{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1546 <br>KARAR NO: 2023/1970<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2021<br>NUMARASI: 2019/672 Esas - 2021/393 Karar<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Davanın kısmen kabulüne verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 06/01/2009 tarihli ofis satış ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre ... A.Ş.'ye ait GSM sim kartlarının , diğer ürün ve hizmetlerinin küçük ve orta büyüklükteki işletmelere satışı konusunda aracılık hizmetinin davacı tarafından verileceğinin kararlaştırıldığını, ... A.Ş.’nin de prim ve sabit gider desteği vermeyi üstlendiğini, davacı şirketin sözleşme gereğince gerekli yatırımları tamamlayıp personel istihdam ettiğini 9 adet araç satın aldığını, ancak davalı şirketin hiçbir ihtarname keşide etmeden Beyoğlu ... Noterliğinin 19/12/2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini , ihtarnamede yazılı iddiaların doğru olmadığını, davalının 2010 yılında yönetiminin değişmesi sonucu bayilere verilen hedefin tutturulmasının ve prime hak kazanılmasının engellenmesi için kötü niyetli tutum izlendiğini, ticari kayıtlar incelendiğinde müvekkili şirketin hat satış rakamlarının her yıl aynı ve yüksek olduğunu dolayısıyla prime hak kazandığını, ... yönetiminin 2010 ve 2011 yıllarında rakip GSM operatörlerinin avantajlı fiyatlarına karşılık fahiş ücretli tarifeler sunduğunu, faturaların yüksek olması vs nedenlerle müşteri şikayetlerinin arttığını, davalının tüm bayilerden yeni yatırımlar yapmalarını şart koştuğunu, Sözleşmenin  29 A maddesine göre önce yazılı ihtar yapılacağı 15 gün içinde sulh yolu ile çözüm aranacağı yoluna başvurmadan 29 C maddesi gereğince doğrudan fesih yoluna gittiğini,teminat olarak verilen 50.000-TL tutarlı teminat mektubundan 15.000-USD cezai şartında kesilmediğini bu nedenle ...’nın zararı bulunmadığından sözleşmenin 29/c hükmünün uygulanmasına yer olmadığını, İzmir ... Noterliğinin 24/01/2012 tarihli cevabi ihtarında bu itirazların açıklandığını belirterek; 2009 yılına ait 42.000-TL fon priminin yasal faizi ile birlikte  davalı şirketten tahsiline, 3 yıllık sürede haksız olarak kesilen ceza altındaki bedeller nedeni ile ödenmeyen aktivasyon, bayi primleri, sabit gider desteği, prim alacağına karşılık HMK 107 mad gereğince şimdilik 40.000- TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... AŞ. tarafından 12/07/2012 tarihinde bozularak sessiz hat, evrak kesintisi adı altında 50.000-TL lik teminat mektubundan alınan 8.000- TL haksız kesintinin yasal faizi ile iadesine, davalının haksız feshi nedeni ile ticari itibari sarsılan ve teminat mektubunun bozulması nedeniyle ... Bankası Çarşı Şubesine 20.000-TL faiz ödemek zorunda kalan müvekkilinin maddi ve manevi zararları için HMK 107 mad gereğince şimdilik 9.000- TL manevi 1.000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>ISLAH :Davacı vekili 28/04/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 227.878,72 TL ye çıkarmıştır.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ofis satış ortaklığı sözleşmesinin 06/01/2009 tarihinde imzalandığını, 19/12/2012 tarihinde sözleşmenin 29/c mad gereğince müvekkilinin bayinin performans düşüklüğü nedeni ile sözleşmeden doğan yetkisini kullanarak sözleşmeyi fesih ettiğini, davacıya ait ödenmemiş hiçbir alacak bulunmadığını, sözleşmenin 26. mad gereğince sözleşme konusu faaliyetlerle ilgili olarak davalının prim ve destek sağlayıp sağlamamak konusunda serbest olduğunu kâr garantisi de verilmediğini, davacının talep ettiği uzun vadeli fon primlerinin ödenmesini halen aktif olarak bayiliğin sürmesi koşuluna bağlı olduğunu, iş ortaklığı devam etmediğinden iddia edilen borcun doğmadığını, davacının sessiz hat dolayısıyla istediği kesintinin sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, davacının cari hesabı kapatılırken 8.790,12- TL borç bakiyesinin davacı tarafından ödenmediğinden teminat mektubundan tahsil edildiğini, sözleşmenin 