{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2063 Esas<br>KARAR NO: 2023/1984<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2022<br>NUMARASI: 2018/1108 2022/747<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalının, müvekkili aleyhine 18.02.2012 keşide tarihli ve 85.000 TL bedelli 1 adet çek'e istinaden, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü (Kartal ....İcra) ... E.sayılı dosyada ilamsız icra takibi yaptığını ve her nasılsa takibi kesinleştirdiğini, çekin arkasındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını, davalı alacaklının 1 aylık ibraz süresi içinde çeki bankaya ibraz etmeden bu takibi yaptığını, takip sırasında müvekkilinin gayrimenkulüne haciz konulduğunu, bu taşınmazın, borcu fazlasıyla karşıladığını, iddia ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, İstanbul Anadolu ....İcra (Kartal ....İcra) ... E.sayılı takibin iptalini, en az %20 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; inkâr edilen çekin karne sahibinin, davacının yakın akrabası ... olduğunu, bu çekin gene davacının yakın akrabası olan ... ait ...Tic. Ltd. Şti lehine düzenlendiğini ve arka yüzünde bu şirketin cirosu bulunduğunu, müvekkilinin davacıya Kartal / Soğanlık' da ki bir daireyi 400.000 TL bedelle sattığını, davacının takip konusu çeki ve ayrıca 20.03.2012 tarihli 115.000 TL bedelli bir çeki verdiğini, her iki tarafın vekillerince tapuda devir işlemi yapıldığını, kalan 200.000 TL için ise başka bir çek verildiğini, çeklerin davacının kardeşi ... tarafından müvekkiline teslim edildiğini, bu kişinin davacının vekili olduğuna dair vekaletnameyi de ibraz ettiklerini, davacının 115.000 TL'lik çeki ödediği halde bundan bahsetmeyip, 85.000 TL'lik çeki inkâr ettiğini, davacının ve diğer borçlunun takibe itiraz etmediğini, imzaların her 2 borçlu yönünden kesinleştiğini, eğer çekteki imza davalıya ait değil ise, sahteciliği yapanın davacının vekili ...  olduğunu,  davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini, en az %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:- Davanın ilk açıldığı İstanbul Anadolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/307, 2017/40 Karar sayılı ilamında \"davanın reddine, 17.000 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine\" karar verilmiştir.- Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Dairemizin 2018/1209E, 2018/1536 Karar sayılı, 29.06.2018 tarihli ilamı ile kararın HMK 353.1.a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.-Dairemizin kaldırma kararına istinaden İstanbul Anadolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/356, 2018/161 Karar sayılı ilamı ile görev yönünden dava şartı eksikliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, dosya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.- İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;\".... her ne kadar bilirkişiler tarafından çekin arka yüzündeki imza ile belgeler üzerinde yapılan incelemelerde çekin arka yüzündeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiş ise de, icra takibinin genel haciz yoluyla ilamsız takip olduğu, davalının davacıya daire sattığı, bu satışta davacıyı vekili sıfatıyla davacının kardeşi ... temsil ettiği ve davacının kardeşi olan ...  takip dayanağı çeki davalıya verdiği; davalı ile ... arasındaki 13.04.2012 tarihli protokolde de 85.000,00 TL'lik çekin ödenmediğinin yazılı olduğu; davalı tarafından dosyaya sunulan 01.08.2012 tarihi banka dekontunda da davacının kardeşi ... davalıya ''85.000,00 TL'lik çeke mahsuben'' ödeme yapıldığının yazılı olduğu; bu sebeplerle davacının daire satışından dolayı icra takip tarihi itibariyle davalıya 85.000,00 TL borcunun bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Diğer yandan davacının davalıya icra takip tarihi itibariyle 85.000,00 TL borçlu bulunduğu ve davacının işbu davayı açmakta kötüniyetli olduğu anlaşılmakla 85.