{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1928 <br>KARAR NO: 2023/1500<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2018/1217 E. - 2020/192 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi gereği, kullandırılan kredilere ilişkin sözleşme kapsamında dava dışı şirketin davalı ... A.Ş.-... İşletme Müdürlüğü'nden olan 3.323.760 TL bedelli fatura alacağını müvekkili şirkete temlik ettiğini ve alacağa ilişkin davalı şirketten 24/01/2017 tarihli teyit mektubu alındığını, temlik alınan alacağa ilişkin 1.919.679,75 TL borcun yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan iş kapsamında, dava dışı şirketin doğmamış alacaklarını temlikname kapsamında ve temlik teyidi alarak davacıya devredildiğini, daha sonra yine dava dışı şirket tarafından başka bir temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ne devredildiğini, bu nedenle yüklenici firmanın iş sözleşmesinin feshedildiğini, temlik teyidinde alacak miktarının 24 ay vade ile davacı şirkete ödeneceğinin taahhüt edildiğini, temlik konusu alacağın doğmamış alacak olduğunu, dava dışı kredi kullandırılan şirketin borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.919.679,75 TL asıl alacak ve 5.127,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.924.807,66 TL'ye yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktarlar yönünden talepnamedeki koşullarla devamına, İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 384.961,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafın fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu temlik sözleşmesinin dayanağı \"hizmet alım işi''ne dair sözleşme uyarınca dava dışı temlik eden firmanın müvekkil kuruluştan alacağı bulunmadığından temlik sözleşmesi uyarınca da herhangi bir alacak kalmadığını, bu husus davacı firmaya bildirildiğini, buna rağmen icra takibi yoluna gidilmesinin kötü niyetli olduğu bildirildiğini, İşletme Müdürlüğün \"34 kişilik personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı işi\" 01.11.2016 tarihinde yapılan ihale neticesinde ...Ltd.Şti. ile İşletme Müdürlüğü arasında imzalanan 09.12.2016 tarihli, 2 yıl süreli, 2.732.000 TL bedelli sözleşme çerçevesinde anılan firma tarafından yapıldığını, şirketin söz konusu iş kapsamındaki doğmamış alacaklarını yanıltıcı beyanlarda bulunarak 23.01.2017 tarihinde temlikname imzalayarak ve İşletme Müdürlüğünden de Temlik Teyidi  alarak ...  A.Ş.'ye devrettiğini, şirket tarafından Müdürlüğünün bünyesinde yaptığı aynı işe ait doğmamış alacakları için ikinci bir defa yanıltıcı beyanlarda bulunularak başka bir temlik sözleşmesi  ile ... A.Ş.'ye devredildiğini, ....Ltd Şti. firmasının ... A.Ş. ile imzalamış olduğu temlik sözleşmesi için İşletme Müdürlüğünün almış olduğu temlik teyidinde özetle firmanın 3.223.760 TL doğmuş alacak miktarı olduğu ve bu temlik konusu alacağın 24 ay vade ile .... A.Ş.'ye ödeneceği taahhüt edildiğini, Fakat ... Ltd. Şti., İşletme Müdürlüğünün 09.12.2016 tarihinde 2.732.000 TL bedel ile hakedişlerinin büyük kısmının (%80'lik kısım) Genel Müdürlüğünün 2018/E.26 sayılı genelgesinde temlik alacağına göre öncelikli alacak olarak değerlendirilen; çalışan ücretleri, SGK ödemeleri ve vergi borcu ödemelerinden oluşan sözleşme imzalamış, sonrasında ise 23.01.2017 tarihinde ... A.Ş. ile sözleşme bedelinden de yüksek bir meblağ üzerinden temlik sözleşmesi imzaladığını, temlik konusu alacak her ne kadar İşletme müdürlüğünce doğmuş alacak olarak teyit edilmiş olsa da gerçekte doğmamış alacaktır ve iş kalemlerine bakıldığında içerisinde temlik konusu olamayacak ödemeler söz konusu olduğunu, firmanın sözleşmesinin 15.05.2018 tarihinde feshedilmesi nedeniyle de müdürlüğünün herhangi bir alacağı kalmamış ve temlik sözleşmesi fesih tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, yüklenici firma … Ltd. Şti., ... A.Ş. ile temlik sözleşmesi imzalamak amacıyla, yapacağı işe ait sözleşmenin 12.3. maddesi gereğince idarenin onayının alınması ve temliğin noter kanalından yapılması şekil şartının kaldırılması için işletme müdürlüğünden yazı alarak ... A.