{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br><br>DAVALILAR\t: 1-<br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t: 2-<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 27/12/2023<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali  davasında 03/11/2022  tarihinde tesis edilen  karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlular... ve ....ile davacı banka arasında muhtelif kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeler gereğince davalı/borçlulara kredi kullandırıldığını, borçluların söz konusu kredinin kullanımından kaynaklanan borçlarını süresinde ödememesi sebebi ile kendilerine ihtarnameler gönderildiği ve temerrüde düşen borçlular hakkında Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı/borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini, işbu davanın ikamesinden önce arabuluculuk sürecinin işletildiğini, ancak anlaşmaya varılamadığını, borçluların itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlular dilekçesinde borca faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini, Davalı/borçluların hiçbir delil göstermeksizin takibi durdurmak amaçlı kötü niyetli olarak dayanaktan yoksun bir şekilde gerçekleştirmiş olduğu itirazlarını kabul edilemeyeceğini, davacı banka ile davalı/borçlular arasında akdedilen sözleşmeler tarafların karşılıklı olarak anlaşması üzerine taraflarca imza altına alındığını, banka defter ve kayıtlarının bilirkişilerce incelenmesi neticesinde de bu husus kolayca gözlenebilecek olup davalıların itirazlarının mesnetten uzak ve yersiz olduğunun anlaşılacağını,  Hakim ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07.07.2021 Tarih ve .. no.lu kararı ile 01.01.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olması sebebi ile huzurdaki uyuşmazlıkta mahkemenin görevli ve yetkili hale geldiğini beyan ederek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve İ.İ.K Md. 67. gereğince itiraz edilen borç miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalıların icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve ayrıca davalı.....'in arabuluculuk görüşmelerine katılmamış olduğu hususu gözetildiğinde yargılama giderlerinin tamamının her halükarda davalı.....'e tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ...aleyhine alacaklı QNB Finanbank A.Ş tarafından Akşehir İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, davalı ...'in davacıya borcunun bulunmadığını, öncelikle arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmediğini, arabuluculuk tutanağından da görüleceği üzere görüşmeler telekonferans yöntemi ile yapıldığını, görüşmelerin ne şekilde ve ne zaman yapılacağına dair davalı......'e  bilgi verilmediğini, birince görüşmede de ikinci görüşmede davalı.....'in telefon ile aranmadığını, mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediğini, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yerine getirilmemesi sebebi ile davanın reddinin gerekli olduğunu, ayrıca davalı....., ....'in QNB Finansbank’tan kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu, ancak diğer davalı .....'in kullanmış olduğu krediyi yapılandırdığını, davalı.....'in yapılandırılan bu krediden haricen haberi olduğunu, yapılandırılan kredi için kefilliğinin söz konusu olmadığını, borcun yapılandırılması Türk Borçlar Kanununda borcu sona erdiren sebeplerden borcun yenilenmesi olarak sayıldığını, yeniden yapılandırılan borçlanmalarda önceki asıl borç ve feri nitelikteki kefalet sona erdiğini, bu sebeple yapılandırılan bu yeni borçtan davalı.....'in kefil olarak sorumlu olamayacağını, Yerleşik Yargıtay İçtihat Kararları ile de bu durumun sabit olduğunu beyan ederek davanın reddine, alacaklı davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ..... davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....davacı bankanın talebiyle bağlı kalınarak takibe konu sözleşmelerden kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan yukarıda zikredilen Genel Kredi kullandırılması ve icra takibi dolasıyla;  27.835,02 TL anapara, 16.700,33 TL işlemiş akdi faiz, 4.531,92 TL İşlenmiş Temerrüt Faizi, 226,60 TL BSMV ve 316,14 TL masraf olmak toplam  49.610,01 TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmış olup, icra takibinin vaki kısmen itirazın  iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.922,00 TL İcra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davaya konu Akşehir İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin; 27.835,02 TL asıl alacak, 16.700,33 TL işlemiş akdi faiz, 4.531,92 TL işlemiş Temerrüt Faizi, 226,60  TL BSMV ve 316,14 TL masraf  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 9.922,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili  istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece müvekkili bankanın takip tarihi itibari ile davalıdan olan asıl alacak tutarı 27.835,02 TL olarak kabul edildiğini, ancak davalının müvekkili bankaya olan borcu 13.10.2020 tarihinde 28.173,24 TL üzerinde yapılandırılmış olup 30.09.2021 kat tarihine kadar işleyen BSMV tutarı kalemleri de eklendiğinde takip talebindeki asıl alacak tutarı 29.152,03 TL'ye ulaştığını, hal böyle iken mahkemece takip tarihindeki asıl alacak miktarının hangi hesap şekli ile 27.835,02 TL olduğunun taraflarınca anlaşılamadığını, zira asıl alacağa yönelik hesaplama yapılırken kat tarihinde ödeme planında görülen anapara bakiyesine geciken taksitlerin vergi matrahlarının eklenmesi gerektiğini, fakat yerel mahkemece hükme esas alınan asıl alacak miktarlarında gerek yapılandırma gereği tespit edilen ana para tutarını, gerekse ödemesi yapılmayan taksitlerin tahakkuk eden vergi bedellerinin göz ardı edildiğini, müvekkili bankanın anapara alacağının işbu şekilde eksik hesaplanması aynı zamanda akdi faize ilişkin alacağın da eksik hesaplanmasına neden olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDavacı icra takibinde 54.720,31 TL talep etmiş, ilk derece mahkemesince davacının talebinin 49.610,01‬ TL'lik kısmı kabul edilmiş olmakla reddedilen miktarın 5.110,3‬0  TL olduğu anlaşılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiş, 2021 yılı değerleme oranına göre yapılan hesaplamaya göre 2022 yılı için istinaf kanun yoluna başvurma kesinlik sınırı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir.  <br>İlk derece mahkemesinin karar tarihi 03/11/2022 olup, istinaf istemine konu reddedilen miktar ise 5.110,3‬0 TL'dir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacının reddedilen kısım için talep miktarı nazara alındığında; davacı yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara yasayla verilmemiş bir hakkı (istinaf kanun yolunu) bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davacının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1.b maddesi gereğince reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70 istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  27/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan.<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye .<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye .<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip .<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50d3b40189ac4111","SID":"f757b8d0fa467695"}}