{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 05/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ : 09/05/2023<br>DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 15/12/2023<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya fatura karşılığında un sattığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisine göre takibe konu edilen bakiye 90.147,75TL'nin davacıya ödenmediğini, açılan takibe davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini beyan ederek, davalının Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı,  davaya cevap vermemiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; görevsizlik kararı veren mahkemece tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen mali müşavir bilirkişinin raporuna ve Yargıtay kararlarına yer verilerek, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının usulüne uygun ticari kayıtlarında takip konusu tutarda davalıdan alacak kaydının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Dairemizin 20/09/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde fatura, sevk irsaliyesi, cari hesap özeti ve ticari defterlere dayandığı, mahkemece ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verildiği, davacının usulüne uygun defterlerinde davacı alacağının kayıtlı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalının davaya cevap vermediği, icra dosyasındaki takibe itirazında takip konusu alacağa dayanak gösterilen belgelere ve belgelerdeki imzalara itiraz ettiğini bildirdiği, bu durumda, davada ispat külfetinin davacıya ait olduğu gözetilerek öncelikle davacıya teslim alan imzalarının yer aldığı faturaların asıllarını ibraz etmek üzere süre verilip faturalar örneklerinin davalı tarafa tebliği ile teslim alan imzalarının davalıya ve/veya çalışanlarına ait olup olmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere davalıya usulünce isticvap davetiyesi gönderilip davalının isticvap davetiyesine uyması halinde faturalardaki imzaların aidiyeti ile ilgili beyanının alınması, kendi isim ve imzasını içeren faturalardaki imzaların kabul edilmemesi halinde imzaların davalıya aidiyeti yönünden gerekirse bilirkişi incelemesi yapılması, teslim alan imzası bulunan üçüncü kişilerin ise davalı çalışanı olup olmadığının tespiti için SGK'ya yazı yazılarak ulaşılacak sonuca göre teslim olgusunun ispatlanıp ispatlanmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekçesiyle eksik inceleme  nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; icra takibinin cari alacağa dayalı olduğu, davacı  tarafça ibraz edilen tüm faturaların cari hesapta kayıtlı olduğu, davada ispat külfetinin davacıya ait olduğu, faturaların asıllarının dosyaya ibrazının sağlandığı, getirtilen faturalar yönünden davalının isticvap beyanının  alındığı, davalının ... nolu 5.373,20 TL bedelli fatura ve 07.09.2017 tarih ... nolu 1.416,53 TL bedelli faturalar haricindeki faturalar yönünden imzaları kabul etmediği, faturalarda imzası olan ... , ... , ... (... ), ... , ... , ... , ... isminde çalışanlarının olmadığını beyan ettiği, alınan ATK raporu ile de  ... nolu 5.373,20 TL bedelli fatura ve 07.09.2017 tarih ... nolu 1.416,53 TL bedelli faturalardaki imzaların davalının eli ürünü olduğu, bir kısım faturalardaki imzaların davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, diğerleri yönünden de davalı imzaları ile ilgi ve irtibat tespit edilmediğinin tespit edildiği, davacı tarafça fatura tarihlerinin birbirine yakın olduğu, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği yönündeki beyanına her tacirin basiretli davranmakla yükümlü olduğu gerekçesiyle itibar edilmediği, davacı tarafça teslim olgusunun ispatlanamadığı, yalnızca iki fatura yönünden davalı tarafça kabul  beyanı olduğu gözetilerek, davanın kısmen kabulüne, 6.789,73 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin aynen devamına, takibe ve davaya konu alacak, faturadan kaynaklı alacak likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın tamamen kötüniyetli olarak borca ve imzaya itirazının olduğunu, icra dosyasına yapılan imza itirazı yönünden herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığını, davacının ticari defterlerinde dava konusu faturaların işlenmiş olduğunu, davalı tarafın davaya cevap dahi vermediğini, delil listesi sunmadığını, resen ticari defterlerinin istenilmesine rağmen mahkemeye ibraz etmediğini, aleyhine olan bilirkişi raporuna dahi itiraz etmediğini, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına rağmen istinaf dilekçesinde imza itirazının dikkate alınması sebebiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, Anayasa'nın 36. maddesine ve AİHS'nin 6. maddesine göre adil yargılanma ilkesinin ve Anayasa'nın 2. maddesinin hukuk devleti ilkesinin çok açık bir şekilde ihlal edildiğini beyan ederek kararın aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, faturaya dayalı alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" şeklindedir.<br>Somut olayda; dava ilk olarak Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas numarasıyla açılmış olup; bu mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya ticaret mahkemesine gönderilmiştir. Görevsiz mahkemece görevsizlik kararı verilmeden önce yapılan yargılama sırasında 20/12/2018 tarihli celsenin 5 nolu ara kararı gereğince davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmesi için ihtaratlı tebligat çıkarılmasına karar verilmiş ancak bu ara kararın gereği mahkemece yerine getirilmemiş ve bu husus duruşma zaptının üzerine not düşülmesine  rağmen yalnızca davacı tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İzleyen celsede davalı taraf vekilince müvekkilinin defterlerinin incelenmesi hususu talep edilmesine rağmen; görevsizlik kararı verildiğinden bu konuda bir işlem yapılmadığı hususu anlaşılmaktadır. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda ise; davaya konu faturanın davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu hususu anlaşılmaktadır. HMK'nın 222. maddesi uyarınca; açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının sahibi lehine, eldeki davada davacı lehine, delil olarak kabul edilebilmesi için, davalı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.  Ancak yasal şartlara uygun olarak tutulan davalının  ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde yalnızca davacının ticari defterleri kendi lehine delil olarak kullanılamayacaktır. <br>O halde mahkemece, HMK'nın 220. ve 222. maddeleri uyarınca yasal sonuçları hatırlatılarak davalı tarafa ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmeli, defterler sunulduğu takdirde davalı tarafın defterleri de konusunda uzman SMMM bilirkişiye inceletilmek suretiyle rapor düzenlettirilmeli, davalı tarafın defterlerinde dava konusu fatura ve alacak ile ilgili kayıt bulunması halinde bu husus mahkemece değerlendirilmeli, herhangi bir kayıt bulunmaması halinde şimdiki gibi karar verilmeli, davalı tarafa defterlerini sunması için verilen kesin süre içerisinde  geçerli bir mazerete dayanılmaksızın defterlerin sunulmaması halinde HMK'nın 222/3 maddesi hükmü uyarınca mahkemece gereken kararın verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b2564acf3d9c66b","SID":"d2ca3eebd068603b"}}