{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1933 <br>KARAR NO\t: 2023/1424<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 25/11/2019<br>NUMARASI\t: 2018/1119 E. - 2019/968 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, davalı şirketten, bordrolama işlemleri için geliştirilen Logo Programının kullanım hakkı ve veri tabanı satın alındığını, müvekkili şirketin, iş bu yazılım hizmetine ait tüm bedeli ödediğini, ancak davalı firmadan satın alınan programların hiçbir zaman gereği gibi çalışmadığını, davalı firmanın kendisine bildirilen teknik sorunlara ilişkin kalıcı çözümler üretemediğini, yazılım programının hiçbir zaman doğru bordrolama yapmadığını, dava konusu program ile hiçbir zaman iş takibi ve kontrolü yapılamadığını, puantaj kayıtlarının her ay tek tek elle girilmek suretiyle kaydedildiğini ve ciddi ek iş yükü ve maliyetler yüklediğini, müvekkilinin dava konusu yazılım programından yararlanamamasının süreklilik kazanması sebebi ile karşı tarafa sözleşmeden dönme ihtarnamesi gönderildiğini, ödedikleri ücretin iadesinin talep edildiğini, ancak davalının bu ihtarnameye de bir geri dönüşü olmadığını, davalı firmadan satın alınan yazılım programındaki ayıbın, hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde olduğunu, zira satın alman program toplam 6 paket ve modül içermekte olduğunu, yaşanan teknik sorunlar nedeni ile müvekkili tarafından sadece ilk modül kullanılmaya çalışıldığını, bunun da hiçbir zaman doğru bordrolama hesaplaması yapmadığını, diğer modül ve paketlere hiç geçilemediğini, yargıtayın bu hususta, yazılım programı satışlarını eser sözleşmesi kapsamında değerlendirdiğini ve yazılım programının ayıplı olup olmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, eserin ayıplı olduğunun anlaşılması halinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanmayacağının kabulünün gerektiğine değindiğini beyan ederek fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile müvekkilinin ayıplı mal için ödemiş olduğu 147.300,00 Türk Lirasının sözleşmenin kurulduğu 21.11.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme dava konusu yazılım programının bedelin tamamının iadesini gerektirmeyecek derecede ayıplı olduğu kanaatinde ise ayıp oranında bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu yetkili mahkemenin, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu ... programın üreticisi değil, çözüm ortaklarından sadece biri olduğunu, bu nedenle müvekkilinin dava konusu yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, husumet ehliyeti bulunduğu varsayılsa dahi davanın programı üreten ... şirketi ile çözüm ortaklarından \"...\" şirketine de yönetilmesi ya da ihbarı gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete iletilen sorunlar ayıp niteliğinde olmamakla birlikle ayıp ihbarı olarak düşünülse dahi ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davacı şirket tarafından ilk sorunun, sözleşmenin akdedilmesinden 5 ay sonra yapılmış olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davacının ayıp beyanına rağmen müvekkili ile ek kullanıcı sözleşmesi akdettiğini ve extra hizmetler satın almayı tercih ettiğini, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, iletilen sorunların tamamen kullanıcı hataları ve bilgisizliklerden kaynaklandığını, davacının sözleşme gereğince bakım anlaşması yapması ... satın alması gerekirken bundan kaçınarak hizmet almayı durdurduğunu, bu durumda programın gerekli şekilde kullanımını imkansız hale getirdiğini, davacının, müvekkili şirketten program için ek modüller aldığı sırada başka bir şirketten farklı bir program satın aldığını ve bu süre içinde bu programı satın aldığını, müvekkili ve diğer çözüm ortaklarından gizlediğini, sözleşmeden sebepsiz ya da ayıp niteliğinde olmayan ve her zaman her programda olması mümkün olan bir takım sebeplerden dolayı dönmek vc bedel iadesi talep etmenin hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmayan bir tutum olduğunu, diğer yandan sözleşme gereğince ve hizmetin doğası gereğince yükümlülük olan müvekkilinin uzak masaüstü bağlantısı kunılma talebine de uzun bir süre kayıtsız kalındığını, eğitim alan ve almayan çalışanlar tarafından bozulan program üzerinde müvekkili şirket çalışanlarının gerekli müdahaleleri yapmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İlk Derece Mahkemesince; \"6102 sayılı yasanın 23. Maddesinde \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü  maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\"hükmü yer almakta olup, bu kapsamda; davalı tarafından 27/10/2016 tarihli fiyat teklifi sonrası 22/11/2016 tarihli 521033 no KDV dahil 147.300,00 TL fatura ile davacıya Logo isimli yazılımının modül satışı yapıldığı,davacının 22/11/2017 tarihine kadar LEM ücretini de ödemiş olduğu, Taraflar