{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tGAZİANTEP<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: .<br>KARAR NO\t:.<br><br>HAKİM\t: .<br>KATİP\t:.<br><br>DAVACI\t: .\t  <br>VEKİLLERİ\t: .<br>\t  .<br>DAVALI\t:.<br>\t  .<br>VEKİLİ\t: .<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 27/01/2023<br>GEREKÇELİ KARAR<br>YAZIM TARİHİ \t: 27/01/2023<br>Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 09/11/2013 tarihinde seyir halinde iken, kapı önünde oynayan müvekkile çarptığını, kaza sonucu müvekkilin ağır bir şekilde yaralandığını ve bu kaza sonucu hastaneye kaldırılarak ameliyata alındığını, kaza tarihinde müvekkilin 5 yaşında olduğunu, müvekkilinin hastanedeki tedavisinde femur kırıklar tespit edildiğini ve ameliyat edildiğini, femur kemiğine platin takıldığını ve müvekkilin henüz çocuk yaşta sakat kaldığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı şirket bünyesinde sigortalandığını, davalı şirkete 21/09/2020 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin uğradığı zararların tazmin edilmediğini, müvekkilin geçirdiği kaza sebebiyle mağdur olduğunu, sürekli sakat kaldığını ve hayatının bundan sonrasını bedensel engelli olarakgeçirmek zorunda kaldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkili lehine şimdilik 1000 TL maddi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil lehine şimdilik 100.000,00 TL manevi tazminata, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>GEREKÇE VE DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın safahatının değerlendirilmesinde; davanın Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, anılan mahkemece yargılamanın 17/02/2022 tarihli ... Esas ..... Karar sayılı karar ile \"dosya kapsamında görülmekte olan davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerden olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Gaziantep ilinin mülki sınırları olarak belirlendiğinden dava dosyasının görevli ve yetkili Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesine/gönderilmesine\" dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Talep, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 08/07/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 07/07/2021 tarihli 608 sayılı kararı ile yeni kurulan asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin belirlendiği, bu kapsamda Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin Gaziantep ili mülki sınırları olarak belirlediği ve bu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, söz konusu kararda görülmekte olan davaların yargı çevresi belirlenen mahkemelere devredileceğine ilişkin bir belirleme de yer almamaktadır.<br>Emsal olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/04/2019 tarih 2017/11-10 E., 2019/401 K. sayılı kararı ile Samsun Bölge Adliye  Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2021 tarih 2021/1511 E., 2021/1353 K. sayılı kararında belirtildiği ve açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın \"Kanunî hâkim güvencesi\" başlığını taşıyan 37’nci maddesi; \"Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.\" hükmünü öngörmektedir. Bilimsel çevrelerde ve uygulamada, kanunî hâkim güvencesi, uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkemenin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olması olarak kabul edilmektedir. Anayasa’daki bu düzenleme hukuk ya da ceza davaları yönünden herhangi bir ayrım gözetmemiş ve uyuşmazlığın doğduğu tarihte bu uyuşmazlığı çözecek olan mahkemenin belli olması durumunda yargılama yapacak veya yargılamaya devam edecek mahkemeyi gösteren yasal bir düzenleme yapılmadığı takdirde davanın, mutlaka bu mahkeme tarafından çözüme kavuşturulması öngörülmüştür. <br>Bu doğrultuda; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. Buna göre, yeni bir mahkeme kurulurken veya mahkemenin yargı çevresi yeniden belirlenirken, o mahkemenin kuruluş yasasında ya da yargı çevresini yeniden belirleyen idari kararda zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla, her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. Örneğin; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun geçici 1. maddesi, \"Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemelerine devredilir.\" hükmünü içerdiğinden, bu yasal düzenlemeye istinaden diğer mahkemeler, Aile Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işleri bu mahkemelere devretmiştir. <br>Yukarıda açıklandığı ve emsal içtihatlarda da belirtildiği üzere; davanın açıldığı tarihteki yasal düzenlemelere göre görevli ve yetkili mahkemece sonuçlandırılmasının Anayasayla güvence altına alınmış doğal hakim ilkesinin bir sonucu olduğu, yargı çevresinin belirlenmesine ilişkin  Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli 608 sayılı kararının özellikle 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, bu tarihten önce (HSK kararından sonra genişleyen) yargı çevremizde açılan ve görülmekte olan davaların mahkememize devredileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı,  mahkememiz yargı çevresini yeniden belirleyen kararın yürürlük tarihi olan 01/09/2021 tarihinden önce açılmış davaların, istek üzerine veya doğrudan görevsizlik ya da gönderme kararı ile mahkememize gönderilmesine olanak bulunmadığı, 01/09/2021 tarihinden önce açılan davaların mahkememizin görev alanı dışında kaldığı ve bu davalara davanın açıldığı tarihteki görevli mahkemenin bakmaya devam etmesi gerektiği değerlendirilmiş, bu kapsamda gönderme kararı veren Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin işbu davada görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı değerlendirilerek, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. (Davanın ilk açıldığı Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunda dair emsal kararlar için ayrıca bkz. Yargıtay 5. HD'nin 21/02/2022 tarih 2022/1181 E. 2022/2687 K sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye  Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2021 tarihli 2021/1939 E. 2021/1732 K. Sayılı kararı, Konya Bölge Adliye  Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2021 tarihli 2021/2115 E. 2021/1979 K. Sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 07/12/2021 tarihli 2021/1922 E., 2021/1562 K. Sayılı kararı ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 07/12/2021 tarihli 2021/2149 E., 2021/1892 K. Sayılı kararı )<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın görev yönünden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,<br>2-Dosyanın, kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde ve HMK'nun 20'nci maddesinde vazolunan usule uygun başvuru olması halinde görevli Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br>3-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde HMK'nun 331/2'nci maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Gaziantep BAM ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 27/01/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c04e04aec82778cc","SID":"706a11cef08a50e5"}}