.sınıfta tescilli olup, davalının belirtilen tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ve \"...\" ve \"...\" markaları ile de farklı sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin farklı sınıflardaki ve farklı tescilli markaları \"...\"  ve \"...\" ve 14.sınıftaki \"...\" markasını ticari hayatında kullanımının davacının ticari ünvanı olan ... Tic. Ltd. Şti. ile iltibas yaratmadığını ve ticaret ünvanından doğan haklarını ihlal etmediğini, bu nedenle davacının 556 sayılı KHK md 8/5 uyarınca da hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \" Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacının ilki 2001 yılında olmak üzere \"...\" esas unsurlu markalarını kuyumculuk faaliyetlerini de kapsar şekilde tescil ettirdiği ve kullandığı, ancak davacının markalarının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, davalının ise aynı alanda faaliyet gösterdiği ve \"...\" ile \"...\" ibarelerini içeren markalarını 2015 yılından itibaren davacının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetleri de kapsayacak şekilde tescil ettirdiği, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzerlik olduğu, tarafların markalarında \"...\" veya \"...\" ibarelerinin yanında yer alan diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte olmaları nedeniyle markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin aklında \"...\" ibaresinin kalacağı, bu nedenle davalının markalarının davacının markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının \"...\" ibaresi üzerinde ticaret unvanını kullanmaya başladıkları tarihe ve marka tescil başvuru tarihlerine göre öncelik hakkı bulunduğu, davalının bu ibareyi davacıdan daha önce kullandığına ve hak elde ettiğine dair bir delil sunmadığı, bu nedenle SMK'nun 6/1 maddesine yazılı hükümsüzlük koşullarının dava konusu edilen mal ve hizmetler için gerçekleşmiş olduğu, tarafların aynı konuda ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle davalının davacının markalarından haberdar olması gerektiği, bu nedenle davalının marka tescillerinin kötü niyetli olarak yapılmış olduğu, SMK'nun 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetli marka tescili yapılmasının da hükümsüzlük nedeni olduğu anlaşılmakla,\" davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı \"...+ Şekil\" markasının tescilli olduğu 35.sınıfta yer alan \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil), altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri \" için kısmen hükümsüzlüğüne ve kısmen terkinine, ... numaralı \"...  + Şekil\" markasının tescilli olduğu 35.sınıfta yer alan   \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil), altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri\" için kısmen hükümsüzlüğüne ve kısmen terkinine, ... numaralı \"... + Şekil\" markasının tescilli olduğu 14.sınıfta yer alan \"kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil) altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları ( kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) \" için ve 35.sınıfta yer alan  \"müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kuyumculuk eşyaları (taklitler dahil), altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri\" için kısmen hükümsüzlüğüne ve kısmen terkinine  karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeden konunun teknik olması ve tescilli olmayan davacı markasının halen raporda değerlendirilmesi nedeniyle uzman bilirkişi heyetinden ek rapor değil ikinci bir bilirkişi raporu alınması yönündeki taleplerine rağmen kabul edilmediğini ve ek rapor alınması yönünde karar verildiğini, dosyaya sunulan ek bilirkişi raporu ile de önceki rapora itirazlarının giderilmediğini ve esas rapor hazırlanırken dikkate alınması gereken ancak dikkate alınmayan itirazlarını ve sonraki itirazlarını bir kez daha tekrar ettiklerini, davacının 35. sınıfta \"...\" şeklinde tescilli bir markası olmadığını, davalının tescilli markalarının ... “...” 35. sınıfta, ... sayılı “...” 