{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1412 Esas<br>KARAR NO: 2023/1319<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/03/2021<br>NUMARASI:2017/607 Esas, 2021/242 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil<br>KARAR TARİHİ:30/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava hukuki niteliği itibariyle kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Davacı ... tarafından davalılar ... San ve Tic A.Ş aleyhine Beykoz 2 Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar arasında 15.04.2008 tarihinde yapılan ve İstanbul Beykoz, Dereseki, ... Çiftliginde kain, tapunun ... pafta,... parsel sayılı taşınmazın mutlak butlanla batıl ve muvazaalı satışının iptali ve eski malik ... Yapı Kooperatifi adına tescili talebine ilişkin dava açıldığı anlaşılmıştır. Müdahil ... vekili müvekkili adına asli müdahale talebinde bulunmuş, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu ve davaya konu satışın mutlak butlanla batıl ve muvaaaza ile geçersiz olduğunu iddia ederek dava konusu ... nolu parselin davalı ... A.Ş. Adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı kooperatif adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, müdahale harcını yatırmış ve mahkemecede asli müdahale talebi kabul edilmiştir.Beykoz 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 14.11.2011 tarihli 2009/263 Es. 2011/342 K. Sayılı ilamla davanın ticari dava olduğu gerekçesi ile davalı ... İnşaat A.Ş. Vekilinin iş bölümü itirazının kabulüne karar verilmiş ve davacının 23.1.2012 tarihli gönderme dilekçesi üzerine dosya İş bölümü  nedeniyle Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece 26.6.2012 tarihinde 2012/480 Es. 2012/683 K. Sayılı karar ile iş bölümü itirazının taraf vekillerinin yüzlerine karşı 14.11.2011 tarihinde verildiği, gönderme dilekçesinin ise HMK'nın 20/1 maddesinde yazılı 2 haftalık süre geçtikten sonra 23.1.2012 tarihinde verildiği iş bölümü itirazlarının kabulüne ilişkin kararın temyize tabi olmadığından sürenin tevhimle başladığı gerekçesi ile davanın HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, mahkememizin işbu kararının davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz etmesi sonucu Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 8.2.2013 tarihli 2012/6811 Es. 2013/669 K. Sayılı ilamı ile ; \"...Kararı asli müdahil vekili ve davacı temyiz etmiştir. 1-Asli müdahil vekilinin temyiz istemi yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle müdahil ...'ın iş bölümü itirazının kabulüne ilişkin karardan sonra tahrik dilekçesi vermemiş olmasına göre, müdahil ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacının temyiz istemi yönünden; ...Beykoz 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin işbölümünün kabulüne ilişkin kararın davacıya 12.1.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının 23.1.2012 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesindeki yasal başvuru süresi içinde tahrik dilekçesi verdiği anlaşıldığından mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tevhim tarihi esas alınarak sürenin geçirildiği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır\" gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek dosya Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin usul ve yasaya uygun 2012/6811 Es. 2013/669 K. Sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş ve yapılan yargılama sonunda 2013/669 E. 2014/179 K. Sayılı karar ile davacı ... tarafından açılan davanın harcın tamamlanmaması sebebiyle işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süresi içinde eksik harcın tamamlanmaması suretiyle yenilenmemesinden ötürü Harçlar Kanununun 30 ve HMK'nın 150/5.maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına, müdahil ... tarafından açılan davanın tefrik edilerek yeni bir esasa kayıt edilmesine karar verilmiş dosya İstanbul Anadolu 6 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/292 Esasına kayıt edilmiştir. Mahkemedeki işbu davaya müdahil ... tarafından açılan Tapu İptal ve Tescil davası olarak devam olunmuş, yapılan yargılama sırasında ... tarafından davalılar ... ile ... Yapı Kooperatifi tarafından İst.Anadolu 2.ATM'de 2015/84 Es. Sayılı davanın 24/03/2015 tarihinde 2015/240 K. Sayılı kararla İstanbul Anadolu 6.Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirildiği görülmüş, davacı ...'ın 15/04/2008 tarihinde ... nolu parselin davalı ...'na 3.386.000 TL bedel ile satıldığını, satışın mutlak butlanla batıl ve muvaazalı olduğunu belirterek iptali ile eski malik ...Yapı Kooperatifi adına tescilini talep ve dava ettiği görülmüştür.  Mahkemedeki  asıl dava asli müdahil ... tarafından davalılar ... İnşaat A.