Ş.'ye verdiğini, yazının Müdürlüğünden talep edilmesi ve sonrasında ise bu yazıya göre ... A.Ş'nin işlem yapacak olması, söz konusu finans kurumunun işe ait sözleşme hakkında bilgisi olduğunu gösterdiğini, sözleşmeye bakıldığında bahse konu işin 09.12.2016 tarihinde sözleşmesi imzalanan, 2 yıl süreli personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı işi olduğu, hizmet alım işlerinde aylık olarak iş yapıldıktan sonra yapılan işe göre ödemenin sonradan düzenlenen aylık hak edişlerle yapıldığı, iş yapılmadan herhangi bir ödeme yapılmadığı, dolayısıyla sözleşme fesih edildikten sonra geri kalan aylar için doğmuş bir alacaktan söz edilmesinin mümkün olmadığı ayrıca, yukarıda da belirtildiği üzere hak edişlerin büyük kısmının temlik edilemeyecek çalışan alacakları, SGK ödemeleri, vergi v.s kalemlerden oluştuğu açık olmasına rağmen temlik teyidinde belirtilen 3.223.760 TL'lik doğmuş bir alacağın olmadığı ile birlikte işe ait sözleşmeyle ilgili diğer hususların da ... A.Ş. tarafından bilinmemesi veya araştırılmaması işin doğasına aykırı olup, söz konusu hususların  ... A.Ş. tarafından kolaylıkla tespit edilebileceği açıktır. ... Ltd. Şti. firması ile ... A.Ş arasında imzalanan temlik sözleşmesi iş ve işe ait sözleşmeyle ilgili yukarıda belirtilen hususlar bilinmesine rağmen, yıllardır ... işletme Müdürlüğünde ... Ltd. Şti. firmasının iş yapmasından kaynaklı oluşturduğu güven ortamından faydalanılarak, ... Ltd. Şti. firmasının hazırladığı temlik teyidini müdürlüğünün yetkili personeline imzalatması sonucunda geçerlilik kazandığını, … Ltd. Şti.'nin sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Kurumumuzdan alacağının kalmayarak temlik sözleşmesinin geçersiz hale gelmesi, ... A.Ş.'nin işe ait sözleşmeyi dikkate almamasından kaynaklı ihmalinin bulunması, …Ltd.Şti ve ... A.Ş.'ye yukarıda belirtilen Temlik Sözleşmesinin ilgili maddelerinin yüklemiş olduğu sorumluluklardan dolayı temlik konusu alacağın Kurumumuzca ödenmesinin uygun olmayacağı tarafca mütalaa edildiğini, davanın temlik eden dava dışı ... Ltd.Şti.'ne ihbar edilmesi talep edilmişse de yerel mahkeme bu talebinin de diğer cevap ve itirazlarının değerlendirmediği gibi gözardı ettiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı faktoring müşterisi (...Tic.Ltd.Şti.) ile müvekkil şirket arasındaki faktoring sözleşmesi çerçevesinde faktoring işlemi yapılmış olup, söz konusu işlem öncesinde, temlike engel bir durum olup olmadığı, işleme konu faturanın gerçek bir alacağı yansıtıp yansıtmadığı, alacağın doğmuş alacak hüviyetinde olup olmadığı hususları davalıdan teyit edildiğini, yapılan işlem miktarı son derece yüksek olduğundan, fatura borçlusu olan davalıdan yazılı teyit alınmadan işlem yapılmamış ve dava dışı şirkete işlem tutarı ödenmediğini, temlike konu tutarın doğmuş alacak hüviyetinde olduğu ve mal ve hizmetlerin tam ve eksiksiz olarak alındığı ve dava dışı faktoring müşterisi yüklenici firmayla çıkabilecek ihtilaflar dahi nazara alınmadığı temlik tutarın müvekkile ödeyeceğini davalı gayri kabili rücu kabul beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkil şirket, yazılı olarak alacağın teyit edilmesi ve borcun ödeneceğine dair davalı tarafından güvence verilmesi karşısında faktoring işlemini yapmayı kabul ederek dava dışı şirkete faktoring işlem tutarını ödediğini, davalı, müvekkilin dava dışı faktoring müşterisi ...’den ayni, şahsi veya teminat amacıyla verilen kıymetli evrak şeklinde ek teminat alması gerektiği vs. gibi iddialarda bulunduğunu, yukarıda yer verdiğimiz üzere, eldeki davada tartışılan husus davalının ödemeyi garanti ettiği tutarı ödeyip ödememesi olduğu, yoksa faktoring sözleşmesinde yer alan hususların doğrudan davalıyı ilgilendiren bir yanı olmamasına rağmen ifade edelim ki, müvekkil şirket ek teminat mahiyetinde davalı şirket ve yetkilisinden aldığı bonoyu takibe konu etmiş olup, davalıya açılan takipten de önce açılan bu takip İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından