{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2116 <br>KARAR NO: 2023/1972<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2019<br>NUMARASI: 2015/706 E. -  2019/1237 K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında üç ayrı acentelik sözleşmesi bulunduğunu, ... acenteliğinin 11.09.2013 tarihinde, Merter acenteliğinin 16.09.2013 tarihinde sonlandırıldığını, Keresteciler acenteliğinin de 16.07.2014 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, sözleşmelerin devamı süresince davalı şirkete  tarafından hak edişlerinden ''kiralık araç bedeli, kargo ölçülerinin eksik olduğu gerekçesiyle ceza, hatalı faturaların aynı gün düzeltilmediği gerekçesiyle kesinti,  irsaliyeli fatura olmaması sebebiyle müşterilere kesilen ceza, müşteri fatura bedellerinin süresinde ödenmediği gerekçesiyle temerrüte düşürülmeden kesilen vade farkı ve faiz kesintisi, sözleşmenin 23.maddesi kapsamında kesinti, yetersiz ambalaj kesintisi sebebiyle hasar tazmin bedeli, Merter acentesi müşterisi ... şirketi faturasının geç tahsil edildiği gerekçesiyle 1.024,88 TL ceza kesintisi, 2009 yılı Merter ve Terazidere şubesinde, 2013 yılı merter şubesinde personel giderleri kesintisi,  doğmamış kıdem ve yıllık izin ücreti kesintisi'' adları altında hak edişlerden davalı yanca kesintiler yapıldığını, davalının,  davacının Litros şubesi yetki alanında kalan dava dışı  ... Ltd. Şti.ile Güngören şubesi adına sözleşme yapıp  kargo alınmasına izin verilmesi sebebiyle davacı şirketin zarara uğratıldığını, yine davacının Litros acenteliği yetki alanında  bulunan Senk ... Ltd. Şti.'nin ürünlerinin davalının araçları ile alınarak  Bakırköy Aktarma Müdürlüğüne davalının acente olmayan diğer şubeleri kanalıyla taşındığını, bu şekilde davalının alan ihlali yaptığını ve TTK'nın 113.maddesinin ihlal edilerek davacının zarara uğratıldığını, sözleşmenin 45.maddesi gereği bu zararında tazmini gerektiğini, üç ayrı acentelik bölgesinde müvekkilinin kazandırdığı müşteriler nedeniyle davalının cirosunun yükseldiğini, bu sebeple davalının denkleştirme tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin adres değişiklik giderleri,  personel tazminat giderleri, araç giydirme bedelleri, araç takip sistemi takılması sökülmesi masrafları şeklinde zararları olduğunu, Litros acenteliği için 36 aylık yatırım katkı bedeli kesilmesi gerekirken 37 ay kesinti yapılarak fazladan kesinti yapıldığını,  davalının isim hakkı ve yatırım katkı bedelleri yönünden haksız fesih nedeniyle sebepsiz  zenginleştiğini,  müvekkilinin hak edişine eklenen kira bedelleri işe ödettirilen kira bedelleri farklı olduğundan davacının zarara uğratıldığını ileri sürerek, kiralık araç bedeli, her türlü ceza vs ne ad altında olursa olsun hak edişten yapılan haksız kesintiler, temerrüde düşürmeksizin faiz ve vade farkı adı altında yapılan haksız kesintiler, acentelik sözleşmesinin 23.maddesi gerekçe gösterilerek hak edişlerden haksız ve gerçeğe aykırı yapılan kesintiler, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla yapılan her türlü kesintiler ile haksız olarak kesilen her türlü hasar tazmin bedellerine karşılık şimdilik 1.000,00-TL ... şirketi faturasının geç tahsil edilmesi gerekçe gösterilerek ceza adı altında ve temerrüde düşürülmeden yine hakedişten haksız surette kesilen 1.024,88-TL + KDV'nin,2013 yılında Merter şubesinden personel ücreti, asgari geçim indirimi ve SGK prim ile yemek giderlerine karşılık yapılan haksız kesintiye karşılık davacı şirketin gerçek zararı tespit edildiği anda arttırılmak üzere 500,00-TL'nin kesinti tarihinden Litros şubesi sözleşmesi sonlandırıldığında bir yılı dolmadığı için kıdem ve izin ücreti