{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2022/852 <br>KARAR NO\t: 2023/915<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı ... vekili 13.01.2022 harç tarihli dilekçesiyle; ... Bornova Şubesinden davalı şirketin aldığı krediye müteselsil kefil olan müvekkil şirket davalının borcunu ödememesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığını ve yapmış olduğu ödemeleri TBK m. 596 Maddesi gereği rücu etmek amacıyla davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yaptığını, davalının gecikmiş itiraz yolu ile borca itiraz edilerek takibi durdurduğunu, banka kayıtları ile alacağının sabit olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak TK m. 35 e göre tebligat yapılmış, davalı cevap verilmemiştir.<br>Dava; müteselsil kefil olan davacının kefalete ilişkin borçları ödemesi nedeniyle TBK m. 596 gereği rücuen yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasıdır.<br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir<br>İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, Banka kayıtları, incelenmiş ve değerlendirilmiştir. <br>İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... AŞ’nin takip borçlusu  ... Yan. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine 2.496.166 TL asıl alacak + 174.927,69 TL olmak üzere toplam 2.671.093,69 toplam alacağı üzerinden 29.12.2015 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiğini, ödeme emrinin 05.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08.02.2016 tarihinde müvekkillerinin borçlu şirket ... Ltd. Şti.’nin kurucu ortağı olup, %50 paylarının bulunduğu alacaklı ... AŞ’nin de borçlu şirkete %50 ortak olduğu ve bu şirketin ... ve ... tarafından temsil edildiği, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkili ...’ye karşı İcra Takibine geçtiklerini bu dosyadan derdest dosyayı öğrendiklerini ve takibe itiraz ettiklerini alacaklı şirket ortaklarının borçlu şirketin ticari defter ve kayıtlarını usule aykırı tutarak uhdelerine ve diğer şirket ortaklarına aktardıklarını, alacaklı şirket ve ortaklarına borçlu şirket tarafından alacak davası ve icra takibi açılınca şirketi çalışamaz hale getirdiklerini, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... E sayılı soruşturma dosyasıyla işlem yaptıklarını borçlu şirket tarafından alacaklı şirketlerine karşı toplam 17.257.619,92 TL icra takibi açtıklarını, borçlu şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, takibin yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde yapılmadığını, borcun tamamına faize ve ferilerine itiraz ettiklerini belirterek itiraz ettikleri, ayrıca İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas – ... K sayılı 22.11.2016 tarihli kararda davacı ... Ltd. Şti. davalı ... AŞ aleyhine ödeme emrinin usulsüzlüğü nedeniyle 08.02.2016 tarihi olması gerektiğinden talepte bulunduğu ve mahkeme tarafından bunun kabul edilerek ödeme emrinin 08.02.2016 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ... HD’nin ... E – ... K sayılı 31.01.2017 tarihli karar ile takip alacaklısı ile takip borçlusu şirketlerin imza yetkilerinin aynı kişiler oldukları tüzel kişilerin yetkili organları aracılığıyla şikayet ve itirazda bulunabilecekleri yasal temsilcinin süresinde başvurmasına ve vekil tayin etmesine engel mücbir sebep bulunmadıkça bir başkasının şirketi temsilen icra mahkemesine başvurmasının mümkün olmadığı, somut olayda davacı şirketin müştereken temsilen yetkili A grubu temsilciler ile B grubu temsilciler arasında husumet bulunduğu, bu nedenle şikayetçi ortağa süre verilerek şirkete kayyum tayin edilmesi ve kayyumun da icazeti sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden hükmün kaldırılmasına karar verildiği ve bunun üzerine dosyanın mahkemesine iade edildiği, mahkemenin yeniden yaptığı yargılama ile şirkete kayyım atanarak kayyıma tebligat gönderildiği ve yargılama sonunda şikayetin kabulü ile icra dosyasındaki ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğunun tespitine karar verildiği, ödeme emri tebliğ tarihinin 08.02.2016 olarak düzeltildiği, bunun üzerine, davalı tarafın yeniden istinafa başvurulması üzerine İzmir BAM ... HD’nin ... E - ... K sayılı 29.01.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının İİK m. 16’ya istinaden Tebligat Kanunu m. 21/1’e göre yapılıp yapılmadığına ilişkin şikayetin incelenmesi ile tebligatın usulsüz olduğu tespit edildiği, ancak muhatabın tebliği öğrendiği tarihin muteber olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararında temyiz edilmesi ile Yargıtay ... HD’nin... E – ... K sayılı karar ile onandığı, ve böylece hükmün  21.09.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.<br>Mahkememizce davalı şirketin itirazının yasal şartları taşıyıp taşımadığı, itirazda aranan husumet unsurunun bulunup bulunmadığı, yani borçlu adına yapılan itirazın unsurlarının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla itirazın geçerli olup, olmadığı ve mahkememizce iptale konu olan bir itirazın bulunup bulunmadığı incelendiğinde;<br>Davalı... Ltd Şti’nin 07.11.2012 tarihinde ortaklarının ..., ... ve ...  olduğu, ortaklardan ...’