arasında yapılan satışa istinaden, davalı tarafından kesilen 22/11/2016 tarihli fatura bedelinin, davacı tarafından 02/12/2016 ve 02/03/2017 tarihlerinde iki eşit taksit olmak üzere ödenmiş olduğu, davacının talebi üzerine davalı tarafından 28/07/2017 tarihinde modül üzerinde 200 çalışan artırımı için ek bir ürün teklifinin de yapılmış olduğu, Davacı tarafından 03/07/2017 tarihinde Kartal 20. Noterliği 'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içerisinde programdaki teknik sorunların giderilmesi aksi takdirde sözleşmeden dönme haklarını kullandıkları beyanlarının ihtar edildiği, sonrasında yine davacı tarafından 03/07/2018 tarihinde Gebze .... Noterliği 'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığının ihtar edildiği, davacı tarafından 03/07/2017 tarihinde gönderilen ilk ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı 03/07/2018 tarihli ihtarname arasında geçen sürere de açılmış ve davalının bu sürede de destek taleplerine çözüm sunmuş olduğu, taraflar arasında 05/04/2018 tarihinde yapılan toplantıda bordrolama işleminin davacı personeli tarafından yapılmış olduğu, taraflar arasında 05/04/2018 tarihli toplantı tutanağında yer alan ifadelerden söz konusu programın asli kullanım nedenini yerine getirmediğine dair bir sonuca ulaşılamadığı, programdaki sorunlarda dava konusu yazılımla ilgili olarak belirli tarihlerde davacı firma ve davalı firma yetkililerinin katılımı ile toplantılar gerçekleştirildiği, destek taleplerinin bir bölümünün, söz konusu yazılıma ait bilgi eksikliği nedeniyle açıldığı, bir bölümünün söz konusu yazılımla ilgili talepler nedeniyle açıldığı (rapor vs.), bir kısmının ise davacı firma personel niteliğinin farklılığı (yabancı personel, saatlik personel vs.) nedenleriyle açılmış olduğu, bir bölümünün ise dava konusu programın asli kullanım nedeni olan bordrolama işlemlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle açılmış olduğu, bu kapsamda davacının ayıplı hizmet/ mal olgusunu ispat edemediği alınan teknik bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup,\" davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, 25.11.2019 tarihli gerekçeli kararda hükmün dayanağının tek bilirkişi raporu olduğunu, bunun dışındaki delillerinin değerlendirilmediğini, dava konusu programı kullanan personellerini tanık olarak dinletme taleplerinin reddedildiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin taraflarınca açılan  destek taleplerinin davalı tarafından çözüme ulaştırılmış olduğu gerekçesi ile sözleşmeden dönme haklarını kullanmalarını  gerektirecek bir neden olmadığı sonucuna vardığını, aynı bilirkişi raporunda yer aldığı üzere, destek taleplerine üretilen bu çözümler, 7 saat 15 dakika, 5 saat 30 dakika, 6 saat 30 dakika gibi sürelerde tamamlandığını, ve kalıcı bir çözüm bulunamamış olup destek taleplerinin sürekli devam ettiğini, bordrolama işleminin mahiyeti gereği, oluşan tek bir hata yüzünden, tüm bordronun çöp olduğunu ve maaşların yanlış yattığını, sistemdeki sorunlara davalı tarafından her seferinde çözüm bulunuyor olmasının dava konusu programı faydalı hale getirmediğini, her ay  1 saat sürecek olan bordrolama işlemi en az 3 gün sürdüğünü, rakamların personel tarafından tek tek elle girilmek zorunda kaldığını, terditli olan \"ayıp oranında bedelin iadesi\" taleplerinin ne bilirkişi tarafından ne de mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından davalıdan logo programının kullanım hakkı ve veri tabanı satın alındığını, yazılım programının hiçbir zaman doğru bordrolama yapmadığını, ayıplı olduğunu belirterek ayıplı mal için ödediği 147.300,00 TL bedelin sözleşme kurulduğu 21.11.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, mahkemece yazılım programı bedelinin tamamı iade gerektirmeyecek derecede ayıplı olduğu kanaatinde ise ayıp oranında bedelin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup davalı tarafından dava konusu logo programının üreticisi olmadığını, çözüm ortaklarından sadece biri olduğunu, husumet ehliyeti bulunmadığını, programı üreten logo şirketi ile çözüm ortaklarından ... Bilgisayar şirketine de davanın ihbarı gerektiğini, davacının sözleşme gereğince bakım anlaşması yapması, rem satın alması gerekirken bundan kaçınarak hizmet almayı durdurduğunu, programın kullanımını imkansız hale getirdiğini, başka bir şirketten farklı bir program satın aldığını, ayıp niteliğinde olmayan ve her zaman her programda olması mümkün birtakım sebeplerden dolayı sözleşmeden dönmenin ve bedel iadesinin hakkaniyete uygun olmadığını, eğitim alan ve almaya çalışanlar tarafından bozulan program üzerinde müvekkil şirket çalışanlarının gerekli müdahaleleri yapmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu logo programının ayıplı olup olmadığı ve bu ayıptan kimin sorumlu olduğu, ayıplı ise