{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1280 Esas<br>KARAR NO: 2023/2003<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK   MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI: 2016/55 Esas -  2022/23 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; \"...\" markasını tescil ettiren, tanınır ve bilinir hale getirenin davacı şirket olduğunu,  davacılar ile davalı ... LTD. ŞİRKETİ ve ...  arasında imzalanan 04/02/2002005 ve 25/06/2004 tarihli sözleşmeler uyarınca markaların davacı şirket tarafından davalı ... Ltd. Şirketi'ne devredildiğini, daha sonra ... numaralı \"...+Şekil\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"... +Şekil\" ibareli markaların  ... LTD. ŞTİ adına kayıtlı iken, 15/11/2011 tarihinde ... LTD. ŞTİ. adına devredildiğini, çok kısa bir süre sonra 21/05/2012 tarihinde ise diğer davalı ... adına devir işlemi olduğunu,  davacılar ile davalı .... LTD. ŞTİ ve ... arasında imzalanan 04/02/2005 tarihli ve 25/06/2004 tarihli sözleşmelere göre, müvekkili ... TİC. A.Ş'nin markayı, davalı .... LTD. ŞTİ firmasına devrettiğini, sözleşmelere göre müvekkili ... isim hakkı ödemeden süresiz olarak 5 adet “... şubesi” açma hakkı bulunduğunu, marka devirleri nedeniyle müvekkilinin \"...\" markasını kullanmasının şu an imkansız hale geldiğini, bu nedenle dava konusu markaların danışıklı devir ve satışlarının iptal edilmesinde markaların ... LTD. ŞTİ adına dönmesinde müvekkilinin menfaati bulunduğunu, 04/02/2005 tarihli sözleşmeye göre ise, \"bu tarihten itibaren 2 yıl süre ile verilecek bayiliklerden isim hakkı alınacak olursa bu gelir ... ait olacaktır.\" şeklinde anlaşmaya varıldığı, yine aynı sözleşmeye göre \"marka hakkı ihlali ile mevcut açılmış davalardan alınacak tazminat bedelinin de ... ait olacaktır.\" şeklinde ibare yer aldığını, sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken isim hakkı bedellerinin ödenmediğini, bunun için davalı ... şirketi tarafından İstanbul 4. FSHHM'nin 2012/9 Esas sayılı davasının açıldığını, ancak davalı tarafından kasıtlı olarak avukatın azledildiğini, müvekkilleri tarafından, protokol ve sözleşme gereklerini yerine getirmeyen, isim hakkı bedellerini ödemeyen, dava sonucunda alınması muhtemel tazminatı vermemek için avukatı azleden, .... LTD. ŞTİ, ... , ...  hakkında tazminat davası açıldığını, davanın İstanbul 1.FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini,  bu arada .... LTD. ŞTİ.'nin içinin boşaltıldığını, dava konusu markaların danışıklı devir ve satışlarının iptal edilmesinde müvekkilinin menfaati bulunduğunu, bu sebeplerle ... numaralı \"...+Şekil\", ... numaralı \"..., ... numaralı \"...\", ... numaralı \" ...+Şekil\" ibareli markaların ... LTD. ŞTİ.'den  ... LTD. ŞTİ.'ye, ... LTD. ŞTİ'den  ... devir ve satışlarının muvaazalı olduğunun tespiti ile iptaline, markaların tekrar davalı .... LTD. ŞTİ adına geçirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar ....Ltd.Şti. (eski unvanı ... LTD. ŞTİ.) ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, işbu davada markanın sahibinin ... TİC. LTD. ŞTİ olması nedeniyle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirketin sözleşmeler dikkate alındığında aktif taraf ehliyeti bulunmadığını, davacılardan ...'nun isim hakkı ödemeden süresiz olarak 5 adet \"... Şubesi\" açma hakkının baki olduğunu, marka devri ile bu hakkına halel gelmediğini, markanın devri yapılırken markayı devralan firmanın bu husustan haberdar edildiğini, davacılardan ...  sözleşmede bahsi geçen bu hakkını ortadan kaldırıcı herhangi bir işlem yapılmadığını, söz konusu uyuşmazlığın marka hakkına ilişkin değil, davacılar  ... isim hakkı ödemeden süresiz olarak 5 adet ... şubesi açma hakkına ilişkin olduğunu, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/116 Esas sayılı dosyası ile görülen davada davacıların ... LTD. ŞTİ',  ... ve ...  karşı 124.800,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat davası açıldığını, yine İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyası ile görülen davada davacılar ... LTD. ŞTİ ile ... SAN. TİC. A.