{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2067 Esas<br>KARAR NO: 2023/1558<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/02/2020<br>NUMARASI: 2016/797 E. - 2020/98 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından  müvekkili aleyhine İst.Anad. ...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, İst.Anad. 2.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyası ile görülen davada müvekkilinin hazır edilmemesi gerekçesi ile reddedild6iğinden işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, söz konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin müvekkiline 13.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve 30.12.2015 keşide tarihli 32.000,00 TL çekin dayanak olarak gösterildiğini, icra takibine dayanak teşkil eden ... bank Unkapanı Şubesine ait ... seri nolu 32.000,00 TL turarlı 30.12.2015 keşide tarihli çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ile İst.Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine devam eden takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibine konu edilen çek ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu açık olduğundan İİK mad.72/5 hükmü uyarınca müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı-borçlunun ilk önce İstanbul Anadolu 2.icra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/422 Es. sayılı dosyası ile  çek üzerindeki imzaya (cirosuna) itiraz ettiğini, aynı mahkemenin 2016/502 karar sayılı gerekçeli kararı ile işbu davayı reddettiğini söz konusu kararın kesinleştiğini, Davacının dava dilekçesinde sayın mahkemeye sunduğu dava konusu ile alakası olmayan Yargıtay içtihatlarına hiç girmeyerek, açılan işbu menfi tespit davasının usuli açıdan reddinin gerektiğinin hukuken açık olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde imzaya itirazı dışında bir defi ileri sürmediğini, Söz konusu çekteki imzaya dair de kesinleşmiş bir mahkeme kararının mevcut olduğunu, Bu nedenle işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın çekin keşidecisi değil, cirantası olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine ve davacının en az %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle İcra İflas Kanunu 72. Madde kapsamında davacının  icra takibine konu Çek'den dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik Menfi Tespit talebine  ilişkin olup, Celp edilen İst. And. ...İcra Müdürlüğü'nün ... Es. sayılı dosyasının incelenemesinde; davalı tarafından 32.000,00 TL Çek ile 3.200,00 TL karşılıksız çek tazminatı, 96,00 TL komisyon ve 690,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.986,41 TL'nin davacı ile ... İşlt.San.ve Tic.Ltd.Şti. Aleyhine Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı hakkında haciz tatbik edildiği anlaşılmıştır. İst. Anadolu  2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/422 Es. Sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, tetkikinde; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine İst.Anad...İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına dayanak 32.000,00 TL tutarlı Çekteki imzaya itiraz ile ilgili davanın 15.04.2016 tarihinde açıldığı, mahkemenin 2016/502 karar sayılı 07.06.2016 tarihli kararı ile davanın İİK'nun 68/A maddesi gereğince reddine karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının imza örnekleri toplanarak dosya imza incelemesi için Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor alınmıştır. Alınan Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporunda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çek arka yüzde \"...\" kaşe izi üzerinde atılı 1. ciranta imzası ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği  alınan bilirkişi raporuna göre imzanın davacıya ait olmaması nedeni ile  davanın kabulü ile Davacının davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 32.000 TL 30/12/2015 keşide tarihli çekten dolayı başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 32.000 TL 30/12/2015 keşide tarihli çekten dolayı başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklının senedi icra takibine koymakta kötü niyetli olduğundan davanın kabulü yanında kötü niyet tazminatı taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, konu icra takibi bakımından alacaklı şirketin takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, mahkemece yapılan incelemede de müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, mahkemenin inceleme neticesinde taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin olduğuna müvekkilin karşı taraftan alacaklı olduğuna karar verdiğini, daha önce de  taraflar arasında alacak-borç ilişkisi olduğuna aynı şekilde müvekkilimizin alacaklı olduğuna dair İstanbul Anadolu 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/422 Esas sayılı dosyasından verilmiş ve kesinleşmiş olan bir mahkeme kararı bulunduğunu, müvekkilin ticari defter ve kayıtlarını getirdiğini ve kendi getirdikleri defter ve kayıtları incelendiğinde bilirkişi tarafından da taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin olduğunun ve müvekkilin karşı taraftan 34.942,57 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın gelmediğini ve ticari defter ve kayıt ibraz etmediğini, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkilin kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmış olduğunu, karşı tarafın yine inmzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, İstanbul Anadolu 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/422 Esas sayılı dosyasından karşı tarafın açmış olduğu davanın davacı tarafın hazır olmaması nedeniyle reddedildiğini, Büyükçekmece ... Noterliği'nden alınan imza örneğinin eksik inceleme yapıldığının kanıtı olduğunu, mahkemenin farklı ve çok çeşit belgelerin kıyaslanması suretiyle imza incelemesi yaptırması gerektiğini, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin huzurunda davacıdan aldığı imzanın gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacağı gibi ayrıca çeşitli mahkemelerin kararlarında da görüldüğü ve Adli Tıp Kurumu uzmanlarının da kabul ettiği üzere kişinin imzasının zamanla değişebildiğini, tek bir kurumdan imza örneği getirtilerek bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yapılmasının yeterli olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konuusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından dava dilekçesi ile İstanbul Anadolu ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasında takibe konulan 32.000,00 TL tutarlı 30.12.2015 keşide tarihli çekteki imzanın müvekkile ait olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ... Ltd Şti ve ... aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu çekte davacının lehtar olduğu, davalı alacaklının kendisinden sonra ciranta olduğu, çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının bildirildiği. takip konusu çekin 6102 sayılı TTK 780. maddesine göre yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu başkanlığına ait raporda takip konusu çekteki imzanın davacı ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibas tespit edilemediği hususları belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.  Davalı tarafından istinafında Tapudan, Bankadan, Vergi Dairesinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan imza örneklerinin istenerek buralardan gelecek evrak çeşitliliği sağlanacak tarzda imza incelemesi yapılması gerektiğini, sadece tek bir kurumdan alınan imza örneği getirtilerek bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesinin yeterli olmadığını ileri sürmüş olup, Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan raporda ağırlıklı olarak fotokopi üzerinde inceleme yapıldığı, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle çek keşide tarihinden önce ve sonraya ait davacının imzasının bulunduğu belge asılları getirtilerek yeniden bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,  dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, Davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2020 tarih, 2016/797 E. 2020/98 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf5aa7badcd62185","SID":"c0cf99e6e5987fa5"}}