26. maddesinde sözleşmenin feshi halinde diğer tarafın herhangi bir tazminat talebinde bulanamayacağının kararlaştırıldığını, belirterek  davanın reddine karar verilemesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm  İstanbul Bölge Adliyesi 12. Hukuk Dairesinin  2018/745 - 2019/1365 Esas ve karar sayılı ilamı ile özetle ;sözleşmenin davalı tarafından 24.01.2012 tarihinde feshedildiği, Fon prim alacağının ...'nın 03.02.2008 tarihli SME 56 sayılı duyurusunda aylık faturalı hedefin %80 ve üzerinde tutması halinde hat başına ek olarak hak  edilen ve nemalandırılan 3 yıl sonra ödenecek prim olarak tanımlanmış ve 06. 05. 2008 tarih ve SME 64 duyurusunun 2.1.2 maddesinde bayilik faaliyetinin tamamen iptal edilmesi durumunda  prim ödeme usulü düzenlendiği, buna göre  2011 yılı sonunda, başka  bayilere söz konusu primin ödendiğinin   ikrar edilmesi göz önüne   alındığında fon prim ödemesinin 3. yılın sonunda yapılacağı ve bayiinin aktif olması gerektiği yönünde düzenleme bulunmamasına  göre sözleşme fesih tarihi itibarıyla davacı şirketin fon primi talep edebileceği , Fon priminin ödeme şartı  aylık faturalı hedefinin %80 ve üzerinde gerçekleşmesi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği , davacının fon prim alacağı bulunup bulunmadığı ve buna göre  davalı tarafından yapılan fesih sebebinin haklı olup olmadığı(feshin haklı olup olmadığı ) ile  davacı için belirlenen satış ve aktivasyon hedeflerinin  gerçekleşebilir olup olmadığı ve hedeflerin gerçekleşip  gerçekleşmediği hususunun tespitinin gerektiği, buna göre   davacı için belirlenen  satış ve aktivasyon hedefi , hat satışları ve satış geri dönüşleri ilgili listelerin sunulması, ortalama satış hedeflerinin ve müşteri memnuniyeti anketlerinin dosyaya sunulması ; davalı tarafından davacıya 2009-2010-2011 yıllarında \"sessiz hat\", \"evrak kesintisi\", \"yasal takip cezası\" adı altında kesilen ve hesaptan mahsup edilen 227.878,72 TL cezai yaptırım  kesintisinin haklı olup olmadığının iletişim sektörü açısından de yerinde olup olmadığının tespiti  ,buna göre davalının cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı ve teminat mektubunu paraya çevirmenin haklı olup olmadığının ve buna bağlı talep edilen tazminat taleplerinin değerlendirilebilmesi yönünden ; cezai yaptırımların dayanağı işlemler ve buna ilişkin belgeleri dosyaya sunulması  için  taraflara  sonuçları  da hatırlatılarak usülune uygun  kesin süre verilererek  dosyaya celbi sağlanıp,davacı şirket ticari defterleri ve gerek duyulduğunda davalı şirket merkezinde yapılacak inceleme neticesinde;konusunda uzman bilirkişi heyetinden  alınacak taraf ve yargı denetimine   elverişli bilirkişi raporu  sonucuna göre   karar verilmesinin gerektiğine değinilerek kaldırılması üzerine mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak bilirkişiden rapor alındığı, ... defterlerinde cezai kesintilerle ilgili anlaşılır tanımlar yapılmadığı, kısa belirtmeler ile cezai yaptırım uygulandığı, ceza kesintilerinin sözleşmenin hangi hükmüne istinaden haklı düzenlendiğinin ve faturalardaki kesintilerin haklı olarak yapıldığına ilişkin somut delil olmadığı, yasal sürede faturaya itiraz etmemesinin yazılı bedelleri kesinleştirmeyeceğine dayanılarak KDV dahil 227.878,72-TL cezai kesinti tutarını isteyebileceği, sözleşmenin 42. Maddesinde delil anlaşması gereği davalı defterleri kesin delil olduğundan davalının davacıdan 8.790,12 TL cari alacağının olduğu, bunun 50.000,00 TL teminat mektubu tutarından mahsubu ile bakiye kısım davacıya iade edildiğinden davacının alacağının bulunmadığı,  Fon primi alacağının 2009 yılı için 42.000,00 TL olduğu bildirilmiş ise de bunun nasıl hesaplandığına ilişkin somut delil sunulmadığı, davalı tarafça sunulan18.3.2014 tarihli dilekçe ekinde 2009 yılı için davalı davacının aylık fatura hedefinin % 80 i ve üzeri satış gerçekleştirdiğini bildirmiş ise de somut hesaplamanın yapılamadığı, Sözleşme 26. Md uyarınca davalının prim alacağı verip vermemekte