{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1785 Esas<br>KARAR NO: 2023/2008<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI: 2021/210 Esas -  2022/120 Karar\t<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fuar stant tasarımı, ofis tasarımı, konsept show - roomlar, iç mekan tasarımı ve benzeri konularda ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu bağlamda TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli tasarımın sahibi olduğunu, 10/05/2016 - 14/05/2016 tarihleri arasında ... Kongre ve Fuar Merkezi'nden gerçekleştirilen 39.Yapı Fuarında davalı şirketin müvekkili şirkete tasarlattığı ve TPMK nezdinde tescil başvurusuna konu stant uygulamasını, müvekkilinden izin almaksızın hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin kullandığı stant uygulaması ile müvekkil şirkete ait tescilli tasarım ile birebir benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin tescilli tasarımına yönelik tecavüzün tespitini, men'ini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 05/03/2018 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 2.400,00 TL tutarına ıslah ederek harcını yatırmıştır.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat sektöründe müteahhitlik, proje ve denetim faaliyetlerinde bulunduğunu, birçok fuara katıldığını ve bu fuarlarda markasına uygun olarak belirli bir standartta ve çoğunlukla aynı çizgi ve tasarımda standartlar kullandığını, bu fuarlarda kullanılan stantlar için müvekkili şirketin her yıl katılacağı fuarlara ilişkin olarak en az üç veya dört firma ile görüştüğü ve talep ettiği tasarımı üretebilen en uygun firma ile karşılıklı olan ve anlaşma üzerine mutabakata vardığını, davacının gerek müvekkili şirkete karşı tutum ve davranışlar gerekse de müvekkili şirketin talep ve isteklerinin karşılayamaması nedeniyle tercih edilmediğini, davacı tarafından hiçbir suretle müvekkili şirket tarafından kullanılan standın aynısı ya da benzerinin üretilmemiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05.04.2018 tarih ve 2017/307 Esas - 2018/131  Karar sayılı kararıyla; \"... davalı tarafın davacıya ait tasarımı daha önceden öğrenip bunu 10.05.2016 - 14.05.2016  tarihleri arasında ... kongre merkezinde gerçekleştirilen fuarda kullandığı söz konusu daha sonradan tescil edilen tasarımın davalı tarafından kötü niyetli ve izinsiz kullanımı söz konusu olup kullanımın piyasaya rayiç değeri %20 kabul edildiğinde söz konusu davacı tarafın ilk teklif ettiği değer 12.000,00 TL olup 12.000,00 TL üzerinden %20 tasarıma yönelik çizim ve proje bedeli 2.400,00 TL nin maddi tazminat olarak kötü niyetli kullanım nedeniyle davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,  kullanımın izinsiz olmasının niteliği dikkate alınarak henüz tescil edilmeyen tasarımın kötü niyetli kendi menfaatine yarayacak şekilde kullanımının aynı zamanda manevi hakkın ihlali olduğu\" gerekçesiyle; Davalı tarafın zamanaşımı itirazının davanın ve ıslahın yapıldığı tarih dikkate alındığında 2 yıllık süre dolmadığı gibi dava HMK. nın 107 madde gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından yerinde olmayan zamanaşımı talebinin reddine, davanın kabulüne.\" karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 18/06/2021 tarih ve 2018/3325 Esas - 2021/1287 Karar sayılı ilamı ile; \"...Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça e-mail yazışmalarının güvenli kabul edilen sertifikasyonlu elektronik imza ile gönderildiği ileri sürülmediğinden, davalı tarafça da kabul edilmediğinden, davacı tarafça davalıya ve davalı tarafça davacıya gönderildiğinin ispatı halinde yazılı delil başlangıcı olduğu ve başka delillerle birlikte ispat vasıtası olacağı kabul edilmektedir. Gerekçeli kararda davalı tarafın e-mail yazışmalarına itirazı incelenmemiş, hangi gerekçe ile delil olarak kabul edildiği tartışılmamıştır. Bu durumda, mahkemece tarafların bilgisayarları ve e-posta adresleri üzerinde inceleme yapılarak,yazışmaların tarihleri ve içeriklerinin tespiti ile davacı tarafça stand tasarım görselinin davalıya e-posta ekinde gönderilip gönderilmediği, üzerinde inceleme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, gerekirse