{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1326 <br>KARAR NO\t: 2023/1290<br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/...  ESAS 2023/...  KARAR<br>DAVACI\t: ...   <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...\t <br>\t  Av. ...\t <br>\t  Av. ...\t<br>DAVALI\t: ...  -...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 21/12/2023<br>YAZIM TARİHİ                   : 21/12/2023<br><br>... 1.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2023/...   esas  2023/...   karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                    :<br>Davacı vekili, ... Mahallesi muhtarlığı tarafından tarımsal faaliyetlerde kullanılması amacıyla 2006 yılında karşılıklı yapılan anlaşmaya dayalı, davalının mülkiyetinde bulunan tarlasında su havuzu kurulduğunu, 2015 yılında ise ... kurulduğunu,  su havuzunun davalının mülkiyetinde bulunan tarlasında kurulmuş olmasının karşılığında, davalıya abonelik sağlandığını ve yapılan protokol ile abonelik şartları da oluşturulduğunu, davalı ile yapılan anlaşma neticesinde su havuzunun bulunduğu yeri bağışlamış olan davalının bunun karşılığında su havuzundan faydalanmak amacıyla su hakkı aldığını, almış olduğu su hakkı neticesinde kullanacağı su borusuna su sayacı takacağını, sulama ücretini zamanında ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının seri numaraları ... , ... , ...  ve ...  olan ikisi ... mevkiinde ve ikisi de ... mevkiinde bulunan 4 adet su saatini kullandığını, ancak davalının 2021 yılına ait 10. ay faturasını ödemediğini, davalıya borcunu ödemesi için ihtarnameler gönderildiğini, ancak herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi borcunu ödemeyeceğini de açıkça ifade ettiğini, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca, ödeme emrine, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun sonucunda da söz konusu icra takibinin durduğunu, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazlarının iptaline, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere davacı müvekkil lehine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                                                             :<br>Davalı vekili, Kooperatif aidat borcundan kaynaklı açılan işbu itirazın iptali davasının zorunlu arabuluculağa tabi olduğunu ancak arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davalının ... İli,... İlçesi, ... Mahallesinde ikamet ettiğini, burada maliki olduğu tarlalarının sulaması için S.S.... ... sulama kooperatifine üye olduğunu, davalının sulama borçlarını yıllarca düzenli ödediğini,  ancak 2 sene evvel davalının oğlu ile mevcut  kooperatif başkanının kardeşi ile aralarındaki husumetin yargılaması sonucu verilen  ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararının ardından kooperatif yetkilileri davalıya borcunu bildirmemeye başladığını,  davacı vekili tarafından davalıya toplamda 2020 yılının 10.ayı ile 2021 yılının 5.ayında ihtarname özelliğinden yoksun konusu elektrik borcu olan 2 adet belge tebliği edildiğini, toplam tüketim miktarı, birim fiyatı gibi ayrıntılarının olmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen 2021 yılının 10.ayına ilişkin su bedelinin ödenmesi konulu hukuken geçerli bir ihtarname gönderilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile;  \"  davanın ticari nitelikteki itirazın iptali davası olduğu, ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğu   arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan değildir. Dava tarihi itibariyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafça arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine \" şeklinde karar verilmiştir.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t    :<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; gerekçeli kararda dava şartı arabuluculuğun sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği görevsizlik kararı sonrasında Ticaret Mahkemesince ön inceleme aşamasına geçilmeden evvel dava şartı arabuluculuk sürecinin yerine getirilebileceği Yargıtay'ın içtihatlarında olduğunu, ilk derece mahkemesinin kısa kararında ve gerekçeli kararının hüküm fıkrasında HMK'nun 114/c ve 115/2. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine şeklinde olduğunu, yer verilen HMK m.114/c yasa maddesi görev konusuna ilişkin olduğunu, gerekçeli kararda görev yönünden bir tartışmaya girilmediğini bu yönde bir gerekçeye de yer verilmediğini, hüküm fıkrası ve gerekçe arasında çelişki olduğunu  belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, Kooperatif aidat borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>          Davanın açıldığı, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2022/...  Esas, 2022/...  Karar sayılı dosyada, davanın Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve mahkemece, davanın zorunlu arabulucuya tabi olduğu ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle usulden reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. <br>01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlığı ile; \"Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise;  \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabulculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı olup olmadığına ilişkidir.<br>Davanın, ticari nitelikte ve  dava tarihi itibariyle  zorunlu arabulucuya tabi dava  olduğu sabit olup, davacı tarafından her ne kadar, görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulmuş ise de, Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın, görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın devamı niteliğinde olduğu, davacı tarafından, dava tarihi olan 24/01/2022 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmadığı, mahkemece verilen, davanın usulden reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t:<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ... 1.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2023/...   esas  2023/...   karar Kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf karar harcının peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADĞIINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı vekilince yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br><br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.  21/12/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>   <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9904f52460011848","SID":"15bfab2071713a6c"}}