Ş.'nin davalı ... TİC. LTD. ŞTİ.'ne karşı 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat davası açıldığını, bu davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu davanın İstanbul 1. FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine muvafakat etmediklerini, konularının farklı olduğunu, davacı  ... sözleşmenin yapıldığı tarihten beri isim hakkı ödemeden 5 adet ... Şubesi açma hakkını kullanmadığını,, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... TİC. LTD. ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacılardan şirketin davada husumetinin bulunmadığını, davacıların iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, her iki müvekkilinin de markaları devralırken ... sözleşmelerden kaynaklanan haklarını ortadan kaldırıcı hiç bir işlem yapılmadığını, davanın  ... isim hakkı ödemden 5 adet ... Şubesi açma hakkına ilişkin olduğunu, davanın İstanbul 1. FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine muvafakat etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  22/03/2022 tarih ve 2016/55 Esas - 2022/23 Karar sayılı kararıyla; \"... piyasada gıda sektöründe belli bir tanınmışlığı bulunan \"...\" esas unsurlu dava konusu markaların, davacı şirket ve ortağı davacı ...  tarafından davalı .... Ltd. Şirketi (Yeni unvanı ...Ltd. Şti)'ne devredildiği, aralarında davalı ... ve davalı .... Ltd. Şirketi (Yeni unvanı .... Ltd. Şti)'nin de bulunduğu bir kısım kişi ve şirketlerle markaların kullanım haklarına dair çeşitli sözleşmeler yapılarak markalar üzerinde davacılara bazı kullanım hakları verildiği, ancak daha sonra bu markaların bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere değerlerinin çok altında kalan 5.000,00 ve 6.000,00 TL bedellerle davalı ... yetkilisi ve ortağı olduğu .... Ltd. Şirketi  (Yeni unvanı ... Ltd. Şti) tarafından ... kardeşleri oldukları nüfus kayıtları ile tespit edilen ... ortakları oldukları davalı  ... Ltd. Şirketi'ne, onun da kısa bir süre sonra gıda sektöründe ne gibi bir faaliyeti olduğu tespit edilemeyen ve davalı ... eniştesi olan davalı ... devredildiği, bu devirlerin davalıların gerçek iradesini yansıtmadığı, davalı  .... Ltd. Şirketi (Yeni unvanı ...Ltd. Şti)'nin davacılar ile imzalanan sözleşmelerdeki edimlerinden kaçınmak amacıyla gerçek devir iradesi bulunmadan yaptığı sözleşmeler oldukları, ticaret unvanında \"...\" ibaresinin yer aldığı davalı şirketin \"...\" esas unsurlu tüm markalarını hiçbir ticari ve mali zorunluluk bulunmaksızın başka bir şirkete devretmesinin ticari teamüllere uygun olmadığı, tüm bu hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu devir işlemlerinin hayatın olağan akışına uymadığı, bu durumun TMK'nın 2. maddesine aykırı ve muvazaalı olduğu, marka devir sözleşmelerinin yazılı yapılması geçerlilik şartı olduğundan ve görünüşteki devir işlemleri tarafların gerçek iradelerine uygun olmadığından, gizli işlemin ise şekle aykırılıktan dolayı geçersiz olduğu kanaatine varılmakla, marka devir sözleşmelerinde taraf olmayan davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacıların tescil işlemi tamamlanmayan ... numaralı \"...\" markasıyla ilgili dava açmakta hukuki yararları bulunmadığından bu markayla ilgili davanın HMK’nun 114/1-h maddesi uyarınca usülden reddine, diğer markalarla ilgili davalılar ... Limited Şirketi, ...  Limited  Şirketi ile ... karşı açılan davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; \"Davacıların taleplerinin dayanağı olan sözleşmeler ve 04.02.2005 tarihi protokol incelendiğinde, öncelikle  talep 4.2.2005 tarihli protokolün 3. maddesine dayalı olduğundan ve 3.maddede sadece ... böyle bir imkan vermekte olduğundan, diğer bir söylemle protokol ... A.Ş.  lehine hüküm doğurabilecek hiçbir hüküm içermediğinden bu şirket  bakımından aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,Yine davacı şirket bakımından sözleşmeler ve protokol kapsamında davalılar bakımından yüklenilmiş bir edim bulunmadığından, bayi açma yetkisi ve sair de verilmediğinden bu davacı yönünden esas bakımından da davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu,Diğer davacı ... bakımından ise; özellikle 04.02.22.2005 tarihli protokol incelendiğinde Sözleşmenin 3.maddesinde davacı  ...’na veya uygun göreceği şahıslara ömür boyu kullanması için 5 adet ... ismini taşıyacak bayi açma ve işletme yetkisi verildiğini, davacılar dilekçelerinde devir sebebiyle davaya konu ettikleri haklarını kullanmak istedikleri ve bunun engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiada bulunmadıklarını, bu süre zarfında ... tarafından bu imkanı kullanmak istediğine ilişkin herhangi bir talep gelmediğini, Devir sonrasında açılan davalara davalılar ... Ltd.