14. Sınıfta, 35. sınıfta, ... “...” ise 35. sınıfta tescilli olduğunu, iki marka arasında küçük de olsa farklılıklar var ise de artık iki markanın aynı olduğundan değil ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan söz edileceğini, markaların benzer olabilmesi için gereken ölçü, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu tüketici kitlesinin başvuru konusu marka ile ret gerekçesi markanın “görsel” , “işitsel” ve “kavramsal” özelliklerini dikkate alarak yaptığı genel ve bütüncül bakış açısı olduğunu, emsal Yargıtay kararı doğrultusunda da redde gerekçe gösterilen “kafkas” markası ile aynı sınıftaki “kk kavkazdiamond” markası karşılaştırıldığında markaların benzer olmadığının görüleceğini, diğer hükümsüzlüğü talep edilen davalı markaları “...” ve “...” markalarının ise farklı sınıflarda olduğunu, dosyaya delil olarak sunulan ancak bilirkişiler ve yerel mahkeme tarafından dikkate alınmayan TPE kayıtlarında bugün itibariyle 14 ve 35 sınıfta tescilli ve/veya tescil başvurusu yapılmış içerisinde \"...\" kelimesi içeren 68 adet çeşitli kişi ve/veya şirketlere ait markaların varlığının da ek raporda hiç değerlendirilmediğini, davalının \"...\" ve \"...\" ibarelerini içeren markalarını davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde tescil ettirdiği, markaların yüksek düzeyde benzerlik olduğunu, tarafların markaları arasında karıştırıma ihtimali bulunduğu, tescil ettirdiği, markaların görsel , işitsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzerlik olduğu, tarafların markalarının arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının tescil başvuru tarihine göre öncelik hakkının bulunduğu bu nedenle SMK nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük koşullarının dava konusu edilen mal ve hizmetler için gerçekleşmiş olduğu, aynı ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle davalının davacının markalarından haberdar olması gerektiği, bu nedenle davalının marka tescillerinin kötü niyetli olarak yapılmış olduğu , SMK nun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetli marka tescili yapılmasının da hükümsüzlük nedeni olduğu sonucuna varılmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece rapor ve ek rapora itibar edilmesinin sebeplerine gerekçeli kararda yer verilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk bilirkişi raporunun usule uygun olduğunu, davalı iddialarının mesnetsiz olduğunu, ek raporda da davadaki haklılıklarının tespit edildiğini, müvekkilin 35. sınıfta tescilli markası olmamasının bir önemi olmadığını, müvekkilin tanınmış markalarının 14. sınıfta tescilli olup davalının da 14. sınıf ve 14. sınıfı birebir içerir hizmetleri 35. Sınıfta tescil ettirmeye çalıştığını, markalar arasında sınıfsal aynılık ve benzerlik olduğunu, davalının 35. sınıfta tescilli olan hizmetlerinin müvekkilin 14. Sınıfta yer olan mallarının aynısı olduğunu, davalının istinaf sebebinin yerinde olmadığını, Yargıtay emsal kararlarının hükümsüzlük kararını tevsik eder mahiyette olduğunu, müvekkile ait markalar ile davalı markalarının benzerlik teşkil ettiğini, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; davalı adına tescilli  markaların davacının markaları ile benzer olduğu ve kötü niyetle tescil edildikleri iddiasıyla açılan kısmi hükümsüzlük davasıdır. İstanbul 1. FSHHM'nin 21/09/2017 gün 2017/457 E. 2017/191 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi FSHHM'ye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>TPMK kayıtlarına göre; ... nolu \"...+Şekil\" markasının 14. sınıfta, ... nolu \"...+Şekil\" markasının 14. sınıfta, , ... nolu \"...\" ve  ... nolu \"...+Şekil\" markasının 14. sınıfta davacı adına tescilli oldukları, ... nolu \"...\" markasının 35. sınıfta, ... nolu \"...\" markasının 29,30,32,35,37,43. sınflarda ve ... nolu \"...\" markasını ise 14. ve 35. sınıflarda davalı adına tescilli oldukları görülmüştür.Davacı şirkete ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; \"...\" unvanı ile ilk faaliyetin 21/01/1969 tarihinde tescil edildiği, ortakları arasında ...'ın da olduğu davacı şirketin ise 14/10/2002 tarihinde kuyumculuk faaliyeti için tescil edildiği görülmüştür. 