{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   \tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \tGEREKÇELİ KARAR<br><br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/298 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/136<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 05/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 09/02/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ : ...<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E. 2017/... K. Sayılı dosyası kapsamında şirket müdürünün sorumluluğu davası açıldığı ve istinaf incelemesinde bu davanın şirket genel kurul kararı olmaksızın açılmayacağı gerekçesiyle müvekkili aleyhine verilen hükmün kaldırılmasına karar verildiği, davalı şirket tarafından pay sahibinin müvekkili çağrılmaksızın 29/05/2018 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılarak müvekkili hakkında sorumluluk davası açılması kararı alındığını, müvekkili tarafından bu karar aleyhine açılan davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. 2020/... K. Sayılı kararı ile genel kurul kararının dürüstlük kuralına aykırılığı nedeni ile iptaline karar verildiğini, tasfiye halinde olan ve genel kurul çağrı yetkisinin sadece tasfiyeye ilişkin konularla sınırlı olan davalı şirketin bu kez mahkemenin iptal kararına rağmen aynı konuya ilişkin 08/01/2021 tarihinde geçerli bir çağrı olmaksızın olağanüstü toplanarak aynı konuda mükerrer karar alındığını, müvekkilinin bu genel kurulun yapılmasına ve alınan karara karşı muhalefet şerhi koyduğunu, müvekkilinin davalı şirketin 4 ortağından biri olup iptale konu olağanüstü genel kurul kararının toplantı çağrısının yetkisiz kişi/tasfiye memuru tarafından yapıldığından ve genel kurul tutanağında kararların oylama sonucu oy çokluğu ile alınıp alınmadığı konusunda net bir ifadeye yer verilmediğinden genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, tasfiye halindeki davalı şirketin 08/01/2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu kararın kanuna ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle  davalı şirketin 08/01/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınmış olan 3 nolu kararın yokluğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise  davalı şirketin 08/01/2021 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel kurul Toplantısında alınmış olan 3 nolu kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle tescil ve ilanı ile uygulanmasının tedbiren durdurulmasına ve neticede TTK nın 445.maddesi uyarınca iptal edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede belirtilen şekilde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan ile çağrı gerçekleştirildiğini, TTK m 617.1 gereğince şirket müdürlerinin genel kurula çağrı yetkisinin bulunduğunu, dava konusu olayda Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanda müdür ... tarafından çağrı gerçekleştirildiğini, Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanda görüldüğü üzere söz konusu genel kurul çağrısı da TTK 617 maddesinde belirtilen çağrı usulüne ve 15 günlük süreye uygun gerçekleştirildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 20 Kasım 2020 tarihli sayısında ilan edilen gündem neticesinde şirket ortaklarından ... aleyhine tazminat ve alacak talepli dava açılması konusunda oy çokluğu ile karar alındığı, kararın TTK da öngörülmüş nisaba uygun olarak alındığını, dava konusu olayda azınlık konumda bulunmayan ve somut tespitlerle ortağı olduğu bir şirkete zarar vermiş bir kişi aleyhine dava açılması kararı alındığını, kararın dürüstlük kuralı açısından bir sakıncası bulunmadığı, davacı tarafından kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılık iddiasının herhangi bir hukuki gerekçesi bulanmadığını, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. 2020/... K. Sayılı kararında 29/05/2018 tarihli olağanüstü genel kurulun çağrı usulüne uyulmadığı ve ticaret sicil gazetesinde yayımlanmadığı için iptal edildiği, mahkeme kararının gerekçesinde genel kurul kararının kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılığından söz edilemediğine işaret edildiğini, bu nedenle çağrı usulüne aykırı düzenleme nedeniyle iptal edilen bir genel kurulun daha sonrasında TTK ya uygun bir şekilde düzenlenmesinin dürüstlük kuralına aykırılığından bahsedilemeyeceğinden bahisle genel kurul toplantısında alınmış olan 3 nolu kararın yokluğunun tespiti talebinin reddine, davacı tarafından genel kurul kararının iptal talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/...E., 2014/... E. ve 2018/... E.,  Sayılı dosyaları celp edilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi ... 