Şti, ... ve ... tarafından verilen cevap dilekçelerinde de ...’nun bu hakkının baki olduğu beyan edildiğini, bu durumun satın almadan önce markayı satın alan tarafa da bildirildiğinin açıkça belirtildiğini, Davacılarca devir sebebiyle hakları ihlal edilmiş olduğuna ilişkin soyut iddiadan öte hiçbir delil konulamadığını, protokollerde verilen bu hakkın sadece bayilik bedeli alınmayacağına yönelik olduğunu, ... marka ürünlerin bayi adedinin çoğalmasının  davalılar lehine bir durum olduğunu, bayilerin sattıkları tüm ürünleri üretici ... firmasından almak zorunda olduklarını, Davacı  ...’nun anılan 11 yıllık süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmayıp devir sonrasında işbu davayı ikame etmekte, hiç kullanmadığı bu hakkı sanki kullanımı engellenmişçesine dava ikame etmekte hukuki menfaati olmadığını, Mahkeme kararında da tüm bu hususlar tartışılmayıp  sadece devir bedelinden yola çıkarak  devrin muvazaalı olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, 5 adet bayilik için markanın hiçbir suretle hiçbir zaman devredilemeyeceği sonucu çıkar ki bu durumun mülkiyet hakkının kullanılmasını engelleyecek nitelikte olacağını, ... bakımından sözleşmelerle kendisine verilen haklar baki olup, davacı ...   dava tarihine kadar bu hakkını kullanmak yönünde bir talepte bulunmadığını, hali hazırda davacının bayi açma ve işletme yetkisi devam etmekte olup, bu hak ... A.Ş. ondan da ...’ya yapılan devirlerle zarar görmemiş, hatta devirler alıcı tarafa da bu hususta bilgi verilerek yapıldığını, davacı yönünden herhangi bir zarar doğmuş olmadığından dava açmakta hukuki bir yarar da olmadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, marka devir sözleşmelerinin iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davacılar tarafından davalı ... hakkında açılan davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Davalılar ... Ltd.Şti., ... Tic.Ltd.Şti. ile ...  karşı açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -... numaralı \".. + Şekil\", ... numaralı \"...\", ...  numaralı \"... + Şekil\" markalarının Üsküdar ....Noterliği'nin 01.07.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... Tic. Paz.Ltd.Şti., (yeni unvanı ....Ltd.Şti.) tarafından davalı ... Tic.Ltd.Şti.'ne yapılan marka devir sözleşmesinin ve davalı ... Tic.Ltd.Şti. tarafından Üsküdar ....Noterliği'nin 09.05.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile davalı ... yapılan devir sözleşmesinin MUVAZAA NEDENİYLE İPTALİNE, ... numaralı \"...\" markası ile ilgili davanın HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE. \" karar verilmiştir. Hüküm davalılar ... Tic.Ltd.Şti. ve ...  vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu gıda sektöründe bulunan \"...\" esas unsurlu markaların davacı şirket ve ortağı davacı ... tarafından davalı .... Ltd. Şirketi (Yeni unvanı .... Ltd. Şti)'ne devredildiği, markaların kullanım haklarına dair çeşitli sözleşmeler yapılarak davacılara markalar üzerinde davacılara bazı kullanım hakları verildiği, ancak daha sonra bu markaları değerlerinin çok altında kalan (5.000,00 ve 6.000,00 TL) bedellerle davalı ... Ltd. Şirketi  (Yeni unvanı .... Ltd. Şti) tarafından davalı şirketin yetkilisi ...  kardeşleri olan ... ve  ... ortağı oldukları davalı ... Ltd. Şirketi'ne, kısa bir süre sonra davalı ... eniştesi olan davalı  ... devredildiği, dosya kapsamı uyarınca bu devirlerin davalıların gerçek iradesini yansıtmadığı, bu devirlerin  davacılar ile imzalanan sözleşmelerdeki edimlerinden kaçınmak amacıyla yapıldığı  söz konusu devir işlemlerinin hayatın olağan akışına uymadığı, bu durumun TMK'nın 2. maddesine aykırı ve muvazaalı olduğu ve bu nedenle devir işlemlerinin geçersiz olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi kararı isabetli olmakla; davalılar  ...Tic.Ltd.Şti. ve ...  vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar ... Limited Şirketi ile ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın Davalılar ... Limited Şirketi ile Mehmet Ağca'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar ... Limited Şirketi ile ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f40d70df87549c30","SID":"ffeb2382f6afcd22"}}