alma hakkı doğmamış personel için kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti adı altında ... adlı personel için, 2.027,00-TL ... için 214,67-TL, ... için, 316,21-TL ve ... için 351,02-TL olarak yapılan haksız kesintinin kesinti tarihinden, davacı şirketin Litros Şubesi yetki ve faaliyet alaında kalan alandan Güngören acentesi adına sözleşme yapmak ve bu müşteriden kargo almasına izin vererek yapılan alan ihlali nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarara karşılık gerçek zarar miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00 TL maddi zararın  dava tarihinden, talep edilebilecek tazminat miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL  denkleştirme tazminatının dava tarihinden acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle davacı şirket tarafından yapılmak zorunda kalınan adres değişikliği giderleri, gerek davalı şirket tarafından hak edişten kesilen ve gerekse davacı şirket tarafından bizzat personeline ödenmek zorunda kalınan personel kıdem ve ihbar tazminatlarına karşılık gerçek zarar miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL maddi zararın kesinti ve ödeme tarihlerinden davacı şirketin ait ticari araçların kargo işinde kullanılmak üzere araç giydirme bedelleri, araç takip sistemleri bedeli ve bunların sökülmesi masrafları nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarara karşılık miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 250,00-TL maddi zararın fesih tarihinden, davacı şirket hak edişine eklenen kira bedeliyle davacı şirkete ödettirilen kira stopajına esas kira bedelleri farklı olduğundan oluşan şirket zararına ve buna karşılık davalı şirkette meydana gelen sebepsiz zenginleşmeye karşılık gerçek zarar miktarı belirlendiği arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL'nin her kira dönemi için sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarihten itibaren, isim hakkı ve yatırım katkı bedelleri eksiksiz ve  Litros şubesi bakımından fazla ödenmekle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği bedele karşılık gerçek zarar miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL tazminatın ödeme tarihlerinden, fesih nedeniyle oluşan kar mahrumiyetine karşılık gerçek zarar miktarı belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmeleri gereği müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları kesin delil niteliğini haiz olduğunu, davacının Litros (Terazidere) ve Merter şubesi acentelik sözleşmelerin  davacının kendi isteği ile sonlandırıldığını, Keresteciler şubesinin sözleşmesinin ise davacı yetkilisinin, dava dışı Tozkoparan şubesi nezdinde müvekkilince yapılan denetimlerde olay çıkartıp denetimi engellemesi ve müvekkilinin denetim personellerini darp etmesi sebebiyle haklı olarak feshedildiğini,  davacının her bir acenteliğinin tüm hak edişlerinin sözleşme hükümlerine uygun olarak zamanında ödendiğini, cari hesapta yapılan kesintilerin ise davacının yapması gerekirken yapmadığı ödemeler olduğundan  acentelik sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, kira farkı ve isim hakkı ve yatırım katkı payı fazla ödemesi iddiaları da tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, personel aylık ve sair ücretlerinin davacının ödemesi gerekirken ödememesi sebebiyle davacı adına ödenip sözleşmeler gereği hak edişinden kesildiğini, davacının müvekkiline portföy sunmayıp davalı müvekkilinin davacıya portföy sunduğunu, denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığını, zira sözleşmenin birinin haklı nedenle  feshedildiğini, diğer ikisinin de davacı tarafından sonlandırıldığını,  kaldı ki sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı tazminat talebinin TBK'nın 82.maddesi gereği zamanaşımına uğradığını, kar kaybının ancak ve  ancak haksız fesih halinde talep edilebilecek bir tazminat olup kusurlu tarafça hiçbir şekilde talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ile davalı yandan maddi tazminat, alacak ve denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafın; taraflar arasında 21.12.2005 tarihinde imzalanan üç ayrı sözleşme gereği davalı kargo şirketi adına Terazidere Acentesi, Merter Acentesi ve Keresteciler Acentesi aracılığıyla acentelik hizmeti yürüttüğü, davacı yanca; taraflar arasında akdedilen Terazidere Acentelik Sözleşmesi'nin 11.09.2013, Merter Acentelik Sözleşmesi'nin 16.09.2013 tarihinde sonlandırıldığı; ancak Keresteciler Acentelik Sözleşmesi'nin ise; 16.07.2014 tarihinde davalı yanca haksız olarak feshedildiğinin iddia edildiği, davalı yanca sözleşmeler süresince \"kiralık araç bedeli\" adı altında davacı hak edişlerinden haksız kesintiler yapıldığı, tek taraflı tutanaklarla \"kargo ölçüleri\" gerekçe gösterilerek cezalar kesildiği, faturalardan kaynaklı kesintiler yapıldığı, kaybolan irsaliye ve irsaliyeli faturalar nedeniyle haksız kesintiler ve davacının ödemek durumunda kaldığı cezalardan yansıtmalar yapıldığı, müşteri ödemelerinde gecikmeler gerekçe gösterilerek haksız kesintiler yapıldığı ve iade faturalarının da düzenlenmediği, ticari emtiaların taşımasında \"hasar tazmin bedeli\" adı altında haksız kesintiler yapıldığı, teslim evrakı olmadan hasar tazmin bedelinde kesintiler yapıldığı, dava dışı müşteri ... firmasının geç ödemesinden kaynaklı 1.024,88-TL'nin davacı hak edişinden kesildiği, çalışanlar için izin parası ve kıdem tazminatları gerekçe gösterilerek kesintiler yapıldığı, davacı yana acentelik bölge ihlalleri nedeniyle zarar verildiği, haksız fesih tarihinde araç takip sistemi sökümü, araç giydirme bedelleri, personel tazminatları ve adres değiştirme masrafları yapıldığı, \"isim hakkı ve yatırım katkı bedeli\" adı altında peşinen ve nakten EURO ödemeler yapıldığı ve bu ödemelerin aynen iadesi gerektiği, kira sözleşmesi ve sözleşme bedellerinde farklılıklardan dolayı da davacının zarara uğratıldığı, anlaşmalı-anlaşmasız müşteri ihtilafları sebebi ile haksız kesintiler yapıldığı ileri sürülerek; kesintiler ve kiralık araç bedelleri için şimdilik 1.000,00-TL,  dava dışı müşteri ... firması için kesilen ceza bedeli olan 1.024,88-TL'nin iadesi, 2013 yılında personel ödemeleri ve SGK kaynaklı kesintiler için şimdilik 500,00-TL, Terazidere şubesi çalışanları kaynaklı tazminat gerekçesi ile yapılan haksız kesintilerin iadesi için 2.027,00-TL +  214,67-TL + 316,21-TL + 351,02-TL'nin iadesi, dava dışı müşteri ... firmasına yönelik alan ihlali kaynaklı şimdilik 500,00-TL, müşteri ... firması kaynaklı alan ihlali gerçekçesi ile şimdilik 500,00-TL, cironun ortalama 6-7 kat artırılmış olduğundan her üç sözleşme için denkleştirme tazminatı olarak şimdilik 500,00-TL, haksız sözleşme feshi kaynaklı ödenmek durumunda kalınan işçilik ödemeleri için şimdilik 500,00-TL, ticari araçların kargo işinde kullanımının sonlanması kaynaklı şimdilik 250,00-TL, kira sözleşmeleri ve stopaj ödemeleri farkı kaynaklı şimdilik 500,00-TL, isim hakkı kullanımı ve yatırım katkı bedelleri ödemesi kaynaklı; özellikle Terazidere Şubesi için bir taksit fazla ödeme de gözetilerek şimdilik 500,00-TL, feshin derhal gerçekleştirilmesi kaynaklı kar yoksunluğu zararları için şimdilik 500,00-TL tazminat talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde; Terazidere ve Merter acenteliklerinin davacı yanca tek taraflı olarak feshedildiği, davalı yanca devri