{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2023/1778<br>KARAR NO\t \t: 2023/1763<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2022/925<br>KARAR NO\t\t: 2023/114<br>DAVA TARİHİ\t: 24/11/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 02/03/2023<br>DAVA\t\t: Eser Sözleşmesinden  Kaynaklanan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 30.11.2023<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 30.11.2023<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.03.2023 tarih ve 2022/925 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait ... plakalı aracın, 27.04.2022 tarihinde aracın suya yağ karıştırdığı şikayeti ile davalı servise bırakıldığını, aracın yağ soğutucusu ve sistem temizlik işlemleri yapıldığı beyan edilerek servisten çıkışı sağlandığını, ancak 10.05.2022 tarihinde stop etmesi ve çalışmaması sebebi ile çekici ile servise çekimi sağlandığını,  yapılan ekspertize istinaden arıza sebebinin aracın sistemi içerisinde yeterli temizliğinin yapılmayıp motor yağı kalmasından dolayı su devir daim işlemini yapamayarak hararet yapmasına yol açtığı, bundan kaynaklı olarak hararet müşirinin gerekli görevini yerine getirmeyerek hararet göstergesini çıkartmadığını, hararet yapan araç motor pistonlarına, silindir kapağına ve sair araç yedek parçalarına zarar verdiğini, davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/97 D.İş dosyası ile tespit ettirildiğini ve tespit dosyasına verilen raporda KDV dahil 79.331,40- TL hasar bedeli, 10.465,00-TL değer kaybı, 10 günlük  kazanç kaybı  tespit edildiğini, davacı şirketin ren-t a car işi ile uğraşmakta olduğunu bu nedenle  tamir süresince kazanç kaybı oluştuğunu belirterek dava  tarihi  itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 100,00- TL Hasar bedeli, 10,00-TL Değer kaybı, 10,00- TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 120,00-TL alacağın, 27.04.2022 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri(tespit vekalet ücreti ve tespit giderleri (yanlış yakıt analiz raporu bedeli) de dahil edilerek) ile ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen  cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilen davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin 2 numaralı maddesinde, taraflarına ait araçta meydana gelen ve talep konusu yaptıkları hasar bedelinin 79.331,40 TL, değer kaybının 10.465,00 TL ve 10 günlük de kazan kaybının olduğunu beyan ettiğini, miktarları da, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/97 D. İş sayılı dosyasından tespit ettirdiklerini de ayrıca beyan ettiklerini, hali ile davacı tarafından davalının sorumlu olduğu iddia edilen, alacak kalemleri ve alacak tutarları hakkında tam bir hakimiyeti söz konusu iken, davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinden de görüleceği üzere,  davalının adresinin \".... Osb Mah. ...-... Sokak NO... ... - ...\" olup, davalı hakkında açılacak davalarda yetkili mahkemeler İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını bu nedenle, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, 27.04.2022 tarihinde 91709 km'de olan  davacı şirkete ait ... plakalı aracın suya yağ karıştırdığı şikayeti ile davalının ... Servisine bırakıldığını, 30.04.2022 tarihinde, patladığı tespit edilen yağ soğutucusu değiştirildiğini, aracın suya yağ karıştırması nedeni ile kirlenen radyatörün uygun ilaçlarla temizliği yapıldığını ve eksilen motor yağı tamamlandığını, yapılan bu işlemlerin ardından ilk kontroller gerçekleştirildiğini, araçta var olan şikayetlerin devam etmediği tespit edildiğini, 10.05.2022 tarihinde ise araç, arızalı olarak ve 92150 km'de çekici yardımı ile servise getirildiğini, ilk kontrollerde aracın yine motor suyunda yağ olduğu tespit edildiğini, davalı, aracının tamiri talebi ile kendisine başvuran davacı yana karşı olan borcunu kusursuz olarak ifa ettiğini, araçta yapılması gereken işlemler bakımından gerekli tüm özeni göstererek davacıyı sürekli olarak bilgilendiren davalının, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zarardan sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, zira davalı, araç için kontrol gerektiğini ve kontrol tarihini davacı yana bildirdiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 02.03.2023 tarih ve 2022/925 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Somut olayda taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalının  adresinin  İstanbul olduğu, yine sözleşmenin ifa edildiği yerin de Edirne ili olduğu İzmir ili olmadığı  ve süresinde yetki itirazı bulunduğundan mahkememizin görülmekte olan davada yetkisiz mahkeme olması nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine, yetkili  mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 01.