davacı tanıklarının dinlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih ve 2021/210 Esas - 2022/120 Karar sayılı kararıyla; \"...Dosya kapsamı tüm deliller ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra dinlenen tanık beyanı ile aldırılan bilirkişi raporu ve önceki raporlar birlikte değerlendirildiğinde;  dosyaya ibraz edilen mailler, sunulan deliller dikkate alındığında; davalı tarafın davacıya ait tasarımı daha önceden öğrenip bunu 10.05.2016 - 14.05.2016  tarihleri arasında ... kongre merkezinde gerçekleştirilen fuarda kullandığı söz konusu daha sonradan tescil edilen tasarımın davalı tarafından kötü niyetli ve izinsiz kullanımı söz konusu olup kullanımın piyasaya rayiç değeri %20 kabul edildiğinde söz konusu davacı tarafın ilk teklif ettiği değer 12.000,00 TL olup 12.000,00 TL üzerinden %20 tasarıma yönelik çizim ve proje bedeli 2.400,00 TL nin maddi tazminat olarak kötü niyetli kullanım nedeniyle davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,  kullanımın izinsiz olmasının niteliği dikkate alınarak henüz tescil edilmeyen tasarımın kötü niyetli kendi menfaatine yarayacak şekilde kullanımı aynı zamanda manevi hakkın ihlali olup talep ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, hükmün kesinleştikten sonra ilanına\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Dosyadan son olarak alınmış teknik bilirkişi raporuna  itirazlarımızın mahkemece dikkate alınmadığını, davacı şirketin dosya evveliyatında yer alan davalı müvekkil şirketin tarafları ile görüştüğünü belirtmesi ile doğru orantılı olarak e-posta yazışmalarının da kabul edilmesi gerektiği iddiası açıkça geniş bir yorum içermekte olup varsayıma dayalı yorumun kabulünün hatalı olduğunu,Kaldı ki, e-posta yazışmalarının içeriği günümüzde kolaylıkla değiştirilebildiğini ve gönderilmemiş bir e-mail gönderilmiş gibi gösterilebildiğini, zira bilirkişi raporunda da şekilde belirtildiği gibi yapıldığı iddia edilen yazışmaların sadece tek taraflı olarak incelenmiş olup, sadece gönderici tarafın gönderdiğini iddia etmiş olduğu e-postalara bakarak işbu e-postaların teslim alındığı ve/veya değiştirilmediğinin varsayılmasının hatalı olduğunu,Davacı tarafça sunulan e-postaların HMK kapsamında yazılı delil olarak sayılmamakta olup, Mahkeme tarafından söz konusu e-maillere dayanılarak  tespit ve değerlendirme yapılmasının usule aykırı olduğunu, zira bilirkişiler tarafından stant fiziki olarak birebir incelenmediğini, davacının sunduğu  Tasarım Tescil belgesi ekinde yer alan tasarım görselleri/stant tasarım ile davacı tarafça davalı taraf yetkilisine gönderilen e-mail ekindeki tasarım görselinin örtüştüğü gibi bir sonuç hiçbir şekilde dosya kapsamında ortaya çıkmadığını,Davacının Mahkeme’ye sunduğu e-posta yazışmalarını hiçbir suretle kabul etmemekle birlikte, müvekkil şirket, 2016 yılında gerçekleşen Fuar için davacı firmanın da içerisinde bulunduğu 3-4 firma ile görüşmüş olup, taleplerine en doğru ve uygun şekilde cevap veren İdeko firması ile anlaşma sağladığını,Davacı firma tarafından, hiçbir suretle müvekkil şirket tarafından kullanılan standın aynısı ya da benzeri üretilmemiş olmanın yanı sıra, tarafının tasarımı olduğunu iddia ettiği ürün ile davalı müvekkilin kullandığı ve İdeko firması tarafından üretilen ürünün de aynı özelliklere sahip olmadığını,Gerek davacı tarafından gerekse dava dışı firma tarafından yeni bir tasarım üretilmediğini,  müvekkilin belirlediği ölçütler çerçevesinde talepleri görsel düzleme dökülmesi amaçlandığını, anılan stantların tasarımlarının hepsi davalı müvekkil şirkete ait olduğunu, Mahkemece eksik değerlendirme yapılmış olup gerek davalı müvekkil şirketin faaliyet alanı, gerek fuarlarda bir ürün sergilemesinin mümkün olmaması, gerek markasının rengi, şekli, işaretleri, gerekse süre gelen yıllarda sabit ve standart bir stant modeli oturtmuş olması dikkate alındığında, müvekkil şirketçe birbirinden bağımsız stantların kullanılmasının da mümkün olmadığı hüküm kurarken göz önünde bulundurulmadığını,Davalı müvekkil şirket tarafından 2016 yılı Yapı Fuarında kullanılan ve İdeko firması tarafından üretilen stant, 10.05.2016 - 14.05.2016 tarihleri arasında kullanıldığını, davacı firma ise dava konusu ve tarafına ait olduğunu iddia ettiği tasarımın tescil başvurusunu 16.05.2016 tarihinde yaptığını, bu durumun davacının kötüniyetini gösterdiğini, 01.02.2022 tarihli celsede dinlenmiş olan davacı tanığı  ... hiçbir şekilde görgüye dayalı bir şekilde beyanda bulunmamış olup, salt davacı şirket ortağından duyduğu şekilde duyuma dayalı ve kulaktan dolam birtakım bilgilerle anlatımda bulunduğunu, dolayısıyla tanığı görgüye dayalı olmayan anlatımlarının dikkate alınmaması gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.  <br>DELİLLER:*Bilişim uzmanı bilirkişinin 07/04/2022 havale tarihli raporunda; davacı taraf bilgisayarları üzerinde yapılan incelemelerde, dosyaya delil olarak sunulan e-postaların gönderilmiş/alınmış olduğu, mail yazışmalarının içeriklerinin her iki tarafın  maillerinin birbirine ulaştığını teyit eder nitelikte olduğu, e-posta yazışmalarının ...@... (Davacı şirket mail adresi uzantılı) ile ...@... (Davalı şirket mail uzantılı) e-posta adresleri arasında geçtiği, • E-posta eklerinde bulunan görsellerin gönderimden önce oluşturulmuş olduğu, bu  yönüyle sistem tarihlerinin birbirini teyit ettiği, davacı tarafça stand tasarım görsellerinin davalıya e-posta ekinde gönderildiği.\" belirtilmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davacının davasının KABULÜNE; -Davalının 10/05/2016 - 14/05/2016 tarihleri arasında katıldığı fuarda kullandığı stand tasarımı ile davacı adına olan ... tescil nolu tasarım tescil başvurusundan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine, davalının tecavüz teşkil eden kullanımının önlenmesine, -Artırılan değer ile birlikte 2.400,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Ayırca 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan beş büyük gazetenin birinde ilanına.\" karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli tasarımın 10/05/2016 - 14/05/2016 tarihleri arasında ... Kongre ve Fuar Merkezi'nden gerçekleştirilen 39.Yapı Fuarında  davalı tarafından izinsiz olarak kullanılmış olması nedeniyle tasarım haklarına tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi - manevi tazminat isteminde bulunmuş; davalı ise, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahekemsinin 05/04/2018 Tarih, 2017/307 Esas ve 2018/131 Karar sayılı kararı ile, \"... davacı tarafın davasının kabulü ile davalı tarafın davacıya ait tasarıma yönelik  tecavüz olduğunun tespiti ve menine, davalı kullanımının engellenmesine, 2.400,00 TL maddi tazminatın ve 1.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, hükmün kesinleştikten sonra ilanına,\" karar verilmiştir.Hükmün istinafı üzerine Dairemizin  18/06/2021 Tarih, 2018/3325 Esas ve 2021/1287 Karar sayılı ilamı ile, \"Gerekçeli kararda davalı tarafın e-mail yazışmalarına itirazı incelenmemiş, hangi gerekçe ile delil olarak kabul edildiği tartışılmamıştır. Bu durumda, mahkemece tarafların bilgisayarları ve e-posta adresleri üzerinde inceleme yapılarak,yazışmaların tarihleri ve içeriklerinin tespiti ile davacı tarafça stand tasarım görselinin davalıya e-posta ekinde gönderilip gönderilmediği,  üzerinde inceleme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, gerekirse davacı tanıklarının dinlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne.\" karar verilerek, dosya mahkemesine iade edilmiştir. İstinaf kararı sonrası mahkemece devam edilen yargılamada davacı tanığı ... dinlendiği, bilişim uzmanı bilirkişi aracılığıyla taraf bilgisayarları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda \"... davacı taraf bilgisayarları üzerinde yapılan incelemelerde, dosyaya delil olarak sunulan e-postaların gönderilmiş/alınmış olduğu, mail yazışmalarının içeriklerinin her iki tarafın maillerinin birbirine ulaştığını teyit eder nitelikte olduğu, e-posta yazışmalarının ...@...com (Davacı şirket mail adresi uzantılı) ile ...@... (Davalı şirket mail uzantılı) e-posta adresleri arasında geçtiği, • E-posta eklerinde bulunan görsellerin gönderimden önce oluşturulmuş olduğu, bu yönüyle sistem tarihlerinin birbirini teyit ettiği, davacı tarafça stand tasarım görsellerinin davalıya e-posta ekinde gönderildiğinin.\" tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece oluşan bu durum karşısında; davalı tarafın davacıya ait tasarımı daha önceden öğrenip bunu 10.05.2016 - 14.05.2016  tarihleri arasında ... kongre merkezinde gerçekleştirilen fuarda izinsiz olarak kullandığı, kullanımın piyasaya rayiç değeri %20 kabul edildiğinde söz konusu davacının ilk teklif ettiği değer olan 12.000,00 TL üzerinden %20 tasarıma yönelik çizim ve proje bedeli 2.400,00 TL nin maddi tazminata, kullanımın aynı zamanda manevi hakkın ihlali olup 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 232,25 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 151,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.27/12/2023<br>MUHALEFET ŞERHİ  Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince, davacı adına tescilli tasarımın tescil tarihinden önce davalı şirkete e-mail yoluyla gönderildiği  ve davalı tarafından kötüniyetli olarak fuarda kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan ve somut uyuşmazlığa uygulanacak olan mülga 554 sayılı KHK uyarınca tasarımın korunması için tescilli olması gerekli olup, \"Tescilli Tasarımların Koruma Süresi\" başlıklı 12. maddesi uyarınca tescilli tasarımların koruma süresi 5 yıldır. Koruma süresi tasarımım tescil edilmiş olması koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlamaktadır.Yine aynı KHK’nın 48/2. fıkrasında \"...Tasarım başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir...\" hükmü düzenlenmiştir. Başvuru sahibinin, tecavüzden dolayı hukuk ve ceza davası açabilmesi için, tasarım başvurusunun Kararname’nin 34. maddesinde öngörüldüğü şekilde yayımlanması gerekmektedir. Ancak, tecavüz eden başvuru veya kapsamından haberdar edilmişse ya da tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme karar verirse, başvurunun yayımlanmış olması aranmaz. Ayrıca 554 sayılı KHK'nın 23. maddesindeki düzenleme uyarınca tasarım başvurusundan önce tasarımcıdan bağımsız olarak tasarımı kullanmış kişilerin \"Önceki Kullanımdan Doğan Hakkı\" bulunmaktadır.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafın dayandığı 2016 03858 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesinin başvuru ve tescil tarihleri 10/05/2016, yayınlandığı bülten tarihi ise 09/08/2016’dır. Davalı şirketin katıldığı fuar ise 10/05/2016-14/05/2016 tarihlerinde gerçekleşmiş, dava 03/06/2016 tarihinde açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Dairemizin çoğunluğu tarafından, davalı taraf çalışanı ile yapılan yazışmalar ekinde tasarım görselinin davalıya gönderildiği ve kısa süre sonra tasarımın kullanıldığı, kullanımın kötü niyetli olması nedeniyle başvuru ilan edilmemiş olsa dahi davacının tasarım korumasından faydalanacağı, yargılama sürecinde de tasarım tescil sürecinin tamamlandığı kabul edilerek tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ise de davalı şirketin katıldığı fuar tarihleri itibariyle davacının tasarım başvurusu bulunmayıp, davacı şirketçe, söz konusu başvurudan veya kapsamından davalının haberdar edildiği, ayrıca davalının kötüniyetli olduğu da ispat edilememiştir. Ayrıca ilk derece Mahkemesince alınan 19/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafından Fuarda kullanılan stant tasarımının bilirkişiler tarafından birebir incelenmeden, yalnızca davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan fotoğraflar ve davalıya ait tasarım tescil belgesi ile davacı tarafça dosyaya sunulan ve karşı tarafa gönderildiği iddia edilen görseller incelenerek hazırlandığı, tasarımların karşılaştırmasının da Mahkeme denetimine uygun bir şekilde yapılmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanığının da tasarımın görsel özellikleriyle ilgili bir bilgi vermediği anlaşılmakla, yeterli ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporuna ve tanık beyanına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, davacı tarafın tasarım tescil belgesine dayalı koruma talep etmesi mümkün bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın heyet çoğunluğun davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi yönündeki görüşüne katılmıyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6269c60bea5b028a","SID":"9010d6c075c3919e"}}