alınarak şube şeklinde yapılandırıldığı ve 11.09.2013 ve 16.09.2013 tarihlerinde devrin gerçekleştiği, Keresteciler acenteliğinin feshi sürecinin ise; davacının yaptığı sözleşmeye aykırı, güven ilişkisini bozan, denetimi engelleyen ve denetçilerin darp edilmesi sebebiyle akdi ilişkinin çekilmez hale geldiğinden bahisle 08.07.2014 tarihinde sözleşme ve acentelik ilişkisinin 09.07.2014 tarihli noter ihtarı ile feshedildiği, feshin haklı olduğu, davacının, taraflar arasında sürdürülen cari hesap ilişkisi içinde hak edişlerin tam ve zamanında ödendiği, kesintilerin yapıldıktan sonra hesaplara itiraz edilmediği, tamamen sözleşme hükümlerine uygun hareket edildiği, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği, davalının esasen taşıma hizmeti verdiği, davacının acentelik komisyonu değil, hizmet bedellerini aldığından portföy tazminatı talep edemeyeceği, davacının Terazidere ve Merter acentesi sözleşme fesihlerinin kendi tasarrufu olduğu, bundan dolayı talepte bulunamayacağı, Keresteciler sözleşme fesih bakımından ise; davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinin gözetilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.Davacı ile davalı arasında acentelik sözleşme ilişkisi ve davacının üç farklı bölge için davalı acentesi sıfatı ile taşıma işlerini yürüttüğü konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın; her üç sözleşme açısından fesih süreci, feshin kim tarafından ve haklı sebeple gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davalı yandan tazminat talep hakkının bulunup bulunmadığı ve bulunabilir ise içeriği ile miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan kök ve ek bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere; Davacı yanın imzasını içeren ve davalıya hitaben yazılan 05.09.2013 tarihli dilekçesinde; 25.12.2005 tarihli sözleşmelere konu Merter acenteliği ve Litros-Terazidere acenteliğini geri devir etmek istediği ve Keresteciler acenteliğinin ise; devam edilmesini talep ettiği belirlenmiştir. Bu sebeple; Terazidere acentelik sözleşmesinin 11.09.2013, Merter acentelik sözleşmesinin 16.09.2013 tarihleri itibariyle sona erdiği hususu her iki tarafın da kabulünde olduğu; bu bağlamda 05.09.2013 tarihinden itibaren makul süre içinde davalının acentelikleri devir aldığı anlaşılmıştır. Davacının toplam üç ayrı sözleşme ile yürüttüğü üç farklı bölgedeki acentelik ticari ilişkisi kapsamında; Merter ve Terazidere şubelerine ilişkin acentelik ilişkisinin; davacının kendi talebi ile ayrılması nedeniyle sözleşmelerin uzlaşma ile sona erdiği anlaşılmıştır. Davalı taraf, Keresteciler acentelik sözleşmesini ise; 09.07.2014 tarihinde ... yevmiye sayılı Bakırköy .... Noterliği'nin ihtarı ile davalının Tozkoparan acentesi denetimine davacı şirket temsilcisi tarafından engel olunması nedeniyle feshedildiği ve şube devir teslim işlemlerinin derhal yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Somut olayda; Davacı taraf; davalı lehine oluşturulan müşteri çevresinden faydalanmaya devam eden davalıdan sözleşmenin sona ermesi ile denkleştirme tazminatı talep etmektedir. Sözleşme devam ettiği sürece; hem davalı işletme, hem de davacı bu müşteri çevresinden ekonomik menfaat sağlamaktadır. Ancak sözleşmenin bitmesi ile davacının oluşturduğu müşteri çevresi davalıya kalacaktır. Başka bir ifadeyle; davalı işletme kazanç sağlamaya devam edecektir. Portföy tazminatı; davacının sözleşmenin sona ermesi ile uğrayacağı kayıp ile davalı işletmenin müşteri çevresinden sağlayacağı kazancı dengelemek için işletmeye ödenen bir tazminattır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde; “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir. Yine aynı maddenin 3. fıkrasında; \".. Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.\" hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 109. Maddesi ise; \"(1) Acente, sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde, müvekkilinin işlerini görmekle ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür...\" şeklinde düzenlenmiştir. Dinlenen davalı tanıklarının beyanlarında; Bakırköy 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/166 Esas sayılı dosyasına konu olan, dava dışı Tozkoparan Acentesinin davalı kargo şirketi dışında başka kargo firmasına yük teslimi iddiasına ilişkin denetim için görevlendirilen çalışanların davacı şirket temsilcisi ... tarafından denetim yapılmasını engeller nitelikte fiili müdahalede bulunduğu ve kameraların sökülmeye çalışıldığının beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda; davacı şirket temsilcisinin bu eylemlerinin TTK'nın 109. maddesi gereği olan yükümlülüklerine aykırı olduğu, davacının müvekkili konumunda olan davalı menfaatlerine aykırı bir şekilde rakip firmalara yük verildiği iddiası ile denetim görevini yerine getiren davalı şirket çalışanlarına müdahalede bulunduğu gözetildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından 09.07.2014 tarihinde feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça meydana gelen olayın davacı tarafa ait olmayan bir acentede meydana geldiği iddia edilmişse de; davacı tarafın da davalı şirketin acentesi olduğu, bu bağlamda TTK'nın 109. maddesi kapsamında davalı şirketin \"menfaatlerini korumakla\" yükümlü olduğu gibi dava dışı acentenin rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlali kapsamında yapılan denetime müdahalede bulunarak davalı şirket menfaatlerine aykırı davrandığı, yine taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 5. maddesinde de belirtildiği gibi; taraflar arasındaki ilişkinin güven ilişkisi olduğu nazara alındığında davacı şirket temsilcisinin eylemlerinin ilgili maddenin ihlali kapsamında değerlendirileceği ve güven sarsıcı nitelikte olduğu,  bu bağlamda davalı yanca sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığı belirlenmiştir. Açıklanan sebeplerle davacı tarafın TTK'nın 122/3. maddesi kapsamında denkleştirme tazminatı talep edemeyeceğinden bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere; Davacı taşıma acentesi taşıma işi ile iştigal ettiğinden bu işi yaparken ... acenteliği yetki belgesi almak suretiyle faaliyette bulunmak yükümlülüğünde olduğu, bu belge için yapılan masrafların, dağıtım ve toplamada kullanılacak taşıtların alınması, ofis kiralanması, müşteri artışı için gerekli olağan tanıtımlarının yapılmasının acentenin olağan ticari faaliyeti ve yetkisi kapsamında olduğu, olağanüstü masrafların ise; televizyon tanıtımları, olağan dışı promosyon ve sair faaliyetler olduğu, araç satın alma, sürücü veya dağıtım personeli çalıştırma, yeni istihdam gibi hususların iş hacminin gerektirdiği olağan giderlerden olduğundan bunların acentenin bağımsız kendi başına tacir ve tacir yardımcısı sıfatının gereği yaptığı maliyetler olduğu, belirlenen sebeplerle olağan nitelikte yapılan masrafların masrafları davalı yandan talep hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi ek protokolünün 9.2.a. bendi gereğince; taraflar arsındaki sözleşmenin davalı tarafça haklı feshi halinde acentenin; isim hakkı, araç ve malzeme bedeli olarak ödenen bedellerin iadesinin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Davacı yanca talep edilen kesinti tutarları ve kiralık araç bedellerine ilişkin talepleri açısından yapılan inceleme sonucunda; davacı yanın taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi içerisinde ve hesap devreleri sonucunda herhangi bir itirazının bulunmadığının belirlendiği, her ne kadar davacı yanca ihtirazi kayıt ileri sürüldüğü iddia edilmişse de; buna ilişkin yazılı bir delil veya belge ibraz edilemediği, yine dava dışı ... firmasına ilişkin ceza bedeli, 2013 yılına ilişkin personel ödemeleri ve SGK kaynaklı kesintiler yönünden davacının muvafakatinin bulunduğunun belirlendiği, ayrıca davacı yan her ne kadar Terazidere acentesi çalışanları için tazminat gerekçesi ile yapılan kesintilerin iadesini talep etmişse de; bu acente ile cari hesap ilişkisinin tarafların karşılıklı uzlaşısı ile sona erdiği anlaşıldığından talep koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı yanın alan ihlali kapsamındaki taleplerinin ise; dinlenen davacı tanık beyanı dışında yazılı bir delille ispatlanamadığı anlaşılmış, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca haklı nedenle feshedildiğinin tespit edildiği nazara alındığında kazanç kaybına ilişkin tazminat taleplerinin de reddi gerekmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacı yanın davasının reddine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itirazlarını karşılar rapor alınmadan hüküm kurulduğunu, raporda, ihtilafın özünün  yanlış değerlendirildiğini,  Litros ve Merter acenteleri için haksız fesih iddiaları olmadığını,  böyle bir talep varmış gibi değerlendirme yapıldığını,  haksız feshin Keresteciler Şubesine  münhasır olup, diğer şubeler bakımından haksız fesih iddiaları bulunmadığını, Keresteciler Şube sözleşmesi feshinin davalı şirket bakımından haklı nedene dayandığı değerlendirmesinde bilirkişileri maddi vakıayı yanlış değerledirdiğini, denetim yapılan acente şubesi, davacı şirketin işlettiği acente şubesi  olmadığını, ...'ün denetimi hiç bir surette engellemediğini, denetim bittikten saatler sonra olay yerine geldiğini, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu,   raporda yanlış değerlendirmeyle \"C-Sözleşmelerin sona ermesi\" kısmı 3.bendinde davacı şirkete ait Keresteciler acentelik sözleşmesinin davacı şirketin davalı ... şirketine ait kargoları ... kargoyla taşıdığı gerekçesine yer verildiğini, ancak  davalı tarafın böyle bir fesih gerekçesi veya savunması olmadığını, bilirkişi heyetinin defter inceleme gününde davacı şirkete ait 2013 -2014 yılı defterleri de ibraz edildiği halde sadece 2015 yılı defterlerini teslim almış geri kalanlara gerek olmadığını belirterek şirket temsilcisine iade ettiğini, hükme esas alınan 17/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2013-2014 defterlerini ibraz etmediği yönündeki değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını, ilgili defterler defter incelemesine hazır edilmiş olmasına rağmen bilirkişiler tarafından incelenmesine gerek olmadığı ifade edilerek değerlendirme dışı bırakıldığını, rapordaki \"Uyuşmazlığın ticari defter ve kayıtlarıyla çözülebilir nitelikte olmadığı\" ve sadece muavin defterleri üzerinden yapılan değerlendirmenin de eksik ve hatalı olduğunun  açık olduğunu, rapordaki fatura düzenlenmesi ve hakediş ödenmesi konularındaki değerlendirmelerin baştan sona yanlış olduğunu, faturalar davacı acente tarafından düzenlendikten  1 ay sonra 3 taksit halinde ve 10 günlük periyotlarla ödeme yapıldığını, faturalar kesilmeden önce hakediş dosyaları şubeye geldiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından, davalı şirketçe yapılan tüm haksız kesinti ve cezalarla ilgili ... kargo şirketinde kalan suretlerine itiraz ve ihtirazi kayıtlar şerh düşülerek imza edildiğini, delil listemizde dayandığımız hakediş dosyalarının ... kargoda bulunan