devam ettiğini, Beyoğlu .... Noterliğinin 17.08.2016 tarih ve ... yevmiyeli hesap kat ihtarıyla dava dışı faktöring müşterisinin sözleşmesi fesh edilmiş ve hakkında yasal takip işlemlerine başlandığını, davalının ödeme garantisi, müvekkile temlik edilen alacaktan ibarettir ve faktoring müşterisinin ödeme yükümlüğünden bağımsız olduğunu, tam tersine faktoring müşterisinin ödeme yükümlülüğü davalının edimini yerine getirmemesi halinde ortaya çıkmakta olan bir yükümlülüğü olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: Dava, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ilamsız icra takibine vaki  itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı sayılı takip dosyasında ; davacı tarafından davalı aleyhine faktoring sözleşmesi, temlikname ve alağın teyit yazısına   dayalı olarak, 11.12.2018  tarihinde , 1.919.679,75 TL asıl alacak, 11.281,41  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  1.930.961,16 TL'nin  temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız takibe geçildiği,  davalının  süresinde  itiraz etmesi ile  takibin  durdurulduğu, İtirazın iptali davasının  1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. 31/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda ; davacının  ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacı ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen  genel faktoring sözleşmesi kapsamında, Ankara ... Noterliğinin 23/01/2017 tarih ... yevmiye numaralı temlikname ile, dava  dışı şirket tarafından davacı şirkete, davalı ... A.Ş.-... İşletme Müdürlüğü'nden ticari ilişki kapsamında doğan 3.223.760,00 TL alacağın temlik edildiği ve temlik konusu tutarın davalı şirketin 24/01/2017 tarihli teyit yazısı ile onaylandığı, davacının  ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 1.919.679,75 TL asıl alacak, 5.127,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.924.807,66 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre davacı şirket ile alacaklı dava dışı şirket arasında 23/01/2017 tarihli kredi limitli faktoring sözleşmesi ve temlikname düzenlendiği,  davalı ... A.Ş.-... İşletme Müdürlüğü'nden ticari ilişki kapsamında doğan 3.223.760,00 TL alacağın , alacağın bildirim formunda 20.01.2017 tarihli  fatura edilmiş alacak olduğu ve davacı şirkete  temlik edildiği, temlik alınan alacağın, 24/01/2017 tarihli  yazı  ile teyit ve  temlik edenle çıkabilecek uyuşmazlık halinde dahi ... A.Ş.'ye ödeneceğinin  taahhüt  edildiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından fatura edilen  borcun bir kısmının davacıya ödendiği, temlik tarihinden sonra dava dışı şirketle olan hizmet alımı ticari ilişkisinin feshedilmesinin önceden doğmuş, fatura  ve teyit edilmiş alacakları ortadan kaldırmayacağı ve temlik sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, temlik alınan alacağın tevsik edilmiş ve doğmuş bir alacak olduğu,  teyit yazısı içeriğine ve bu borcun ödeneceğine ilişkin taahhüt gereği davalı ve dava dışı şirket arasındaki ihtilafın eldeki faktoring alacağını hükümden düşürür niteliğinin bulunmadığı, davalının 24/01/2017 tarihli  kayıtsız-şartsız  borç ikrarı niteliğindeki yazılı  belge ile bağlı olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle 1.919.679,75 TL asıl alacak, 5.127,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.924.807,66 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü yönünde ve likit alacağa ilişkin itiraz haksız olduğundan  icra inkar tazminatının tahsili yönünde verilen  kararda bir isabetsizlik söz konusu değildir. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine temyiz yolu açık olmak  üzere karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih ve 2018/1217 E.-2020/192 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 131.483,61-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 32.871,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 98.612,61-TL harcın davalı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c12764e076486e9d","SID":"aff1ace865a5bb5b"}}