Ş. Ve ... Yapı Kooperatifi aleyhine açılmış ... nolu parsele ilişkin tapu iptal ve tescil davası olup, iş bu  mahkeme dosyası ile birleştirilen İst.Anadolu 2.ATM'nin 2015/84 Es. 2015/240 K. Sayılı davanın konusu ise davalı kooperatif tarafından diğer davalı ...'na satışı yapılan 356 parsel sayılı taşınmaza ilişkindir. Mahkemece  yapılan  yargılama sonucunda 2014/292 E-2015/1016 K sayılı 02.12.2015 tarihli kararı ile\"  gerek mahkememizdeki işbu asıl davanın açıldığı tarihte, gerekse İst.anadolu 2.ATM'nin mahkememiz dosyası ile birleştirilen 2015/84 Es. 2014/240 K. Sayılı davasının açıldığı davalı kooperatifin merkezinin bulunduğu yerin ... Sk. No:... Cağaloğlu/İstanbul olduğu dava dilekçeleri ile davalı kooperatifin Ticaret Sicilindeki kayıtları ile sabit olduğundan diğer davalılar ile davalı kooperatif arasında da davanın hukuki niteliği itibariyle zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan işbu tapu iptal ve tescil davalarında yetkili mahkemenin davalı kooperatifin merkezinin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan ve HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olduğundan ve dava şartları HMK'nın 115/1-2.madesi gereğince davanın her aşamasında resen dikkate alınacağından mahkememizin yetkisizliğine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde HMK'nın 20.maddesi gereğince dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. \" gerekçesi ile Gerek asıl dava gerekse de mahkememiz dosyası ile birleştirilen   İst.Anadolu 2 ATM nin 2015/84 esas 2015/40 karar sayılı dosyaları yönünden HMK 14, 114-1ç, 115/2 md leri uyarınca mahkememizin davada yetkisizliği nedeniyle  davanın usulden reddine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde HMK 20 md gereğince dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın 09.06.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/764 E. Sayılı esasına kaydının yapıldığı ve Mahkemece 2016/764 E- 2016/847 K sayılı kararı 24.11.2016 tarihli kararı ile \"Asıl ve birleşen davada, davalı kooperatif yasal hasım olup, davalar taşınmazı satın alan ve hiçbir şekilde kooperatif üyesi olmayan ... SAN. VE TİC. A.Ş. ne karşı tapu iptal ve tescil talebi ile açılmıştır. Kaldı ki  davalı kooperatifin faaliyet adresinin yetkisizlik kararının verildiği tarihte ve halen ... Mah. ... Cad. Y... No:... K:... D:... Kadıköy-İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. O halde işbu davada HMK nun 12(1) maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralı uygulanacağından, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizlik kararına dayanak ettiği HMK. Nun 14(2) maddesinin ve karar gerekçesinde bildirdiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.11.2015 tarihli ilamının somut olayda uygulanması olanaklı bulunmadığından, HMK'nın 114/(1)-ç maddesi gereğince kesin yetki kuralı gözönüne alınarak mahkememizin işbu davayı görmeye  yetkisizliğine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.\" gerekçesi ile Asıl ve birleşen dava yönünden hmk 12 , 114/(1)-ç  ve  115(2) maddeleri uyarınca mahkememizin davada yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebi olmaması halinde, dosyanın Mahkemece resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına , karar kesinleştiğinde ve talep halinde olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi açısından dosyanın Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın 11.04.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine İstanbul Anadolu 6 Ticaret mahkemesi ile İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay 20.Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 2017/6578 E-2017/4697 K sayılı 29.05.2017 tarihli kararı ile dosya kapsamından kooperatifin merkezinin \"... Sok No:... Cağaloğlu İstanbul\" olduğu gerekçesi ile uyuşmazlığın İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda  2017/607 E. 2021/242 K sayılı 18/03/2021 tarihli  kararı ile  asıl ve birleşen davanın reddine karar verilerek dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. 6723 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun geçici 3. Maddesinin 2. fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez. Böylece Bölge Adliye Mahkemelerinin  faaliyete geçmesinden önce, aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından kanun yolu incelemesi yapılacak, bu dosya ve işler  Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilmeyecektir. 5521 sayılı Yasanın geçici 1. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında yapılan temyiz başvuruları, kesinleşinceye kadar Yargıtay tarafından sonuçlandırılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31/3/2011 Tarih ve 6217 sayılı yasanın 30.maddesi ile eklenen Geçici 3.maddenin 2.fıkrası ile \"Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmü getirilmiş olup 01/07/2016 Tarih ve 6723 sayılı yasanın 34 maddesi ile de \"Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.\" şeklinde ayın fıkraya ek cümle eklenmiştir. Buna göre 20.07.2016 tarihinden önce verilmiş olan ilk derece mahkemeleri kararlarının Yargıtay tarafından bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılarak verilecek kararlar hakkında istinaf yoluna başvurulamayacağı (temyiz yoluna başvurulabileceğini) bu ek cümle eklenmek suretiyle açıkça hüküm altına almıştır. Yukarıda yapılan açıklama ve mevzuat doğrultusunda eldeki davada,  mahkemece verilen hükmün de yukarıdaki düzenlemeler gereğince kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın temyiz incelemesi için ilgili Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/607  Esas 2021/242 Karar ve 18/03/2021 tarihli  kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı, HMK'nın 373/4.maddesi gereğince karara karşı tarafların temyiz yoluna başvurabilecekleri gerekçesiyle dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 6100 sayılı HMK'nın 352/1. Maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/11/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76d7862cd720a48b","SID":"bb28485d3722c20f"}}