{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2221 <br>KARAR NO: 2023/1757<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/1508 Esas<br>KARAR NO: 2019/1032<br>KARAR TARİHİ: 13/09/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Komisyon Akdinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının Romanya'da oluşan KDV iadelerinin tahsili amacıyla imzalanan 28.09.2010 tarihli sözleşme uyarınca, davacı şirketin, davalının Romanya'da oluşan KDV iadelerini tahsil için yetkili temsilci olarak atandığını, davacı firmanın Romanya'daki bu hizmetlerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmeye başladığını ve sözleşme gereğince tahsil ettiği miktarlar üzerinden hak ettiği  komisyon ücretlerine ilişkin 18 adet fatura düzenlendiğini, bir kısım komisyon alacağının ödendiğini ancak bakiye borcun 12.416 Euro olduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi 12/10/2012 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarla fesih ettiğini bildirdiğini, feshin haksız olduğunu belirterek bakiye kalan komisyon alacağı yönünden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı 18 adet faturada 30/04/2010 - 15/05/2010 - 31/08/2010 - 15/08/2010 - 15/07/2010 - 30/06/2010 ve 31/07/2010 tarihli olan 7 adetine ait KDV ödemesi yapılmadığını, söz konusu bu faturaların dayanağı olan hizmetin davacı tarafça verilmediğini, bu faturalara dayalı bir hizmet sunmamasına rağmen talepte bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... GMBH firmasına ait 31/10/2010 - 16/11/20110 - 30/11/2010  - 16/12/2010 - 31/12/2010 - 30/04/2012  - 16/05/2012 - 31/05/2012 - 18/06/2012 - 30/06/2012 tarihli faturalardan tahakkuk eden bedel üzerinden de davacıya komisyon ücretinin ödendiğini, buna rağmen yeniden tahsil isteyen davacının kötü niyetli olduğunu, ayrıca davacının hesaplama şeklinin de sözleşmeye uygun bulunmadığını belirterek  davanın reddine, i davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin uyuşmazlıkta öncelikle davalının zaman aşımı defi incelenmiş olup, zaman aşımı BK'nun 146/5 gereği ve 818 sayılı eski BK'nun 126/4 gereği 5 yıl olduğu, TBK'nun 149. Maddesi ve BK'nun 128. Maddesi gereğince zaman aşımının başlangıcı alacağın muaccel olduğu tarih olup; davacının alacağı faturaya dayalı olduğundan ve faturaların tarihinden itibaren 30 gün içinde alacağın muaccel olacağı TTK'nun 1530/4-a maddesi gereğince yasada düzenlendiğinden, faturaların tamamınında 2012 tarihli olduğu oysa icra takip tarihinin 10/08/2018 olduğu, bu nedenle takip esnasında esasen komisyon alacaklarının zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; mahkemece, müvekkil tarafından talep edilen alacağın komisyon sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olduğu ve bu komisyon alacağının da 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kanaatine varılmış ise de  müvekkil tarafından verilen hizmet için taraflarca imzalanan  sözleşmenin \"KDV İadesi Taleplerinin ve İlgili Hizmetlerin Tahsilatına  ve/veya Satın Alınmasına İlişkin Sözleşme\" olduğu, aslında işbu Sözleşme ile davalı müşteri KDV alacaklarını müvekkile sattığını, bu amaçla müvekkili o kararlaştırılan  ülkelerde  temsilci olarak atadığı ve bunun karşılığında tahsil edilen alacaklarından müvekkile  fatura karşılığı ödeme yaptığını, ortada verilen bir hizmet  ve karşılığında alınan bir ücret olduğunu, dolayısıyla bunun komisyon sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olduğu, bu sebeple 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kanaati hatalı olup  işbu sözleşmeden doğan müvekkilin alacakğı 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğunu, bir an için bunun ticari simsarlık ve buradan doğan komisyon alacağı olduğu düşünülse bile bu konudaki  görüşler de çok farklı olduğunu, zira kanunda bu hususta boşluk olduğu ve 10 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini belirterek mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalıya ait  KDV iadelerin tahsili amacıyla yapılan sözleşmeden kaynaklı ücret alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının faturalara istinaden  12.416,00 Euro  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davalının Romanya'da tahakkuk eden KDV iadelerinin tahsili amacıyla taraflar arasında 28.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca, söz konusu KDV iadelerinin yapılabilmesi için davacı şirketin yetkili temsilci  olarak atandığı, tahsil edildiği iddia olunan  KDV iadeleri üzerinden hak edilen komisyon ücretinin tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar, davaya konu alacak komisyon sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olduğu tespiti yapılmış ise de taraflar arasındaki temel ilişkinin vekalet ilişkisinden kaynaklandığı, davacının, vekalet sözleşmesi kapsamında hizmet verdiği görülmüştür.Türk Borçlar Kanunu 502. maddesinde \"Vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekalete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır\". 503. maddesinde \"Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmi sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.\" 505. maddesinde \"Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür...\", 506. maddesinde \"...Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır. Vekalet sözleşmesi ile vekil, kendisine verilen işin ya da işlemin vekalet verenin irade ve yararına uygun olarak görülmesini, yapılmasını üstlenir. Vekil, işi belirli bir sonuca ulaşmak için üstlenmekle birlikte, bu sonucu borçlanmaz. İşi sözleşmeye uygun olarak gördüğü, beklenen amaca ulaşmak için gerekli özen ve çabayı sarfettiği takdirde, sonuç gerçekleşmese dahi, iş görme borcunu yerine getirmiş olur.Vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 147. maddesinin 5 nolu bendi ile 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.  Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149/1). Kanunun 154.maddesinde zamanaşımını kesen durumlar açıklanmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi,  faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar (TBK m.156/1).Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesinden doğduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 147. maddesinin 5 nolu bendi ile 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, alacağa dayanak yapılan tüm faturaların 2010 ila 2012 tanzim tarihli olduğu, takibin ise 10/08/2018 tarihinde başlatıldığı, faturaların tanziminden itibaren alacağın muaccel olduğu gözetildiğinde takip tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğu anlaşılmıştır.Kabule göre de; mahkemece, TTK 1530/4-a maddesi uyarınca faturaların tanziminden itibaren 30 gün içinde alacağın muaccel olduğu değerlendirilmesi yapılmış ise de TTK 1530/4 maddesinin, alacağın muacceliyetine ilişkin değil, borçlunun temerrüdüne ilişkin düzenleme olup muacceliyet ile temerrüt birbirinden farklı hukuki terimdir.  TTK 1530/4 maddesinde; \"Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda,b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda...\" düzenlemesi yer almaktadır. TBK 149/1 maddesinde, zamanaşımı alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesinin,  beş yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi sonuç itibariyle doğru ise de hukuki ilişkinin tespiti ile alacağın muacceliyeti yönündeki gerekçe yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden  davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile  HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince gerekçenin düzeltilmesi cihetine gidilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HMK'nın 353/1.b.2  bendi gereğince hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmesi nedeniyle istinaf yasa yoluna başvuran davacı aleyhine takdir olunacak vekalet ücretinin, ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı tarih itibariyle mi yoksa hükmün yeniden tesis edildiği yeni karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca mı hesaplanacağı uygulamada tartışma konusu yapılmış ise de asıl hükümde yargılama gideri olarak hükme bağlanan vekalet ücreti , asıl hükme bağlı fer'i nitelikte bir karardır. Bu sebeple istinaf yasa yolu başvurulması sonucunda KALDIRILAN bir hükümde fer'i nitelikte olan vekalet ücreti usuli kazanılmış hak doğurmaz. Nitekim Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 19.07.2011, 2011/5512-9527 sayılı ilamında ''... mahkemece hükmün yedinci bendinde aynen ''bozmadan önce birinci kararla taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmediğinden bu konu da temyiz bulunmadığından ve taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunda taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına aynı nedenle yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasına ''denilmiştir. Dairemizce, mahkemenin ilk kararı üzerine belirlenen bozma nedenlerine göre yeni bir hüküm kurulması gerekeceğinden, bozma ilamı vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden taraflar lehine kazanılmış hak oluşturmamaktadır. Bu durumda, davaların kabul veya red durumuna göre taraflar lehine ve aleyhine olmak üzere vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekirken bu hususta yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir ...'' belirtilmektedir. Yargılama gideri arasında, yer alan vekalet ücreti Avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu halde, vekil ile müvekkilin kendi aralarında düzenlenen yazılı ücret sözleşmesi uyarınca belirlenen ücret değil, davadaki sonuçlara göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmektedir.4667 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, Avukatlık Kanunun 168/3 maddesi şu şekilde düzenlenmiştir. ''Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.'' Dairemizce davacı vekilinin süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise, resen gözetilmek suretiyle yapılan inceleme sonucunda; mahkeme kararının gerekçe yönünden KALDIRILMASINA, dairemizce ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA karar verilmesi nedeniyle dairemizce oluşturulan karar tarihi nazara alınmak suretiyle vekalet ücretinin belirlenerek hüküm oluşturulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1508 Esas, 2019/1032 Karar sayılı ve 13/09/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,a- Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 909,94 TL harcın mahsubu ile arta kalan 640,09 TL harcın karar kesinleştiğinden istemi halinde davacı tarafa iadesine, b-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına c-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ç-HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıranlara resen iadesine,  İstinaf İncelemesi Yönünden;3-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1.a  maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.06/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"964dde36dea0694c","SID":"c19815f712e8e3b3"}}