örnekleri celbedildiğinde bu durum açıklığa kavuşacağını, ancak taleplerine rağmen bu incelemenin yapılmadığını, hesap devreleri sonunda itiraz edilmediği değerlendirmesinin yanlış olduğunu,  zira her hesap dönemi sonunda davacı şirkete gönderilen hakediş dosyalarının üzerine davacı şirket temsilcisi tarafından  ihtirazı kayıtlar düşülerek imza atıldığını, ihtirazi kayıtları içeren hakediş dosyalarını dava dilekçesinde  deliller kısmında belirtilmesine  ve dosyaya getirilmesini mahkeme aracılığıyla talep etmelerine   rağmen davalı şirket tarafından bu dosyaların sunulmasından imtina edildiğini, bu ihtirazi kayıtlı hakediş dosyalarının davanın seyrini önemli ölçüde etkileyecek nitelikte kayıtlar olmasından ötürü, dosyaya getirilmeden hazırlanan rapor esas alınarak karar verilmesi eksik incelemeye sebep olduğunu, raporda tanık anlatımları değerlendirilirken sadece davalı tanık anlatımlarına değer verildiğini, davacı tanıkları ... tanıklığı hiç yokmuş gibi değerlendirme yapıldığını,  Litros/Terazidere şubesi için isim hakkı kullanımı ve yatırım katkı bedeli olarak sözleşme gereği 1 taksit fazladan ödeme alındığını, raporda bu talebin somut olaya uymadığı belirtildiğini,  gerekçeli kararda ise taraflar arasındaki sözleşmede isim hakkı, araç ve malzeme giderlerine dair ödenen bedellerin iadesinin istenemeyeceği yönünde hüküm bulunduğu ifade edildiğini, ancak; bu hususta müvekkil davacının yaptığı fazladan ödeme söz konusu olup hakediş dosyalarından bu durum açıkça anlaşıldığını, bu talebin feshin haklı olup olmadığıyla ya da sözleşme hükümleri ile ilgisi bulunmaksızın sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğunun açık olduğunu, dolayısıyla, bu hususta müvekkil davacı tarafından yapılan fazla ödeme dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi yargılamanın eksik incelemeyle sonuçlandırıldığını açıkça ortaya koyduğunu, ... firması için yapılan kesinti, 2013 personel ödemeleri ve SGK kaynaklı kesintiler için davacının muvafakatinin bulunduğu değerlendirmesinin  doğru olmadığını, davacının böyle bir muvafakati olmadığını, Terazidere şubesi çalışanları için davacı şirketten işçilik hakları adı altında yapılan kesintilerin davacı şirketten kesildiğini, ancak çalışanlara ödenmediğini, işçilere ödenmek üzere kesilen ancak ödenmeyen bu talepler bakımından başkaca haklı sebep aranmasının hatalı olduğunu, davalı tarafın çalışanlara ödemek üzere yaptığı bu kesintileri çalışanlara ödediğini ispat etmesi gerektiğini,  davalı şirketin alan ihlali nedeniyle talep konusu yaptıkları  alacaklar konusunda ticari defterle ispat değerlendirmesi, delil olarak davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına da dayandıkları  dikkate alındığında yasal dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında bahsi geçen şirketlere fatura edilen taşıma bedelleriyle bu durumun açıklığa kavuşturulabilecekken bu konuda davalı ticari defterlerinde bir kayıt bulunup bulunmadığı konusu araştırılmadan/incelenmeden yapılan değerledirmenin haksız ve yanlış olduğunu, denkleştirme tazminatı hesaplanmamasının bilirkişilik kurumuna aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki  iki acentelik sözleşmesinin son bulması bir acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan maddi zararın, kar kaybının denkleştirme tazminatının, hak edişlerden yapılan kesintilerin tespiti ve tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı; davalı taraf ile arasında bulunan üç bölgeye ait acentelik sözleşmelerinden Keresteciler  bölgesine ilişkin sözleşmenin haksız feshedildiğini, çeşitli adlar altında hak edişlerinden haksız kesintiler yapıldığını, davalının alan ihlali