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı  arasında her ne kadar bir sözleşme ilişkisi bulunsa da söz konusu dava sözleşme ilişkisinden değil ayıplı onarım neticesinde uğranılan zarardan yani haksız fiilden kayaklı olarak açıldığını, haksız fiilden kaynaklı davalara ilişkin bir yetki sözleşmesinin söz konusu olmadığını, haksız fiilden kaynaklı açılacak davalarda yetkili mahkemelerin HMK' nın 16. maddesinde ''Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.'' şeklinde düzenlendiğini, söz konusu davanın da haksız fiile ilişkin olduğundan dava zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İzmir'de açıldığını, ancak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle hatalı olarak yetkisizlik kararı verdiğini, ayrıca kabul etmemek kaydıyla yetkili mahkemenin yerel mahkeme tarafından yanlış belirlendiğini, istinaf dilekçesi ekinde  sundukları  müvekkili şirket ile davalı yan arasında düzenlenen sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca \"Bu sözleşme ile ilgili ihtilafların çözümünde İstanbul (Çağalayan) Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir\" denilmekle ile birlikte İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını açıkça belirttiklerini, bu nedenle kabul etmemek kaydı ile yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğuna ilişkin kanaat kurulması halinde dahi, yerel mahkeme tarafından yanlış değerlendirme neticesinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili kılındığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın usule ve yasaya aykırı olduğundan verilen yetkisizlik  kararının ortadan kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi  istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından verilen 14.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt dilekçesi ile özetle; taraflar arasında araç bakım ve onarım işlemlerinin yapıldığı ve bu konuda yazılı olmasa da bir anlaşmanın olduğu noktasında herhangi bir tartışmanın bulunmadığını, kabul manasına gelmemek üzere, davacının aracında bakım onarım işlemi neticesinde bir zarar oluşmuş olsa dahi, uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında olduğunun açık olduğunu, mahkemenin taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermesinin yerinde olduğunu, davacının ayrıca istinaf dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasındaki sözleşmeye göre İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ve bu nedenle yetkili mahkemenin yanlış belirlendiğini iddia ettiğini, oysa ki, davacı tarafından dilekçe ekinde sunulan sözleşmenin yetkiye ilişkin aynı maddenin incelenmesi sonucunda, sözleşmenin 20.01.2023 tarihinde imzalandığının görüldüğünü, davacının iddia ettiği zararın ise 10.05.2022 tarihinde gerçekleştiği dava ve istinaf dilekçelerinden açıkça görüldüğünü, dolayısıyla, 20.01.2023 tarihinde imzalanan sözleşmede belirtilen yetki şartının, 10.05.2022 tarihinde meydana geldiği iddia edilen olaya uygulanması gerektiğini ileri sürmenin hukuki açıdan doğru olmadığını, verilen yetkisizlik kararının hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Taraflar arasında davacıya ait ... plakalı aracın, davalıya ait serviste bakım ve onarımının yapılması hususunda eser sözleşmesi yapıldığı, davacı iş sahibi davalı yüklenicinin aracın bakım ve onarımını  ayıplı olarak ifa ettiğinden  bahisle uğradığını beyan ettiği hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tahsilini talep ettiği; davalı yüklenici süresinde yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunmuştur.<br>Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar, HMK'nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de (özel yetkili mahkemede) açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa, dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17).<br><br>Somut olayda uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının yerleşim yerinin Ümraniye/İstanbul, sözleşmenin ifa yerinin Edirne olduğu halde davacı tarafça davacının ikametgahı  olan İzmir ilinde dava açıldığından mahkemece davalının süresinde yaptığı yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle haksız fiil nedeniyle yetkili mahkemeyi belirleyen HMK 16. Maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, ayrıca davacı tarafça istinaf dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında yapıldığı belirtilen 20.01.2023 tarihli sözleşmenin ise davaya konu uyuşmazlığın meydana geldiği 27.04.2022 tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmakla sözleşmedeki yetki şartının somut olayda uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.03.2023 tarih ve 2022/925 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcı peşin olarak karşılandığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e650a960787350d","SID":"1c4eb2bcb912966f"}}