{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2173 <br>KARAR NO: 2023/1679<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2020<br>ESAS NO: 2017/804 <br>KARAR NO: 2020/6<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 20/07/2017<br>KARAR TARİHİ: 29/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilince sunulan dava dilekçesini özetle ; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı şirket tarafından verilen yurt dışı paket tur hizmetine karşılık 29/12/2016 tarihli, ... seri numaralı fatura düzenlendiği ve faturanın 41.542 TL'lik miktarının davalı tarafça ödendiği , bakiye 6.637 TL'lik miktarının ise tüm uyarılara rağmen ödenmediği, bu nedenle davalı aleyhine takip başlatıldığı belirtilerek, bu nedenle iş takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiş, taraflara arasında yurt dışı paket tur sözleşmesi düzenlendiği ve davacı şirketin vereceği söz konusu hizmetlere karşılık, toplamda 10.675 Euro karşılığında anlaştığı, davalı firmanın davacı tarafa ödeme yapmış olmasına rağmen, haricen 2.000 Euro yemek bedeli istendiği, iş bu bedelinde ödendiği belirtilerek, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yurt dışı paket tur sözleşmesi imzalandığı konusunda bir uyuşmazlığın mevcut bulunmadığı, davalının yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere, ... Bankası aracılığıyla yapılan havale yoluyla yapılan ödemelerde (34.742 + 6.800) toplamda 41.542 TL'lik ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi heyet raporunda da belirtilmiş olduğu üzere, sözleşmede belirtilen 10.675 Euro tutarındaki belgede tura katılan 5 kişinin uçak , transfer , rehberlik ve konaklama hizmetlerini içermektedir. Tura katılanlar için davalı şirketten kötü niyetle istenildiği belirtilen 2.000 Euro yemek bedelinin yerinde olduğu bilirkişi heyet raporundan da belirtilmiştir.Dava dilekçesine ekli olarak sunulan BA ve BS mutabakat mektubundan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında 48.479 TL ile ilgili olarka mutabık kılındığı, iş bu mutabakat mektubuna davalı tarafın bir itirazının mevcut bulunmadığı, yapılan ödemeler nazara alındığında, toplamda 48.479 TL alacaktan 41.542 TL'nin tenzili ile 6.937 TL davacının alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Nitekim davalı tarafın defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda, davacının 6.937 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Takip talebinde her ne kadar 141,40 TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından, işlemiş faiz talebinin reddine karar verilerek, 6.937 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, bu miktarın %20 'si oranında icra inkar tazminat bedelinin davalıdan tahsiline dair\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Bilirkişi Raporu’nda Bahsi Geçen Ve Talep Edilmesi Yerinde Olduğu Kabul Edilen 2.000,00 Euro Yemek Bedeli Halihazırda Davacı Şirkete Zaten Ödenmiş Olup, Gerekçeli Kararda Söz Konusu Hususun Değerlendirmeye Alınmaksızın Davanın Kabulüne Karar Verilmesi Dosyanın Eksik İncelendiğini Ortaya Koymaktadırtaraflar arasında akdedilen söz konusu sözleşme kapsamında, öğlen ve akşam yemeklerinin yukarıda zikredilen tur fiyatına dâhil olmamasına karşın, sözleşmede bu hizmetler için birim fiyat belirlenmiştir. Sözleşmede gösterilen birim fiyatlara göre toplam yeme içme bedeli 675,00 Euro olmasına karşın, davacı şirket, turun başlangıç tarihinde müvekkil firmadan 2.000,00 Euro yemek bedeli talebinde bulunmuş, davacının söz konusu haksız ve sözleşme hükümlerine aykırı talebi, geziye katılacak ilgililerin mağduriyet yaşamaması ve son anda organizasyonun iptal edilmemesi adına müvekkil firma tarafından kabul edilerek ödeme gerçekleştirilmiştir.  davacı şirket ile müvekkil firma arasındaki mevcut ihtilaf, müvekkil firmadan talep edilen 2.000,00 Euro yemek bedelinden değil, söz konusu bedel ödenmiş olunmasına rağmen, turun tamamlanarak katılımcıların yurda dönmesinden sonra, davacı firmanın müvekkil firmadan ek yemek bedeli adı altında ücret talep etmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı Yanca Dava Dilekçesi Ekinde Dosyaya İbraz edilen BA ve BS mutabakat mektubu müvekkil firma tarafından hiçbir aşamada kabul edilmemiş, dosy eksik incelemesine bağlı olarak davanın kabulü yönünde kurulan hükmün yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, 29/12/2016 tarihli 6.937 TL tutarlı cari hesaptan kaynaklı alacakla ilgili olarak , toplamda 7.078,40 TL miktarlı takip başlatıldığı, davalı tarafça takibe süresinde itiraz edildiği ve iş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.Tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davacı şirket ile davalı şirketler arasında paket tur sözleşmesi yapıldığı sabittir. TKHK'nın paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan \"Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir.\" düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki tacir (gerçek veya tüzel kişi) kişiler ve tüketici ve tacir  olmayıp, bir meslek kapsamında (örneğin bir avukatlık ofisindeki tüm veya belli bir avukat veya bir muhasebe bürosundaki muhasebeci) faaliyet yürüten kişiler de  tüketici olarak kabul edilmiştir. Paket tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir. TKHK'nın tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, \"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir\". \"Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür\" düzenlemesi bulunmaktadır.Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davalı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek  görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca  kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemenin 2017/804 E.  2020/6 K. sayılı 14/01/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a03192c1b052229","SID":"5758d3d7ee625509"}}