hangi oranda sorumlu olduğu konusunda toplanmaktadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 05.11.2019 tarihli mali müşavir ve bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; taraflar arasında çok sayıda e-posta yazışmasının olduğu, dava konusu yazılımla ilgili çok sayıda destek kaydının açılmış olduğu, bu destek kayıtlarının çoğunlukla uzaktan bağlantı ile çözüm sunulmuş olduğu, yazılımla ilgili olarak belirli tarihte tarafların katılımı ile toplantılar gerçekleştirdiği, destek taleplerinin bir bölümünün, söz konusu yazılıma ait bilgi eksikliği nedeniyle açıldığı, bir bölümünün söz konusu yazılımla ilgili talepler nedeniyle açıldığı (rapor vs.), bir kısmının ise Davacı firma personel niteliğinin farklılığı (yabancı personel, saatlik personel vs.) nedenleriyle açılmış olduğu, bir bölümünün ise dava konusu programın asli kullanım nedeni olan bordrolama işlemlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle açılmış olduğu görülmüştür. Bu destek taleplerinin; Davacı tarafından 03/07/2017 tarihinde gönderilen ilk ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkınım kultanıldığı 03/07/2018 tarihli ihtarname arasında geçen sürere de açılmış ve davalının bu sürede de destek taleplerine çözüm sunmuş olduğu görülerek, taraflar arasında 05/04/2018 tarihinde yapdan toplantıda bordrolama işleminin Davacı personeli tarafından yapılmış olduğuna dair ifadenin yer aldığı anlaşılmıştır. Ayrıca 05/04/2018 tarihli toplantıda, Davacı tarafından talep edilen bazı isteklerin, dava konusu yazılımın ürün geliştirme ekibine iletileceğine dair notların alınmış olduğu da görülmüştür. Bu kapsamda taraflar arasında 05/04/2018 tarihli toplantı tutanağında yer alan ifadelerden söz konusu programın asli kullanım nedenini yerine getirmediğine dair sonuca ulaşılamadığını, netice itibariyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını gerektiren bir bulguya rastlanılmadığını, taraflar arasında borç alacak bakiyesinin bulunmadığı belirtilmiştir.Kartal ... Noterliği'nin 03/07/2017 tarih ... yevmiye no'lu, davacı tarafından davalıya düzenlenen ihtarname ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde bilgisayar programındaki teknik sorunların giderilmesi, aksi takdirde yasal hakları saklı tutulmak kaydı ile sözleşmeden dönme hakkını kullandıklarını belirttiği, işbu ihtarnamenin davalıya 05/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, Gebze ... Noterliği'nin 03.07.2018 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile sorunların giderilmesinin istenildiği ancak sorunların giderilmediğini belirterek sözleşmeden dönme haklarını kullandıkları, ödenmiş olan meblağın faiziyle geri ödenmesi, aksi takdirde programın ve hizmetin taşıdığı ayıp nedeniyle yapmak zorunda kaldıkları harcamalar ve zararın tazmini için yasal yollara başvuracakları ihtar edilmiş olup, işbu ihtarname davalıya 09.07.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. 6098 sayılı TBK  227 maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir.\"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.6098 sayılı TBK 223 maddesine göre; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Somut olayda taraflar arasında logo yazılımı satın alınmasına ilişkin sözleşme tanzim edildiği, sözleşmeye istinaden düzenlenen fatura bedelinin 73.650,00 TL'sinin 02.03.2017, 73.650,00 TL'nin 02.12.2016 tarihinde davacı tarafından ödendiği, davacının davalıdan aldığı logo yazılımını bordrolama işleminde kullanmak istediği, davacı tarafından ayıplı olduğu gerekçesi ile ödediği bedelin iadesi olmadığı takdirde ayıp oranında bedelin indirilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından 03/07/2017 tarihli ihtarname ile, sözleşmenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde teknik sorunların giderilmesi aksi halde sözleşmeden dönüleceğinin bildirildiği, ihtarnameden sonra davacı tarafça yazılımın bir yıl daha kullanıldığı, taraflar arasında yazışmalar, destek talepleri, toplantıların devam ettiği, 03/07/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığını bildirdiği, ilk ihtardan sonra davaya konu yazılımın kullanılmasına bir yıl daha devam edildiğinden, TTK 23. Madde atfı ile somut olayda uygulanması gereken TBK 223/2 maddesi gereğince davacı tarafın artık davalının edimini mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı, sözleşmeden dönme yada ayıp oranında bedelin iadesini talep etme hakkının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine dair verilen kararın hukuken yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle mahkeme kararı isabetli olduğundan ek gerekçe yapılarak  davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2019 tarih ve 2018/1119 E., 2019/968 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fc45f72335c07f7","SID":"ba323b789044bbe3"}}