serbest olduğundan ispatlanamayan fon prim alacağını isteyemeyeceğine dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 227.878,72 TL kesinti tutarının 2.11.2012 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline , fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili ; feshin haklı oylduğunu, ceza kesintilerinin sözleşme ve sözleşme ekindeki duyurulara uygun olarak yapıldığını, davacının faturalara süresi içinde itiraz etmediğini,  TTK 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz etmediğinden fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, faturalara süresi içinde itiraz halinde ispat yükünün faturayı veren tarafta olduğunu, itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat yükünün faturayı alanda olduğunu, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin faturada yazılı bedelleri kesinliştirmeyeceği yorumunun hukuki olarak değerlendirilemeyeceğini bu nedenle bu kaleme yönelik talebin de reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi  ve manevi zarar ile sözleşme uyarınca haksız yapıldığı iddia olunan kesinti - ceza bedeli ve fon primi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece fon prim alacağı ve teminat mektubuna ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin  reddine karar verilmiş olup ,hüküm davacı tarafça istinaf edilmediğinden eldeki davada uyuşmazlık sadece   mahkemece  kabul edilen ceza kesintisinin haksız ve keyfi olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Mahkemece davalıya 1 aylık kesin süre içinde kaldırma kararında sayılan belgelerin bildirilmesi için süre  verilmiş, davalı tüm belgeleri dosyaya daha önce sunmuş olduğunu bildirmiş, bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmıştır.  Taraflar arasındaki sözleşmenin 29/ C maddesi uyarınca davalının 7 gün önceden ihtarda bulunmak koşulu ile sözleşmeyi her zaman fesh edebileceği düzenlendiğinden davalı tarafça  olağan fesih hakkının kullanıldığı, feshin hukuken geçerli olduğu,  19.12.2012 tarihli fesih ihtarnamesinde ayrıca  davacının  bayilik faaliyeti kapsamında gerekli ve yeterli performansı gösteremediği, satış ve aktivasyonların çok düşük düzeyde kaldığı da bildirilerek haklı feshe ilişkin fesih gerekçelerinin  de  sayıldığı görülmüştür. Dosyaya sunulan belgelerden davacının performans düşüklüğü olduğu anlaşılmakta ise de; diğer bayilerin durumu bilinmediğinden bunun fesih için haklı neden olup olmadığı bilirkişilerce tespit edilememiş ancak davalının sözleşmeyi  sözleşme şartlarına uygun şekilde fesih ettiği , feshin hakkın kötüye kullanımı niteliği olduğunun ispatlanamadığı görülmüştür. Diğer yandan   davalı tarafça 2009-2010-2011 yıllarında \"sessiz hat\", \"evrak kesintisi\", \"yasal takip cezası\" adı altında kesilen ve hesaptan mahsup edilen 227.878,72 TL cezai yaptırım  kesintisinin bilirkişi incelemesinde yasal dayanağının açıklanmadığı, sözleşmenin hangi maddesi gereği kesinti yapıldığının belli olmadığı, kesintilerde  anlaşılır tanımlar yapılmadığı, kısa belirtmeler ile cezai yaptırım uygulandığı tespit edilmiştir. Davalı vekilince kesintilere ilişkin faturalara süresinde itiraz edilmediğini , fesih sonrası geriye dönük talebin hukuki olmadığı, kesintilerin haksız olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu ileri sürülmüştür. Davalı defter ve kayıtlarının Sözleşme 42. Maddesi uyarınca kesin  delil niteliği taşıdığı, Bilirkişi tarafından davalı kayıtlarına göre çıkartılan  cezai kesintilerin dayanağının saptanamadığı, kesintilerin haklı olduğuna ilişkin tespitin yapılamadığı  görüldüğünden mahkemece bu kaleme ilişkin olarak  davanın kabulünde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin  esastan HMK 353/1-b-1 md uyarınca reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 15.566,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.891,6‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.674,7‬0‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f08c2d08c883e88","SID":"bce901ff071356c2"}}