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 17.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine karar verilmiştir.1-Davanın REDDİNE,17.000 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çek arkasında yer alan ciro ve imza müvekkiline ait olmadığını, çekin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğini, takibin haksız kesinleştiğini, Mahkemece takibin kambiyo takibi değil genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takip olduğu belirtilmiş ise de takip dayanağının ... Bankası/Ceylanpınar Şubesi'ne ait 18.02.2012 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli 1 adet çek  olarak gösterilmesinin dikkate alınmadığını, Mahkemece çek arkasındaki imzanın müvekkiline ait olup olmamasının dikkate alınmadığını, davalı/alacaklı tarafça, müvekkili adına ciro ve imza atılması sureti ile açıkça sahtecilik suçu işlendiğini, satış gerçekleşmeden gayrımenkule ait tüm bedelin ödendiğini,  hayatın olağan akışına uygun olanın da bu olduğunu,   Davalı tarafın iddia ettiği gibi bedelin 200.000,00 TL'sinin nakit olarak, 200.000,00 TL'sinin ise çek olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın 115.000,00 TL'lik çeki tahsil ettiği halde neden 85.000,00 TL'lik çeki bankaya ibraz etmediğini açıklaması gerektiğini, Yerel Mahkemece gerekçeli kararda; dosyaya ibraz edilen 31.10.2011 işlem tarihli 100.000,00 TL bedelli, 12.12.2011 işlem tarihli 200.000,00 TL bedelli ve 26.12.2011 işlem tarihli 100.000,00 TL bedelli 3 adet dekontla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin satın aldığı gayrımenkule ait bedelin tamamını peşin olarak ödediğini,  satış bedelinin tamamını aldığına ilişkin ikrarı ile bu durumun tapu kayıtlarına da geçtiğini,Tüm itirazlara rağmen dosyada tanık dinlenildiğini ve iş bu tanık beyanının verilen hükme gerekçe gösterildiğini, sanki davalı/alacaklı tarafça açılmış bir alacak davası gibi hüküm oluşturulduğunu,  tapu kaydında yer alan ''bedelin tamamının ödendiğine ilişkin'' hususun gözardı edildiğini, tapu kaydının resmi senet olup kesin delil hükmünde olduğunu, aksi, ancak resmi senet niteliğine haiz kesin delillerle ispat edilebileceğini, böyle bir delil olmadığını,Kendileri tarafından  01.11.2016 tarihli celse esnasında dosyaya 3 adet dekontun ibrazına kadar davalı tarafça herhangi bir ödemeden bahsedilmediği halde her nedense iş bu dekontların ibrazından sonra davalı tarafça 01.08.2012 tarihinde müvekkilinin kardeşi ... 20.000,00 TL ödediğinden bahsedildiğini, Davalı tarafça iş bu meblağın taşınmaz satışına ilişkin olduğuna dair ikrarı ile  davalı tarafa toplamda 420.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafça iş bu dekontların aksi ispat edilemediğini, Müvekkili ve müvekkilinin kardeşleri tarafından davalı adına banka aracılığı ile toplamda 420.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de hatalı olduğunu, kötüniyet olmadığını, imza inkarı olduğunu, tedbir kararı da verilmediğini kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü (Kartal ....İcra) ... E.sayılı  takip dosyası İNELENDİĞİNDE; davalı ... nun alacaklı, davacı ... ve  ... Şti'nin borçlu konumunda olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu çek incelendiğinde; ... Bankası AŞ Ceylanpınar /Şanlıurfa Şubesine ait 18.02.2012 Tarihli 85.000TL bedelli çekte keşidecinin ..., lehtarın ...ŞTİ olduğu arka yüzünde sırasıyla ...ŞTİ, ... ve ...  