{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/460 <br>KARAR NO: 2023/3823<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2022<br>NUMARASI: 2021/709 E - 2022/1134 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'tan aldığı çeşitli yerlerdeki işleri yürütmekte iken meydana gelen birtakım kazalar nedeniyle davalı şirket tarafından dava dışı ...'tan haksız olarak hasar bedeli olarak talep edilen ve ... tarafından müvekkilinin hak edişlerinden yapılan kesintilerden kaynaklanan tutarlar nedeniyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, uzman görüşüne başvurulan A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ve İş Baş Müfettişince yapılan incelemeler neticesinde asli kusurlu olanın yönetmeliğe uygun kablo döşemesi yapmayan ... olduğunu, kesintilerin davalıdan tahsili  amacıyla ... aleyhine takip başlattıklarını,  takibe haksız olarak itiraz edildiğini,  ileri sürerek icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödediğini iddia ettiği bedellerin hangi hasarlara ilişkin olduğunu açıkça belirtmediğini ve belgelendirmediğini, bu nedenle  somutlaştırılamayan davanın reddi gerektiğini, davacının söz konusu bedeller yönünden alacaklı sıfatını haiz olmadığını, öte yandan davacının söz konusu hasar bedellerini henüz aleyhine icra takibi başlatılmadan, ... tarafından talep edilmesi neticesinde ve aralarında akdedilen sözleşme gereği ödemiş olduğunu,  söz konusu bedelleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak müvekkili şirketten talep edemeyeceğini,   davacının dava dilekçesinde ödemeyi iç ilişkileri gereği dava dışı ...' a yaptığını ifade ettiğini,  hal böyleyken 3. kişi konumunda olan müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini,   davacı ile dava dışı ...'ın yaptığı çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait yeraltı kablolarına hasar verdiği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığını, davacının haksız fiili neticesinde müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını,  söz konusu hasarların sarf edilmesi neticesinde doğan masraf kalemlerini müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" icra takibine konu bedelin dava dışı ...'a ödendiği davacının da kabulündedir. ... tarafından söz konusu bedelin davalıya ödendiği kabul edilse dahi bu husus davacının davalıya husumet yöneltmesine olanak sağlayamayacaktır. Zira bu ihtimalde de taraflar arasında doğrudan zenginleşme - fakirleşmeye neden olan bir işlemin varlığından söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca davacı tarafından davalıya husumet yöneltilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla beraber davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına ilişkin delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçeleriyle 1-Davanın REDDİNE,  2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine,  Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  müvekkilinin dava ve takibe konu bedelleri davalıya ödediğini,  ... tarafından yönetmelik ve ilgili mevzuatlara aykırı olarak döşenen elektrik kablolarından müvekkili şirketin sorumlu tutulup bu bedelin ondan tahsil edilmesiyle ...'ın sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, hukukun ve kusur sorumluluğun temel ilkesi gereği hiç kimse kendi kusuruna dayanarak kusursuz taraftan bedel talep edemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, hasar bedellerinin davalı tarafından dava dışı ...'tan talep edildiğini, ...'ın ise taşere edilen işi müvekkili şirket üstlendiğinden müvekkilinden bu bedelleri talep ettiğini ve bedelleri tahsil ettiğini ileri sürmüştür. Takip dosyasında ise takip talebine bilirkişi raporu ile bir kısım ... talep yazısı ile ... yazı örneklerinin sunulmuş olduğu, ödeme belgelerinin sunulmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından  23/02/2022  tarihli celsede, davacı vekiline icra takip dosyasında takibe konu yaptığı alacak kalemlerini tek tek açıklamak, dava dışı ... tarafından hak edişlerinden yapılan kesintilerin hangi hasardan kaynaklandığına ve hangi adresteki çalışmaya ilişkin olduğuna dair beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafça süresinde sunulan dilekçe ve eklerinde sözleşme örnekleri sunulmuş, ancak ödemelerin kime yapıldığına ilişkin açıklama da yapılmamıştır. Şu halde davacı tarafça gerek dava dilekçesi gerekse sonraki beyanlarda ödemelerin  davalıya yapıldığı ileri sürülmemiştir. HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca  istinaf aşamasında  ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyecek , yeni delillere dayanılamayacaktır. Buna göre, mahkeme kararında belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 269,85 TL harcın, alınan 779,00  peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 509,15  TL  harcın  karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02da2ead039666d4","SID":"038ee114bc851189"}}