17/01/2022 tarihli raporunda; davaya konu olayda 08/01/2021 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi olarak alınan \"Şirket ortaklarından ... aleyhine tazminat ve alacak talepli dava açılması\"nın ...'in (%15) aleyhte oyuna karşılık, ..., ... ve ...'in lehe oyları ile (%85) karar verildiğinin tespit edildiğini, davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik 29/05/2018 tarihli genel kurul kararının Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... e. 2020/... K sayılı kararı ile iptal edildiği için aynı konuda mükerrer karar alındığı ileri sürülmüşse de söz konusu genel kurul kararının iptal gerekçesinin usulsüz genel kurul çağrısı olduğu anlaşılmakta olup, davaya konu genel kurul kararının geçerliliğine etkisi olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, dosyada genel kurul toplantısına davete ilişkin 22 Aralık 2020 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanda 17/12/2020 tarihli karara istinaden çağrı yapıldığının görüldüğü, tasfiye memuru tarafından genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına dair 17/12/2020 tarihli kararın dosyada tespit edilemediğini, davaya konu olayda genel kurul toplantısına davete ilişkin ilanın 22 Aralık 2020 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ...'nci sayfasında ilan edildiği görülmüş ancak genel kurul davetinin şirket ortaklarına iadeli taahhütlü mektupla bildiriliğine dair belgenin tespit edilemediğini, bu haliyle davaya konu olayda genel kurul toplantısına çağrının usulsüz olduğunun söylenebilecek olduğunu, davacı şirket ortağının davalı şirketin tasfiye halinde olması ve genel kurulun sadece tasfiyeye ilişkin konularla sınırlı olabileceğinden genel kurul kararının geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, 6102 sayılı TTK m.643, m.535/2, m.617/3 ve m.410/2 hükmüne göre, tasfiye memurları görevleriyle ilgili konular bakımından genel kurulu toplantıya çağırabileceklerini, davaya konu genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına dair 17/12/2020 tarihli tasfiye memuru kararının dosyada tespit edilemediğini, genel kurulun toplantıya çağrılmasının tasfiye memurunun göreviyle ilgili olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. <br>Dava, TTK'nun 445 maddesine dayanan davalı Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti nin 08/01/2021 tarihli  Olağan Genel Kurul Toplantısında Alınan 3 nolu \"Şirket ortaklarından ... aleyhine tazminat ve alacak talepli dava açılmasına\" dair kararın İptaline ilişkindir. <br>Somut olayda; davalı şirket 13/06/2013 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girmiş ve tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirket müdürü ... tasfiye memuru olarak atanmıştır. Bir şirket tasfiyeye girdikten sonra tasfiye memuru ancak tasfiyeye ilişkin işlemler nedeni ile genel kurulu toplantıya çağırabilir. Davaya konu 08/01/2020 tarihinde yapılan genel kurulun 3 nolu kararı incelendiğinde; kararın \" şirket ortaklarından ... aleyhine tazminat ve alacak talepli dava açılmasına\" dair olduğundan bu kararın şirketin tasfiyesine ilişkin olduğu kabul edilmiştir. <br> Davalı şirketin davaya konu 08/01/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına davete ilişkin ilanın 22 Aralık 2020 tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 1018. Sayfasında ilan edildiği, ancak genel kurul davetinin şirket ortaklarına iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğine dair belge tespit edilemediğinden, davacıya yapılan çağrının TTK'nun 617/2.maddesinde belirtili \"asgari 15 gün önce bildirme\" kuralına riayet edilmeden yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Pay sahibine davetin TTK'nun 617/2. hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmasının zorunlu olmasına rağmen, bu zorunluluğa uyulmamasının genel kurulda alınan kararları sakatlayan bir hal olması, davet usulüne aykırılığın toplantıda alınan kararları etkilemiş olması şartına bağlandığı anlaşılmıştır. (TTK'nun 622/1 yollaması ile 446/2.md) <br>Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalı şirketin toplam sermayesinin 2.500.000,00 TL olduğu, toplam payın 500 adet olduğu, asaleten katılan payın 260 adet, temsilen katılımın 240 pay ve toplantıya katılan oransal sermayenin %100 olduğu,  davaya konu iptali istenen kararın toplantıya katılanların %85 çoğunlukla alındığı, toplantıda alınan 3 nolu kararın adi nisap ve karar çoğunluğuna tabi olmaları nedeniyle TTK'nun 620. maddesi ile içerik, nisap, katılma hususları yönünden de ana sözleşmeye uygun olduğu, davacıya usulsüz olarak yapılan çağrının kararların alınmasında etkili olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE,  <br>2-Alınması gereken 80,70TL red karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 09/02/2022<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e00194066d7b9026","SID":"29cbaed571f113ed"}}