cirolarının olduğu, ibraz şerhinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 14/04/2015 tarihli raporunda; inceleme konusu çekin arka yüzündeki ciro kısmında ... adına atılı imzanın, teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalama tarzında çizgilerden ibaret, tersiminin basit, taklidinin kolay bir imza olması nedeniyle aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği belirtilmiştir.Dairemizin kararından sonra üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda; çekin arka yüzündeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı yönünde  görüş bildirilmiştir.Davalı yanca delil olarak sunulan üzerinde 200.000 TL bedelli çekin suretinin yer aldığı belgenin alt kısmında  ...'na ait 137 nolu daireye mahsuben yukarıdaki çeki aldık, çekin 123 nolu daireye ait olması gerekirken ... yanlışlıkla ...' na vermiştir. Fotokopisi olan çeke mahsuben ... bankası Ceylanpınar şubesine ait 18.02.2012 Tarihli 85.000TL bedelli, 115.000TL bedelli çekleri ... satın aldığı 137 nolu daire için vekili ...  teslim aldık.\" yazılı olup teslim eden ... atfen isim ve imza olduğu görülmüştür.27.11.2011 Tarihli vekaletname ile ...'ın ...  taşınmaz alımı ve satış bedelinin ödenmesi için yetki içerir vekalet verildiği görülmüştür. 115.000TL bedelli 20.03.2012 Tarihli çek fotokopisi altında ise; 137 numaralı daire satışı için ...' ın vekili ...   dan  ... nolu 18.02.2012 tarihli 85.000TL lik çek ve 20.03.2012 Tarihli ... nolu 115.000TL toplam 200.000TL çek alınmıştır. 20.03.2012 bedelinin 85.000TL nakden 30.000TL ... banka hesabın yatırılmıştır. 18.02.2012 Tarihli ... nolu 85.000TL lik çek tahsil edilmemiştir. Şeklinde yazılı olup altında ... adında  ... ile ... adına ... 'a atfen isim ve imzası olduğu, belgenin 13.04.2012 Tarihli olduğu görülmüştür.Tapu kaydına göre; 137 nolu bağımsız bölüm ... adına tescilli iken 400.000TL bedelle davacı ... adına satış ve devri yapılmıştır. Davacı adına vekaleten ..., davalı alıcı adına vekaleten ... ın yer aldığı görülmüştür.Çekteki lehtar ....şti nin yetkilisi ... olarak kayıtlıdır. İstanbul Anadolu CBS 2013/102837 sor nolu dosyasında davalının davacı ile dava adışı ... ve ... a yönelik 85.000TL lik çeke ilişkin birlikte sahte çek verilerek dolandırıcılık gerçekleştirildiği iddiası ile yapılan soruşturma neticesinde KYOK verildiği görülmüştür.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı, çekteki ciranta imzasını inkar etmiş, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda imzanın davacı eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de; takibin ilamsız takip olup bankaya süresinde ibraz edilmeyen çekte görünürde davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmakla mahkemece esas yönünden delillerin değerlendirilmesi yerindedir. Davalı aşamalarda dava konusu çekin davacının taşınmaz alımına ilişkin olarak düzenlendiğini, satış işlemlerinin vekil ... ile yürütüldüğünü  ve vekil ile aşamalarda protokoller düzenlendiğini savunmuştur. Dosyada mevcut tapu kaydında taşınmaz bedelinin 400.000TL olarak belirtildiği, davacının ödeme iddiasına ilişkin olarak 3 adet makbuz sunduğu, 100.000TL ve 100.000TL bedelli makbuzlarda gönderenin ... olarak yer aldığı ve açıklamasında \"137 bedeli\", \"3D137 peş bedeli\" açıklamaları yazılı olduğu, 12.12.2011 Tarihli makbuzda ise \"otomatik\" işlem bilgisi olduğu, borçlu gönderen adının yer almadığı, alıcının davalı olup açıklamasında \" .... \"  yazılı olduğu, mahkemece gerekçede geçerli kabul edilen ve davacının vekili ...  atfen imza olan belgede bu çekin yanlışlıkla verildiği, başka daireye ilişkin olduğu, yerine 137 nolu ...'a satılan daire için 115.000TL lik ve 85.000Tl lik çek verildiğinin yazılı olduğu, bununla birlikte \"... çeke mahsuben\" açıklaması ile 01.08.2012 Tarihinde 20.000TL ödeme yapıldığı, 20.000TL'lik ödemenin davacı yanca açıkça inkar edilmediği dikkate alındığında mevcut delil durumuna göre mahkemenin gerekçesi ve davanın reddine yönelik kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Davacı vekili kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; mahkemenin ilk kararında da kötüniyet tazminatına hükmedildiği, davacının karara karşı istinafa başvurduğu ancak bu yönden istinaf sebebinin bulunmadığı dikkate alınarak davalı lehine kazanılmış hak oluştuğundan bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e7f001c3b53f852","SID":"3a25d20a4b0020bd"}}