28/08/2018 tarihli marka vekili ve sektör bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi heyet raporunda; \"Davacının marka başvurularından en eskisinin 2001, en yenisinin ise 2015 yılında yapıldığını, davacının marka başvurularının davalının marka başvurularından daha önce olduğu, davacının markalarının yalnızca 14. Ve 35. Sınıflarda tescilli oldukları, davacının özellikle 2010 08522 numaralı \"...\" markası üzerinde durulması gerektiği, tarafların markaları karşılaştırıldığında harf dizimlerinin en üst düzeyde benzer oldukları, davalı markalarının \"...\" veya bir harfi farklı olan \"...\" ibarelerini aynen içerdikleri, işitsel benzerliğin en üst düzeyde olduğu, anlamsal benzerliğin de üst düzeyde olduğu, her iki kelimenin birbirinin yerine kullanılabildiği, grafik benzerliğin ise düşük düzeyde olduğu, her iki tarafın markalarının da 14. ve 35. sınıflarda tescilli oldukları,  taraf markalarının genel izlenimde yüksek düzeyde benzer oldukları, bu benzerlik sebebiyle 14.ve 35.sınıflarda karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu\" belirtilmiştir. <br> 05/09/2019 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda; \"Taraf markalarının genel izlenimde yüksek düzeyde benzer oldukları; bu benzerlik sebebiyle örtüşme olan aşağıdaki mal ve hizmetlerle sınırlı olmak üzere kısmi hükümsüzlüğün Muhterem Mahkeme'nin takdirinde olduğu;2015/14653 sayılı davalı markasında;   35. sınıf: Müşterilerin mallan elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonlan dahil), mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; ... sayılı davalı markasında;  35. sınıf: Müşterilerin mallan elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyalan (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazlan (kronometreler ve parçalan, saat kordonlan dahil).; ... sayılı davalı markasında;  14. sınıf: Kuyumculuk eşyalan (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazlan (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil).;  35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satm alması için kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil), mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri \" şeklindeki kanaatlerini belirtmişlerdir. 6769 sayılı SMK'nun 25. maddesinde, markaların karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır. 6769 sayılı SMK'nun 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.  Somut olayda, davacının ilki 2001 yılında olmak üzere \"...\" esas unsurlu markalarını kuyumculuk faaliyetlerini de kapsar şekilde tescil ettirdiği ve kullandığı, ancak davacının markalarının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, davalının ise aynı alanda faaliyet gösterdiği ve \"...\" ile \"...\" ibarelerini içeren markalarını 2015 yılından itibaren davacının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetleri de kapsayacak şekilde tescil ettirdiği, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzerlik olduğu, tarafların markalarında \"...\" veya \"...\" ibarelerinin yanında yer alan diğer kelimelerin tanımlayıcı nitelikte olmaları nedeniyle markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin aklında \"...\" ibaresinin kalacağı, bu nedenle davalının markalarının davacının markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının \"...\" ibaresi üzerinde ticaret unvanını kullanmaya başladıkları tarihe ve marka tescil başvuru tarihlerine göre öncelik hakkı bulunduğu, davalının bu ibareyi davacıdan daha önce kullandığına ve hak elde ettiğine dair bir delil sunmadığı, bu nedenle SMK'nun 6/1 maddesine yazılı hükümsüzlük koşullarının dava konusu edilen mal ve hizmetler için gerçekleşmiş olduğu, tarafların aynı konuda ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle davalının davacının markalarından haberdar olması gerektiği, bu nedenle davalının marka tescillerinin kötü niyetli olarak yapılmış olduğu, SMK'nun 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetli marka tescili yapılmasının da hükümsüzlük nedeni olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmutur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarih ve 2017/644 E., 2020/27 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"072d56a76ffcabdb","SID":"531b7bf69c865fd1"}}