ın 22.000.000 TL ana sermayeli şirketteki 11.000.000 TL sermaye hak ve hissesini şirket dışından ... AŞ ye 27.06.2012 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile devrettiği, böylece şirketin hisse devrinin ... Mortorsiklet Ltd Şti tarafından 2012/6 sayılı 07.11.2012 tarihli kararla kabul edildiği ve %50 hissenin ..., geri kalan %50 hissenin ise %40'ının ...’e (4.380.000 TL) ve  %60'nın ise ...’e (6.620.000 TL) olmak üzere sicile kayıtlandığı, daha sonra 07.11.2012 tarihli kararla 2012/7 sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirketin temsilcilerinin ve müdürlerinin değiştirildiği, şirket müdürünün ..., ..., ... ve ... olarak 3 yıl müddetle atandığı, bilahare şirketi temsil ve ilzama her türlü işlemi yapmaya A grubu hissedarlardan birinin (..., ...) ve B grubu hissedarlardan (... ve ...) birinin olmak üzere en az iki hissedarın imzasının geçerli olduğuna ilişkin karar alındığı ve bu kararın sicil gazetesinin 19.11.2012 tarihli 8196 sayılı kararında yayınlandığı belirlenmiştir.<br>Aynı zamanda mahkememizde görülüp kesinleşen ... Esas – ... Karar sayılı 10.10.2018 tarihli kararda davacı ... Ltd. Şti’nin imza yetkilerinin bu kişiler olması nedeniyle ortak vekil atayamadıklarından dolayı ... Ltd Şti adına dava açan Av. ... vekaletnamesinin geçersiz olduğu ve birlikte vekalet verilmediğinden HMK m. 114/1-d ve f bendine göre gerçekleşmeyen dava şartı nedeniyle davanın reddedildiği ve kararın 16.06.2022 tarihinde kesinleştiği ve kararda “... adına hareket ettiği belirtilmekle birlikte bu şirketin 2 ayrı gruptan oluştuğu bunlardan birinin ... AŞ (%50 hisse sahibi) ve diğer hissedarlarında ... ve ... olduğu (%50 hisse sahibi) bu şirketin ortaklık oluşumunda ... AŞ den önce ...'ın ...de %50 pay sahibi iken 1100 hissesini ...AŞ ye temlik ettiği, ... AŞ nin ortak sıfatını kazandığı, ...'nde şirket ortaklarının 14.11.2012 tarihli Kartal .... Noterliğinde düzenlenen imza sirkülerinde şirketin imza yetkililerinin 2012-7 sayılı kararla A grubu ve B grubu hissedarlar olmak üzere 2 ye ayrıldığı A grubu temsilcilerin ..., ... B grubu temsilcilerin ise ... ve ... olarak belirlendiği, 3 yıl süreyle A ve B grubundan birer temsilcinin imzası olmadan şirketi temsil ve ilzam edemeyecekleri,” gerekçesinin yer aldığı belirlenmiştir.<br>Somut olayda da davacı tarafa 24.05.2023 tarihli celsede davalının itirazının geçerli olup, olmadığı konusunda açıklamada bulunması ve bu itiraz geçerli ise yargılamaya geçilmesi konusunda karar verildiği belirlenmiştir. Ancak davacı vekili de 31.05.2023 tarihli dilekçesinde takip alacaklısı ve davacı ... A.Ş.'nin aynı zamanda davalı şirketin %50 ortağı olduğunu belirtmiştir. <br>Mevcut durum itibariyle şirket ana sözleşmesinde yapılan değişiklik nedeniyle şirket her iki ortağının A ve B grubu hissedarlarının imzası olmaksızın itiraz etmesi mümkün olmayacaktır. Bu durumda davalı şirketin %50 hisse sahibi olan ve aynı zamanda takip yapan, dava açan ... A.Ş nin bu takibe itiraz etmeyeceği hayatın olağan akışı gereğidir. Zira; davacı / alacaklı ... A.Ş. bu takibe muvafakat etmemiş ve itiraz etmiş olsaydı takip yapmazdı. <br>Sonuç olarak yapılan itirazın geçersiz olduğu ve takibin durdurulmaması gerektiği, davacının geçersiz itiraz nedeniyle icra müdürünün yapmış olduğu işlemi şikayet etme hakkının bulunduğu belirlenmiştir.<br>Mahkememizce de geçersiz olan ve icra müdürlüğü ve gerekiyorsa icra hukuk mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gereken şikayet konusu olacak itirazın geçersizliğinin tespit edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Kaldı ki; bu konu mahkememizin görev alanına girmemektedir. Belirtilen nedenlerde davacının açmış olduğu davada davalının itirazı gerçekleşmediğinden ve bu durumun İcra Hukuk Mahkemesine şikayetle yapılacak yargılama ile belirlenebileceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;<br>Davacı ... A.Ş’nin davalı takip borçlusu ...nin % 50 ortağı olup, takibe yapılan itirazda müşterek imzalı olarak A ve B grubu hissedarlar içerisinde takibe itiraz etmesinin itirazın husumet noktasında değerlendirilmesi ve itirazın geçerli olup, olmadığının tespiti ve gerekirse İcra Müdürünün yapmış olduğu işlemin İcra Hukuk Mahkemesine şikayet yoluyla yargılama konusu yapılması gerektiğinden mahkememizin görev alanına girmeyen ve davalı şirket ortağı olan ...A.Ş nin aynı zamanda davacı ve alacaklı olarak takip yaptığından davalı şirket ortaklarından ... A.Ş’nin takibe itiraz etmeyeceği anlaşıldığından HMK m. 114/1-d bendi ile HMK m.115-2 gereğince gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle davanın usulden REDDİNE,<br>Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın dava açılışında alınan 29.569,02 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 29.299,17‬ TL harcın karar kesinleştiğinde e talep halinde yatırana iadesine,<br>Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,<br>Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  15/11/2023<br>Başkan ...<br>e-imzalı <br>Üye ...<br>e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı <br>Katip ...<br>e-imzalı                                                     <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"292f212b30cff087","SID":"5d8d21c8086fbe91"}}