yaparak kendisini zarara uğrattığını, yine araç giydirme, cihaz sökme ve çıkarma  adres değişiklik gideri, personel giderleri nedeniyle zararı olduğunu, isim hakkı ve yatırım katkı payı olarak fazla kesinti yapıldığını, bu sebeplerle zarara uğradığını, davalıya portföy kazandırdığından denkleştirme tazminatı hak ettiğini ileri sürerek, haksız kesintilerin iadesine, zararlarını  tazminine, denkleştirme tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise, Keresteciler sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, diğer iki sözleşmenin de davacının isteği ile son bulduğunu, haksız kesinti yapılmadığını, yapılan kesintilerin de davacının sözleşme gereği ödemesi gereken ancak ödemediği bedellere ilişkin olduğunu,  bu sebeple sözleşmelere uygun olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunmuştur. Taraflar arasında 20.12.2005 tarihli ve üç ayrı acentelik sözleşmesi  bulunmakta olup bunlardan Litros (Terazidere) bölgesine ilişkin acentelik  sözleşmesinin 11.09.2013 tarihinde, Merter bölgesine ilişkin  acentelik  sözleşmesinin 16.09.2013 tarihinde davacı acentenin 05.09.2013 tarihli yazısı üzerine kendi isteği ile sonlandırıldığı, Keresteciler  bölgesine ilişkin 20.12.2005 tarihli sözleşmenin ise davalı tarafından 09.07.2014 tarihli ihtarname ile  feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmelerin bu şekilde son bulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık  Keresteciler bölgesine ilişkin sözleşmenin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği noktasındadır. Keresteciler  bölgesine ilişkin 20.12.2005 tarihli sözleşmenin davalı tarafından 09.07.2014 tarihli ihtarname feshedildiği görülmekte olup, ihtarnamede fesih sebebi olarak; Tozkoparan şubesinde ... kargo aracının topladığı kargoların ... kargo ile gönderildiği iddiasını araştırmak üzere bu şubeye davalının yaptığı denetimlerde, davacı yetkilisinin   davalının denetim elemanlarına engel olmaya çalıştığı, tartışmaya girdiği ve elemanları darp ettiği hususlarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalının, Tozkoparan şubesindeki başka kargo şirketi ile yüklerin taşındığı iddiasının araştırılması için bu şubenin davalı elemanlarınca denetlenmesi sırasında davacı şirket yetkilisi olan ...'nün bu şubeye geldiği, burada davalı elemanları ile tartıştığı, karşılıklı darp olayı yaşandığı, bu sebeple davacı yetkilisi hakkında da yaralama eyleminden dolayı  Bakırköy 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/166 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı anlaşılmıştır.  Her ne kadar mahkemece, bu olaylar nedeni ile feshin haklı olduğuna karar verilmiş ise de, mahkemece, Bakırköy 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/166 Esas bu dosyasının getirtilerek incelenmediği görülmektedir. Nitekim söz konusu olayın dosya kapsamına göre  davacıya ait olmayan, davacının kayın babasına ait olduğu iddia edilen  Tozkoparan şubesinde meydana geldiği görülmektedir. Mahkemece, olayın  davacı tarafa ait olmayan bir acentede meydana geldiği belirtilmiş olmasına rağmen davacının şubesinde gerçekleşmeyen bu olayın taraflar arasındaki güven ilişkisini neden ve ne şekilde etkilediği, haklı feshe nasıl sebep olduğu mahkeme gerekçesinden anlaşılamamaktadır.Bu durumda mahkemece,  Bakırköy 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/166 Esas sayılı dosyası  getirtilerek dosyanın incelenmesi, maddi vakıanın ne şekilde meydana geldiği tespit edilmesi, buna göre  haklı nedenle feshe sebep olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.07.12.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9e3be1e8f9285f1","SID":"32bd604947401625"}}