{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2747 - 2023/1226<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2747 <br>KARAR NO\t: 2023/1226<br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2022<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS-... KARAR<br>DAVACI\t: ... ...-<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 06/12/2023<br>YAZIM TARİHİ                    : 06/12/2023<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ                                                                         :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... Bankası kurucu intia senedi sahibi olduğunu, bankayla arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğunu, pay sahipliği ilişkisi olmadığını, müvekkilinin davalı bankaya karşı 3.şahıs alacaklı kişi olduğu, davalı bankanın 2019 yılında kar elde ettiği halde kurucu intifa senet sahiplerinin sözleşmeden kaynaklı alacaklarını ödemediğini, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı bankanın genel kurulda kurucu intifa senet sahiplerine kar payı ödenmemesinin, aradaki sözleşme ilişkisine aykırı olduğunu, kurusu senet sahipleri bağlayıcılığının olmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile 31/05/1991 yılında alınan kısıtlı ödeme kararının aradaki sözleşme ilişkisine aykırılığının ve müvekkilini bağlayıcılığının olmadığının tespitin yapılması ve 10.000,00.TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili bankaya karşı açılan davaların tamamının İstanbul Mahkemelerinde açılmış olduğunu, müvekkilinin adresinin İstanbul İli olduğunu, bu nedenlerle davaya bakmaya yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                        \t                    \t:<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; her ne kadar davacı davaya konu intifa senedini ... ... Yatırım Adana Şubesinden açmış olduğu hesap üzerinden aldığını belirtse de dava ... Bankasına karşı açıldığını ayrıca davacı taraflar arasındaki ilişkiyi sözleşme kapsamında değerlendirse de taraflar arasındaki  ilişkinin Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi sözleşmesel türde bir ilişki olup, Borçlar Kanunundaki sözleşme türlerinden hiçbirine uymayıp, yetki açısından HMK madde 10'un uygulama imkanı bulunmadığını bu nedenle davaya davalı şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Mahkemeleri'nin bakmakla yetkili olduğundan dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                             :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; ilk derece mahkemesince verilen yetkisizlik kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, huzurdaki dava konusu olayda kurucu intifa senedi sahibi olarak müvekkili ile davalı banka arasında ortaklık bağı olmaksızın bir sözleşme ilişkisi bulunduğunu, ortaklık ilişkisi olmadığı kesin delillerle sabit olduğundan HMK madde 10 hükmü gereğince alacaklı olan müvekkilinin yerleşim yeri olan Adana Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ                                                                                                                 :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Alacak\" talebine ilişkindir.<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle,  davacının borsadan iktisap etmiş olduğu davalı bankaya ait  kurucu intifa senedine davalı banka tarafından kendi genel kurulunda tek taraflı olarak aldığı karara dayanılarak 2019 yılında kar payı ödemesi yapılmadığından bahisle kısmi dava niteliğinde alacak davası açılmış, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle yetkisizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>İntifa senetleri, sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan ve hisse senetlerinden farklı olarak herhangi bir payı temsil etmeyen kıymetli evrak niteliğindeki senetlerdir. 6102 sayılı TTK'nın 502 ve devamı maddeleri gereğince, genel kurul, esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşmeyi değiştirerek, bedeli kanuna uygun olarak yok edilen payların sahipleri, alacaklılar veya bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri çıkarılmasına karar verebilir. Kurucular için çıkarılanlar da dahil olmak üzere, intifa senetleri emre ve hamiline yazılı olabilir.<br>Kurucu intifa senetleri, intifa senetlerinin özel bir türünü oluşturur. İntifa senetleri sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan, pay senetlerinin aksine şirkette herhangi bir payı temsil etmeyen, pay sahipliği hakkı sağlamayan senetlerdir. Bu bakımdan senet sahibine malvarlığı, yönetim, denetleme ve bilgi hakları vermez. Fakat, kara veya tasfiye bakiyesine katılma hakkı sağlar. Kurucu intifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki ilişki ortaksal değil, sözleşmesel nitelikte bir ilişkidir. Diğer bir deyişle, anonim ortaklıkta kurucu intifa senedi sahipliği ile pay sahipliği sıfatları tamamen farklı iki kurumdur. Dolayısıyla sözleşmesel bir ilişkinin, kural olarak taraflardan birinin, tek yanlı beyanı ile ortadan kaldırılması mümkün olmadığı için, kurucu intifa senedi sahiplerinin onayı olmaksızın anonim ortaklığın ortaksal bir işlemi ile kurucu intifa senetlerini ortadan kaldırması, itfa etmesi veya sınırlaması mümkün değildir. Zira, kurucu intifa senedi sahipleri tamamıyla anonim ortaklığın dışında, anonim ortaklığa göre üçüncü kişi konumundadır. İntifa senedinin içerdiği hak senedin ilk sahibi ile şirket arasında sözleşmeye dayanır ve bu bakımdan ilişki ortaksal değil sözleşmesel bir ilişkidir. Hak sahibi şirket karşısında üçüncü kişi belirli şartların gerçekleşmesi halinde alacaklı konumundadır (Yargıtay 11. HD'nin 15.06.2016 tarih ve 2015 / 14641 E. - 2016/6636 K. sayılı ilamı)<br>6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Ancak, bir para borcunu içeren kıymetli evrak tedavül etsin veya etmesin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89/1 maddesinde düzenlenen genel kuralın aksine, kanunen aranılacak bir borcu içerir. ( Yargıtay HGK'nun 11.03.2021 tarih ve   2017/43 E. -  2021/240 K. ve 11. HD'nin 17.03.2009 tarih ve 2009/7498 E. - 2009/8587 K. ilamları ) Dolayısıyla, aranacak borcun varlığı halinde ifa yeri borçlunun yerleşim yeridir.<br> Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, davacı tarafından ileri sürülen alacağın kıymetli evrak niteliğindeki intifa senedine dayalı olup aranacak borç niteliğinde olmasına göre, taraflar arasında uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkeme  davalının yerleşim  yeri olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi yetkili olduğundan ilk derece mahkemesince davalının süresinde usulüne uygun olarak ileri sürdüğü yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeple, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin, mahkemenin yetkisizliğine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                             :<br>1)-Davacı vekilinin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br> 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 269,85.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 189,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucusunda kesin olarak oy birliğiyle 06/12/2023 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>..<br>¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fbf1a711fb351d4","SID":"08d9ab324de2816e"}}